Gül onayladı, hükümet ‘tek yargıç’la istediği operasyonu yapabilecek

 

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Yürütmenin adımlarını paralel yargı köstekliyor. Şimdi yaptığımız bazı yasal düzenlemeler Cumhurbaşkanı’nın önünde. Onun tarafından onaylanınca hızlı adımlar atılacak. Bir proje geliştiriyoruz. O bitince süreç hızlanacak.” sözleriyle ifşa ettiği Hizmet’i bitirme projesinin önündeki engellerden biri daha kaldırılıyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Erdoğan’ın sözünü ettiği yasayı önceki gün onayladı. Geçtiğimiz hafta TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen ‘cinsel istismarla mücadele’ ile kamufle edilen yasada, hukuku gözeterek hükümetin istediği doğrultuda karar vermeyen sulh ceza mahkemeleri lağvedildi. Yerine sulh ceza hâkimlikleri kuruldu. 17 Aralık soruşturması sonrası yeniden kurgulanan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Birinci Dairesi tarafından bu mahkemelere atanacak olan hakimlere çok geniş yetkiler verildi. Bu değişiklikle hükümetin yargı üzerinden toplumun her kesimine istediği operasyonları yapmasının önü açılıyor.

Sulh ceza mahkemeleri’nin görevini tek başına yapacak sulh ceza hâkimleri, tutuklama, yakalama, arama, gözaltı ve itiraz kararlarında tek yetkili olacak. Mahkemelerin kuruluş ve görevlerini düzenleyen 5235 sayılı kanunun 10. maddesiyle getirilen hükümle hakimliklere verilen yetkiler akıllara İstiklâl Mahkemeleri’ni getirdi. Sulh ceza hâkimlikleri soruşturma aşamasında hakim tarafından verilen bütün kararları vermekle yükümlü olacak. Yakalama, tutuklama, gözaltı ve arama kararları bu hakimler tarafından alınacak. Bu kararlara yapılan itirazlar daha önce asliye ve ağır ceza mahkemelerinde ve heyetle yapılırken, bundan sonra izleyen sulh ceza hakimi tarafından denetlenecek. Örneğin 1 numaralı sulh ceza hâkimi’nin verdiği karara itiraz 2. sulh ceza hakimine gelecek. Böylece kapalı bir denetleme sistemi kurulacak. Kovuşturma ağır ceza mahkemelerinin heyet halinde verdiği kararlara itiraz bile başka bir heyet tarafından denetlenip en az iki hakimin onayı aranırken sulh ceza hâkimliklerinde tek bir hakimin kararı her şeyi değiştirecek. İtiraz üzerine verilen kararlar kesinleştiği için Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından garanti altına alınan adil yargılanma ve hak arama hürriyeti ağır yara alacak.

Yargıyı dizayn etme çabaları kapsamında 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonundan bu yana birçok adım atıldı. Özel yetkili mahkemeler kaldırılarak yerine Anayasal Düzene Karşı Suçlarla Mücadele Bürosu kuruldu. HSYK’nın adliyelere müdahalesi o kadar arttı ki, bazı dosyaların istedikleri savcılara verilmesi için adliyelerin içine doğrudan müdahale edildiği konuşuluyor. Özellikle Hizmet Hareketi’yle ilişkilendirilmeye çalışılan  böcek soruşturması, TIR soruşturmaları ile TİB’de yapıldığı iddia edilen yasa dışı dinlemelere ilişkin soruşturmaların belirlenen savcılara verildiği belirtiliyor. Soruşturmalarda delil olmaksızın bazı gazete haberlerine atıf yapılarak gözaltı kararları verilmesi bu iddiaları güçlendirdi.

Bu kapsamda Adana’da yürütülen TIR soruşturmasında tutuklanan isimler delil durumu değerlendirilerek üst mahkeme tarafından tahliye edildi. Ankara’daki böcek soruşturmasında ise sulh ceza mahkemesi aynı gerekçeyle polisleri serbest bıraktı. Soruşturma ve kovuşturmalarda bir kısım medya tarafından suçlu ilan edilen emniyet mensupları hakkında mahkemeye çıkmadan tutuklandığı yönünde haber yapıldı. Başbakan’ın “Yürütmenin adımlarını paralel yargı köstekliyor. Şimdi yaptığımız bazı yasal düzenlemeler Cumhurbaşkanı’nın önünde. Onun tarafından onaylanınca, hızlı adımlar atılacak.” sözleriyle işaret ettiği değişiklik sulh ceza mahkemelerini ortadan kaldırdı. Yasa 15 gün içinde uygulamaya konulacak.

Kritik dosyaların kıdemliden alınıp kıdemsiz hâkime verilmesi yanlış

Emekli Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu: Herhalde işleri hızlandırmak istiyorlar. Hakimlikler mahkemeler gibi diğer davalara bakmaz. Sadece itirazlara bakarlar; ama diğer taraftan sadece sulh ceza hakimleri savcılıkların yetkisizlik takipsizlik benzeri kararlarının itiraz mercii olacakmış. Bu doğru değil, çünkü ağır ceza mahkemelerinin bakmasıyla sulh ceza hakimlerinin bakması arasında fark var. Çünkü ağır ceza mahkemelerinin hakimleri daha kıdemli, daha tecrübeli hakimler. Sulh ceza hakimleri daha kıdemsiz, daha yeni hakimler. Dolayısıyla kıdemliden alıp kıdemsize vermek doğru değil.  Öbür taraftan bunların verdiği kararlara itiraz başka bir sulh ceza hakimi tarafından değerlendirilecekmiş. O da bence doğru değil. Hiç olmazsa bir asliye ceza veya ağır cezaya itiraz edilebilse, hem kıdem bakımından hem de bilgi bakımından daha üst seviye bir inceleme olabilirdi.

Özel yetkili hâkimler geliyor

Avukat Melik Bayat: Başsavcının, komisyon başkanlarının üzerinde bir süper sulh ceza hakimi getiriyorlar.  Öyle anlaşılıyor. Adliye’nin özel yetkili hakimi olacak. Bir bölgede tutukluluğa itiraz, yakalama el koyma bir grubun tekelinde olacak. Tekelleşmeye yol açacaktır. Denetim mekanizması devre dışı olacak. Kapalı devre bir yargı sistemi anlamına geliyor. Suistimale çok açık bir hal alacak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.