'Erdoğan ve Öcalan Aynı Noktadalar'

 Hak ve Özgürlükler Partisi (Hak-Par) Genel Başkanı Fehmi Demir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kürt sorunu konusundaki açıklamaları, Dolmabahçe’de okunan Öcalan deklarasyonunu ve ardından 21 Mart’ta okunan mesajı üzerinden yaptığı değerlendirmede Kürt sorunu konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Abdullah Öcalan’ın aynı noktaya geldiğini söyledi.

Rudaw’a konuşan Demir, Öcalan’ın 10 maddelik çözüm önerisi hakkında “Söylediği bir şey net o da ‘ortak vatan’. Tayyip Erdoğan da ‘ortak vatan’ diyor. Tayyip Erdoğan da “Kürt sorunu yoktur” diyor, Abdullah Öcalan da. O metnin özü “Kürt sorunu yoktur” ifadesidir. O zaman niye kavga ediyorlar?” dedi. 

İşte o açıklamalar: 

ABDULLAH ÖCALAN'IN 10 MADDESİ

Bu 10 madde Kürt sorununu mu çözmek istiyor? Kamuoyunda böyle algılanıyor. Peki Kürt sorununu çözmek istiyorsa Kürt ve Kürdistan meselesine ilişkin tek bir cümle ve kelime var mı? Yok. Muğlak, herkesi oyalayacak, insanların kafasını bulandıracak terimler var. Ama Öcalan’ın söylediği bir şey net o da “ortak vatan”. Tayyip Erdoğan da “ortak vatan” diyor. Tayyip Erdoğan da ‘Kürt sorunu yoktur’ diyor, Abdullah Öcalan da. O metnin özü “Kürt sorunu yoktur” ifadesidir. O zaman niye kavga ediyorlar?

ERDOĞAN'IN AÇIKLAMALARI

Cumhurbaşkanı başkanlık meselesine kilitlendi ve bütün söylemlerini bunun üzerine inşa ediyor. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanı’nın seçim öncesi milliyetçi söylemleri öne çıkaran bir politikası var. Her seçim döneminde böyle olmuştur. Seçimlerin ardından değiştiğini görüyoruz.

Erdoğan’ın söylediği “Kürt sorunu yoktur” sözü Türk siyasetinde yeni bir şey değil. Bülent Ecevit de aynı şeyleri söyledi ama sorunu çözemedi. Taraflar, Kürt sorununu algılayamıyor ve iki tarafta da çözüm için irade yok.

Çözüm sürecinin gerçekten çözüm süreci olması için taraflar bir çaba içinde değil. Daha çok seçim dönemlerinde bunun çok arttığını ama seçimden sonra unutulduğunu görüyoruz.


hak-par.20150326105805.jpg

HAKPAR'IN SEÇİM STRATEJİSİ

Seçimlere parti olarak gireceğiz. Listelerimizi hazırlıyoruz. HDP’nin kimlerle görüştüğünü çok izlemedim, çok ilgilenmedim de ama bizimle herhangi bir görüşmeleri olmadı. Bizim de onlarla görüşmek gibi bir talebimiz olmadı.

Bazı siyasi partilerle görüştük. PAK, KDP Bakur, KDP Türkiye, KADEP’le görüştük. Onlar seçimlere hazır olmadıklarını ifade ettiler. Seçime ilişkin tutumlarını ileride açıklayacaklarını ama seçimlere girmeye hazır olmadıklarını söylediler.

"EŞİTSİZ BİR YARIŞ İÇİNDEYİZ"

Seçime girerken birilerinin barajı aşması, birilerinin iktidarı, birilerinin ana muhalefeti garanti gibi değerlendirmeler yapılıyor. Madem bu kadar garanti o zaman hiç seçim yapmayalım. Biz halkımıza güveniyoruz ve halkımızın desteğini almak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz.

Bunun kolay olmadığını da biliyoruz. Eşitsiz bir yarış içindeyiz. Televizyonların hiçbirini kullanamıyoruz. Basında sadece dört parti var, başka hiçbir şey yokmuş gibi davranıyor. Dün Apo’ya “çocuk katili” diyenlerin hepsi bugün Apo’yu, PKK’yi ve HDP’yi süslüyor. Bütün Türk basını HDP’yi “Kürt hareketi” olarak sunuyor. Ama bizim de inançlarımız ve doğrularımız var. Bunları da halkımıza götürmek için seçim sürecini en aktif bir şekilde kullanacağız.

KEMAL BURKAY'IN ADAYLIĞI HAKKINDA...

(Kemal Burkay) Parti nasıl isterse öyle hareket edecek. Biz onun konumunu ve koşullarını düşünerek ne yapacağımıza karar vereceğiz. Başkanlık Kurulu ve Parti Meclisi olarak listelere son şeklini verirken kendisi hakkında da karar vereceğiz. Sürpriz olur mu olmaz mı bilmiyorum ama listeyi açıkladığımızda görürsünüz. Bazı sürpriz isimler olabilir.

HDP BARAJI GEÇEMEZSE NE OLUR?

HDP’nin barajı geçememesi ölüm - kalım meselesi değil. HDP kendi koşullarını biliyordur. Buna kilitlenmemek gerekir. Asıl kilitlenilmesi gereken seçim sistemi. Yüzde 10 gibi akıldışı bir baraj var. HDP’nin barajı geçememesi nedeniyle bazı partiler beleşten milletvekili çıkaracak. Bu adil bir durum yaratmayacak. Sıkıntı yaşanır. Ciddi bir siyasi istikrar tartışması yaşanır.

ÇÖZÜM SÜRECİ

Hayalkırıklığına falan uğramadım. Beklediğim sonuçtu. Başından beri “çözüm süreci Kürt sorununu çözmez” diyoruz. Süreç, toplumların barışmasını değil PKK’nin silah bırakmasını ifade ediyor. Zaten çözüm sürecine de bu anlamda olumlu yaklaşıyoruz. PKK’nin silahının Kürt halkına bir faydası yok ve onun üzerinde bir vesayet oluşturuyor. Öcalan’ın ‘kongreyi toplayın ve silah bırakın’ tutumunu doğru buluyoruz. Biz de silah bırakılmasından yanayız. Kürt sorununun çözümü konusunda toplumun yeniden organize olması gerekiyor. Bütün tarafların ve bütün partilerin katıldığı, Kürt halkının iradesinin tümüyle yansıdığı bir süreçte Kürt sorunu çözülür.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.