Fehmi Koru'dan Bomba AKP Kulisleri!
 LİSTELERLE ilgili her şeyi duyduğumu sanırken, bir dostumun aktardığı yeni bir ayrıntıya “Yok canım” tepkisi vermekten kendimi alamadım. “Yok canım” tepkimin sebebi, büyük illerimizden birinde, daha önce ilçe belediye başkanlığı yapmış bir ismin listede en göze çarpan bir yere yerleştirilmesi değil; adamın o yere rakiplerinden farklı bir biçimde konmuş olması... Adaylık için başvurmamış bile adam...
Dostum şu bilgiyi de verdi: AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılında DSP’den seçilmiş olarak büyük ilin ilçe belediye başkanlığı koltuğunda oturuyormuş adam; o seçimde DSP ligden düşünce adaylığını AK Parti’den koymuş ve seçilmiş. Müteakip dört yıl boyunca ondan geriye kalan, bir sürü dedikodu ile kentin en göze batar yerine taşları yontturarak yaptırdığı dev Atatürk maskıymış... Rushmore Dağı’nda bazı ABD başkanlarının maskları dağa kazınmıştır ya, aynen öyle...
“Bu anlattığım fazla önemli değil; esas önemli olan, bu seçimde listelere yansıyan ‘Ahmet Davutoğlu’ damgası” dedi dostum.
“Nasıl yani?” demişim...
Pek çok kişiye göre AK Parti’nin listelerini Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yakınlarıyla birlikte hazırladı; Davutoğlu’na bazı illerde kontenjan ayırdı. Dostum ise farklı görüşte... “Listelere son biçimini Başbakan Davutoğlu verdi; kendisinin tercihi olmayan isimler fazla değil... En fazla 30 isim...” dedi dostum. Listelerde benim fark ettiğim bir noktayı onunla paylaştım: İlk katıldığı seçimden bu yana kurucu babalar sayılan Abdullah Gül ve Bülent Arınç’ın yakından tanıdığı isimler de aday listelerinde yer alırdı. Bu defa listelerden onların yakını bilinen bütün isimler silinmiş görünüyor. Üstelik, Binali Yıldırım’ın kendilerine “Aday olun, listeye girmenizi sağlayacağım” dediği yakınları da elenmiş durumda. Dostum da aynı görüşte. Başbakan Davutoğlu seçim sonrasında kurulacak hükümette Ali Babacan’ın yokluğunun yol açabileceği sıkıntılar soru olarak kendisine yönetildiğinde, “3 dönem kuralı”na takılan siyasi yol arkadaşının dışarıdan bakan olabileceği izlenimini veriyor hep... Şu yakınlarda yine “Neden olmasın?” diye aynı izlenimi verdi. Oysa Babacan’ın yerine ekonomiden sorumlu bakanlığı üstlenmek üzere listelerde iki kişi var. Biri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakını... Diğeri de Başbakan Davutoğlu’nun tercihi... Babacan da görevini bir an önce bırakmak istiyor zaten... Yakınlarına “Uzatmaları oynuyorum; keşke son hükümette görev almasaydım” dediği de işitiliyor.
“Uzatmaları oynuyor” benzetmesine hak verdi dostum.
Parti üzerinde etkili isimlerin onun bir an önce ayrılmasını istediklerini, bunu sağlamak için rencide olacağını bildikleri çıkışlar yapıp yakınlarına da yaptırdıklarını söyledi. Tayyip Erdoğan daha başbakan iken, bir televizyon programında, “3 dönem kuralı” nın mutlaka uygulanacağını savunmuş... Stüdyoda bulunan dostum da, reklam arasında, “İyi ama” demiş Tayyip Bey’e, “Hükümette bulunması işinizi kolaylaştıran bir-iki isim var; onların yokluğu sorun olmayacak mı?” Soruya “Hayır, sorun olmaz” cevabını vermiş Başbakan Erdoğan ve eklemiş: “Onların yerini alacak gençler var; merak etmeyin yoklukları fark edilmez bile...”
Her seçim öncesi ilan edilen aday listelerinde tanıdıklarımın sayısı tanımadıklarımdan fazla olurdu; bu defa tanıdıklarım iki elin parmaklarını geçmiyor. İyi bir şey mi bu? Dostum, “Oy verecekler açısından iyi bir şey olduğunu sanmam” dedi.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.