Bürokratlar siyasetle gelecek, siyasetle gidecek

Cumhurbaşkanlığı sistemi, bakanlar kurulunun açıklanmasıyla birlikte fiili olarak göreve başlayacak.

AK Parti 26. Dönem Milletvekili Reşat Petek, Yeni sistemin nasıl işleyeceği ve Türkiye'ye neler kazandıracağını THM Haber'e değerlendirdi. 

Petek'e göre yeni sistem bürokrasiyi değil siyaseti güçlendirecek. 

Reşat Petek, yeni sistemle nelerin yaşanacağını ve kabine ile ilgili soruya şu şekilde cevap verdi. 

Yeni sistem Türkiye'ye dinamizm getirecek

"Ben isim üzerine çok yorum yapamam ama sistem üzerine konuşabilirim. Anayasa Komisyonu Başkanvekilliği yaptığımız dönemde anayasa değişikliği ve Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile ilgili çalışmalarımız oldu. Bir hukukçu olarak, anayasa hukuku üzerine de çalışmalar yapmış bir kişi olarak tabii ki Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminin Türkiye’ye bir dinamizm getireceğini; yürütme, yasama, yargı erklerinin birbirinden tamamen ayrı bir sürat getireceğini öngörenlerden biriyim. Bunun Türkiye’ye katkı sağlayacağına, demokrasiyi güçlendireceğine, Türkiye’yi koalisyonlardan kurtaracağına inanıyorum. Pazartesi gününden itibaren de Türkiye’de bu sisteme geçilmiş olacak. Daha önceden hukuken geçilmişti, artık pratiğe dönüşmüş olacak. Ben şahsen kısa bir zaman içinde uygulamanın da getirdiği pratiklerle yeni sistemin ekonomiye, bürokrasiye ve günlük hayata yansımalarının oluşturduğu güvenle Türkiye’ye daha da ivme kazandıracağını düşünüyorum."

Sistemin bürokrasiyi değil siyaseti güçlendireceğine inandığını söyleyen Petek, yeni sistemin bürokratik oligarşiye karşı geliştirildiğini ifade etti. 

Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi için son düzenlemeler yapılıyorCumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi için son düzenlemeler yapılıyor
Gündem
 

Sistem bürokratik oligarşiye karşı geliştirildi

"Cumhurbaşkanımızın da sık kullandığı bir tabir var: “At binenin; kılıç kuşananın.” diye. Şimdi bu anlamda teoride çok önemli değişiklikler yapılsa da işin pratiği kişilerle alakalı. Bu; parlementer sistemde de böyle, cumhurbaşkanlığı sisteminde de böyle. Örneğini Amerika’da da Avrupa’da da görüyoruz. Türkiye açısından tabii ki bu dönüşüm kolay değil. Bu durum kolay olmadığı gibi, önümüzde pratiğinin yerleşmesinde de sıkıntılar olabilecektir. Ben rahmetli Özal döneminden beri gündemi çok iyi takip eden; o günlerde bürokratik oligarşiyle mücadele edeceğiz dendiğinde, başbakan bunu neden söylüyor, emir talimat vererek her şeyi düzeltir diyenler, öyle olmadığını belki aradan geçen yıllar sonra anladılar. Şu anda da AK Parti olarak 16 yıldır iktidardayız ama yine bürokrasiden yakınıyoruz. Demek ki sadece iktidarda olmak yetmiyor."

“Siyasetçiler yolcudur, biz hancıyız" devri geride kaldı

"Burada kadroların değişip hizmet öncelikli “Ben burada hizmet için varım. Vatandaş isterse gelir, istemezse giderim.” Anlayışının kafalarda iyice yerleşmesi lazım. Ben şöyle ifade edeyim: bürokrat ne diyordu? “Siyasetçiler yolcudur, biz hancıyız. Biz ne siyasetçiler gördük, ne bakanlar, ne başbakanlar gördük. Biz burada dururuz, onlar gider.” Şimdi bu böyle olmayacak. Üst bürokrasiyi kastediyorum; siyasetçiyle gelecek, siyasetçiyle gidecek. Orada kalması, birlikte başarmaya, birlikte muvaffak olmaya bağlı. Bu sistem Türkiye’ye uygulamayla yerleştiğinde, vatandaşına bugün git yarın gel demeyen, olmaz demeyen, çözüm üreten, vatandaşın ayağına hizmeti götüren bir anlayışı kısa zamanda hayata geçireceğimizi temenni ediyorum."

