Devlet Bahçeli'den Çanakkale mesajı
 100 yıl önce Çanakkale’de, eşi benzeri görülmemiş bir mücadele ruhu, tarihe mühür vurmuş bir müdafaa azmi tüm dünyanın gözü önünde gerçekleşmiştir.

Türk milleti Çanakkale’ye adeta etten duvar örmüş, mütecaviz emel, hedef ve saldırıları can pahasına püskürtmüş, böylelikle tarihin akışını değiştirmiştir.

Kınalı kuzular kanlarıyla destan yazmışlar, vatan, bayrak ve milli namusu lekeletmemişlerdir.

Çanakkale’de iman gücü, var olma sevdası, istiklal aşkı, kardeşlik hissiyatı; batılın elçilerini, küfrün hesap ve heveslerini silindir gibi ezip geçmiştir.

Vatan savunması için bedenlerini siper eden asil millet evlatları birlik, beraberlik ve dayanışma şuuruyla Çanakkale’yi geçilmez yapmışlardır.

En modern silahlar, en ileri savaş araçları, teknolojinin tüm imkan ve kabiliyeti Çanakkale’de tel tel dökülmüş, düşmanca niyetler denizin dibine gömülmüştür.

Buğday kırığından yapılmış çorbalarla öğün geçiren, çamur barınaklarda kalan, içecek su, yiyecek ekmek, giyecek ayakkabı bulmakta zorluk çeken kahramanlarımız imkansızlıklar karşısında asla pes etmemişlerdir.

Çanakkale duanın, direncin, dirilişin, dirayetin, devleşen feragat ve faziletin hiç şüphesiz zirvesi, kartal yuvasıdır.

Türk milleti Çanakkale’de zoru başarmış, iki yüz elli üç bin şehidimiz Çanakkale’yi boydan boya manevi surla çevirmiştir.

Tarih böylesine şanlı ve görkemli bir mücadele bilincine, efsanevi uyanış ve stratejik zafere çok az şahitlik etmiştir.

Elbette Çanakkale şehitlerimizin aziz ve eşsiz bir eseridir.

Toprağın koynuna kefensiz giren yiğitlerimiz, Türk tarihini omuzlamışlar, bağımsız yaşama iradesini sancak gibi sallamışlardır.

Çanakkale’nin her köşesi tertemiz şehit kanlarıyla yoğrulmuş; kaldırılan 215 okkalık top mermileri, Allah Allah nidalarıyla düşman mevzilerini dağıtan milli kudret istikbalimize nefes aldırmıştır.

Hilalin umutları Çanakkale’de tazelenmiş, Türk milleti boyunduruk ve esareti tümden reddetmiştir.

Milli mücadele yıllarında gösterilen atılganlığın arka planında Çanakkale ruhunun kazandırdığı özgüven olduğu da tartışma götürmez bir gerçektir.

Ne mutlu ki, büyük Türk milleti, vatanı, devleti, inancı ve hürriyeti uğruna canını feda edebilecek müstesna evlatlarını bağrından yetiştirebilmiştir.

Yüce dinimiz bu “canından vaz geçme”, “ varlığını kutlu değerler adına terk etme” halini “Şehadet” olarak tanımlamış ve Cenab-ı Allah bu uğurda can verenlerin asla ölmeyeceğini müjdelemiştir.

Aziz şehitlerimizi, bizlerden daha kıymetli yapan, onları kaybetmenin üzüntüsünü yüreklerimizden bir nebze olsun hafifleten ve bizleri teselli eden duygular da “Şehit” olmanın bu çok özel anlamında saklıdır.

Neye mal olursa olsun, şehitlerimizin emaneti bu aziz vatan ilelebet var olacaktır.

Ecdadımızın kutlu bir mirası olan, asırlar içindeki kardeşlik, kaynaşma ve kucaklaşma hasletleriyle yükselen Türk milleti bölücü ve yıkıcı mihrakların keyfine bırakılmayacaktır.

Çözülmeye karşı çare Çanakkale’dir, bölünmeye ve dağılmaya engel Çanakkale emanetidir.

İlhamımız Çanakkale’dir, itibar ve iddiamızın dayanağı muhterem şehitlerimizdir.

Bu düşüncelerle Çanakkale Deniz Zaferi’nin 100. yıldönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere; milli ve manevi değerleri uğruna hayatlarından olmuş bütün şehitlerimizi rahmetle, minnetle, hürmetle yad ediyorum.

Çanakkale’yi düşmana dar eden kahraman nesilden Cenab-ı Allah bin kere razı olsun, yattığı yerleri nurla doldursun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.