Cemaat yargısından daha kötü bir yargı

 53 yıllık hukukçu Turgut Kazan, Cumhuriyet Gazetesi soruşturmasını yürüten savcının yargılandığı FETÖ’nün Selam Tevhid kumpasının “bugünkü yaşadığımız süreçte en kötü, en kirli, en tehlikeli soruşturma” olduğunu belirtti. Cumhuriyet’ten Kemal Göktaş’a konuşan avukat Kazan, savcının FETÖ sanığı olduğunu ortaya çıkaran Odatv Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan’a soruşturma açılmasına dair de şöyle dedi: “Bu soruşturma sonunda Barış tutuklanacaktı ve belki ve bunları tartıştığımız için bize de soruşturma açılacaktı.”

Turgut Kazan’ın Cumhuriyet’te yayımlanan söyleşisinin ilgili bölümü şöyle: 

“Cumhuriyet’e yapılan operasyonu bu bağlamda nasıl değerlendirirsiniz?

Cumhuriyet’e yapılan operasyonu tehlikeli bir girişim olarak görüyorum. Şöyle çok tehlikeli bir girişimdir: Sonuçta ifade özgürlüğü, başta Erdoğan olmak üzere AKP’liler bununla biraz dalga geçiyorlar ama, ifade özgürlüğü demokrasinin bel kemiğidir. İfade özgürlüğünün kullanım biçimlerinden biri olan basın özgürlüğünü ortadan kaldırmaya dönük bir girişim olduğu için son derece tehlikeli buluyorum. İşte Cumhuriyet gazetesinin çizgisini eleştirmenin başka bir şey olduğunu ama onu FETÖ’cü bir suç örgütü sayarak bir operasyon yapmanın çok başka bir şey olduğunu düşünüyorum. O yüzden de bunun Türkiye’yi tam teslim almak, konuşan herkesi tam susturmak ve bir mezar sessizliğinde Türkiye’yi yönetmeye çalışmak planın bir parçası olarak görüyorum.

Bu soruşturmayı FETÖ’cülükten yargılanan bir savcının yürütmesine ne dersiniz?

Burada Barış'ın (Barış Pehlivan) müthiş bir gazetecilik yaptığını teslim etmemiz gerekir. Biz o gün yer yerinden oynayacak başlıklar bekliyorduk işin tarafı olmadığımız halde. HSYK’yı göreve çağırıyoruz, derhal el koymak zorundasınız, derhal görevden uzaklaştırmak zorundasınız diye. Zaten görevden uzaklaştırmamakla yanlış yaptığınız için bu oldu. Çünkü bir yargıcı ve savcıyı itirafçı olduğu için, tetikçi olduğu için, teslimiyetçi olduğu için orada tutamazsınız. Bu temelden yanlıştır. Çünkü itirafçı, tetikçi, teslimiyetçi bugün işinize yarıyor falan sanılabilir ama ondan yargıç olmaz. Yarın sizin boşanma davanızda, alacak davanızda da karşınıza çıkacak. O zaman bu adama isyan edersiniz. ‘Bir dakika, senden yargıç olmaz ki..’ Bu kişiyi sadece pişmanlık yasasından yararlandırabilirsiniz. Hukuk sadece bunu sağlar. Pişmansa, size yararlı açıklamalar yapıyorsa cezasını indirirsiniz ama cezalandırmak zorundasınız ve meslekten uzaklaştırmalısınız. Oysa HSYK böyle bir açıklama yaptı; ‘itirafçıları meslekte tutacağız’ dedi. Böyle bir şey olamaz. Bir defa işte burada böyle bir olayla karşı karşıyayız. HSYK çağrı yaptı, ‘itirafçı, teslimiyetçi ve tetikçi olursanız bir çeşit, size kıyak geçeceğiz’ denildi. Bu savcının ne olduğunu bilmiyorum şimdi ama tutamazsınız. Yani hakkında FETÖ’cülükten dava açılmış. Dava açmak için ne yapıyorsunuz, önce soruşturma açıyorsunuz, HSYK Soruşturma izni verecek, vermişsiniz sonra soruşturma izni ile ilgili rapor gelince bu kez kovuşturma izni vereceksiniz Çünkü bu ikisini yaptıktan sonra onu görevde tutamazsınız. Bir de Selam-Tevhid örgütü suçlaması bugünkü yaşadığımız süreçte en kötü, en kirli, en tehlikeli soruşturmadır. 




