HAK-PAR:Federalizmden yanayız

Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) Genel Başkanı Kemal Burkay, Kürt sorununun çözümü konusunda kendilerinin federal bir yönetimden yana olduklarını belirterek, "Bence kamuoyu buna hazır. Yani ben Türk halkının ezici çoğunluğunun Kürtlere yerel planda yönetim haklar verilirse, kültürel haklar verilirse, bizim biraz önce sıraladığımız talepler yerine getirilirse bundan rahatsız olacağını zannetmiyorum" dedi.
HAK-PAR Genel Başkanı Kemal Burkay, partisinin Mithat Paşa Caddesi'ndeki yeni genel merkezinde basın toplantısı düzenleyerek, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çözüm süreci ve yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Burkay, Kürt sorunu ve yeni anayasa konularının birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğunu söyledi. "Kürt sorunu çözülmeden Türkiye demokratikleşemez" diyen Burkay, "Bunun gibi Kürt sorununun çözümüne uygun bir zemin oluşturan bir anayasa yapılmadan Kürt sorunu çözülemez. Bir başka deyişle, verili koşullarda Kürt sorununun çözümü ve Türkiye'nin demokratikleşmesi birbirine bağlıdır" diye konuştu.
30 yıllık bir çatışma ortamının ardından bugün sorunun diyalog ve siyaset yoluyla çözümünden söz edildiğini belirten Bukray, bunun ise olumlu bir gelişme olduğunu kaydetti. Hem hükümetin hem de PKK, DTK ve BDP'nin çözüme ilişkin projelerinin net olmadığına dikkat çeken Burkay, "Kürt sorunu PKK ile ve onun silahlarıyla ortaya çıkmış değil. PKK silahları tümden bıraksa, hatta tümden ortadan kalksa bile bu sorun çözülmüş olmayacaktır" dedi.
Burkay, dünyanın başka yerlerindeki sorunlar nasıl çözüldüyse Kürt sorununun da öyle çözülebileceğini söyleyerek, şöyle konuştu:
"Ya ülkesi dört devlet arasında bölünmüş Kürt halkının ayrılıp kendi devletini kurması ya da tüm temel haklara sahip olarak birlikte yaşadığı halklarla, Türkiye'de Türk halkıyla federal biçimde bir arada yaşamasıdır. Biz HAK-PAR olarak bu ikincisini tercih ediyoruz ve böyle bir çözümü, ülke ve bölge koşullarına uygun ve gerçekçi buluyoruz. Kürt halkının ezici çoğunluğunun da bunu tercih edeceği kanısındayız. Bunun için devlet yeniden ve federal temelde yapılanmalıdır. Kürt halkının çoğunluğunu oluşturduğu coğrafyada, tarihi ve bugünkü adıyla Kürdistan'da federal bir statü edinmeli, serbest seçimlerle yerel yönetimini, yerel meclisi, yerel hükümeti oluşturmalıdır."

