Erdoğan\'dan Alevilere çağrı: Oyuna gelmeyin

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle;

Bir çok müjdem olacak. Bunlardan bir tanesi Fatih projesi, bu proje hızla devam ediyor. Tabletdağıtımı ile ilgili yapılacak ihalede ön yeterlilikleri aldık. 10 milyonun üzerinde tablet dağıtacağız. Bu uygulamanın herkese hayırlı olmasını diliyorum.

Engelli öğretmen adaylarına bir müjdem var. Engelli öğretmen adaylarına yönelik bugünden itibaren 1 Temmuz'a kadar elektronik ortamda bu başvurular alınacak ve 650 engelli öğretmenadayının ataması yapılacak.

Kamuda çalışan bir kısım sözleşmeli personelin devlet memuru olmasına imkan tanıyoruz. Bugünden itibaren geçmişe yönelik 4B statüsündeki sözleşmeli çalışanlar devlet memuru kapsamına geçebilecek. Bu kapsamda 96 bin 500 personel bulunuyor. Buna yönelik çalışmamızı tatile girmeden tamamlayacağız. 

Geçtiğimiz günlerde Milli İradeye Saygı mitingleri düzenledik. Milli irade mitinglerinde halkın son gösterilere nasıl baktığını çok açık bir şekilde gördük. Gösteriler başladığı andan itibaren gerek yurtiçi, gerek yurtdışındaki medyada ve sosyal medyada çok tertipli bir dezenformasyon çalışması başlatıldı.

Şiddet hiçbir zaman zaferin göstergesi değildir. Şiddet biter ve ötekileştirir. O yüzden şiddete başvuranlar her zaman kaybeder. 

Eğer sizler demokrasiden yanaysanız gelirsiniz sandıkta gösterirsiniz kazanırsanız alır gidersiniz. Çok açık söylüyorum bu millet bu kampanyaları yutmadı ve her zaman haklının yanında yer aldı.

Biz hiçbir zaman taleplere sırtını çeviren olmadık tam aksine tüm talepleri dinledik. Gezi Parkı olaylarında samimi gördüğümüz çevreciler ile saatlerce konuştuk. Ama bunların yanında samimi olmayanlarda vardı. Başbakan Yardımcımız ile konuştuktan sonra dışarı çıkıp şu valiyi görevden alacaksın, şunu görevden alacaksın şeklinde ültimatomlar sallayan da vardı. Ya sen hangi iktidar ile konuşuyorsun karşında AK Parti hükümeti var. Sen önce haddini bileceksin. Ayaklar ne zamandan beri baş oldu.

Milletimizin verdiği bir yetki var biz bu yetkiyi kullanamazsak eğer biz o zaman biteriz. AK Parti iktidarına kadar çok partili dönemlerde 16 aylık iktidarlarla ülke kişi başına milli gelirde 3 bin 600 dolarlara getirildi. Peki AK Parti iktidarında ne oldu, Türkiye sıçrama yaşadı.

Bu sıçrama dünyada Türkiye'yi büyüyen ve istikrarlı bir konuma getirdi. Buna karşı çıkmak isteyenlere ise millet ''dur'' dedi.

Brezilya'da oynan oyununda Türkiye için düğmeye basanlar oynadı. Orasıda çünkü IMF'e olan borcunu kapatmış bir ülke. Ben olaylar başladığında faiz lobisinden bahsetmiştim birileri hemen sıçradı. Ama biz bu oyunları zamanla bir bir açıklayacağız. 

Alevi vatandaşlarımızında bu gösterilerde kitlesel olarak yer aldığını maalesef gördük.  Biz alevi vatandaşlarımızın sorunlarına yönelik adımlar attık. Alevi vatandaşlarımız ile ilgili yarım bırakılan çalışmaları tekrardan başlatmak için ise talimat verdim. Alevi çalıştayları ile herkesimin katılımıyla sorunlar masaya yatırıldı. 

Dersim katliamı olduğu dönemde bu ülkede tek parti CHP idi. Bu konuda hiçbir girişimi oldu mu?, olmadı. Ama benim ve partimin bu konuyla hiçbir alakası olmadığı biz özür diledik. Peki ana muhalefet partisinin lideri özür beyanın da bulundu mu? Hayır... Cumhuriyet Halk Partisi Dersim Katliamının mimarıdır. CHP iktidar ortağı iken alevilere yönelik ne gibi adımlar attı. Maraş olaylarında, Gazi olaylarında, Madımak katliamında yine CHP iktidar ortağıydı ve hiç bir girişimde bulunamadı.

Son yıllarda CHP'nin Alevi vatandaşlarımızın sorunlarını çözmek için gayret sarf etmek yerine onları tahrik etmek için hangi kirli planların içinde yer aldığını da çok iyi biliyoruz. Türkiye genelindeki tüm Alevi kardeşlerimizin de CHP'nin bu kirli, bu tehlikeli oyununu görmelerini kendilerinden önemle rica ediyorum. Kapıların işaretlenmesi olayından tutunuz, Reyhanlı saldırısına, Suriye ile irtibatlarından tutunuz, Gezi olaylarına kadar CHP, çok tehlikeli bir senaryoya aleni şekilde destek vermiştir, destek vermektedir.

