İYİ Parti sağlıkta şiddet için kanun teklifi sundu

Teklif; sağlık kurumlarında çalışan personelin rahat ve güvenli bir ortamda hizmet verebilmesini, bir takım tedbirlerin alınmasını ve caydırıcı önlemlerin biran evvel hayata geçirecek nitelikte. Sağlık çalışanlarının görevi başında karşılaştığı şiddet olaylarında 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasını öngörmekte olan Kanun Teklifinin gerekçesinde birtakım veriler paylaşan Balıkesir Milletvekili Sn. İsmail Ok; Meslek hayatı boyunca en az bir kez herhangi bir şiddet türüne maruz kalma oranının %86.8 ; son bir yıl içerisinde herhangi bir şiddete maruz kalma oranının ise %81.4 olduğunu belirterek , her 10 sağlık çalışanının 8’inin şiddete maruz kaldığını ifade etti.

OK:ŞİDDETLE KARŞILAŞMA ENDİŞESİ MOTİVASYONU DÜŞÜRÜYOR
  Balıkesir Milletvekili İsmail Ok’un kanun teklifi hakkında açıklaması şu şekilde; “ Şiddete maruz kalma oranları bu kadar yüksek olunca, şiddetle karşılaşma endişesi de yükselmektedir. Hiç şiddetle karşılaşmamış sağlık çalışanları da dahil olmak üzere, şiddet endişesi yaşayan sağlık çalışanlarının oranı %82’dir. Her 10 sağlık çalışanından 8’i şiddetle karşılaşma konusunda endişe yaşamaktadır. Bu yüksek oran, sağlık sektöründe yaşanan şiddet olaylarını çalışan gözüyle yansıtmaktadır. Sağlık çalışanları, şiddete daha önce maruz kalmamış da olsa, sektördeki şiddet olaylarının yaşanma sıklığı, kendisinin de şiddete maruz kalacağını düşündürtmektedir. Elbette ki bu kaygılı durum, çalışma başarısından motivasyona kadar pek çok konuda sağlık çalışanlarına olumsuz olarak etkilemektedir.
Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin geldiği yer nedeniyle, Türk Ceza Kanunu’nun birinci maddesinde belirtilen önleyicilik ve koruyuculuk işlevinin sağlanabilmesi için yeni bir düzenleme yapılarak kamu sağlığının korunması amacı ile harekete geçirilmesine acil ihtiyaç duyulmaktadır.

ŞİDDET; CEZALANDIRILMAYACAK DÜŞÜNCESİ ŞİDDET OLAYLARINI ARTTIRIYOR.
Şiddeti uygulayan kişilerin cezalandırılmayacakları düşüncesi yada önemsenmeyecek bir yaptırımla karşılaşmayacakları düşüncesi, sağlık çalışanlarına karşı şiddeti de arttırmaktadır.
Yer, zaman, mekân kavramı gütmeden, hasta sağlığı için fedakarca hizmet veren sağlık çalışanlarının vatandaşlarımız için canla başla çalışırken kendi can güvenlikleri için de endişe ederek, panik halinde çalışmalarının kutsal mesleklerini yerine getiren bu kişilere reva görülmemelidir. Şiddet olgusu nerede ve kime uygulanırsa uygulansın kesinlikle kabul edilemez. Uygulandığı ve görüldüğü her yerde şiddete etkin bir biçimde önlemek ve gerekli yasal zemini oluşturmak biz yasa yapıcıların birincil görevleri arasında yer almaktadır.
Hazırlanan bu kanun teklifi, sağlık kurumlarında çalışan personelin rahat ve güvenli bir ortamda hizmet verebilmesini, bir takım tedbirlerin alınmasını ve caydırıcı önlemlerin biran evvel hayata geçirilmesini hedeflemektedir.

***

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

26.9.2004 tarihli ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin Kanun Teklifi gerekçesi ile birlikte ektedir.

Gereğini saygılarımla arz ederim.

