Aziz Vatandaşlarım,

Muhterem Çankırılılar,

Değerli Dava Arkadaşlarım,

Saygıdeğer Hanımefendiler, Beyefendiler,

Allah nazardan saklasın, Çankırı’yı hiç bu kadar diri, hiç bu kadar heyecanlı görmemiştim.

Çankırı huzura, refaha, düzene ve dengeye susamıştır.

Çankırı, güvenliğe, kardeşliğe, adalete, temizliğe, ekonomik rahatlığa duyduğu özlemle yanıp kavrulmuştur.

Bilmenizi istiyorum ki, bu muhteşem tablo ile karşılaşmaktan son derece bahtiyarım.

Aziz vatan beldesi Çankırı’da, kahraman Çankırılı kardeşlerimle beraber olmaktan gurur duyuyorum.

Yürekleri Türkiye sevgisiyle dolu kardeşlerimle bizleri bir kez daha kucaklaştıran Cenab-ı Allah'a şükrediyorum.

Yeni bir dirilişi, yeni bir kurtuluşu müjdeleyen bu toplantıya katılan, emek ve gönül veren herkesi en içten hissiyatımla kutluyorum.

33 gün sonra yapılacak 7 Haziran Milletvekilliği Genel Seçimi’nin ülkemizin birliğine, milletimizin dirliğine, insanımızın refahına katkılar sağlamasını Allah’tan niyaz ediyorum.

Barış, huzur ve esenlik içinde demokratik bir yarışın gerçekleşmesini ümit ediyorum.

Buradan Atkaracalar’a, Bayramören’e, Çerkeş’e, Eldivan’a, Ilgaz’a, Korgun’a, Kurşunlu’ya, Kızılırmak’a, Orta’ya, Şabanözü’ne, Yapraklı’ya gönül dolusu selamlarımı gönderiyorum.

Ve hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum.

 

Değerli Çankırılılar,

Saygıdeğer Vatandaşlarım,

Orta Anadolu’nun kuzeyinde, Kızılırmak ile Batı Karadeniz ana havzaları arasında yer alan Çankırı’nın bizim için anlamı çok derindir.

Çankırı misafirperverdir.

Çankırı cömerttir.

Çankırı dünden bugüne cesaret ve yiğitlik timsalidir.

Yarenlik kültürüyle Çankırı dostluk ve kardeşlik simgesidir.

Milli birliğimizi muhafaza eden yardımlaşma ve dayanışma duyguları en canlı haliyle burada, sizler sayesinde yaşamaktadır.

Çankırı’nın yolu birlikte yaşamaya akmaktadır.

Çankırı’nın yönü kucaklaşmaya açılmaktadır.

Çankırı’nın yüreği Türkiye için atmaktadır.

Fakat Çankırı dertlidir.

Çankırı sorun deryasıdır.

Çankırı’nın eski neşesi, eski tebessümü, eski takati bugünlerde kalmamıştır.

13 yıldır Türkiye’yi yöneten AKP Çankırı’yı perişan etmiştir.

İktidar, kırılmadık gönül bırakmamıştır.

Darlık ve ağırlaşan geçim şartları Çankırılıları canından bezdirmiştir.

İşsizlik Çankırı’yı kavramış, yoksulluk Çankırı’nın önünü kapatmıştır.

Çankırı’da;

Esnafımız sıkıntılıdır.

Çiftçimiz bitkindir.

Memurumuz durgundur.

İşçimiz solgundur.

Emeklimiz açlığa ve sefalete teslimdir.

Gençlerimiz umutsuz ve işsizdir.

Analar, babalar, dedeler, nineler, gelinler, bacılar üzgündür.

Küçük bir azınlık ve kaymak tabaka dışında herkes halinden şikâyetçidir.

Vicdanı Ilgaz Dağı gibi yüksek ve görkemli olan Çankırılılar nefes alamamaktadır.

Pazarlar, marketler ateş pahasıdır.

Borçlar yığılmış, enflasyon canavarı başını kaldırmıştır.

Çankırılı karın tokluğuna yaşamaktadır.

