Davudoğlu seçimlerde çevre kirliliği uyarısı

 Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, “Öze dönüş listesi” olarak tanımladığı, AKP’nin 1 Kasım seçimlerinde sahaya süreceği 550 milletvekili adayının tanıtım toplantısı yapıldı. Toplantıda konuşma yapan Davutoğlu, "Eğer bütün partiler kabul ederse, çevre kirliliğini ve gürültü kirliliğini engellemek için kampanyaların en az masraf ve çevre kirliliği için centilmenlik anlaşması yapalım. Seçim ofislerinin dışında bayraklama yapmayıp çevre ve gürültü kirliliğini engelleyelim" çağrısı yaptı.

"7 Haziran sonrası oluşan bloğun karşısında 258 milletin adamı dimdik durdu" diyen Davutoğlu, "258 kardeşimiz blok siyaseti yapan CHP'ye, teröre sırtını yaslayan HDP'ye, 'hayır'cı MHP'ye karşı mücadele vermiştir" ifadesini kullandı. Davutoğlu, "Aileleri ve özel hayatı, siyasetin ve rekabetin içine sokmamalıyız" dedi.

Toplantıda AKP'nin 1 Kasım için hazırladığı yeni seçim şarkısı da tanıtıldı. Şarkıda, "yenilendik, tazelendik" mesajı verildi. 

Davutoğlu'nun açıklamaları özetle şöyle:

Güzel ülkemizin her bir köşemizden Ankara'ya teşrif eden dava arkadaşlarımı aziz milletimizi temsil etmek için yola çıkan aday arkadaşlarım hepinizi saygıyla selamlıyorum. Haydi Bismillah diyorum.

Her şeyden önce bu kutlu yürüyüşün başlangıcında Bismillah derken vatanımızı birliği ve beraberliği milletimiz için şehit düşümüş bütün şehitlerimizi rahmetlere anıyorum.

'İlk günkü aşkla menzile kadar omuz omuza gideceğiz'

Allah mekanlarını cennet eylesin, emanetlerini taşımamızı nasip eylesin.

İlk günkü aşkla ve bu aziz dava arkadaşlarımızla yolumuza devam edeceğiz ve inşallah menzile kadar omuz omuza gideceğiz.

Milletleri zor zamanlarda öncü kadrolar yüceltir. Zor zamanlarda söyleyecek sözü olan yürüyecek yolu olan milletlerin önünü açar.

İşte AK Parti milletin bağrından ölesi bir kadronun başlattığı tarihi bir hareketin adıdır.

Kurucum liderimizi Tayyip Erdoğan’ın öncülüğüyle başlayan bu hareket mutlak suretle hedefine ulaşacaktır.

Dün sayın Cumhurbaşkanı'mızla milyonlara hitap ederken vurguladığımız gibi bu kutlu yürüyüş her adımda güçlenerek devam edecek.

İlk günkü aşkla son nefese kadar yürüyeceğiz.

Allah aşkımızı daim ulaşak menzili yakın kılsın.

Son 4 dönemin aday tanıtım toplantılarına baktığımızda davamızın köşe taşlarına bakabiliriz. 2002’de aday tanıtım toplantısı yapılamamıştı.

O kadrolar 28 Şubat darbesinin geride bırakrarak yola çıktı.

Ekonomik krizin o dehlizlerinden çıkan o kadro. O kadronun içinden başbakanlar meclis başkanları cumhurbaşkanları çıktı.

Ne bereketli hareket ki nice devlet adamları çıkardı. 2007 seçimlerine giderken aday listeleri açıklandıktan sonra yol çıkan adaylarımız arasıda 27 Nisan e-muhtırası vardı. Baskıyla AK Parti içinden Cumhurbaşkanı çıkartmayacağız diyen o tanıtım toplantısına katılan adaylar gerideki e-muhtırayı bütün antidemokratik çevrelerin planlarını yerle bir ederek büyük bir zafere imza attı.