Feridun BAHŞİ Antalya Milletvekili

İsmail KONCUK Adana Milletvekili

İsmail OK Balıkesir Milletvekili 

GENEL GEREKÇE

Sağlık hizmetleri, toplumla çok yakın iletişim içinde yürütülen özel bir çalışma alanını oluştururken, sağlık çalışanları, hastalık, yaşlanma ya da diğer nedenlerle kendi kendine bakma gücünü yitiren, genellikle sıkıntı içinde olan ve bakıma gereksinim duyan kişilere, her yaş grubu ve cinsiyetteki bireylere hizmet vermektedir. Şiddet, son yıllarda birçok sektörde olduğu gibi sağlık kurumları ve hastanelerde de toplum huzurunu tehdit eden önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Bu durum hastanelerde hizmet veren hekim, hemşire ve diğer sağlık personelinin yanı sıra hasta ve hasta yakınları için de ciddi bir sorun oluşturmaktadır.

Şiddet, tüm ulusların yaşamında var olan, bütün sosyal meslekleri, yaş ve etnik grupları etkileyen, çağımızın en kontrol dışı sosyal olgularından biri olarak görülmektedir. Sağlık kurumlarında görünen şiddet ise hasta, hasta yakınları ya da diğer bireyden gelen, sağlık çalışanı için risk oluşturan; tehdit edici söz veya davranış olarak ele alınmaktadır. Sağlık çalışanlarının şiddet olaylarıyla sık karşılaşmasıyla birlikte, sağlık hizmetlerinde şiddet günümüzde gittikçe artan bir önem kazanmakta ve sağlık personelinin şiddet açısından risk altında bulunduğu kabul edilmektedir.

Meslek hayatı boyunca en az bir kez herhangi bir şiddet türüne maruz kalma oranının %86,8, son bir yıl içinde herhangi bir şiddete maruz kalma oranının ise %81,4 olduğu düşünülecek olursa; şiddet önleyici acil önlemler alınmalıdır. Her 10 sağlık çalışanından 8’i şiddete maruz kalmaktadır.

Şiddete maruz kalma oranları bu kadar yüksek olunca, şiddetle karşılaşma endişesi de yükselmektedir. Hiç şiddetle karşılaşmamış sağlık çalışanları da dahil olmak üzere, şiddet endişesi yaşayan sağlık çalışanlarının oranı %82’dir. Her 10 sağlık çalışanından 8’i şiddetle karşılaşma konusunda endişe yaşamaktadır. Bu yüksek oran, sağlık sektöründe yaşanan şiddet olaylarını çalışan gözüyle yansıtmaktadır. Sağlık çalışanları, şiddete daha önce maruz kalmamış da olsa, sektördeki şiddet olaylarının yaşanma sıklığı, kendisinin de şiddete maruz kalacağını düşündürtmektedir. Elbette ki bu kaygılı durum, çalışma başarısından motivasyona kadar pek çok konuda sağlık çalışanlarına olumsuz olarak etkilemektedir.

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin geldiği yer nedeniyle, Türk Ceza Kanunu’nun birinci maddesinde belirtilen önleyicilik ve koruyuculuk işlevinin sağlanabilmesi için yeni bir düzenleme yapılarak kamu sağlığının korunması amacı ile harekete geçirilmesine acil ihtiyaç duyulmaktadır.

Şiddeti uygulayan kişilerin cezalandırılmayacakları düşüncesi yada önemsenmeyecek bir yaptırımla karşılaşmayacakları düşüncesi, sağlık çalışanlarına karşı şiddeti de arttırmaktadır.


 Yer, zaman, mekân kavramı gütmeden, hasta sağlığı için fedakarca hizmet veren sağlık çalışanlarının vatandaşlarımız için canla başla çalışırken kendi can güvenlikleri için de endişe ederek, panik halinde çalışmalarının kutsal mesleklerini yerine getiren bu kişilere reva görülmemelidir. Şiddet olgusu nerede ve kime uygulanırsa uygulansın kesinlikle kabul edilemez. Uygulandığı ve görüldüğü her yerde şiddete etkin bir biçimde önlemek ve gerekli yasal zemini oluşturmak biz yasa yapıcıların birincil görevleri arasında yer almaktadır.
Hazırlanan bu kanun teklifi, sağlık kurumlarında çalışan personelin rahat ve güvenli bir ortamda hizmet verebilmesini, bir takım tedbirlerin alınmasını ve caydırıcı önlemlerin biran evvel hayata geçirilmesini hedeflemektedir.

TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

Madde 1- 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 265 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ‘’Suçun’’ ibaresinden sonra gelmek üzere ‘’sağlık çalışanları ve’’ ibaresi eklenmiştir.

Madde 2- Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 265 inci maddesi;

Görevi yaptırmamak için direnme

Madde 265- (1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.

(4) Suçun, silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(5) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.