DSP\'li Türker Öcalan\'la yapılan gizli anlaşma açıklansın

Düzce İl Kongresinde konuşan DSP Genel Başkanı Masum Türker, basın mensuplarının yönelttiği sorular üzerine gündeme ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
 
Türker’in değerlendirmelerinden öne çıkanlar şu şekilde:
 
2014 YILINDA 3 SEÇİM BİRLİKTE YAPILACAK
 
2014 yılında büyük olasılıkla,  3 seçim, Cumhurbaşkanı seçimi, genel ve yerel seçim bir arada yapılacak. Bu, AKP’nin yerel seçimlerde kendilerine gösterilecek tepkiyi ölçüp genel seçimlere ona göre hazırlanmak istemesinden kaynaklanmaktadır.
 
HÜKÜMET’İN SURİYE POLİTİKASI YANLIŞTIR
 
Başbakan’ın Beşar Esad için ‘Kimyasal silah kullanıyor’ açıklamasına ABD Başkanı Barack Obama bile tepki göstermiş, gerçek olmadığını söylemiştir. Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir lider, diktatör dahi olsa, kendi halkına karşı kimyasal silah kullanmaz. Çünkü kimyasal silahların etkisi 15 yıl sürüyor. Bunun aynısını Saddam yönetimine karşı yapmışlardı. Şimdi o dönemde bunu savunan İngiltere Başbakanı ve Dışişleri Bakanı halkı kandırmaktan dolayı yargılanmaktadır. Bu, halkı yanlış bilgilerle kandırmaktan öte bir şey değildir.
 
HATAY’DA YABANCILAR CİRİT ATIYOR
 
Yanlış politikalar neticesinde Hatay yabancıların cirit attığı bir yer haline geldi. Hükümet Reyhanlı’da yaşanan olayları kamuoyundan gizleme çabasına girişti. Televizyon ekranlarında hep kampları görüyoruz. Ancak, Reyhanlı gibi yerlerde şehir merkezlerinde hep Suriyeliler var. Parası olan Suriyeliler buralardan yer, dükkân satın alarak ülkemizde güç sahibi oluyor. Araçların çoğu Suriye plakalı.
 
RUSYA VE ABD ANLAŞTI
 
Suriye konusunda Rusya ve ABD anlaştı: Esad yönetimi kalacak ve Rusya kontrolünde olacak. Başbakan'ın ‘olası bir harekâtta kara harekâtına destek veririz’ açıklaması olmuştu. Buna tepki gösterdik. Çünkü bu savaş kararı sayılır. ‘Meclis'ten harekât için bir karar çıkmadıkça bu gerçekleşemez’ dedik. Bu yankı bulmuş olmalı ki daha sonra bir düzeltme yapıldı. Bu olayların tek sorumlusu Hükümet’tir, sebebi Hükümet’in yanlış dış politikasıdır.
 
AKİL ADAMLAR
 
Çözüm süreci için, Akil Adamlar adı altında bir heyet harekete geçirildi. ‘Akil Adamlar’ fikri ilk olarak 2004'te Abdullah Öcalan'dan geldi. Bundan 1,5 yıl önce Tayyip Erdoğan ‘Biz bu işi Akil Adamlar’la çözeriz’ açıklamasında bulundu. CHP'nin de bu yönde önceden teklifte bulunmuş olması sonucu Akil Adamlar heyeti oluşturuldu.
 
Biz bu konuyla ilgili olarak bir açıklama yaptık ve ‘Eğer Akil adamlar Meclis adına çalışırlarsa Birleşmiş Milletler Cenevre Sözleşmesi’nin 3. Maddesi’ne göre Abdullah Öcalan ‘terörist başı’ olmaktan çıkar, hak ve özgürlük arayan bir isyancı haline gelir. Bu da hemen serbest bırakılmasını gerektirir’ dedik. Başbakan daha sonra yaptığı bir açıklamada, bu heyetin Meclis dışından oluşacağını, ancak danışman zihniyeti ile çalışacaklarını ifade etti.
 
Akil Adamlar’ın çözüm süreci ile ilgili en ufak bir bilgileri olmadığı görülüyor. ‘Bu kan dursun’ ve ‘Barış olmalı’ gibi genel ifadelerin dışında hiçbir açıklamaları yok. Gittikleri yerlerde bunları dile getiriyor, çözüm sürecinden hiç bahsetmiyorlar. Bunun nasıl uygulanacağı ya da nasıl işleyeceği ile ilgili bilgiye sahip değiller. Aldıkları tepkiler zaten bu yönde. Herkes barışın olması, kanın durması gerektiğini söylerken, vatanın bölünmez bütünlüğünün korunması konusundaki hassasiyetini dile getiriyor.
 
ÖCALAN’LA ANLAŞMA YAPILDI: KÜÇÜK ORTADOĞU PROJESİ
 
Bu süreçle ilgili bir anlaşma yapıldı. Bu anlaşma Abdullah Öcalan ve Başbakan arasında gerçekleşti. Başbakan çıkıp bu anlaşmanın detaylarını açıklamalı. Bu anlaşma Türkiye, Suriye ve Irak'ta yaşayan Kürtlerin birleşerek federasyon kurması, daha sonra Türkiye ile birleşerek konfederasyon oluşturulması. Bunun gerçekleşmesi için de Güneydoğu'dan bir bölümün bu yönetime verilmesi gerekiyor. Anlaşmanın adıKOP (Küçük Orta Doğu Projesi)’dur. Eylül ayında bir AKP’li bu konu ile ilgili olarak,  “Türkiye Birleşik Cumhuriyeti” kurulsun şeklinde bir açıklama yapmıştı. Erdoğan, bizi sonu meçhul bir çözüm sürecine doğru götürmektedir.
 
BAŞBAKAN’IN ABD ZİYARETİ
 
Başbakan Erdoğan'ın ABD ziyaretinde yaşananlar fazla abartılıyor. Davetli olarak gittiği için kendisine özel yer tahsis edilmiştir. Bu gayet normaldir. Bundan önceki başbakanlara da aynı şey uygulanmıştır. Buradan ‘itibarlı’ ya da ‘itibarlı değil’ değil anlamı çıkarmak yanlış olur. Ecevit de Demirel de Özal da bu şekilde ağırlanmıştır. Eğer davetli olarak giderseniz bu normaldir. Aksi durumda siz talepte bulunur ve gider otelde kalırsınız."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.