Davudoğlu ekibini Meclis'e taşıyor

‘Yeni Türkiye’ söylemi ile kastedilen sistemin altını doldurabilecek isimlerin Meclis’e taşınıp taşınmayacağı 24 Nisan’daki listelerle belli olacak.

Milletvekilliği için istifa süresinin dolmasıyla birlikte AKP’nin bürokrat aday adayları şekillendi. Zaman'dan Ahmet Dönmez'e göre, ortaya çıkan çarpıcı tablo ise AKP’deki kabuk değişimi ve ideolojik farklılaşmanın muhtemel aday listesine yansıyacak olması. İlk 3 dönemdeki merkez sağ, muhafazakar demokrat ağırlıklı profilin, giderek daha ideolojik bir eksene doğru oturduğu görülüyor. ‘Yeni Türkiye’ söylemi ile kastedilen sistemin altını doldurabilecek isimlerin Meclis’e taşınma hazırlığı yapması önemli. Ankara’da yeni bir kırılma ve yeni bir şekillenme söz konusu. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun danışman ekibinin siyasete atılma kararı alması bu açıdan önemli. 7 kişilik beyin takımı içerisinde yer alan başdanışmanları Ali Sarıkaya, Taha Özhan ve Ertan Aydın milletvekilliği için görevlerinden ayrıldı. İstifa listesindeki diğer birkaç isimle birlikte değerlendirildiğinde ortaya anlamlı bir resim çıkıyor. Bu resmin en önemli parçası, elbette MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın istifası ve onun etrafında derinleşen tartışmalar... Bir diğer önemli ayak, AKP’nin düşünce kuruluşu gibi çalışan SETA’nın (Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı) Türk siyasetine ağırlığını doğrudan koymaya başlaması. Bunun ne manaya geldiği sorusunun cevabı ise eski AKP’li İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in istifa metninde vurgu yaptığı ‘dar oligarşik kadro’ kavramında gizli. Bu ‘kadro’, daha çok SETA etrafında şekillenen eski radikal İslamcılar, Selefiler ve İrancılar diye tanımlanan bir koalisyon ekibi.

Başbakan başdanışmanlığından istifa eden Taha Özhan, SETA’nın da başkanıydı. Onunla birlikte SETA Dış Politika Direktörü Talip Küçükcan da Marmara Üniversitesi’nden ayrılarak aday adayı oldu. Gazi Üniversitesi öğretim üyeliğinden istifa eden Doç. Dr. Hüseyin Yayman da eski bir SETA analisti.

AKP ile hemen hemen yaşıt olan düşünce kuruluşu, ilk olarak SETAV diye anılıyordu. İlk başkanı, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’dü. Daha sonra görevi Ahmet Davutoğlu aldı. O da koltuğu şu an Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü olan İbrahim Kalın’a bıraktı. Daha sonra SETA kısaltmasını kullanmaya başlayan vakıf, Başbakan Ahmet Davutoğlu’na yakın bir entelijansiyadan oluşuyor. SETA, Davutoğlu’nun kurucusu olduğu Bilim Sanat Vakfı, onun kardeş kuruluşu Şehir Üniversitesi, Küre Yayıncılık ve eski Anlayış dergisi ile bir arada düşünülmesi gereken bir düşünce kuruluşu. Bu çevrelerden yetişen kadrolar, bugün devlet yönetiminde önemli yerler işgal ediyor. Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olmasının ardından kimin başbakan olacağı sorusu, bu açıdan birçokları için cevabı baştan belli bir soruydu. Siyasetin gerçekleri Davutoğlu’nu dayatıyordu. Çünkü siyasetin bugünkü gerçeklerini belirleyen en önemli dinamiklerden biri de SETA çevresinde oluşan yeni Ankara elitiydi. Bir ‘Hoca’ olarak bu ekip üzerinde önemli bir ağırlığı bulunan Davutoğlu, ilan edilmemiş gizli başbakandı.

İdris Naim Şahin’in, ‘dar oligarşik kadro’ derken kastettiği bir zihniyetti tabii ki. Ama bu zihniyetin temsilcileri olarak gördüğü isimlerden biri Hakan Fidan’dı; siyasete girmek için MİT’in başından ayrıldı. Bir diğeri Yalçın Akdoğan’dı. O zaten Meclis’te ve başbakan yardımcısı olarak kabinede. Üçüncü bir isim olan Efkan Ala, dışarıdan içişleri bakanı olarak atandı. Onun da milletvekili yapılıp Meclis’e taşınacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Peki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Fidan’ın istifasına yönelik sitemlerini bu resim etrafında mı değerlendirmek gerekir? Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Ahmet Takan’ın birkaç gün önce kaleme aldığı çarpıcı yazısında buna dair işaretler var: “Hakan Fidan’ın AKP çarkına dahil edilişinin Abdullah Gül ile olduğunu, Başbakan başdanışmanlığı görevim sırasında Hakan Fidan’ı tanıdığımı aktarmıştım. Ahmet Davutoğlu’nun da dış politika başdanışmanı olduğu günlerde Gül, Fidan’ı ona teslim etmişti. (...) Fidan’ın yükselişleri de Gül ve Davutoğlu sayesinde olmuştur. (...) AKP’de özellikle Erdoğan’a yakın çevrelerde şu görüş hakim oldu; ‘Fidan safını belli etti. Ahmet Davutoğlu’nun yanına geçti. Oyunu da Abdullah Gül kurguluyor.’ AKP kulislerindeki yorum ve iddialara göre; Ahmet Davutoğlu, başkanlık sistemini kurgulayan Erdoğan’a karşı derinden alttan oyma operasyonu yapıyor.”

Dar oligarşik kadro demişken... AKP Sözcüsü Beşir Atalay, 7 Şubat MİT krizinin ardından başbakan yardımcısı sıfatıyla 11 Mart 2012 tarihinde çıktığı Kanal 7’deki Başkent Kulisi programında “Hakan Fidan’ı bürokrasiye ben kazandırdım.” demişti. Fidan, ilk olarak TİKA Başkanlığı ile bürokrasiye adım atmıştı. O sırada TİKA, Atalay’a bağlıydı ve 5 yıl birlikte çalıştılar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.