CHP'li İnce: Bilincini yitirmiş cinnet dönemi
İnce, Adana’da meydana gelen yurt yangını ve başkanlık sistemi ile ilgili değerlendirmelerde bulunurken, “Anadolu hiç bu kadar basiretsiz hiç bu kadar devletsiz hiç bu kadar kurumsuz bırakılmamıştı. Bu sadece fetret dönemi değildir, bilincini yitirmiş cinnet dönemidir. Vahdettin'in İstanbul'u İngilizlere devrettiğini dönemden bu yana ülke hiç bu kadar çaresiz olmamıştır” dedi.
Bu tür yurtların nasıl denetlendiğine ilişkin yönetmeliğin AK Parti iktidarları döneminde değiştiğini anımsatan İnce, “sonuç ortada. Yurtlar senede üç kez denetleniyordu. AKP yönetmeliği değiştirerek, ‘gerekli görüldüğü şekilde denetlenir’ şeklinde değiştirmiştir. İşte geldiğimiz nokta” diye konuştu.
İnce konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Adana'da yaşadığımız 11 çocuğumuzun yaşamını yitirdiği acı olayda başsağlığı diliyoruz unutmamak gerekir ki 2004'den itibaren bu noktaya nasıl geldiğimiz ortada. Devlet yurt yapmazsa asli görevini yapmazsa bunlar başımıza gelecektir. Devlet görevini yapmazsa paralel yapı olur, devlet görevini yapmazsa başımıza bu tür olaylar gelecektir. Denetlenecek kardeşim; yurt da, Kuran kursu da denetlenecek. Konya'da 18 çocuğumuz yaşamını yitirdi kimse şikayetçi olmadı. Böyle bir şey olur mu? Çocuklarımız bu kadar kolay ölmemeli. Denetim yoksa, devlet görevini yapmazsa, Milli Eğitim Bakanlığı devre dışı kalırsa böyle çok facialar yaşarız. Milli Eğitim Bakanını, Başbakanı ciddi olmaya davet ediyorum. O yurdun ruhsatı var mı? Neden yangın merdiveni kapalı?”
Türkiye’nin, 93 yıldır hiç bu kadar sahipsiz kalmadığını belirten Muharrem İnce, başkanlık sistemi tartışmalarını eleştirerek konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Anadolu hiç bu kadar basiretsiz hiç bu kadar devletsiz hiç bu kadar kurumsuz bırakılmamıştı.Bu sadece fetret dönemi değildir, bilincini yitirmiş cinnet dönemidir. Vahdettin'in İstanbul'u İngilizlere devrettiğini dönemden bu yana ülke hiç bu kadar çaresiz olmamıştır. Çaresizlik içindeki AKP dış dünyaya siyasi hamaset, kendi içine ise tarihi hurafeler yaratarak günü kurtarmaya çalışmaktadır. Yakın tarihimizde eşi benzeri görülmemiş istibdat rejimiyle karşı karşıyadır. Dış politikadan ekonomiye çadır devleti yönetilir gibi kuralsız yönetmeye başlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana pek çok kriz yaşadı. Terör belasıyla uğraştı, ama 93 yıllık Cumhuriyetimizde hiçbir başbakan, hiçbir cumhurbaşkanı, ‘başkanlık gelmezse Türkiye bölünür’ demedi.
Hiçbir cumhurbaşkanı darbe girişiminde ‘bu bize Allah’ın lütfu’ demedi. Ülkenin başına bela olan üç terör örgütünü iktidar palazlandırdıysa, diploması tartışmalı biri, ‘rektörleri siz seçemezsiniz ben atarım’ diyorsa, ‘tecavüz edersen et evlenirsen affederim’ deniyorsa, ihaleler tl yerine dolarla yapılıyorsa bu ülkeyi yönetenlerde akıl tutulması var demektir.
Rotasını şaşırmış bir devlet olduk. Türkiye Cumhuriyeti rotası insan haklarıdır, bağımsız yargıdır çağdaş eğitimdir, özgür basındır, Türkiye’nin dış politikası muhtarlara esip gürleme noktasında kalmıştır. Türkiye OHAL’le yönetiliyor, böyle bir süreçte başkanlık tartışması yürütülüyor, bu hangi sorunu çözecektir, terör mü önlenecek, dolar mı düşecek Erdoğan’ın kandırılmasını mı engelleyecektir Başbakanken kandırıldı, Cumhurbaşkanıyken kandırıldı. Başkan olunca kandırılmayacak mı?”
İnce bir soru üzerine; “Bu basın toplantısına bir anlam yüklemeyin. Başka arkadaşlarım da gelecekti. İşleri vardı” dedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.