Çankırılı bir lokma ekmek için çırpınmaktadır.

Sizler helal kazancınızın peşindeyken, iktidardaki zümre harama batmıştır.

Sizler aç ve açıkta iken, iktidar kadroları bolluk ve lüks içindedir.

Sizler doğruluğun izindeyken, iktidardaki menfaat çetesi yozlaşmanın pençesinde, yabancılaşmanın tarafındadır.

AKP, ayakkabı kutularını sizden çaldıklarıyla doldurmuştur.

AKP, yatak odalarını sizden aşırdıklarıyla taşırmıştır.

Rüşvetçiler 13 yıldır iktidardadır.

Soyguncular 13 yıldır keyif ve konfor içindedir.

Yolsuzluk ve vurgun şebekelerinin 13 yıldır yediği önünde, yemediği ardındadır.

Biliyorsunuz, Ankara’ya sizlerin alın terinizden kesilen paralarla saray diktiler.

Bu kaçak ve karanlık saraya 1 trilyon 370 milyar lira harcadılar.

Buna da itibar dediler.

İtibarı haramda aradılar.

İtibarı soygunda buldular.

İtibarsızlığı itibar olarak adlandırdılar.

Yalan söylediler, utanmadılar.

Allah’la kandırdılar, korkmadılar.

İstismara taptılar, inkara saptılar, işbirlikçi ve iki yüzlü oldular.

Sarayda altın varanklı bardaklardan kana kana içtiler.

Pahalı tabaklarda tıka basa yediler.

Beştepe Hanedanlığı kurarak zalimliğin sultasını sürdüler.

Har vurup harman savurdular.

Müsrifliğin dibini boyladılar.

Kanunsuzluğun çukuruna gömüldüler.

Çankırı’nın servetini hortumladılar.

Çankırı’nın hakkına el koydular.

Bir yanda hırsızlık yaptılar, diğer yanda ahlakı susturdular.

Bir yanda rüşvet yediler, diğer yanda hukuku katlettiler.

Bir yanda hazineyi boşaltılar, diğer yanda bana mısın demediler.

17-25 Aralık’ta suçüstü yakalandılar, ama darbe dediler.

Görevini yapan hakim, savcı ve polislere saldırdılar, görevden aldılar, sürgüne ve cezaevine yolladılar.

İşler sarpa sarınca, maske düşünce, kirli çamaşırlar birer birer dökülünce, 12 yıl bir ve beraber olduklarını paralel ilan ettiler.

Eğer paralel devlet varsa, bunun sorumlusu AKP’dir.

Eğer paralel örgüt devlete yerleşmişse, bunun suçlusu elbette AKP’den başkası olmayacaktır.

Rüşvet ve yolsuzluk furyası çıkmasaydı paraleli hatırlayan olmayacaktı.

Çankırılıya ve aziz milletimize küfreden havuzcular deşifre edilmeseydi, paralel diye kimse fişlenmeyecekti.

Erdoğan ve doğuştan talihli evladının telefonda haram serveti eritmeyle ilgili diyalogları duyulmasaydı paralel imal edilmeyecekti.

Rüşvet ve yolsuzluk tapelerine montaj derken yüzleri hiç kızarmadı.

17-25 Aralık rezaletini; milli iradeye saldırı, Türkiye’ye tezgah derken de hiç vicdanları sızlamadı.

Nitekim AKP, tarihin en büyük yolsuzluk suçunu işlemiştir.

Çalınan sizlerin emeğidir.

Çalınan sizlerin gelecek ümididir.

Çalınan, soyulan, yağma ve talan edilen milli servet, Çankırılının rızkıdır.

Soruyorum sizlere ve öyle gür bir sesle cevap vermenizi bekliyorum ki, saraydaki tir tir titresin, Başbakanlığı bitirmek için uğraşan Serok Ahmet kaçacak delik arasın:

       Rüşvet ve yolsuzluğa kulakları tıkayalım mı? (Hayır)

       Erdoğan ve yandaşlarının Türkiye’yi sömürmesine, baştan ayağa soymasına sessiz duralım mı? (Hayır)

       400 milletvekili isteyip, dört yüzsüz, dört arsız, dört vicdansız, dört rüşvetçi eski bakanı perdeleyenleri görmezden gelelim mi? (Hayır)

Bir sebeple AKP’ye oy vermiş vatandaşım, gel günaha ortak olma.