"ZORUNLU DİN DERSLERİ KALDIRILMALI, DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI ANAYASA'DAN ÇIKARILMALI"
Burkay, yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili olarak Diyanet İşleri Başkanlığı’nı da ilgilendiren ilginç açıklamalarda bulundu. "Yeni anayasa aynı zamanda laiklik için temel ilkeleri kapsamalıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın anayasada yer alması laiklikle çelişen, onu hiçe indiren bir durumdur" diyen Burkay, "Diyanet İşleri Başkanlığı resmi kurum olmaktan çıkarılmalı ve vakfa dönüştürülmelidir. Diğer inançlar da kendi dinsel hizmetleri için benzer özel kurumlar veya vakıflar oluşturabilirler" diye konuştu.
Okullarda verilen din derslerine de değinen Burkay, "Zorunlu din dersleri kaldırılmalıdır. Bu olmadan Türkiye gerçek anlamda laik bir ülke olamaz" dedi. Burkay, Alevilerle ilgili olarak da, "Ülkenin ikinci büyük sorunu olan Alevi sorununun çözümü, Alevilerin kendilerini eşit yurttaş olarak görmeleri, bunun yanı sıra Hristiyan, Musevi, Ezdi gibi diğer inanç mensuplarının üzerindeki baskıların son bulması, böylesine demokratik bir düzenlemeyle ve bunun hayata geçmesiyle mümkündür" dedi.
Başbakan Erdoğan'ın daha önce ifade ettiği ve anayasa çalışmaları kapsamında uzlaşılan 48 maddenin Meclis'ten geçirilme ihtimalini değerlendiren Burkay, "Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun bugüne kadar üzerinde uzlaşmaya vardığı 48 maddenin parlamentodan geçirilmesi de ne yeni anayasa sorununu çözer ne de temel sorunların çözümünün yolunu açar. Bu da bir kez daha mevcuda rötuş yapmak olacaktır. Oysa Türkiye'nin köklü bir değişime, çağdaş bir demokrasiye, bunun için de baştan sona yeni bir anayasaya ihtiyacı vardır" şeklinde konuştu.
Burkay ayrıca, anayasa çalışmalarıyla ilgili olarak BDP'yi de eleştirdi. Kemal Burkay, BDP için, "Kürt kesiminden parlamentoda temsil edilen BDP de, gözünü İmralı ve Kandil'e dikmekle vakit geçirmeyip Kürt halkının tüm temel haklarına sahip çıkmalı ve hem çözüm hem de yeni anayasa konusunda net projeler üretmeli ve bunun için çaba göstermelidir" dedi.

"ÖZERKLİKTEN KORKMAMAK LAZIM"
HAK-PAR Genel Başkanı Kemal Burkay, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Terör örgütü PKK'nın Suriye'deki uzantısı olan PYD'nin sınıra bayrak dikmesini ve PYD lideri Salih Müslim'in Türkiye'ye gelmesini değerlendiren Burkay, Türk yetkililerin PYD ile ilk defa görüştüğüne dikkat çekti. Kendisinin bu görüşmeyi yararlı bulduğunu belirten Burkay, birçok Kürt örgütü bulunduğunu, PYD'nin etkinliğinin ise elinde silah bulunmasından geldiğini söyledi. Türk hükümetinin Salih Müslim'den 'Esad ile ilişkilerini kes' uyarısında bulunduğu yönünde gazetelerde haberler olduğunu hatırlatan Burkay, "Esad rejimiyle ilişkilerini kesmesini biz de olumlu buluruz" dedi.
PYD'nin Suriye'nin kuzeyinde özerklik ilan etme ihtimalini değerlendiren Burkay, "Özerklikten korkmamak lazım" diyerek, kendilerinin Esad rejiminin gitmesinden yana olduklarını kaydetti. Burkay, PYD lideri Müslim'in Türkiye'ye gelmesini "Türkiye ile diyaloğu olumlu buluyoruz" sözleriyle değerlendirdi.

"PYD'NİN TEK TARAFLI ÖZERKLİK İLANINI YANLIŞ BULUYORUM"
Kemal Burkay, bir gazetecinin "Türkiye şu anki mevcut durumda PYD'nin özerklik ilan etmesine karşı çıkıyor. PYD, Türkiye'nin bu tepkisini gözardı ederek özerklik ilan etmeye kalkar mı, bu konudaki öngörünüz nedir?" şeklindeki sorusuna ise, "PYD etsin demiyorum zaten. PYD'nin tek taraflı böylesine bir ilanını ben de yanlış buluyorum. Çünkü PYD oradaki Kürtlerin tamamını temsil etmiyor. Onun dışında 14 kadar parti var" yanıtını verdi.
Bölgedeki bütün Kürtleri Mesut Barzani'nin başında olduğu Kürt Yüksek Konseyi'nin temsil etmesi gerektiğini belirten Burkay, "Yani bütün oradaki Kürtleri Yüksek Konsey temsil etmeli, PYD'de de bunun içerisindedir" diye konuştu.
"Eğer bu yüksek konsey Kürtler için özerklik veya federal bir bölge talep ederse bence buna saygı göstermek gerekir" diyen Burkay, "Yani bu onların kendi kaderlerini bir çeşit belirlemeleridir. Bununla Suriye de parçalanmış olmayacaktır" şeklinde konuştu.