"Bu söylediklerinizle aynı zamanda bürokratik statükonun da önüne geçileceğini çıkarabilir miyiz?" şeklinde sorulan soruya ise Reşat Petek şu cevabı verdi.

Teknokrat hükümet mi olacak?

"Ben Cumhurbaşkanımızın iki gündür yaptığı açıklamalarda daha çok partili olmayan bakanlardan bahsettiğinde, o zaman teknokrat hükümeti mi olacak, darbe zamanlarında çok gündeme gelen milli mütabakat hükümeti ya da teknokrat hükümetine mi benzeyecek şeklinde yorumlanıyor. Ben böyle anlamıyorum. Burada siyasetin emri altında oluşturulmuş bir bürokratik yapıdan bahsediliyor. Yoksa bürokrasiyi güçlü hale getirip, bürokratların yönettiği siyasetçilerin müdahale etmediği bir anlayışı düşündüğümüz zaman, yapılan bütün anayasa değişikliğinin ruhuna aykırı olur. Burada seçilmiş Cumhurbaşkanı, onun atadığı bakan ve bakan yardımcıları siyaseten etkili ve bürokrasiyi de kontrol ettiği bir sistem oluşturuluyor. Ama tabii ki siyasetçi her şeyi bilemez. Onun için işin uzmanları çalışmaları yürütecek. Fakat mutlaka siyaset etkili olacak. Böylece vatandaş öncelikli, halkın talep ve ihtiyaçlarına en kısa sürede cevap vermeyi amaçlayan, halkına hizmet eden bir devlet yapılanması düşünülüyor. İnşallah bunda muvaffak olunur."

Reşat Petek, yeni sistem ile birlikte adalet konusundaki beklentilerini de şöyle ifade etti.

"En büyük sorumluluk adaleti tesis etmek"

"Toplumun hangi kesimine sorarsanız, ekonomik sıkıntılar olur, bazen aşılır, bazen aşılmaz. Ama adalette yaşanan bir sorunun açtığı yara kolay onarılmıyor. Onun için adalet kuruluşlarının gerçekten insanların sıfatları, siyasi görüşü, mevkileri, makamlarına bakılmaksızın herkes için hak, herkes için hukuk, herkes için adalet anlayışını hiç tereddüte mahal bırakmaksızın yerleştirilmesi Türkiye’de iktidara kim gelirse gelsin boynunun borcudur. Bu bağlamda Cumhurbaşkanımız önderliğinde Cumhur İttifakı’nın bu ülkeye en büyük sorumluluğu adaleti tesis, geciken adaleti önlemek adına yapılan çalışmaların üzerine koymak olduğunu düşünüyorum. Adaleti ihmal edemeyiz. Adalet herkes için her zaman lazım. İnsanların son raddede başvuracağı bir merci, yargı mercidir. Adalet oradan beklenir. Artık şunu dedirtmemeliyiz: “Kardeşim sen yargıya gidersen, bu beş sene on sene uzar, bununla uğraşma, bugünden adaletsiz de olsa buna razı ol.” dendiği zaman bunun savunulacak bir tarafı yok. Gerçekten adaleti süratli bir hale getirmeliyiz. Zaman zaman insan unsurundan kaynaklanan yolsuzluk, rüşvet, adam kayırma gibi olaylar hakkında yanlış yapan kim olursa olsun onları cezalandırmak hususunda harekete geçilmeli düşüncesini toplumda hakim kılmak lazım. Ben adaletin bugün öncelikler arasında hemen söylenmese de ben içinde olduğunu düşünüyorum. Terör aynı zamanda adalet mekanizmasıyla da yapılan bir mücadeledir. Aynı zamanda güvenlik güçlerinin bu teröristtir iddiasıyla yakalayıp teslim ettiği merci, adalet mercidir. Haklıyla haksızın, devletine bağlı olanla hainin, katille masumun ayırt edileceği yer adalet mekanizmasıdır, bunu çok iyi işletmemiz lazım."

THM Haber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.