CHP\'li Hamzaçebi\'den \'Dershanelere\' destek

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, 2004 yılındaki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararına ilişkin, "(O MGK kararı yok hükmündedir) diyerek hiç kimse sorumluluğunu gizleyemez. Sayın Başbakan'ı çok açık bir şekilde açıklama yapmaya davet ediyoruz" dedi.Hamzaçebi, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında bir süredir bavuldan çıkan belgelerin ülke gündemini meşgul ettiğini söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu belgelerle ilgili asıl konuşması gereken kişi olduğunu, ancak açıklama yapmadığını ifade eden Hamzaçebi, "Öyle anlaşılıyor ki geçmişte bir dönem Sayın Başbakan'a bavulun sesi uzaktan hoş gelmiştir" dedi.

"Dün bir bavula yaslanarak iktidarını oradan güçlendirmeye çalışanlar, bugün bir başka bavul karşısında yalpalamaya başladılar. Dün bir bavulla (askeri vesayeti sona erdirdim) diyenler bugün bir başka bavulla kurmuş oldukları sivil vesayetin ortaya çıkmış olması nedeniyle bocalıyorlar" ifadelerini kullanan Hamzaçebi, Başbakan Erdoğan'ın demokrat olmadığının bir kez daha ortaya çıktığını ileri sürdü. Hamzaçebi, şöyle devam etti:

"Şimdi istedikleri kadar (o MGK kararı, yok hükmündedir) desinler. Bunun gerçekle hiçbir ilgisi yoktur. Fizikte bir kural vardır; var olan hiçbir şey yok olmaz. Yine hukukta bir kural vardır; yapılmış olan bir düzenleme usulüne uygun olarak aynı şekilde geri alınmadığı sürece yürürlüğünü korur. Söz konusu MGK kararı o tarihten bu yana yürürlüktedir ve bu MGK kararına dayalı olarak AKP Hükümetleri onun bakanlıkları, başbakanlığı idari birimleri gerekli hazırlıkları işlemleri yapmış, eylem planlarını hazırlamışlardır. Bu eylem planlarını yürürlüğe sokmuşlardır. (O MGK kararı yok hükmündedir) diyerek hiç kimse sorumluluğunu gizleyemez. Sayın Başbakan'ı çok açık bir şekilde açıklama yapmaya davet ediyoruz."

-"Bu Hükümet bir bavul hükümetidir"

Söz konusu MGK kararının, Ergenekon Davası içine dahil edilen İnternet Andıcı davasının arkasındaki gerekçeleri ortadan kaldırdığını savunan Hamzaçebi, eski Genelkurmay Başkanlarından İlker Başbuğ'un hüküm giydiği bu davanın meşruiyetini ve hukuki dayanağını kaybettiğini de söyledi. Hamzaçebi, "Sayın İlker Başbuğ'un hukuksuz bir şekilde cezaevinde bulunduğu ortaya çıkmıştır. Başbakanlık mahkemeden belge saklamıştır. Mahkeminin başbakanlıktan (bana o belgeleri gönderin) yönündeki talebine Başbakanlık eksik cevap vermiş, 2002'den sonraki MGK kararlarını ve uygulamalarına ilişkin planları göndermemiştir" dedi.

Balyoz ve Ergenekon davalarının hukuksuz olduğunu, bunu ortaya koyan yeni belgelerin de çıkabileceğini öne süren Hamzaçebi, "Bu Hükümet bir bavul hükümetidi" dedi.

-"Fırsat eşitliğini sağladıktan sonra dershaneler kendiliğinden ortadan kalkacaktır "

Konuşmasında dershanelere yönelik tartışmalara da değinen Hamzaçebi, dershanelerin neden değil, fırsat eşitliği olmayan eğitim sisteminin bir sonucu olduğunu belirtti.

Başta eğitim olmak üzere sosyal alanlardaki fırsat eşitliğinin bir ülkedeki demokrasinin kalitesini gösterdiğini dile getiren Hamzaçebi, şöyle konuştu:

"Dershaneler Milli Eğitim sisteminin övünülecek kurumları değildir ama bu sistem bunları yaratmıştır. Fırsat eşitliğini gidermeden (dershaneleri kaldırıyorum) demek sorunu ortada bırakmak demektir. Hükümetin açıkladığı paket bir çözüm paketi değildir. Dershane işletmecilerini merkeze alarak onlara bir imkan getirmeye çalışan bir tasarının ipuçlarıdır. Dershane sadece işletmecilerin problemi değildir. Orada öğrenim gören 1 milyon 200 bin öğrencinin de problemidir. Fırsat eşitliği sağlanmamıştır. Dolayısıyla yapılan sorunu iki yıl öteye atmaktan başka bir şey değildir. Biz fırsat eşitliğini savunuyoruz. Fırsat eşitliğini sağladıktan sonra dershaneler kendiliğinden ortadan kalkacaktır. "

-"(ikili, üçlü anlaşma yaparız) şeklindeki açıklamaları ben doğru bulmuyorum"

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Hamzaçebi, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun ABD ziyaretini tamamlayarak Türkiye'ye dönmesinin hemen ardından TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in Anayasa Uzlaşma Komisyonunu'yla ilgili CHP'ye gönderdiği mektubun yanıtının verileceğini söyledi.

Anayasa Uzlaşma Komisyonunun çalışmalarına devam etmesi gerektiğini belirten Hamzaçebi, AK Parti'nin ise masayı dağıtmak istediğini ifade etti.

Hamzaçebi, BDP'nin komisyon toplantısına katılmama kararını ise kendi takdirleri olarak değerlendirdi. Çiçek'in komisyonla ilgili partilere yazdığı mektubun cevabını aldıktan sonra bir değerlendirme yapmasının en doğru yaklaşım olduğunu ifade eden Hamzaçebi, mektuplara cevaplar verilmeden komisyonun toplantı yapmasını da doğru bulmadığını söyledi.

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın yeni anayasa yapım sürecine ilişkin diğer partilere yönelik eleştirisinin sorulduğu Hamzaçebi, CHP'nin başta yargı bağımsızlığı olmak üzere özgürlükleri destekleyen maddelerdeki hassasiyetini vurgulayarak, "BDP'nin eleştirisini CHP olarak üzerimize almıyoruz" dedi.

BDP'nin yeni anayasa için 4 partinin uzlaşması koşulunun dışında ikili ya da üçlü uzlaşılar da olabileceğine yönelik bir yaklaşımı olduğu ifade edilerek, değerlendirmesinin sorulması üzerine de Hamzaçebi, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun hukuken halen olduğunu söyledi. Hamzaçebi, "Bu süreç sona ermeden, (ikili, üçlü anlaşma yaparız) şeklindeki başka siyasi partilerin açıklamalarını ben doğru bulmuyorum. Anayasa yapım sürecine zarar vereceğini düşünüyorum" diye konuştu.

Ethem Sarısülük'ün öldürülmesine ilişkin davanın dünkü duruşmasına ilişkin soruları da yanıtlayan Hamzaçebi, yargı sürecinin süratle işlemesi gerektiğini söyledi. Mahkeme heyetinin davadan çekilmesini süreci uzatmaya yönelik bir yaklaşım olarak değerlendiren Hamzaçebi, heyetin gayri ciddi tavırlar sergilediğini, bunun kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.