2007 seçimlerine giderken listeler açıklandıktan sonra, 13 Haziran 2007’de aday tanıtım toplantısı yapıldığında adaylarımızın arkasında 27 Nisan e-muhtırası vardı. Baskıyla AK Parti’nin içinden Cumhurbaşkanı çıkartmayacağız diyen karanlık odaklara karşı, o toplantıya katılan adaylar Temmuz seçimlerine yürüdü ve gerideki e-muhtırayı bütün anti demokratik çevrelerin tuzaklarını yerle bir ederek büyük bir zafere imza attı. O kadroları da saygıyla selamlıyorum.  7 Haziran 2011 seçimlerine giderken, 18 Nisan 2011’de yine burada toplantı yapıldığında geride parti kapatma davasından başarıyla vakur bir şekilde çıkmış AK Parti kadroları vardı. Hiçbir aşamada bizi durduramadılar. Ne 2002’de genel başkanımızı yasaklarken durdurabildiler, ne e-muhtırayla durdurabildiler, ne parti kapatma davasıyla durdurabildiler. Ne de 2015’e giderken arkamızda kalan Gezi provokasyonları, 17-25 Aralık provokasyonlarıyla durdurabildiler.  Şimdi yeni bir seçime onurla yürürken demokrasiyi egemen kılmaya var mıyız?

Ben burada 7 Haziran seçimleriyle TBMM’de görev yapmış olan bütün arkadaşlarımı 258 milletvekilimizi saygıyla bir kez daha anıyorum. Her birine teşekkür ediyorum. 258 milletvekili almış olmamıza rağmen, tek başımıza iktidar olamamamızın sonucunda Türkiye’nin bir kaosa krize yöneleceğini düşünenler şunu gördüler ki, Türkiye’de siyasetin mayası omurgası AK Parti’dir. AK Parti olmadan siyasete şekil de dizayn da verilemez. 

'258 kardeşimiz blok siyaseti yapan CHP'ye, teröre sırtını yaslayan HDP'ye, 'hayır'cı MHP'ye karşı mücadele vermiştir'

Demokrasinin akil kılınması için başlattığımız huzur ve demokrasi operasyonu sonuna kadar devam edecektir.

AKP kadroları buradayken kimse şehitlerin emanetine ihanet edemeyecektir.

Bütün terör odakları huzur ve demokrasi operasyonuyla yerle bir edilmektedir. Burada doğu ve güneydoğudaki vatanşlarıma sesleniyorum. Buradaki operasyonlar terör örgütüne yöneliktir.

Demokrasi bütün kurumlarıyla şletilecek. 7 Haziran seçimlerinden sonra Kılıçdaroğlu blog tartışmaları başlatırken Bahçeli’de Türkiye’de yönetme sorununa, her şeye hayır dedi.

 7 Haziran sonrası oluşan bloğun karşısında 258 milletin adamı dimdik durdu. 258 kardeşimiz blok siyaseti yapan CHP'ye, teröre sırtını yaslayan HDP'ye, 'hayır'cı MHP'ye karşı mücadele vermiştir.

Sizlerden bu seçim döneminde bazı özel ricalarım var. Birincisi siyasetimizin felsefesi milletle birlikte siyaset yapmaktır. Sizler milletimizin bağrından çıktınız, ilk günkü aşkla haydi bismillah derken milletinize bağınızı hiçbir şekilde koparmayın. Milletin temsilcisi demek, milletin derdiyle dertlenen, sevinciyle sevinen, milletin iradesini Ankara’ya taşıyan kadrolar demek. Milletimize her zaman sahip çıkın.

İkincisi 7 Haziran seçimlerinde iç muhasebe yapacağımızı söyledik. Bir erdemliler hareketi olan AK Parti hareketinin yürüyen temsili olacaksınız. Bizde tevazu, aşk ve sevda vardır. Bize kibir, şatafat yakışmaz. Her birimiz, başta sizinle birlikte bu yola çıkmış bir nefer olarak ben, erdemliler hareketinin mensubu olarak, en güzel tutum ile siyasi ahlakın gerçek temsilcileri olalım.

Üçüncüsü AK Parti Türkiye’de her türlü ötekileştirmeyi yok sayarak ortaya çıktı. Sayın Cumhurbaşkanı ortak akıl ve vicdanla hareket ettiğimizi söyledi. Sizden ricam milletin her ferdini kucaklamanızdır. Bu milletin her ferdi azizdir. Bizi eleştirenlere en güçlü şekilde karşılık vereceğiz.

Felsefemize, tutumuza, üslubumuza uygun olarak davranacağız. Bırakın onlar nefret dili kullansınlar, onlara nefret, bize muhabbet, onlara hiddet, bize merhamet, onlara şiddet, bize rahmet ve bereket yakışır.

