Erdoğan FETÖ için Afrika ülkelerine seslendi

 . Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Afrika ülkelerine seslenerek, "FETÖ, Afrika'da da yaygın, Afrikalıların dikkatli olması gerekir. Yarın o ülkelerde devlete sızdıkları anda çok geç oldu diyebilirsiniz. Biz yaşadığımız için sizleri uyarıyoruz, vakit çok geçmeden diyoruz" çağrısı yaptı. Erdoğan, Fethullah Gülen'in "170 ülkede faaliyetimiz var" sözlerini hatırlatarak, "Yani o 170 ülkenin devlet kademelerine sızma çalışmalarını sürdüren böyle darbeci bir örgüttür" görüşünü savundu. 

Türkiye-Afrika İş Forumu'nda konuşan Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

İlk kez düzenlediğimiz Türkiye-Afrika Ekonomi İş Forumu'na iştirakiniz için şükranlarımı sunuyorum. Değerli dostum, kardeşim, Afrika Cumhurbaşkanı ve Afrika Birliği Dönem Başkanı Sayın xxx'e müteşekkirim. İş birliğimizi güçlendireceğine, yeni ortaklıklara vesile olacağını inandığım bu forumun hayırlı olmasını diliyorum. Bu etkinlik aslında 2014 Kasım ayında aldığımız kararların uygulaması niteliğindedir, forum hem Afrika kıtası hem de 2008 yılından bu yana Afrika Birliği ile yürüttüğümüz iş birliğinin somut bir meyvesidir. Forumun hazırlık sürecinde verdikleri desteği için Afrika Birliği Komisyonuna da ayrıca teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlar, sınırlarımızın anlamını yitirdiği dünyanın büyük bir köye dönüştüğü süreçten geçiyoruz. Bu süreç tüm milletleri bir girdap gibi içine alıyor. Örneğin dünyanın bir köşesinde olan olaydan anında haberdar olabiliyoruz, ülkeler ve kıtalar arasında ticaret hiç olmadığı kadar canlı ve hareketli. Küreselleşmeyi hayatımızın her alanında menfi veya müsbet bilfiil hissediyoruz. Küreselleşme standartlaşmayı da getiriyor ancak küreselleşme olgunun bazı Batılı ülkeler tarafından yanlış anlaşıldığını da görüyoruz, bu kesimler küreselleşmeyi tek tip olarak algılıyor. Ekonominizi büyütmek mi istiyorsunuz? Tek şart IMF ve Dünya Bankası kredileridir. Savunma sanayinde, alt yapı projelerinde size çizilen sınırların ötesine geçmeniz yok karşılanmaz. Küresel sistemde vakarınızla, onurunuzla, onurunuzla yer almanızın tek yolu mevcut sistemi şartsız kabul etmektir.  Bundan sadece Türkiye değil Afrikalı kardeşlerimiz de payını alıyor. Ben böyle bir küreselleşme anlayışının yeni bir sömürgecilik yöntemi, modern bir kölecilik olarak görüyorum. Öğrenilmiş çaresizlikler üzerinden özgüvenimiz törpüleniyor. "Siz beceremezsiniz" deniyor. Anlayış bu.  Bizler 93 yıl önce verdiğimiz Kurtuluş Savaşı'ndan sonra sizler de ülkelerinizi büyük bir koloni zihniyetinden kurtuldunuz, dişinizle, tırnağınızla özgürlüğünüzü aldınız. Bizler müstekemle olmayı reddettik, ikinci sınıf insan olmayı reddettik. Bizler yeryüzünün lanetlileri olmayacağımız cümle aleme ilan ettik. Bizler, Mandela gibi vizyonerler cesaretleri ve kararlı tutumlarıyla buralara geldik. 


 
En son Suriye ve mülteci meselesi gibi en temel insanlık sınavında sınıfta kalanların bize insanlık dersi vermelerini kabul edemeyiz. Hem çatışmaları körükleyecek hem de sizin politikalarınızın bedelini çeken mağdurlara kapılarınızı kapatacaksınız. Şu an Batı'nın yaptığı bu. 10 kişi 20 kişi alıyor ve bunun da faturasını ekiyor. Bir yandan fakirliği kronik hale getireceksiniz hem de fakirlikten kaçanların Akdeniz'de Ege'de boğulmalarına ses çıkarmayacaksınız. Sonra Aylan bebeği alacaksınız dergilerinizin kapağında sömürü için kullanacaksınız Aynı şeki Ümran bebeğe yapacaksınız, samimi değiller, orayı bile sömürü aracı olarak kullanıyorlar. Hiç kimse bu adaletsizlikleri görmezden gelmemizi beklemesin.

