İsyancı AKP\'li Vekil:Şu anda istifayı düşünmüyorum

AK Parti Kütahya Milletvekili İdris Bal, partisinin disiplin kuruluna sevk edilmesine ilişkin, "Şu anda verilmiş bir karar yok. Bilmiyorum. Bana tebligat bile yapılmadı. Neyle suçlandığımı da bilmiyorum. Şu anda istifa düşünmüyorum, duruma bakacağım. Değerlendireceğim" dedi. ANKARA (ANKA) -AK Parti Kütahya Milletvekili İdris Bal, partisinin disiplin kuruluna sevk edilmesine ilişkin , "Şu anda verilmiş bir karar yok. Bilmiyorum. Bana tebligat bile yapılmadı. Neyle suçlandığımı da bilmiyorum. Şu anda istifa düşünmüyorum, duruma bakacağım. Değerlendireceğim" dedi.
Bal, partisinin müşterek disiplin kuruluna sevk edilmesini TBMM'de değerlendirdi.
İlk olarak dershanelerin kapatılmasına ilişkin görüşlerini açıklayan Bal şöyle devam etti:
"Dershane meselesi ile ilgili kanaatimi paylaşmak için geldim. Bir realite var. Bizde dershanecilik çok yaygın. İdeal bir sistemde bu doğru mu yanlış mı tartışmasının yapılması doğru. Teşhis doğru ama tedavi nasıl olmalı? Tedavi acaba bu dershaneler açıkgözün birinin para kazanayım diye mi, yoksa çok ciddi bir ihtiyaç vardı da o yüzden bir telafi edici araç olarak mı çıktı? Aynen arabanız çok yakar da LPG taktırırsınız ya, zannediyorum bunun bir ihtiyaçtan çıktığını, fırsat eşitsizliğini tedavi etme bağlamında önemli roller yerine getirdiğini söylemek için şu veya bu siyasi partiden olmaya gerek yok.
Dershaneler olduktan sonra kaç kişi giriyor bakın. O zaman çözüm nereden başlamalı, bu mağduriyeti telafi eden kurumları yasaklayarak bir gecede kapatmaktan mı geçiyor, yoksa o mağduriyeti kaynağı olan eğitimdeki adaletsizlikleri niteliksizlikleri çözmekten mi geçiyor? Teşhiste sorun yok, bir sıkıntı var, ama çözüm yolunda farklı düşüncelerimiz var. Milletin menfaati insanların çıkarı ile ilgili bir konuda dikkatli olmamız bedel ödememiz gerekiyor. Çözüm eğitimi kaliteli hale getirmekten geçiyor. Eğer siz susamışsasınız bir ton su olsa burada içmezsiniz. İhtiyacı kaldırmakla çözülür. Öğretmen açığını kapatırsınız, farklı okullar arasındaki farkı ortadan kaldırırsınız. İddia ediyorum dershaneler marjinalleşecektir. Bitsin mi bitmez mi demokratik bir ülkede emredebilir misiniz? ihtiyaç varsa olur. Zarar ediyorsa özel şirket kapısına kilidi vurur. Meselenin aslı budur. Zor olanı başarmak lazım. Bir taraftan dershaneleri kapatırken benzeri kursların verileceğini söylemek kendi içinde çelişkidir. Anayasal açıdan 48 özel teşebbüs hürriyeti ile alakalı madde varken bu mümkün değildir."

-"EKONOMİYİ EMİRLE YÖNETMEYE KALKAN ZİHNİYET DOĞU BLOKUNDA İFLAS ETMİŞTİR"-

Demokrasinin sadece çok partili sistem olmadığının altını çizen Bal, "Sadece sandık değildir ki, ifade medya hürriyetidir, teşebbüs hürriyetidir. Pazar ekonomisidir. Ekonomik açıdan da demokrasini uzantısı vardır. İşleyişi arz ve talep belirler, ihtiyaç belirler emredemezsiniz. Ekonomiyi emirle yönetmeye kalkan zihniyet doğu blokunda iflas etmiştir. Ekonomiyi emir ve talimatla işletmeye kalkarsanız karaborsa, kayıt dışı verimsizlik olur. İyi niyetle ülkemizin çıkarları açısından iyi niyetli ve dikkatli olmak gerekir.
Sosyolojik açıdan bakalım Altıntaş Arpalı köyünde doğdum. Orta bire kadar öğretmen liseleri olmasaydı, bir dershane katkısı olmasaydı bırakın milletvekili olmayı eğitimime devam edemeyecektim. Kapatabilirsiniz param varsa sorun değil tutarım özel hocayı daha iyi eğitim alır. Asgari ücretli ne yapacak, ciddi toplumsal sorunlar olabilir, ciddi sıkıntılara yol açabilir, ezilen yine gariban olur, meslek liseleri olur. Özellikle imam hatip liseleri en çok zarar görecek kesimdir. İmam hatibe imam olmak için mi giriyor? Hem kültürümü dinimizi öğrenelim hem de Üniversite görelim diyorlar, telafi lazım" şeklinde konuştu.

