Gürsel Tekin: İstanbul\'da 500 bin Kürt\'ün oyunu alırım

Yurt Gazetesi'den Ayşenur Arslan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin'le bir röportaj gerçekleştirdi. Tekin İstanbul adaylığından, Cemaatçi olup olmadığına birçok konuya açıklık getirdi.

İşte Gürsel Tekin'in verdiği o röportaj:

Gürsel Bey, CHP'nin İstanbul Büyükşehir adayı hâlâ sır. Ama epeydir Mustafa Sangül adı geçiyor. Hatta, "bu iş tamam" diyenler de var. Siz bunu mümkün görüyor musunuz?

SARIGÜL ERDOĞAN'A YALANCI DEMELİ

Sayın Kılıçdaroğlu'nun Başbakan için bir tanımlaması var. "Diktatör, yalancı" diyor. Başbakana bunları söyleyebilecek herhangi biri, tabii partimiz ve genel başkanımız da onay verirse kabulümüzdür.  Bundan ne anlamalıyım? Sarıgül bunu söyleyemez mi! Söyleyebiliyorsa buyursun gelsin diyorum. Ayrıca AKP ile AKP'nin yerel yönetim ve siyaset kadroları ile bu kadar yakın olabilen bir kişinin CHP'de kabul görüp göremeyeceğini doğrusu bilemiyorum!

Bu görüşünüzü Kılıçdaroğlu ile paylaştınız mı? Evet, hemen hemen bu ifadelerle paylaştım. Ayrıca, bu sadece benim görüşüm değil, onu da söyleyeyim. Ben İstanbul'da 39 ilçenin tomografisini çektim. Parti tabanı ve seçmen ne istiyor, biliyorum. Ne istiyor size göre? Her şeyden önce CHP'li olmasını istiyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı gibi Türkiye'nin en önemli görevi için "hazır" olmasını istiyor. Ve elbette temiz, tertemiz olmasını istiyor.
 

İSTANBUL'UN SORUNLARINI BİLİYORUM

Ben apaçık, tertemiz, her hesabı verebilecek bir adamım. Az önce "hazır" olmaktan söz ettiniz. Siz hazır mısınız? Evet, ben yıllardır İstanbul'u ve sorunlannı yaşıyorum. Çözüm yollannı biliyorum. Haziran. Bu, "İstanbul'a adayım" demek mi? Bunu ben söyleyemem. Partimin karandır. Ben sadece "haziran" diyorum.

KESNLİKLE CEMAATÇİ DEĞİLİM

Fethullah Gülenci misiniz?

Hayır, asla.. Kesinlikle değilim. Bu konunun nereden çıktığını da biliyorum aslında.. Bir gün Yalçın Küçük Aydınlık'ta bir yazıda böyle bir şey attı ortaya...

Size dair tereddütlerde bir de kara çarşaf giymiş bir kadına rozet takmanızdan söz edilir hep.. Bakın, o da şöyle ilginç bir durumdur. Sayın Baykal'ın genel başkanlığı dönemiydi. Ben İstanbul İl Başkanı'ydım ama genel merkez İstanbul'la ilgili hiçbir şeyden beni haberdar etmezdi. Mehmet Sevigen, tanıyorsanız açın telefonu sorun, İstanbul'da bir "katılım toplantısı" düzenlemiş. Sayın Baykal geliyor. Benim son anda haberim oluyor. Ama tabii görevim, gitmek ve orada olmak. Gittik. Sayın Baykal önceden belirlenmiş bazı kişilere rozetlerini taktı.

Derken, ön sıradan iki hanım "biz de isteriz" dedi. Sahneye çağrıldı, Mehmet Sevigen de onlara rozet taktı. Sonra Genel Başkan ve Sevigen indiler, bir baktım, karşımda siyah çarşaflı bir kadın. Sahnede de bir ben kalmışım! Elbette çok konuşuldu, tartışıldı. Ama tutup da meseleyi anlatamazdım. Sonuçta işin içinde genel başkanınız var çünkü.
 

500 BİN KÜRT BANA OY VERİR

Erdoğan İstanbul'da kendisi adaymış gibi çalışacaktır. Öyle yüklenecektir. Yani, rakipleri aslında Erdoğan'la yarışacak.. Hakikaten öyle görünüyor. Peki, siz eğer aday olursanız böyle bir yarışı kazanabileceğinize inanıyor musunuz?

Bakın, Sayın Kılıçdaroğlu İstanbul'da aday olduğu zaman Baykal ve ekibinin politikası yüzünden İstanbul'daki Kürtler'den oy alamadık. 300 bin oy daha alabilseydik, seçimi kazanıyorduk halbuki. Sonra Sayın Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığa gelmesiyle partinin politikalan ve buna bağlı olarak Kürtler'in ilgisi değişti. Şimdi rahatlıkla söyleyebilirim, diyelim ki ben aday olursam, Kürt seçmenlerden 500 bin oy alırım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.