Niye öyledir?

Çünkü o soruşturma 17-25 Aralık'tan sonra Hakan Fidan'la birlikte Recep Tayyip Erdoğan'ın tutuklanmasının planlandığı bir organizasyondur. Ben bunun böyle olduğuna inanıyorum. O yüzden onun da çok kirli bir soruşturma dosyası olduğuna inanıyorum. E şimdi, bu dosyada görev almış, bu dosyada dinleme, izleme kararları vermiş, artı yalnız bunun da kalmamış. Hem kurye ilişkisi hem yargı imamı ilişkisi, Amerika ile görüşme ilişkisi var… Şimdi bunlar iddianamede yazıyor. Ben tabii ki eğer bunları gerçeğe aykırı ise, böyle bir suçlama yoksa, böyle bir suçlama ile karşı karşıya kalan savcının kim olursa olsun beraat etmesini isterim. Ama bunlarla suçlanan bir yargıcın, savcının o görevde kalmasını asla istemem. O görevde ise siz ondan yararlanmak istiyorsunuz ve ondan yararlanmak için siz göreve ona verdiğiniz başka hiçbir açıklaması olamaz. Siz görevde tutuyorsunuz ve görevde tuttuğunuz adama, basınla ilgili çok önemli bir soruşturma dosyası veriyorsanız burada doğal olarak, bizim gibi dışarıdan bakan insanlar için ve sanık- şüpheli olacak insanlar için, ‘Bu savcı göze girmek için her şeyi yapabilir, bu yüzden buna verilmiştir. Göze girecek, aklanma olasılığını artıracak. O yüzden verilmez.’ Bir de Ağustos’ta verilmiş bu dosya. Sonra bu savcı basın savcılığına gelmiş. Sisteme göre o dosya orada kalır. Ama hayır dosyayı koltuğunun altında buraya getirmiş. Böyle bir şey zaten kuşkuyu artıran bir şeydir. Dolayısıyla zaten Mehmet Şimşek'in yaptığı gibi açıklama kabul edilebilir bir şey değil. Çünkü Mehmet Şimşek ‘adam zaten beraat edecek’ gibi konuştu. Bu senin işin değil ki… Sana söylenen ne? Böyle bir adamı nasıl görev verilir? Adalet Bakanı da ‘talihsizlik’ dedi. O zaman bu planlı bir iştir.

Kimin planı olabilir?

Yargı siyasi iktidara teslim edilmiştir Dolayısıyla siyasi iktidarın yaptığı bir plandır, bu çok açık. 

Cemaat yargısından daha kötü bir yargı ile me karşı karşıyayız?

Bunu bana soruyorlar. Darbeleri Araştırma Komisyonu vardı, bundan önceki. Orada beni dinlemeye çağırmışlardı. Başkan Nimet baş bana sordu bu soruyu: ‘Diyorlar ki dedi özel yetkili mahkemeler eski mahkemelerden daha kötüdür, ne diyorsunuz?’ Bazı asker kaynaklı dinlenenler ‘sıkıyönetim mahkemeleri daha adildi’ diye bir değerlendirme yapmışlar. Ben dedim ki ‘Askeri mahkemeye adalet atfetmek yanlış bir şeydir, o yüzden daha iyiydi, değildi ya da hangisi daha iyiydi gibi bir tartışma yanlıştır. Ama kastınız ‘hangisi daha kötüdür’ ise, tartışma buysa, ben 12 Eylül’ü, 12 Mart’ı yaşamış bir avukat olarak, özellikle 12 Eylül’den sonra, daha kötüsünün olamayacağını düşünmüştüm. Ama bu özel yetkili mahkemeleri görünce anladım ki kötünün de kötüsü her zaman olabilirmiş. Şimdi de kötünün kötüsünün her zaman olabileceğinin yeni bir örneği ile karşı karşıyayız. Yani kötülükte sınır yokmuş ne yazık ki. Bugün yaşadıklarımız yani AKP ile birlikte Fethullah Gülenci suç örgütünün yaşattıklarından asla daha iyi değil. Daha kötü mü? Daha kötü. Ama bu daha kötüden ötekiler biraz iyiydi anlamı çıkmasın. Ama kötüde sınır yoktur.” 

Odatv.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.