Devlet Bahçeli; "Zaman, ön ve önlem alma zamanıdır"

Bahçeli, Marmara Depremi'nin 18'inci yılında Twitter'dan paylaşımda  bulundu.

"Tarihin bazı an ve kesitlerinde hayat susar, insan sükut eder,  yalnızca felaket seslenir, acı dile gelir. 17 Ağustos 1999 tarihi işte böyledir.  18'inci yıldönümünde Büyük Marmara Depremi'ni hüzünle hatırlıyoruz. Umutların,  hayallerin kartondan şato gibi devrilmesine hala hayıflanıyoruz." ifadelerine yer  veren Bahçeli, depremde 17 bin 373 insanın yaşamını kaybettiğini, 48 bin 901  insanın da yaralandığını hatırlattı.

Bahçeli, Marmara Depremi'nde 96 bin 796 konut ile 15 bin 939 iş  yerinin yıkıldığı ya da ağır hasar aldığını ve deprem sonucunda oluşan yıkımın,  kahredici olduğunu vurgulayarak "Yılların ihmaller zinciri, alınması gereken  tedbirlerdeki gevşeklik, müteahhit zaafları, kentleşmedeki çarpıklıklar birleşti,  üzerimize düştü." değerlendirmesini yaptı.

"Zaman, ön ve önlem alma zamanıdır"

Devlet Bahçeli, o dönem yaşanan olumsuz şartlara rağmen 57. Cumhuriyet  Hükümeti'nde sorumluluk alanlarına giren işleri süratle yaptıklarını ve yaraları  sardıklarını belirterek şöyle devam etti:

"Depremin açtığı dipsiz kuyuyu örtmek, feryatları dindirmek, enkazı  kaldırmak amacıyla insanüstü gayret sarfetmiş, geceyi gündüze katmıştık. MHP'nin  uhdesinde bulunan bakanlıklar, 17 Ağustos Büyük Marmara Depremi'nin yaralarını  sarmak için Allah var ya çok çalışmış, çok çabalamıştı. Şehirlerimizi  canlandırmış, insanımızın elinden tutmuş, kıt imkanlarla büyük bir seferberlik  ruhuyla afetin yıkıntılarını temizlemiştik.

Elbette deprem konusunda fuzuli ve mekanik cümlelerle konuşmaya gerek  yoktur. Buna ihtiyaç da yoktur. Zaman, ön ve önlem alma zamanıdır. Tedbir takdiri  bozar mı? Bozmaz ama tedbirsizliğin de akılsızlık, ahmaklık, cehalet, felaketlere  davet olduğu açık seçik bir gerçektir. Alalım tedbiri, edelim tevekkülü,  bırakalım takdire. Bilelim ki deprem değil sağlıksız, ilkel, malzemeden çalınarak  yapılan binalar öldürür."

"Enkaz üzerinde siyaset yapılmamalıdır"

Bilimsel çalışmaların Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde meydana gelen  depremlerin batıya kaydığına işaret ettiğini aktaran Bahçeli, 1900'lü yılların  başından bugüne kadar meydana gelen 6 bine yakın depremin hazırlıksızlıktan,  binalardaki zayıflıktan can kaybına yol açtığını vurguladı.

 Bahçeli, paylaşımında şu görüşlere yer verdi:

  "Uyarıyla sürekli dillendirilen İstanbul depremi, Allah muhafaza,  gerçekleşse doğabilecek feci sonucun boyutu korkunç olacaktır. Depremle yaşamayı  öğrenmeliyiz. Atıl değil aktif, mücadeleci bir şekilde olası depremin hasarını en  aza çekmenin yollarını bulmalıyız. 2012'de başlatılan kentsel dönüşüm  seferberliği talana, yalana, ranta, vurguna, yağmaya izin vermeden  genişletilmeli, yaygınlaştırılmalıdır. Geçmişle kavga etmeden, siyasi çetele  tutmadan, suçlu arayışına girmeden, gelecek planlanmalı, enkaz üzerinde siyaset  yapılmamalıdır."

"Kayıtsızlık, kararsızlık ve hazırlıksızlıktan ürkelim"

Devlet Bahçeli, Gölcük, Kocaeli, Yalova, Sakarya'da tarifi olmayan  kederler yaşandığına ve gelecekte aynı acıların tekrarlanmaması gerektiğine  işaret ederek şunları kaydetti:

"2030'a kadar 7 milyona yakın konutun yeniden yapımı söz konusudur. Bu  rakamı artırmanın, tarihi geriye çekmenin çarelerine bakmalıyız. 17 Ağustos 1999  başta olmak üzere, tüm depremlerde hayatlarını kaybeden kardeşlerimize Cenab-ı  Allah'tan rahmet diliyorum. Allah milletimizi görünür, görünmez bütün  musibetlerden korusun. Depremden değil, kayıtsızlık, kararsızlık ve  hazırlıksızlıktan ürkelim. Japonya'da tek tük yaralanmaya neden olan bir  depremin, ülkemizde nasıl oluyor da binlerce insanımızın hayatına kastettiğini  düşünelim."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.