‘Bizi Menderes’in akıbetiyle korkutamazsınız

Başbakan Erdoğan Afyon’daki AKP kampındaki istişare toplantısında konuştu.

Birileri kürsülere çıkıp konuşurken kendilerini Yassıada savcısı, bizi Yassıada sandığı gibi görmesin. İsmet İnönü’nün dediği gibi “Sizi ben bile kurtaramam” diye tehdit ettiği bir meclis yok artık. Herkes haddini konumunu hududunu bilecek. Siz babalarınız dedeleriniz gibi çarpık yolda ilerlemek isteyebilirsiniz. Dedeleriniz gibi siyasete parmak sallamak isteyebilirsiniz. Ama biz şanlı ecdadımızın şanlı yolunu izleyeceğiz.

Karşınızda Merhum Menderes’in akıbetiyle korkutulan sinen Başbakan ve bakanlar da yok.

Dün Danıştay’daki olaylar malumunuz. Bazı şeyler var ki milletçe bilinmesi lazım. 77 milyon vatandaşıma sesleniyorum. Bizler korkma diye başlayan bir İstiklal Marşı’na sahip olan bir milletin evlatlarıyız. Yumuşak başlıysam kim demiş koyunuz diyen bir asımın nesliyiz.

Başbakan Erdoğan Afyonkarahisar'da AKP İstişare Toplantısı'nda konuşuyor.

 

SEÇİLMİŞLERİN KARŞISINDA BÖYLE KONUŞAMAZ

Danıştay’da ev sahibi konuştuktan sonra ne tüzükte ne iç tüzüğünde olmadığı halde sadece gelenek olduğu için ve savunma makamı kabul ettikleri için bunlara da söz verirlermiş. Sana orada verilmiş bu hakta devlet ricaline saygısızlık yapacaksın.
Kendisine 15 dakika konuşması söylenmiş Danıştay başkanı 25 dakka konuşmuşken 1 saat zehir zemberek konuşma yapıyorsun. Ve seçilmişlere hücrelerine sinen kibirle devlet erkanına konuşuyorsun.

SEN KİMSİN?

Danıştay salonunda mıyız CHP kurultayında mıyız şaşırdım. Memleketin son yüzyılındaki bütün meselelerine değiniyor. Engelliler meselesinden bahsediyor. Ama haberi yok anlaşılan bizim yaptığımızdan. Oradan geçiyor basın özgürlüğüne, çevreciliğe ve oradan da sokak olaylarına geçiyor. Van depreminden bahsediyor.

Avrupa Birliği’nden de bahsediyor. ASELSAN, HAVELSAN’dan da bahsediyor. Sen kim ASELSAN kim. HSYK yasasına da değiniyor, sanat hakkındaki görüşlerine de değiniyor. Tövbe estafurullah…

Van’da deprem oldu, süratle Van’a hareket ettik. İlgili kuruluşlarımızla gittik. 35 konteyner kent kurduk. O kadar yoğundu ki araçla hareket edilemiyordu.

Sonra da diyor ki “bana böyle bilgi verildi”. Şaklabanları ona öyle anlatmış. Bir de hukukçu olacaksın. Bir de adının önünde profesör yazısı var. Biz Van’da bütün ev sahiplerine ev verdik. Kiracı olanların bir kısmına da kurayla verdik. Konteynerlerin hepsi boşaldı. Ama 66 aile orayı boşaltmamakta diretiyor. Bunlar da orayı Van’ın bütünüymüş gibi lanse ediyor.

BERKİN ELVAN’DAN OY DEVŞİRMEK İSTİYORLAR

Bu beyefendi yakın zamanda gösterilerde ölenleri sayıyor ve ölümler üzerinden siyaset yapıyor. İstanbul’da yatıyorlar kalkıyorlar Berkin Elvan. Bakıyorsun yüzünde maske, cebinde sapan, patlayıcı. Ama bakıyorsun malum medya yine Berkin Elvan ekmek almaya gidiyordu diyor. Ama Burakcan’dan hiç bahsetmiyorlar. Çünkü o Burak evinin önünde öldürüldü. Burak istismara elverişli değildi. Burak için her yıl belki küçük bir tören yapılacak ama kendi o bahsettikleri isimlerden oy devşireceklerini zannediyorlar.

