Kadın vekiller arasında faşist kavgası

HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, ''Bu ülkeyi bölmek, parçalamak hiç kimsenin haddine değil. Bu ülkede kardeşçe yaşamak, barış içinde yaşamak, eşit ve özgür bir şekilde yaşamak da bizim hakkımız'' dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Tasarı'nın 1. bölümü üzerinde görüşmeler devam ediyor.

CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, 8. maddede verdiği önerge üzerine yaptığı konuşmada, tasarının çocukların cinsel istismarlarının önlenmesi için gündeme geldiğini söyledi. Terör örgütü tarafından kaçırılan çocuklar ve ailelerin eylemine değinen Yılmaz, bu konuda iktidarın HDP milletvekillerinin girişimde bulunmasını beklemesini eleştirdi. Yılmaz, "Ben Başbakan'a soruyorum; biz burada hükümetin başı değil misiniz? Neden orada duruyorsunuz? Doğuda ve batıda yasalar farklı mı uygulanıyor. Burada Ankara'da ya da herhangi bir yerde 'çocuğum kaçırıldı' denildiği takdirde ne yapılır? Polis hemen müdahale eder, soruşturma açılır, aramalar başlar. Ama Güneydoğu'da olduğunda ve PKK söz konusu olduğunda hiçbir işlemin yapılmadığını görüyoruz. Sadece milletvekillerinden medet umuluyor. Gerçekten de orada artık devlet otoritesinin yok olduğunu ve tamamıyla PKK'ya bir otorite bırakıldığını gözlemlemiş bulunuyoruz" diye konuştu.

Yılmaz, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin çocukları kaçırılan annelerin eylemine dönük tutumunu da eleştirerek, annelerin belediye binası önünden uzaklaştırıldığını söyledi.

"HDP'ye, BDP'ye ciddi bir saldırı var"

BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık da sataşma nedeniyle söz alarak Yılmaz'ın konuşmasını eleştirdi. Bir süredir bilgi kirliliği yaşandığını ileri süren Sakık, Yılmaz'ın konuşmasında gerçeğe dayalı hiçbir şey olmadığını savundu. Sakık, "Bize hikayeler anlatıyorsunuz. Siz bir anne olarak öfkeyi, kini, nefreti yüreğinizde iman gibi büyütüyorsunuz. Bir halka bu kadar düşmanlık yapılmaz, hakaret edilmez" dedi.

Yılmaz'ın batı ve doğu arasında kıyaslama yaptığını öne süren Sakık, şöyle devam etti:

"Ayıptır. Böyle bir şey olabilir mi? Diyarbakır'da son dönemlerde planlı projeli bir şey var. Bir anne de çıkmış televizyonda benimle ilgili şunu söylüyor; 'Gittim Sırrı Sakık'la dertleştim, kızım dağa gitmişti. Sırrı dedi ki kızın gitti daha ne istiyorsun, bundan onur duy'. Ben böyle bir anneyi tanımıyorum, bilmiyorum. Ama bilgi kirliliği var. Son günlerde HDP'ye, BDP'ye ciddi bir saldırı var. Bunlar bir yerde örgütleniyor. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nde bir saldırı falan yoktur. Bu çocukların dağa niye gittiğini hep birlikte araştırmanız lazım. Bu çocuklar üniversiteyi bırakıp, isyanın adresi dağlarsa oraya gidiyorsa herkesin biraz düşünmesi lazım. Hep birlikte araştıralım. Parlamentonun görevi budur."

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat ise Sakık'ın konuşmasına oturduğu yerden tepki gösterdi. Eronat daha sonra Genel Kurul Salonu'nda çıktı.

Ardından kürsüye gelen Dilek Akagün Yılmaz ise kin ve nefret dolu olanın kendileri olmadığını dile getirerek, bir anne, sosyal demokrat ve Atatürkçü bir kişi olarak bu duygular içinde bulunmasının mümkün olamayacağını söyledi. Yılmaz, 18 yaşını geçmiş kişilerin tercihlerinde özgür, ancak 18 yaşının altındakilerin çocuk olduğuna işaret ederek, "18 yaş altı çocuklar için onların kendi iradeleriyle dağa gittiğini söylemek, dağda mücadele etmeye gittiğini söylemek asla bir insan hakları savunucusunun söyleyebileceği bir şey değildir. Nerede kalmıştır çocuk hakları?" diye konuştu.

Yılmaz, 18 yaş altındaki çocukların bulunmaları gereken yerin ailelerinin yeri ve okulları olduğunu, onların kaçırılmasına, kandırılmasına izin vermemek gerektiğini söyleyerek, "HDP milletvekillerinin yapması gereken de bunu onaylamak değil, çocuk haklarına gerçek anlamda sahip çıkmak demektir" dedi.

"Sayın Kışanak sizin gibi faşist birisi değil"

Sataşma nedeniyle söz alan HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan da Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak'ın çocukları için eylem yapan aileleri belediye binası önünden kovduğu iddialarının gerçek olmadığını ileri sürdü. Buldan, "Allah'a çok şükür ki Sayın Gültan Kışanak sizin gibi faşist birisi değil. Allah'a çok şükür ki sayın Gültan Kışanak sizin sahip olduğunuz hiçbir özelliğe sahip bir belediye başkanı, bir kadın, bir insan değil. Sayın Kışanak sizin tam aksinize çok kapsayıcı bir kadın, bir anne, bir insan. Siz bundan ne anlam çıkarıyorsanız size de o yakışır diyorum" ifadelerini kullandı.

Tekrar söz alan Yılmaz da Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin ailelere yönelik tutumunu gazetelerden gördüklerini ve takip ettiklerini söyledi. Yılmaz, yapılanların demokrasiye sığmadığını vurguladı.

Yıllarca demokrasi mücadelesi verdiğini, bu uğurda işkence gördüğünü, cezaevlerinde kaldığını anlatan Yılmaz, "Her türlü özgürlüklerin ve demokrasinin yanındayım. Ama ben bu ülkenin bölünmesine, parçalanmasına Amerikan emperyalizminin dayatması ile bu ülkeye yeniden bir Sevr dayatmasına hayır diyen bir insanım. CHP'nin programında bu çok açık net vardır. CHP üniter devleti, ulus devletini savunur. Ben de partimin bir neferiyim. Sosyal demokrat bir insan olmaktan, demokrasi mücadelesi veren bir insan olmaktan gurur duyuyorum, onur duyuyorum. Ama siz bu ülkenin bölünmesini, parçalanmasını istiyorsunuz" diye konuştu.

Buldan da yerinden söz alarak, şunları söyledi:

"Sayın Yılmaz'ın ifade ettiği bu ülkeyi bölmek, parçalamak, ikiye ayırmak gibi hiçbir zaman böyle bir tutum içinde olmadık, bu görüşleri savunmadık. Aksine bu ülkenin bütünlüğü ama bu ülkede bütünlük içinde olduğu kadar eşit ve özgür bir şekilde yaşamak isteğimizi de her zaman ifade ettik. Bu ülkeyi bölmek, parçalamak hiç kimsenin haddine değil. Bu ülkede kardeşçe yaşamak, barış içinde yaşamak, eşit ve özgür bir şekilde yaşamak da bizim hakkımız. Siz sosyal demokrat kimliğinizle övünürken ne yazık ki Sayın Yılmaz sosyal demokratlığın d'sinden bile bir nebze bile faydalanmış bir insan değilsiniz ne yazık ki. Görüşleriniz, düşünceleriniz, tarzınız, üslubunuz antidemokratik."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.