1 Kasım’da yürümeye var mıyız? Aziz gençler, değerli dava arkadaşlarım, hazır mısınız? İşte hiç yorulmayan AK Parti hareketinin mensupları burada. Biz yolumuzu ortaya koyacağız. 2023 hedefine doğru nasıl bir yol izleyeceğimizi mileltimizle paylaşacağız. Diğer siyasi parti liderlerine çağrıda bulunmak istiyorum. Gelin, hep beraber şiddete ve teröre karşı birleşelim. Suruç’ta saldırı olduğunda bütün siyasi parti liderlerine ortak deklerasyon çağrısı yapmıştım. Ne yazık ki Sayın Kılıçdaroğlu dışında olumlu cevap veren olmamıştı. Şimdi buradan bir kez daha sesleniyorum. Gelin 1 Kasım seçimlerine giderken, teröre, şiddete karşı ortak bir tutumda bulunalım. Ortak deklerasyonla, 1 Kasım’da tam bir güvenlik ortamda seçimin gerçekleşmesi için çağrıda bulunalım. Terör ve şiddet üzerinden sandıklara, sandık iradesine tasallut etmek isteyenlere karşı duralım.

Bu ortak çağrı, teröre ve şiddete karşı koyanlarla beslenenler arasındaki ayrımı ortaya çıkartacaktır. 13 Ağustos’ta 553 STK lideri Doğu’da, Güneydoğu’da “Edi bese” dedi, “Silahları bırakın” dedi.

Aşiret liderleri Silopi’den çağrıda bulundu, “Biz bu milletin asli çocuklarıyız, silahları bırakın” dedi.

Geçen hafta Ankara’da, dün İstanbul’da milyonlarca kişi, “Milyonlar teröre karşı tek nefes” dedi. Bu seçim kampanyasında her türlü şiddete karşı omuz omuza olalım. Dört siyasi parti olarak bunun karşısında olacağımızı ilan edelim. 7 Haziran’a giderken tüm şiddet eylemlerini kınadık. Ama ne yazık ki, AK Parti’ye yapılanlar diğer partiler tarafından kınanmadı. Bize dönük her türlü şiddet karşısında milli iradenin sesini yükseltmeye var mıyız?

'Seçim ofislerinin dışında bayraklama yapmayalım, çevre ve gürültü kirliliğini engelleyelim'

Birinci çağrımız bu, ikinci çağrımız bütün siyasi liderlere, siyasi rekabeti nezaket kuralları içinde yapalım. Aileleri, özel hayatları siyasi rekabetin parçası haline getirmeyelim. Özellikle, Cumhurbaşkanlığı makamını siyasi tartışmaların dışında tutalım. O makama yönelik her türlü saldırı karşısında AK Parti kadroları devletin zirvesini, o yüce makamı korumaya kararldır.

Gelin, bu kampanya esnasında halkımızı rahatsız edecek her türlü fiil ve davranıştan uzak duralım. Mesela, eğer kabul ederlerse 7 Haziran öncesi zaten ülkenin her yerini bayraklarla donattık. Eğer bütün partiler kabul ederse, çevre kirliliğini ve gürültü kirliliğini engellemek için kampanyaların en az masraf ve çevre kirliliği için centilmenlik anlaşması yapalım. Seçim ofislerinin dışında bayraklama yapmayıp çevre kirliliğini engelleyelim. Eğer bu çağrımıza olumlu cevap verirlerse, sükunet içinde 1 Kasım seçimlerine hep beraber gideriz.

Ve nihayet, 1 Kasım’da milli irade ne derse ona evet diyelim. Onu tartışmayalım, gereğini yapalım. Hep beraber 1 Kasım’da zaten AK Parti’nin tek başına iktidarı görünüyor. Bu geleceğe hep birlikte yürüyelim. Siyasi nezakette ortak tavır, çevreci tavır yanında milli iradeye de saygı duyalım.

Eski ve yeni AKP'liler davet edildi

Programa parti kurucuları, eski ve mevcut merkez karar ve yönetim kurulu üyeleri, gençlik ve kadın kolları üyeleri, geçmişten bugüne AKP çatısı altında bakanlık yapmış isimler, eski ve mevcut milletvekilleri, belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri davet edildi.

Davutoğlu, önce salon dışında bulunan partililere hitap edecek, ardından salona geçecek. Salonda önce partinin seçim müzikleri dinletilecek. Davutoğlu’nun konuşmasının ardından alfabetik sıraya göre milletvekili adayları kürsüye çağrılacak. Salon dışına kurulan ekranlar aracılığıyla aday tanıtımının içeri giremeyen partililer tarafından izlenmesi sağlanacak.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.