Yıllardır bir umuttur diye AKP’ye destek veren kardeşim, gel bu haram kervanına katılma.

CHP’ye ve diğer partilere oy vermiş kardeşim, gel bu kez Türkiye’nin yanında dur.

“Kime oy vereceğim belli değil, kararsızım” diyen vatan evladı, gel birlikte olalım, birlikte Türkiye’nin kurtuluşuna omuz verelim.

Hırsıza karşı Bizimle Yürü Çankırı.

Yokluğa, yoksulluğa, yolsuzluğa ve yasaklara karşı Bizimle Yürü Çankırı.

Teröre, tavize, onursuzluğa karşı Bizimle Yürü Çankırı.

Haramzadelere karşı Bizimle Yürü Çankırı.

Despot ve tiranlığa özenen 17-25 Erdoğan’a, icazetli ve vesayetli Başbakanlık yapan Davutoğlu’na karşı Bizimle Yürü Çankırı.

Toplumsal onarım, huzurlu gelecek için Bizimle Yürü Çankırı.

Çankırılı kardeşlerim söyleyiniz bana;

Bizimle yürümeye var mısınız? (Evet)

MHP’nin iktidarına hazır mısınız? (Evet)

Zalimleri, hainleri, emanete zarar veren karanlık emelleri kovmak için MHP’yi seçecek misiniz? (Evet)

Allah hepinizden razı olsun.

Ne mutlu sizlere ki, Çankırı kiminle yürüyeceğini belirlemiştir.

 

Değerli Çankırılılar,

Aziz Dava Arkadaşlarım,

Türkiye Cumhuriyeti hain ve haşin bir kuşatma altındadır.

Vatan ve millet ağır ve ağrılı operasyon geçirmektedir.

       Geleceğimiz kundaklanmaktadır.

       Kardeşliğimiz kurcalanmaktadır.

       Varlığımız kurutulmaktadır.

√       Milletimiz kutuplaştırılmaktadır.

       Kimliğimiz kırpılmaktadır.

√       Dirliğimiz kırılmaktadır.

       Umutlarımız karartılmaktadır.

       Ve önümüz kapatılmaktadır.

Sorumlu ve suçlu AKP’dir.

Çıbanın başı, musibetin elebaşı kaçak ve karanlık saraydadır.

Erdoğan başkanlık sistemini kabullendirmek için var gücüyle uğraşmaktadır.

Türlü kanunsuz yöntemlerden medet ummaktadır.

Bu şahsiyetin akıl ve vicdan seviyesi tükenmiş, idrak ve izzet ufku kapanmıştır.

Erdoğan alenen Türkiye’nin karşısına geçmiştir.

Bizzat Anayasal yetkilerine dayanarak yine Anayasal düzeni yıkmaya azmetmiştir.

Türkiye’nin başka bir formata, farklı bir eksene, sonu meçhul bir maceraya sürüklenmesi amacıyla saray merkezli ihanet seansları olağanüstü şekilde sıklaşmıştır.

Erdoğan PKK takviyeli başkanlık rüyasını gerçeğe dönüştürmek istemektedir.

Yürürlükteki sistemi rafa kaldırmak için kılıktan kılığa girmekte, yalandan yalana koşmaktadır.

Erdoğan Cumhurbaşkanı olmasına rağmen, AKP’nin fiili eşgenel başkanı gibi siyaset yapmaktadır.

Düzmece açılışları, sanal temel atma törenlerini bahane ederek muhalefete çatmakta, başkanlık propagandası yapmaktadır.

Erdoğan Anayasa’nın kendisine çizdiği sınırları defalarca ihlal etmiştir.

Erdoğan tarafsızlığını kaybetmiştir.