Şu anda Gezi olaylarını kışkırtan, Alevi vatandaşlarını sokağa dökmek isteyen televizyon ve gazetelerin sahipleri de CHP'dir. Alevi kardeşlerimizin bu oyunlara karşı son derece dikkatli ve uyanık olmalarını istiyorum. Bu millet için Pir Sultan Abdal neyse Süleyman Çelebi de o dur. 

Allah'ın izniyle tüm sorunları çözeriz. Şiddet ve çatışmanın çözüm noktasında hiçbir faydası olmaz. Masada konuşarak çözeriz. Aramızdaki her konuyu kardeşlik hukuku içerisinde bir çözüm yoluna koyarız.

Bu arada bir CHP'li vekilin çirkin tahriklerine karşı uyarıyorum. Kendisinin şahsıma yönelik sözleri üzerine dava açtım. CHP faşist diktatör görmek istiyorsa aynaya ve geçmişe baksın.

Gezi Parkı olayları sonrasında bir parti binasında kaçan eylemcilerin peşinden giden polisin o parti binasından çıkanları herkes gördü. Silah mı yoktu, bıçak mı yoktu, bu nasıl parti binası yahu...
Sonra dediler ki, polis pati binasını bastı...

"Divan Oteli'ne polis saldırdı" iddialarına cevap vererek, Durup dururken polis otele saldırmadı. Meydanlarda polisle çatışanlar, oraya kaçtılar, oraya sığındılar. Oranın sahipleri de onlara güzel bir ev sahipliği yaptı. Onun peşinden polis oraya girdi. Biliyorsunuz, yasalarda yataklık etmek de suçtur. Bu bir yataklık etme suçudur aynı zamanda

İşgal altındaki AKM'ye terör örgütlerinin paçavraları asılıydı CHP neden bunlara müdahale etmedi?

Benimle bir takım sanatçılar, hocalar, mimarlar gelip konuştu. Dedim ki, ya orada ne diye duruyorsun. yargı kararını vermiş. yargı lehimizde karar verse bile halk oylamasına gideceğimizi sanatçılara söyledim.

Sağlıksa ücretsiz sağlık, üniversitelerde harç ücretlerini kaldırdık, 480 TL burs ücreti alıyorsunuz el insaf yahu, niye böyle yapıyorsunuz. Bizde öğrenci olduk ama bunları yaşamadık.

O yüzden gençlerimize sesleniyorum, bu oyuna gelmeyin. 30 yaşında seçilme yaşını biz 25'e indirdik. 18 yaşına seçilme hakkını getirmek için çalışmalarımız sürüyor. Biz gençlerle yürüyoruz ve geleceğe doğru onlarla yürümeye devam edeceğiz.

Bizim gençlerimizi genç yerini koymuyorlar. Kandil simitini gösteriyorlar ama camide içki içiyorlar. 3 gün o camiyi işgal ettiler. Ama biz o tahriklere kapılsaydık Allah muhafaza bu ülke çok kötü günler yaşardı.

Polise karanfil atanları gösteriyorlar ama Ankara'da 30-40 kişinin linçine maruz kalan polisimizi göstermiyorlar. Güya espirili sloganları gösteriyorlar, ama yerlere, duvarlara yazılan o küfürleri göstermiyorlar.

Onlar polise şiddet uygulayacak bizde göz yumacağız, yok böyle bir dünya kardeşlerim. Ha hata yapan polislerimiz ile ilgili gerekli çalışmalar yapılıyor.

Zahide nineye para teklif edecekler, başörtüsü takıp bize hakaret edecekler, mitinglere katılan vatandaşlarımıza makarnacılar diyecekler biz bunları görmemezlikten mi geleceğiz.

Ulusal yayın yapan bir medya kuruluşunun muhabiri çıkıyor tweet atıyor, ''Duran adam değil durduran adam olalım'' diyor, hiçbir şey almayalım diyor, ya böyle bir zihniyet olabilir mi?, AK Parti batsında ekonomi kötüye gitsin, ülke kötüye gitsin diye düşünyorlar.

Bu gösterileri bir fırsat olarak görenler Türkiye ekonomisi üzerinde çok ciddi operasyonlar yapmak istediler. Bu hadiseleri yurtdışına organize bir şekilde aktardılar. İstikrarsız bir ortamdan istifade etmek isteyenler oldu. Bu operasyon tutmadı bunu çok net söylüyorum.

10 yıl boyunca yapmış olduğumuz köklü reformlar bu ameliyatın tutmasına izin vermedi. Hem doğrudan hem portföy yatırımları devam ediyor. Portföy yatırımlarında çok küçük bir çıkış oldu bu da küresel dalgalanmalardan ötürü olmuştur.

Bu gösterilerin hedeflerinden biri de şüphesiz çözüm süreci olmuştur. Bu oyunun ırkçı bir oyun olduğunu en başında gören Kürt kardeşlerim bu oyuna gelmemiştir. 76 milyonun tamamı bu çirkin oyuna karşı tek yürek olmuştur.

 

 

Kaynak: Haber7

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.