"HÜKÜMETİ DÜŞÜRMENİN YOLU, YÖNTEMİ BELLİDİR"
Kemal Burkay, bir gazetecinin sorusu üzerine Gezi Parkı olaylarını değerlendirdi. Kendisinin Topçu Kışlası'nın yeniden inşasını yanlış bulduğunu belirten Burkay, "Barışçı eylemi baştan destekledim ama sonradan iş çığırından çıktı" dedi. Hükümetin ise 'Plesibit' diyerek olumlu bir durum takındığına dikkat çeken Burkay, Taksim Dayanışması'nın ise 'Plesibit' kararının ardından eyleme son vermesi gerektiğini söyledi. Olaylarda yapılan yanlışların iki taraflı olduğunu belirten Burkay, "Hükümeti düşürmeye yönelik ve şiddet de içeren eylemlere dönüştürmek bence yanlış oldu. Çünkü bu hükümeti düşürmek isteyebiliriz ama bence bunun yolu, yöntemi bellidir. Seçimle gelmiş, biz de çalışırız seçimle düşürürüz. Yani demokratik partilerin, demokratik kurumların yapması gereken budur burada" diye konuştu.

"BENCE TÜRKİYE FEDERALİZME HAZIR"
Kemal Burkay, bir gazetecinin "Fedaralizm noktasında, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın anayasadan çıkarılması noktasında ve din derslerinin kaldırılması noktasında alışılmışın dışında açıklamalar yaptınız. Sizce Türkiye'nin geneli bu önerilerinize hazır mı?" şeklindeki sorusu üzerine ise, "Bence kamuoyu birçok konuda hazır. Yani Kürt sorununun çözümü ve federalizm de dahil" dedi. Burkay şöyle devam etti:
"Bence kamuoyu buna hazır. Yani ben Türk halkının ezici çoğunluğunun Kürtlere yerel planda yönetim hakları verilirse, kültürel haklar verilirse, bizim biraz önce sıraladığımız talepler yerine getirilirse bundan rahatsız olacağını zannetmiyorum. Yeter ki o bölgede yaşayan Türklerin haklarına bir engel konulmasın. Diyelim ki okullar açılacaksa, üniversiteler açılacaksa Türk okulları kapatılmayacak. Yani bir arada olacak. Bunun örneği var."
Kuzey Irak örneğini veren ve Irak'ın kuzeyinde yaşayan Kürtlerin bir federal yapıyla yönetildiğini kaydeden Burkay, "Ben halkın bu konuda hazır olduğunu ama ne yazık ki siyasetçilerin halktan daha geri oldukları kanısındayım" dedi. Burkay ayrıca Rusya'da da 20'den fazla federal bölge bulunduğunu kaydetti.

"KÜRT VE SOL HAREKETİ SİLAHA YÖNELİNCE KAYBETTİ"
Burkay, bir soru üzerine Gezi Parkı olaylarını ön plana alarak "sandık-demokrasi" ilişkisini değerlendirdi. "Demokrasi sandıktan ibaret değildir, bu görüşü paylaşıyorum" diyen Burkay, Türkiye'de bir diktatörlüğün de bulunmadığını söyledi. Geçmişte Kürt ve sol hareketin birlikte hareket ettiğini anlatan Burkay, "Kürt ve sol hareketi silaha ve illegaliteye yönelince kaybetti" dedi. Burkay, Türkiye'de artık çok şeyin değiştiğini, son 10-15 yılda artık Türkiye'de her şeyin konuşulabildiğine, tartışılabildiğine dikkat çekti. Artık komünist partilerinin bile serbest olduğunu ifade eden Burkay, son olaylara gönderme yaparak "Ortalığı karıştıralım derecesine vardırmayalım" dedi.
Gazetecilerin sorularını cevaplayan Kemal Burkay, TRT 6 muhabirinin Kürtçe bir soru sorması üzerine Kürtçe açıklamalarda da bulundu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.