-"BİLİMSEL GÖZLE BAKILMALI"-

Olaya tek boyutlu bakmamak gerektiğinin altını çizen Bal, "Biz aynı gemideyiz. Aynı yere gitmeye çalışıyoruz. Kim bir kulaç atarsa, karşıya gitmek isterse o bizdendir" diyerek şöyle devam etti:
"Terörle mücadele bağlamında etkisini düşünmezsek bedelini öderiz. Bu ülke, bizim ülkemiz. Biraz daha keskinleştiği radikalleştiğine dair bir algı var dış dünyada. Bizler bu algıyı kırmaya çalışıyoruz. Böyle bir adım bu iddialar bağlamında bir ispat olarak kullanılabilir. Dikkatli olalım diyorum. AK Parti kucaklayıcı bir vizyonla halkın karşısına geldi ve halk olumlu tepki verdi. O zaman bundan sonra Türkiye'de istikrarın devamı bağlamında gücün devamı bağlantıda, bu kucak daralmamalı, geniş olmaya devam etmeli. İnsanların küstürülmesi, az gelirli vatandaşların çocuklarının eğitim fırsatlarının ellerinin alınması bağlamında sıkıntı olabileceğini, bu sıkıntının da siyasette bir karşılığının olabileceğini düşünüyorum. Siyasetten de dikkatli olmalıyız.
Meselelere bilimsel gözle bakmamız lazım. Kaliteli verimlilik gözlüğüyle bakmamız lazım. Doğal mecrasında demokrasiye uygun şekilde çözmemiz lazım. Piyasa ekonomisine uygunu emir komutayla değil ihtiyacı ortadan kaldırarak çözmek lazım. Teröristlere sevindirmemek lazım, garibanları üzmemek lazım, hukuki açıdan bir tartışmaya yol açmamak lazım. Demokratik ülkelerde bu hiçbir zaman olmaz diyemezsiniz. Demokrasilerde emir edemezsiniz. Makul bakarsak hepimizin yararına oluruz, emredici sosyalist mantıkla bakarsak bunun zararı olacağını söylüyorum."