“Ben milletin tarafındayım, her partiye eşit mesafedeyim, ama gönlümde de bir parti var” sözleriyle tükenmişliğini örtbas etmenin çabasındadır.

Bu sözüyle bile AKP’yi işaret etmekte, oy dilenciliğine soyunmaktadır.

Erdoğan 7 Haziran Milletvekilliği Genel Seçimi’ni başkanlık sistemine geçiş için basamak, kendi ifadesiyle istasyon olarak görmektedir.

Bu cüret, bu pervasızlık, bu pişkinlik Türkiye’ye ağır yansıyacaktır.

Türk milleti 7 Haziran’da başkan, diktatör, kral, sultan, şah, emir seçmeyecektir.

7 Haziran’da Erdoğan’a makam, mevki ve de yeni bir koltuk ihdas edilmeyecek, edilemeyecektir.

7 Haziran’da Türk milleti hür iradesiyle, ahlaklı duruşuyla sorunlarını çözecek temsilcilerini belirleyecek, kendi istikbalini oylayacaktır.

Unutmayınız ki, 78 milyon Türk vatandaşı sarayda komplo tertipleyen bir tek adamdan büyük ve azizdir.

Hiç kimse geleceğimizi bir kişiye bağlayamayacaktır.

En başta Çankırılılar buna izin vermeyecektir.

Peki, Başbakan Davutoğlu başkanlık sistemini sizlere nasıl anlatacaktır?

“Başbakanlığı istemiyorum, bana oy vermeyin, başkanlığa oy verin mi” diyecektir?

Dünyada demokrasiyle idare edilen hangi ülkede, bir başbakan çıkıp da farklı bir sistem ve rejim için oy istemiş, kendi ağırlığını yerle yeksan etmiştir?

Davutoğlu lafla milliyetçilik olmaz diyerek atıp tutacağına, önce taşıdığı görevin farkına ve şuuruna varmalıdır.

İradesi ve cesareti kaldıysa her şeyini borçlu olduğu parlamenter sistemin safında yer almalıdır.

Ancak yapamaz, yapmaya da gücü yetmez.

Davutoğlu boşuna konuşmakta, boş yere vakit kaybetmektedir.

Çünkü Türk milletine söyleyeceği hiçbir şey yoktur.

Biliniz ki, AKP; siyasi varlığı ve geleceği için oy istemekten tamamen uzaktır.

Davutoğlu ve partisi artık siyaseten askıda, ahlaken ve fiilen devre dışıdır.

AKP kadük bir partidir.

Davutoğlu, Erdoğan’ın başkanlık sistemine hizmet eden, uzaktan kumandayla yönetilen; iradesiz, etkisiz, yetkisiz, hedefsiz, hevessiz defolu bir Başbakan’dır.

Böyle bir Başbakan, böyle bir hükümet bugüne kadar hiç olmamış, eşi benzeri de hiç görülmemiştir.

Erdoğan tazyikli Yeni Türkiye tez ve teklifleri parçalanmadır.

Bunların anladığı ve hedeflediği Yeni Anayasa bölünmeyi sağlayacak saatli bombadır.

Erdoğan ve Davutoğlu’nun gündeminde Çankırı yoktur.

Türkiye karşıtı cephenin bu iki özel görevlisinin dilinde millet, milli menfaat, milli gelecek, bin yıllık kardeşlik, Türkiye’nin huzur ve bekası yoktur.

Başkanlık her şeyin üstünde, herkesin önündedir.

Erdoğan başkan olabilmek, ensesindeki hukuki süreç ve yolsuzluk suçlamalarından hem kendisini hem de ailesini kurtarabilmek için ömür boyu sürecek bir saltanat arzulamaktadır.

Erdoğan her şeyi kişisel çıkarına alet etmektedir.

HDP’yle eften püften kavga etmekte, fakat el altından ihanet pazarlıklarını sürdürmektedir.

28 Şubat’ta Dolmabahçe’de İmralı canisinin mesajını önce okutmuş, sonra da eleştirmiştir.

PKK’nın taleplerine önce sıcak ve olumlu yaklaşıp umut vermiş; sonra da sıkışınca bunu sorgulamıştır.

