Cemaatler, siyaset ve ticarete girmemeli

 Hürriyet'ten Fatma Aksu'nun haberine göre, Mekke’de gazetecilerle buluşan Görmez, özetle şöyle konuştu:

"Bazıyanlışlar yapılıyor"

"(‘Döndükten sonra farklı grupları bir araya toplamayı düşünüyor musunuz?’ sorusuna) 15 Temmuz’dan hemen sonra olağanüstü din şurasını topladık. Bütün eski Diyanet İşleri başkanlarımız, din işleri yüksek kurulu üyelerimiz ve ilahiyat fakültesi dekanlarımızla bir araya gelerek 3 günlük bir şura gerçekleştirdik. Bu şuranın 18. maddesi Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve Din İşleri Yüksek Kurulu’nun Türkiye’de ne şekilde din hizmeti verileceğine katkıda bulunan bütün sivil dini yapılarla bir araya gelerek bu hatalara bir daha bu milleti dücar etmemek için bize düşen ortak görevler konusunda istişarede bulunmak. Çünkü 15 Temmuz’dan sonra değerlendirmelerde bazı yanlışlar yapılıyor.

"Bu yanlışlardan bir tanesi, bir ihanet üzerinden topluca bütün dini yapıları, dini cemaatleri zan altında bulundurmak. Ama bir taraftan da benzer hataların başka yapılar içerisinde ortaya çıkma tehlikesini de göz ardı etmemeliyiz. Bu ikisini dikkate alarak Diyanet İşleri Başkanlığı olarak Türkiye’deki bütün dini hayata katkı sunan sivil dini yapılarla bir araya gelerek değerlendirmeler yapılacaktır. Bunun bir zorunluluk arz ettiğini düşünüyorum.


 
"Biz din üzerinden bölünme ve parçalanmanın İslam dünyasında Müslümanları nereye götürdüğünü görmeliyiz, ibret almalıyız. Bu hataya düşmemek için her önlemi almalıyız. Yasaklamak çare değil. Devletleştirmek hiç çare değil. Çare liyakattır, ehliyettir, ilimdir, özgürlüktür. Çare şeffaflıktır. Bir yapı, hangi çerçevede hizmet veriyorsa topluma onu deklare etmeli ve onun dışına çıkmamalıdır. Bu toplumun maneviyatına hizmet etmek için, milletin hayırlarıyla bir yapı oluşturdum ve hizmet edeceğim diyorsa biz onu uluslararası politikada görmemeliyiz. Biz onu siyasete doğrudan, kendisini aşarak siyasetin içinde, göbeğinde görmemeliyiz. Ticarette, futbolda, şikede görmemeliyiz. Biz onu gerçekten toplumun manevi hayatına hizmette görmeliyiz. Bu takdirde bir konsensus ortaya çıkabilir.

"Teşkilatlarımıza anlatacağız"

14-15 Ekim’de de Avrasya İslam Şurasını toplayarak Türkiye’de vardığımız bu neticeleriAsya ve Orta Asya ile Balkanlar ve Avrupa’daki teşkilatlarımıza anlatacağız. İslam Dünyasında en büyük kuruluşları da bu toplantıya gözlemci olarak davet edeceğiz. 14-15 Ekim’de İstanbul’da yapacağımız şuraya Cumhurbaşkanımız da iştirak edecekler.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet TORUN 3 ay önce

hocam söyledikleriniz doğruda yaptiklariniz yanlış yillardir diyanet işleri başkanliğinin yaptiği budur.ben dindar bir insanim kuran ve sünnete göre yaşama gayreti içerisindeyim haciyim namazimi asla terk etmem siz özellikle sizin döneminizde diyanet ve cami görevlileri aşiri politize oldunuz iktidar yanli olarak vaizler ve tavirlar görevlilerin aşiri bilgisiz ve cahil olarak politize olmalari ve iktidardan başkasini müslüman görmeme hastaliği ülkeyi bu hale getirdi ve camileri adeta boşalttiniz sizlerde bunu biliyorsunuz bu arada siz başkanlık olarak önce ticereti birakin ilahiyet fakültesi mezunlarinin dişinda kimseyi göteve almayin ve siyasetten uzak olarak haksiza haksiz hirsiza hirsiz deyin inanin bu millet çabuk düzelir zira Allah ve resulü bu necip milleti seviyor ve öğüyor sizinde bildiğiniz gibi kuran ve hafisle sabittir.cemaetler artik bu ülkede milletein beşina Allah affetsin bela konumundalar kimse diğerini sevip saygi duymuyor.tekke ve zaviyeler kanununu dahaiyi anliyorum