DENİZLERİ ASANLARIN İÇİNDE DEDESİNİN İMZASI VAR

Bunu da çoğu kimse bilmiyordur. İlk defa öğreneceksiniz belki. Deniz Gezmiş diyorlar. Turan Feyzioğlu’nun (Metin Feyzioğlu’nun dedesi) da o üç gencin idamınını onaylayanların içinde imzası var.

NERENİN ÇATISI OLMAK İSTİYORSA GİTSİN OLSUN

Seçilmişlere artık kibirle parmak sallama döneminiz bitti. O dede babalarınızın işiydi, bitti. Biz 5 yılda bir milletin önüne çıkıp seçimde halkımıza hesap vereceğiz. Ama bunlar, bir yere kurulup bize ağzına geleni söyleyecek. Yok öyle yağma. Bu tarz Danıştay’daki gibi törensel şeylerle ilgili usulleri de konuşup bir karara bağlayacağız. Bunların böyle adli yıl açılışlarında filan konuşma hakkı yok. Adalet Bakanı, Başbakan Yardımcısı, Danıştay Başkanı kurulda konuşabilir ama Baro Başkanı konuşamaz. Herhalde CHP kurultayında konuşacaktı. CHP Genel Başkanı olma sevdası için buralarda konuşamaz. Nerenin çatısı olacaksa olsun. Çeşitli sevdalar için böyle ortamları onlara bırakmayacağız.

Daha önce de çeşitli vesilelerle ifade ettiğim gibi 30 Mart’ta milletimiz bize paralel yapıyla mücadele talimatı verdi.

PARALEL YAPI TEMİZ SÜTE KARIŞMIŞ PİS SU

Bu konuda bizler hep birlikte görevlendirildik. 30 Mart öncesinde yeni bir istikbal mücadelesi olarak isimlendirmiştik. Ülkemize birliğimize bağımsızlığımıza yönelik çok alçakça haince, aynı zamanda unutulması, üstünün örtülmesi affedilmesi mümkün olmayan bir saldırı yapıldı. Karşımızda mertçe ortaya çıkan, iddialarını ortaya koyan bir yapı yok. Bu öyle bir yapı ki, sütün içine karışmış pis suya benziyor. 35 süre boyunca o ak sütün içine sızmışlar, orada her türlü hileyi kullanarak gizlenmişler.

EN ASGARİ ŞEREFTEN BİLE YOKSUNLAR

Dışardan baktığınızda o pis su anlaşılamazsa, bu yapı da maalesef bakmakla görülemiyor. Amaçları için her yol bunlara meşru. Yalanla, takiyeyle, kendisine sinsice gizlemek suretiyle olduğundan farklı görünerek, inandığının tersini yaparak bu yapı hücrelere sirayet etmiş. Eğer karşımızda mert bir düşman olsaydı, şerefli bir düşman gibi yenilgiyi kabul edip kenara çekilirdi. Ama hasımlarımız en asgari insani vasıflardan, şeref belirtilerinden dahi yoksunlar.

ANA KAYNAKLARINI KÖRELTTİK

Tabi düşmanımın düşmanı dostumdur anlayışıyla, bu yapının Türkiye’den de destek olunduğuna şahit olduk. CHP bu yapıyla işbirliğine gittik. Seçim sonrası kendi aralarında ne hale geldiler gördünüz. MHP, istismar ettiği milliyetçiliği çiğneyerek bu yapının arkasında vagon oldular. Hiç ummadığımız, makamlar tarafından bu yapı desteklendi. Desteklenmese bile bu yapıya karşı sessiz kalındı. İşte biz böyle zor bir yapıyla mücadele ediyoruz. Hem mertçe kendisini göstermeyen, rakiplerimiz tarafından kullanılan bir yapıya karşı mücadele veriyoruz. Şundan emin olunuz ki bu yapının ayakta kalması, Türkiye’ye yeni zararlar vermesi artık mümkün değildir. Bu yapının ana kaynakları köreltildi.