Sözde Kürt sorununu önce tanıyıp, sonra ayrımcılık diye yaftalamıştır.

Doğu’da Kürtçü, Batı’da milliyetçi rolü oynayan bu adamdır.

Siirt’te Yüce Kitabımız Kur’an’ı eline alarak kürsüye çıkması da tarifi olmayan bir istismar felaketidir.

Erdoğan Kur’an ile büyüdüm demektedir.

Ne var ki, Kur’andan pasta yapıp yiyenleri el üstünde tutmaktadır.

Söyleyiniz bana, Kur’anla büyüyen adaletsizliğe, ahlaksızlığa, gıybete, nifaka destek verip içiçe geçer mi?

Kur’anla büyüyen birisi, ayetlerle dalga geçen küfrün bekçilerine kol kanat gerer mi?

Müslüman Türk milleti bu oyuna düşmez.

Müslüman Türk milleti bu tuzağa kapılmaz, bu riyakarlığa kanmaz.

Kul affetse de, Yüce Rabbimiz bu din ve diyanet tacirlerini asla bağışlamaz.

Buradan diyorum ki; rüşvet ve yolsuzlukla kirlenmiş ellerin Kur’an-ı Kerim’e uzanması günahkârlığın ötesinde, tam bir münafıklık alametidir.

Kur’an tertemiz imanlı vicdanların manevi şifa ve kılavuzudur.

Türkiye besmeleyle soygun yapanları ilk kez görmüştür.

Türkiye başörtüsünün altına gizlenip haçlılara hizmet edenlere ilk defa şahit olmuştur.

Türkiye; Yemenden Suriye’ye, Irak’tan Libya’ya kadar savaş narası atıp da Müslüman katillerine yardım ve yataklık yapanların, sıra Çanakkale’ye gelince barış çağrısı yapmasını yeni görmüştür.

Vatan topraklarını bırakıp kaçmak AKP’nin zafer söylemidir.

Bayrağın indirilmesine seyirci kalmak, Atatürk büstlerinin yakılmasını yıkılmasını tepkisizce izlemek AKP marifeti, AKP başarısıdır.

IŞİD ve PKK başta olmak üzere, bölgesel zeminde faal olan kanlı terör örgütleriyle hedef birliği hayalken AKP’yle gerçek olmuştur.

Usta diye göklere çıkarılan 17-25 Erdoğan, Türkiye’yi hızara vermiştir.

Adam diye övülen bu şahıs Türkiye’nin yönünü uçuruma çevirmiştir.

Çankırı bu olanları kabul ediyor mu? (Hayır)

Çankırı bu kadar ağır hasar ve hıyaneti normal görüyor mu? (Hayır)

İmam Hatip Liseleri Erdoğan’ın dilindedir.

Kürtçe Kur’an Erdoğan’ın propagandasıdır.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nı siyasi malzeme yapmak Erdoğan’a has bir ilkelliktir.

Erdoğan milleti 36’ya ayırmakla yetinmemiş; camilerimizi, cemevlerimizi, mahallerimizi, hatıralarımızı, ortak acı ve sevinçlerimizi de ayırmaya teşebbüs etmiştir.

 

Değerli Vatandaşlarım,

Erdoğan diyor ki, 2002’de Kürtçe vaaz verilmiyor, hutbe okunmuyormuş.

Yine devam ediyor; Kürtçe Kur’an meali, Kürtçe hadis kitabı, Kürtçe Siyer-i Nebi, Kürtçe Mevlit kitabı, Kürtçe Elifba konusunda güçlü adımlar atılmış.

TRT Kürdi kanalında Kürtçe Mevlit okunuyormuş.

Türkçe ezan neyse, Kürtçe Kur’an aynısıdır.

Erdoğan’ın Yüce Kitabımızı bölücülüğe alet etmesi vahim ve telafisi olmayacak bir kırılmadır.

Dili bir, dini bir, kıblesi bir, Kabesi bir, acısı bir, anısı bir, geçmişi bir, geleceği bir olmuş Türk milletine yapılabilecek en büyük kötülük fitneyi inanç dairesine yaymaktır.