-İHRAÇ TALEBİ-

Disiplin kuruluna sevkine ilişkin kendisine gelen bir şey olmadığının altını çizen Bal, "Eğer bu ihraç talebi doğruysa bu da benim dershaneler meselesinde olduğu bazı milletimize bedel ödeteceğini düşündüğüm konularla ilgili yorumlarla ilgiliyse, demokrasimiz adına çok üzülürüm" dedi. Bal, açıklamalarına şöyle devam etti:
"Zira parlamenter sistem İngiltere çalışır da bizde neden çalışmaz. Bizde neden kısa soluklu partiler var? Neden ABD çalışır, Latin Amerika'da çalışmıyor? Çünkü o ülkelerde kurumsallaşmış partiler var. Kişiler üzerine liderler üzerine değil, prensipler üzerine ortak düşünce felsefe ideal üzerine kurulmalı ki, gelen gelsin geçen geçsin ama kurum daim olsun. Geçmişe baktığımız zaman Özal, Demirel, Ecevit ve partisini düşünün. Sıkıntı varsa, istikrar yoksa süreklilik yoksa kurumsallaşma olmadığındadır.
Demokrasi tahammül rejimidir. Hazım kapasitesinin olduğu bir rejimdir. Küresel şirketler bile kendi muhalif birimini kendi içinde kuruyor. Uygulamaya geçmeden adım atmadan içeride enine boyuna tartışılsın maliyet ödenmesin. Siyasette bunun olması gerekir. Söylediklerimin tamamen o evrensel demokrasi standartları içinde kaldığını düşünüyor ve iddia ediyorum. Kimseye ne küfrettim, ne yan baktım, ne laf attım. Dilim de sürçmedi. Dilerim Rabbim de sürçtürmez. CHP'li, MHP'li vatandaşlarımız da aradı. Ak partiye oy verenler de aradı. Ben doğruları söylüyorum, meseleyi sadece çözüm sürecinde dikkatli olalım diyerek paylaşmıştım. Umarım böyle bir algı yoktur, kendim için değil Türk demokrasisi adına üzülürüm."
Bunun ardından "Değerlendireceğim" sözlerinin "İstifa olarak mı algılanmalı?" yönündeki soruya da cevap veren Bal, "Henüz elime gelen bir resmi yazı olmadığından neyle itham edildiğimi bilmediğimden dolayı aceleci biri değilim sakin biriyim. Mantıklı bir şekilde düşünüp gereği neyse onu yaparım" dedi.
Gazetecilerin "uyarıldınız mı?" sorusunu "Yönetimden değil de vekil arkadaşlarımız bir şeyler söyledi dolaylı olarak. Söylediğimi her şeyin ahlak sınırları içinde evrensel demokrasi sınırları içinde olduğunun söyledim. Tüm milletimizi konuşana şaşırmak yerine konuşmayana şaşırmamak gerektiğini hatırlattım. Büyük bir topluluk 'beni temsil et' diye yollamış. Milletime zarar verme ihtimali olan konularda ben konuşmayacağım da kim konuşacak. Uluslararası ilişikler ve siyaset bilimi hocasıyım. Bu işleri dersini vermiş bir insanım, bu işleri çok çok iyi biliyorum" diyerek yanıtlayan Bal, şöyle devam etti:
"İki üç aydır medya anlamında ki Taraf gazetesi yayınladı. Ciddi anlamada medyaya yönelik bir talimatın olduğunu duydum, doğru mu yanlış mı bilmiyorum. Fiili olarak şunu gördüm, 13 yıldır bazen üç dört bıçak gibi kesildi. Daha fazla bir şey söylemek istemiyorum. Çözüm süreci ile ilgili 5-6 defa talebim olmuştu, sonra olmadı. Sui zan değil medyada dostlarım var, böyle bir talimatın olduğunu söylediler. Ferdi olduğunu ümit ediyorum, kurumsal olursa güzel olmaz.
Herkesin özgür iradesi medeni cesareti varsa gelir konuşurlar. Yazarlar sosyal medyayı kullanırlar, başkaları adına bir açıklama yapmanın doğru olmadığını düşünüyorum. İdealim ülkemde her on yılda kurulup dağılan liderlerle giden bir partilerin olmasını istemiyorum, siyaset kurumsallaşmalı, hazım tahammül kapasitesi artmalı diyorum. Gereğini yaparım, henüz bir şey yok. Elime bir şey gelmedi."

-"İHTİYAÇ SİYASETEN TANSİYONU DÜŞÜRMEK"-

Başbakana çözüm sürecine ilişkin ulaşmaya çalıştığının altını çizen Bal, "Bana dönülmeyince vazgeçtim. Fiili olarak sosyal anlamda bir linç kampanyası başlattılar ağır ithamlar küfür tehdit içeren mesajlar aldım. Neredesin nereye gidiyorsun hatta, Kızılcahamam'da sızdırıldığı inandığım değerler adına yemin ediyorum ki ben sızdırmadım. Hala bu tacizlere devam etti. Yine de kurumsal olarak partiyle bağlantılarının olmadığını ümit ediyorum.
İdeolojik makas partiler arasında çok açık. Bir Müslüman, bir ateist her yerde siyaset yapabilir ama içinde bulunduğunuz toplumun değerlerine saygılı olacaksınız. Mesele değerler üzerinden savaşsa insanları bir araya getiremeyiz. İhtiyacımız siyasette tansiyonu düşürmek. Bende siyaset yapmak ibadetse öldüğümüzde cennete girecekse sende siyaset yapmak ne, ben ve sen muazzam bir açıklık. Tüm siyasi partiler ülkenin partisidir, legal olduğu sürece saygıya layıktır. Doğru olmaya, dik durmaya doğruları söylemeye devam edeceğim."(ANKA)
(ÜNS/OZK)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.