Emre Uslu\'dan Cemaatçi tasfiye listesi
Cemaat ile AK Parti arasındaki savaşı meğer bu başlatmış. Cemaatin etkin ismi Emre Uslu Taraf'taki köşesinde yazdı. Hükümet önce bürokratları tasfiye etmiş ardından da dershaneleri kilitlemeye kalkınca Cemaat uyanmış ve bunu kendine yönelik bitirme olarak görmüş. 

Emre Uslu'nun iddiasına göre tasfiye işlemi 2011 yılından itibaren başladı. Dediğine göre AK Parti hükümeti işe bürokrasiden başladı. 

Şöyle yazıyor Uslu;

"Hükümet Gülen’i bitirme konusunda bir hayli mesafe kat etmiş. Bürokrasideki tasfiyeyi tamamlamış. Ben sadece Emniyet ve Yargı çevrelerindeki Gülen’e sempati duyan tüm bürokratların geçen yıl tasfiye edildiğini düşünüyordum. Hatta bunun için bir “bürokrat havuzu” kurulduğunu 22 Şubat 2012’de yazmıştım.”

CEMAAT ÇITINI BİLE ÇIKARMADI

AKP medyasının ve “iktidar demokratlarının” iddia ettiği gibi son kriz bürokratların tasfiye edilmesi üzerine çıkmadı. Zaten AKP Cemaat’e yakın bürokratların 2011, 2012’de tasfiye işlemini tamamlamıştı.

Bu aşamada Cemaat AKP’ye çıt bile çıkarmadı. Bence Gülen Cemaati bu bakımdan ağır eleştiriyi hak ediyor. Bürokratlar sadece düşüncelerinden dolayı tasfiye edilirken neden sesiniz çıkmadı?

CEMAATÇİ ÖĞRENCİLER DE ELENİYOR

Fişleme konusu artık bürokratları aşıp öğrencilere kadar inmiş durumda. Örneğin Yurtdışı Türklere yönelik başlatılan Diyanet İşleri Başkanlığı ile İlahiyat Fakültelerinin ortaklaşa düzenlediği bir Uluslararası İlahiyat Programı var. Bunun için bir sözlü sınav var.

Danimarka’dan Mustafa Kara ve yedi arkadaşının başına gelenler Cemaat’e yönelik ayrımcılığın öğrencilere kadar indiğini gösteriyor. Mustafa Kara, kendisi ve arkadaşlarının girdiği sözlü sınavda Kur’an’dan bir satır okutulduktan sonra siyasi sorular sorulduğunu belirtiyor. Bazı sorular şunlar: Sence Said Nursi’nin yazdığı Risaleler tefsir mi? Fethullah Gülen hakkında ne düşünüyorsun? Giyim tarzın Gülen Cemaati mensuplarına benziyor? Sınava giren ve Gülen Cemaati’nden olduğunu düşündükleri tüm öğrencileri elemişler. Düşünün ki haksızlık ve ayrımcılık bizzat Diyanet’e kadar yansımış durumda.

F-TİPİ BUNLAR İŞTEN ATIN

Bir başka örnek: Sivil bir devlet kurumun başkanını çağıran bakan, iki kişinin adını vererek, “bunların F-tipi olduğu tespit edilmiş. Onları kurumundan uzaklaştırman gerekiyor ” diyor.

ZİRAAAT BANKASI'NA TALİMAT GİTTİ

Ziraat Bankası’nda bile aynı takibat sürüyor. Ziraat Bankası’nda çalışan üst düzey bir arkadaşım kendilerine 2012’de benzeri bir talimatların (sözlü olarak) geldiğini, “Gülen Cemaati’nden kimseyi Banka’ya almayacaksınız ” talimatının geldiğini ifade etti.

İŞ ADAMLARINA CEMAATÇİ LİSTESİ

Sıra iş dünyasına gelmiş. Artık özel sektörden kurumları dolaşan bir ekip var. İsim isim şu kişileri şuradan atacaksınız diyor.

CEMAAT TASFİYEDE NİYE SUSTU?
ŞİMDİ NİYE BAĞIRIYOR?

Cemaat, Erdoğan’ın, sadece Gülen Cemaati’ne yakın oldukları için, bürokratları tasfiye etmesini Cemaat’e yönelik bir bitirme hamlesi olarak görmedi. Erdoğan’ın yanlış yönlendirildiğine inandı ve bürokratların tasfiye edilmesini hep bu gözle okudu.

Ne zaman ki Erdoğan bürokrasisi tasfiye işlemini tamamlayıp, dershaneleri kapatma hamlesi yaptı, işte o zaman Cemaat Erdoğan’ın niyetinin Cemaat’i bitirmek olduğunu net olarak gördü.

CEMAATÇİ İŞADAMLARINA RUHSAT VERİLMİYOR

Ayrıca Erdoğan’ın dershaneleri kapatma hamlesiyle birlikte son iki yıldır Gülen Cemaati’ne yakın işadamlarının hak ettiği ruhsatları verdirmediği de basına yansıdı. Yani bir yandan dershaneleri kapatmaya girişirken bir yandan da işadamlarını bitirmeye yönelik hamleler yapınca artık Cemaat Erdoğan’ın niyetinin Cemaat’i bitirmek olduğunu gördü ve kendini yüksek sesle savunmaya başladı. Durum budur...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.