Hakikaten de hayali bile korkunç olan ne varsa 13 yılda zemin bulmuş, taban tutmuştur.

Bölünmedik ne kalmıştır?

Erdoğan ve sahte dindarlar bundan sonra İslam’ı da 36’ya ayıracaklar mıdır?

Türkiye nereden nereye gelmiştir?

Aziz Çankırılılar, bu zulmeti, bu zarar ve ziyanı muhataplarının yanına bırakacak mısınız?

Türkçe’ye açılan savaşı, Türklüğe biçilen kefeni, milli ve manevi değerlerimize yapılan hakaretleri sineye çekecek misiniz?

Erdoğan hem Kabe’yi anlatıyor, hem de Mor Gabriel Manastırının sorunlarını çözdüklerini ileri sürüyor.

Hem Zerdüştlük aleyhine konuşuyor, hem de bu çerçevede suçladıklarıyla barış ve çözüm masası kuruyor.

Dönüyor, devletin terör örgütüyle masada oturması halinde çökeceğini söylüyor.

Yıllardır masalarda oturan kimdi?

Yıllardır pazarlıklarla PKK’yı dirilten, taviz üstüne taviz verenler kimlerdi?

Erdoğan yanlış yerdedir.

Erdoğan yanlışın içinde, yalancılığın koynundadır.

Davutoğlu’ndan ise bahsetmek emin olun zaman kaybı, emek israfı, boşu boşuna nefes tüketimidir.

 

Değerli Vatandaşlarım,

Türkiye’nin AKP’yle bir adım dahi atacak mecali kalmamıştır.

Deniz bitmiş, kabus dolu yılların sonuna gelinmiştir.

Türk milleti sevdalısını aramaktadır.

Çankırı hizmetkârını gözlemektedir.

Türk vatanı elinden tutacak kudreti beklemektedir.

Ve ne mutlu ki aranılan güç buradadır.

Beklenilen kudret bu meydandadır.

Milliyetçi Hareket Partisi çaredir.

Milliyetçi Hareket Partisi umuttur.

Milliyetçi Hareket Partisi gelecektir, geleceğin mimarıdır.

Bizimle Yürü Türkiye. Bizimle Yürü Çankırı.

Emekli kardeşim biliyorum, düşük aylığınla geçinemiyorsun. Zor hayat şartlarına mahkumsun. Hatta karnını doyurmak için ek iş yapıyorsun.

Emeklilerimize sesleniyorum, Mart ayında 1400 ve Eylül ayında 1400 lira olmak üzere yılda toplam 2800 lira Emekli Destek Ödeneği almak için bizimle yürüyün.

Mazlumlar, ezilenler, itilip kakılanlar bizimle yürüyün.

Çiftçi, esnaf, işçi, memur ile Cumhurbaşkanı ve milletvekili emeklisine aynı tutarda ödenek vermek için Bizimle Yürü Çankırı.

Emeklilerimizin banka promosyonu alabilmeleri için Bizimle Yürü Çankırı.

Esnafın emekli aylığından kesilen sosyal güvenlik destek priminin kaldırılması için Bizimle Yürü Çankırı.

Şahit olun, sözümüz sözdür:

Emekli aylıkları arasındaki eşitsizlik gidereceğiz, emekli aylığı hesabındaki refah payını yükseltileceğiz.

Emeklilikte yaşa ve prim gün sayısına takılan vatandaşlarımızın mağduriyetlerini çözeceğiz.

Asgari ücretle çalışan kardeşlerim, neler çektiğinizin farkındayım.

Asgari ücreti net 1400 liraya çıkarmak, büyük şehirlerde her ay 100 lira şehir içi ulaşım desteği vermek, evi olmayan muhtaç ailelere 250 lira kira yardımı yapmak için Bizimle Yürü Çankırı.

Büyükşehirlerde evi olmayan asgari ücretle geçinen kardeşimizin 1750 lira alabilmesi için Bizimle Yürü Türkiye.

İmamsız ve müezzinsiz cami kalmaması için Bizimle Yürü Çankırı.