 

"Vakit çok geçmeden
FETÖ için gerekli önlemleri alın"

Biz Afrika kıtasının önceliklerini kendi önceliklerimiz olarak görüyoruz. Sorunlara çözümleri yine Afrikalı kardeşlerimizin bulacağını düşünüyoruz. Afrikalı kardeşlerimizin yol göstericilere değil yol arkadaşlarına ihtiyacı var. 2005 yılından beri kıtaya bu şekilde bakıyor Afrikalı kardeşlerimizi kader ortağı olarak görüyoruz. "Bir günlük yağmur toprağın derinliklerine nüfuz etmez" diyor bir Afrika atasözü, biz de uzun vadeli ortaklıklar kurmanın, kazan-kazan temelinde iş birliği tahsis etmenin peşinde olduk. Anlık değil, sürekli olarak. Gençlerin desteklenmesini, alt yapının güçlenmesini hedefliyoruz. Gerekli alt yapıyı inşa ederek, istihdam oluşturarak tüm desteği veriyoruz, vermeyi devam edeceğiz.

Ülke olarak Afrika'nın deneyimlerinden, zorluklara direnme azminden öğrenecek çok şeyimiz olduğunu biliyoruz. Kıymetli dostlarım gerek ülkemizin içinde bulunduğu bölgeyi gerekse Afrika kıtası başta olmak üzere diğer kıtaları da etkileyen tehditlerin başında terör örgütleri geliyor. Terör örgütleri iletişim ve ulaşımın da imkanıyla küreselleşiyoruz, metastaz geçiriyor. DEAŞ gibi, El Kaide, FETÖ, PKK gibi bölgesel ve küresel şer şebekelerinden bahsediyoruz. Boko Haram gibi örgütlerden bahsediyoruz, dünyadaki hiçbir ülke bu şer odaklarına karşı bağışıklık kazanmamıştır. Son dönemlerde Paris'te, Tunus'ta, Türkiye'de meydana gelen terör saldırıları da bunu göstermektedir.

15 Temmuz gecesi ülkemizin yaşadığı başarısız darbe girişimi de bunun en büyük örneğidir. Bu terör eyleminin faili ise FETO terör örgütüdür, uzun yıllardır legal görünümlü kuruluşlarla örgütlenen, devlete sızan bu yapı ordumuz içindeki militanları aracılığıyla kanlı bir girişiminde bulundu. Bu örgüt Afrika'da da yaygın, Afrikalıların dikkatli olması gerekir. Yarın o ülkelerde devlete sızdıkları anda çok geç oldu diyebilirsiniz. Biz yaşadığımız için sizleri uyarıyoruz, vakit çok geçmeden diyoruz. Dini kavramları kullanarak genç nesilleri robotlaştıran bu örgüt sadece bize değil varlık gösterdiği tüm ülkelere karşı büyük bir tehlikedir. 170 ülkede de faaliyetimiz var diyor, yani o 170 ülkenin devlet kademelerine sızma çalışmalarını sürdüren böyle darbeci bir örgüttür. Kimi dostlarımız darbe girişiminin ardından kendi ülkelerinde bunların aleyhine adım attı. FETÖ ile mücadele hepimizin ortak mücadelesidir. Zira uluslararası terörle mücadelede, uluslararası dayanışma şarttır. Bunu sağlayamazsak hepimiz için bu tehdit yarın çok büyük boyutlarda gelişmiş olur. Bu terör örgütüyle ilişkili okullarda okuyan çocukların mağdur olmaması için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Kısa bir süre önce Türkiye Maarif Vakfı'nı kurduk, Maarif Vakfımız şimdiden kimi ülkelerde okulları devralmaya başladı, Milli Eğitim Bakanlıklarıyla iş birliği halinde çalışmaya başladılar. Bu noktada sizlerin katkı ve desteğini bekliyoruz. 

Şimdiye kadar 40 Afrika ülkesiyle ticari ve ekonomi iş birliği anlaşması imzaladık. 39 ülkede malum büyükelçiliklerimiz var fakat bu bizim için yeterli değil hedefimiz süratle Afrika'nın tümünde büyükelçiliklerimizin açılmasıdır. Buna yoğunlaşacağız ve başaracağız. Afrika ile ticaretimiz 2005 yılında 7 milyar dolar seviyesinden 17.5 milyar dolara yükseldi. Bölgedeki doğrudan yatırımlarımızın değeri 3.6 milyar doları geçmektedir. Yatırımcıların kıtaya olan ilgisinin artmasını memnuniyetle izliyorum. Yine şimdi önümüzde ziyadesiyle ziyaret edeceğim Afrika ülkeleri var. Uluslararası platformlarda Afrika ülkeleri başta olmak üzere kalkınma yolundaki ülkelerin meselelerine öncelik veriyoruz. 2015 yılı içerisinde BM Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi'nin 12. Taraflar Konferansına ve Dünya İnsani Zirvesi'ne ev sahipliği yaptık. 

İnşallah biz önümüzdeki süreci el ele, omuz omuza yürüteceğiz. Bu düşüncelerle Türkiye-Afrika İş Forumu'nun dönüm noktalarımızdan biri olmasını diliyorum. Şahsım, milletim adına şimdiden teşekkür ediyorum. Arta kalan vakitlerimizde mutlaka bu güzel şehri gezmenizi, görmenizi rica ediyorum.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.