Köy ve mahalle muhtarları maaşlarının en az asgari ücret kadar yükselmesi, yani en az 1400 lira olması için Bizimle Yürü Çankırı.

Köy ve mahalle ihtiyar heyetinde görev alan kardeşlerimin her ay 150 lira huzur hakkı alması için Bizimle Yürü Çankırı.

Çiftçi kardeşim Allah’ın izniyle yüzünü güldüreceğiz. Başta mazot, gübre ve yem olmak üzere temel girdileri ucuza alabileceksin.

Ve mazotta, gübrede, ilaçta, tohumda, yemde, fidede, ÖTV ve KDV’yi tamamen kaldırmak için Bizimle Yürü Çankırı.

Belinizi büken mazotu 1 lira 75 kuruşa indirmek için Bizimle Yürü Çankırı.

Tarımı canlandırmak, çiftçimizi, hayvan üreticimizi borçtan dertten kurtarmak için Bizimle Yürü Türkiye.

Hayvan üreticilerinin yem ve kepek başta olmak üzere, kullandıkları girdilerdeki KDV’yi yüzde 1’e düşürmek için Bizimle Yürü Çankırı.

Orman köylüsünün mağduriyetini gidermek için, 2/B sorununu adil bir şekilde çözmek için Bizimle Yürü Çankırı.

Canlı hayvan kaçakçılığını önlemek, et ve sütte garanti fiyat uygulamak için Bizimle Yürü Çankırı.

Esnaf ve sanatkar kardeşim, yeni işyeri açtıysan, beş yıl süreyle gelir vergisinden seni muaf tutacağız.

İlave olarak, kendi adına ödediğin sigorta primlerinin yarısı beş yıl süreyle devlet tarafından karşılanacaktır.

Şoför esnafımız duy sesimizi, aldığın yeni ticari araçtan 10 yıl kullanmak kaydıyla KDV ve ÖTV almayacağız.

Kamyon, otobüs, dolmuş ve taksi şoförlerimiz çalışma sürelerinizin her 4 yılı için bir yıl fiili hizmet zammı alacaksınız.

Esnaf, Bağ-Kur emeklilerimizin aylıklarını iyileştireceğiz. Gerçek manada intibak düzenlemesini yapacağız. Emekli aylıkları arasındaki eşitsizlikleri gideceğiz.

Esnaf ve sanatkarımızın emekli aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilmesine son vereceğiz.

Bizimle Yürümeye Hazır mısınız?

İşsiz kardeşim meraklanma, Üreten Ekonomi Programımızla her yıl 700 bin insanımıza iş sağlayacağız. Bizimle Yürüyecek misiniz?

Yoksul kardeşim, 33 gün daha dayan, senin sorunlarını hepten bitireceğiz.

Bugüne kadar kim hangi ad altında, hangi tutar ve miktarda yardım alırsa alsın, anasının ak sütü gibi helali olan sosyal yardım ve desteklerden kesinlikle mahrum bırakılmayacaktır.

Ve de bu yardımlar refah artışı kapsamında artırılıp devam ettirilecektir.

Muhtaç durumda olan ailelerimizin en az bir ferdine iş vereceğiz.

İş sağlanana kadar, asgari ücretin yarısı kadar, yani 700 lira “Aile Desteği” adı altında ödeme yapacağız.

65 yaşını doldurmuş kardeşlerim, size ödenen aylığı 300 liraya çıkaracağız.

Yaşlısına bakmakla yükümlü ailelere sosyal bakım yardımını helalinden vereceğiz.

Kamuya ait atıl arazileri yoksullarımıza vermekle kalmayacak, istihdam amaçlı olarak bedelsiz büyük ya da küçükbaş hayvan vereceğiz.

Bizimle Yürümeye söz veriyor musunuz?

Evi olmayan muhtaç ailelerimize sosyal konut sağlayacağız.

Veya 250 lira kira yardımı yapacağız.

İlköğretime ve ortaöğretime devam eden evlatlarımızın annelerine muhtaçlık durumlarını dikkate alarak en az 50 lira vereceğiz.

6 yaş altı bebek ve çocuklar ile hamile veya lohusa annelere şartlı sağlık yardımını artıracağız.

 200 kilovatsaat elektrik tüketen ve ödeme gücü olmayan vatandaşlarımıza faturanın yüzde 75’ini geri ödeyeceğiz.

Engelli kardeşim seni asla unutmayız.

18 yaşını doldurmuş ve başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyen engellerimize 600 lira, diğer engelli aylığı ve 18 yaş altı engelli aylığını 400 liraya çıkaracağız.

Bizimle Yürü Çankırı.

Muhtaç durumdaki ailelere aylık temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri Harcama Kartları, Hilalkart, uygulamasına geçeceğiz.

Aylık almayan annesi ya da babası veya her ikisi de vefat etmiş evlatlarımız, size de her ay 100 lira cep harçlığı vereceğiz.

Gazilerimize 3600 günde emekli olma hakkı getireceğiz.

Bütün şehit yetimlerine iş imkanı sağlayacağız.

Öğretmenlerimizin 3600 ek göstergeden istifade etmelerinin önünü açacağız.

Bizimle Yürü Türkiye.

Öğretmenlerin özür grubu tayinlerinde yaşanan sorunları bitireceğiz.

Ek ders ile eğitim ve öğretim tazminatlarını yükselteceğiz.

Kadrosu olmadan çalışan sözleşmeli, geçici öğretmenlerimizi kadroya almanın yanında, atanamayan öğretmen çilesine son vereceğiz.

Her öğrencimize, başarılı olmak kaydıyla, 10 bin liraya kadar yükseköğretim kuponu vereceğiz.

Yuva kuracak gençlerimize 10 bin lira tutarında, iki yıl vadeli, faizsiz kredi imkanı sağlayacağız.

Emniyet mensuplarımızın çalışma şartlarını ve özlük haklarını iyileştirecek, bu kapsamda polislerimizin ek göstergesini 3600’e çıkaracağız.

Astsubaylarımızın intibaklarını yapacak, haklarını verecek, uzman jandarma ve uzman erbaşların tüm mağduriyetlerini gidereceğiz.

Cemevi gerçeğini siyasi kaygılardan uzak bir şekilde kabul edecek ve devlet yardımının önünü açacağız.

Gelir dağılımındaki adaletsizliği gidereceğiz.

Bölücülüğün ve terörün kökünü kazıyacak, milli birliğimizi ve kardeşliğimizi güçlendirecek yeni bir anayasayı milletimize hazırlayacağız.

Biliniz ki başaracağız.

Sizler bizimle yürüdükten sonra Türkiye’yi Toplumsal Onarım ve Huzurlu Gelecek vizyonumuzla; plan, proje ve stratejik hedeflerimizle şaha kaldıracağız.

Çankırı Bizimle Yürüyecek mi?

7 Haziran’da MHP’ye oy verecek misiniz?

7 Haziran’da vatana, millete ve geleceğinize sahip çıkacak mısınız?

Genel seçimler, büyük milletimizi tıpkı asırlar öncesinde olduğu gibi lider ülke Türkiye ülküsüne götürecek yolun başlangıcı olacaktır.

Tek başına iktidarımız, Türkiye’nin yeniden ayağa kalkmasını sağlayacaktır.

Ne AKP’nin, ne CHP’nin, ne de barajı geçmesi için yoğun faaliyet gösterilen HDP’nin Türkiye’ye hayrı dokunamayacaktır.

Türkiye sizinle tarih yazacaktır.

Medya ne derse desin, anketler ne söylerse söylesin.

İktidarımızın müjdesi konvoylarımızı selamlayanlardır.

İktidarımızın habercisi meydanlara sığmayanlardır.

İşte Çankırı her şeyin tanığıdır.

Rabbim hepinizden razı olsun.

Sizleri bir kez daha sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Hepinizi Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum.

Sağ olun, var olun.

Bizimle Yürü Çankırı.

Bizimle Yürü Türkiye.

Ne mutlu Türküm Diyene.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.