OKULLARI ŞİMDİLİK KAPANMADI

Anadolu’da Trakya’da bir hizmet örgütü olduğunu zannederek destekleyen vatandaşlarımız bu yapıyla aralarına mesafe koymaya başladılar. Çocuklarını okullarından dershanelerinden almaya başladılar.
Şu anda tabi okullar henüz kapatılmadı, herkes kesin kararını veremiyor. Bunlar tabi aileleri birbirine düşürdüler. Bunlar evde karı kocayı birbirine düşürdüler. Böyle bir noktaya böyle bir aşırılığa işi getirdiler. Bu yapının dini değerlerimizi, milli değerlerimizi, Hazreti Kuranı, Peygamberi, Said-i Nursi’yi nasıl istismar ettiğini herkes gördü.

SUÇLULUK PSİKOLOJİSİ İÇİNDE

Bugün buradan yine söylüyorum. Eğer samimiysen, dürüstsen Pensilvanya’da ne işin var? Çık kendi ülkene gel. Madem suçun filan da yok gel ülkene. Niye gelemiyorsun? Gel. Demek ki vatansever değil. inzivaya çekilmiş. Nasıl oluyor da Pensilvanya inziva yeri oluyor ya. Gel Afyon’da Emirdağ’da, gel Bursa’da, memleketin Erzurum’da çekil. Buralar güzel yerler. Ama gelemez. O suçluluk psikolojisi içerisinde orada duruyor. Ama ne olursa olsun takipçisiyiz. Uluslararası platformlarda bu yapının gerçek yüzü görülmeye başlandı. Adana’da İstanbul’da Ankara’da yürekli savcılar hakimler mesleklerinin gerektirdiği vicdani sorumluluğu üstlendiler vatanseverce adımlar atıyorlar. 1999’da Türkiye’den çıkış 15 yıl niye gelemiyorsun, gel.

CADI AVI DA BAŞLATACAĞIZ

Paralel yapıyla mücadelenin bir cadı avına dönüşmesini ikide bir konuşuyorlar. Bu ülkeye ihanet edenlerin görevlerini değiştirmek cadı avıysa, biz bu cadı avını yapacağız, bunu da bilin. Oturdukları makamda her türlü, provokatif eylemleri sinsice yapanları bulup çıkardıkça gereğini yapacağız. Bu işin mücadelesi sıradan bir mücadele değil. bu konuda nerede kim neler yapıyorsa bunları bize bildireceksiniz. Bütün vatandaşlarıma söylüyorum bildireceksiniz gereğini yapalım.

KAYNATARAK MOLEKÜLLERİNE AYIRARAK STERİLİZE EDECEĞİZ

Açık söylüyorum, belediye başkanlarıma, il başkanlarıma hepsine söyledim. Kurucu arkadaşlarıma, hukukun demokrasinin dışına çıkmadık çıkmayacağız. Çıkılmasına da müsaade etmeyeceğiz. İnançlı kesimlerin, cemaatlarin, dayanışma ruhunun yıpratılmasına da asla meydan vermeyeceğiz. Sütün içine karışmış bu pis suyu, gerek kaynatarak gerekirse moleküllerine ayırarak sterilize edeceğiz.

İşte son iki MGK toplantımızın sonuç bildirgelerinde de ne yayınladık? İlk madde, milli güvenliğimizi tehdit eden illegal yapılanmalara karşı devlet her türlü tedbiri alır. Bu mücadelede ihmalkar davranan milletin emanetine haksızlık eden. Uzlaşmaya niyetlenen, yaşananları unutan milletin emanetini yere düşürür.

‘BAYRAĞINIZA ŞEREFİNİZE SALDIRILDI’

Sessiz kalan tepkisiz kalan şantaja boyun eğen de milletimizin nazarı dikkatinden kaçmaz, tarihe de o şekilde kaydolur. Şunu tekrar hatırlatmak isterim. Şahsıma çok ağır saldırılar yapıldı. Aileme çocuklarıma saldırdılar. Arkadaşlarıma da saldırdılar. Partimize hükümetimize ekonomiye kardeşliğimize saldırdılar. Filistin davamıza, Mısır’daki demokrasi davasına, suriye2deki insanlık davasına saldırdılar. Eğer tüm bunlar yeterli değilse, hatırlatmalıyım ki bunlar MİT TIR’ları üzerinden, gizli toplantı üzerinden bayrağımıza, toprağımıza saldırdılar. Bana ailemize davamıza saldırıldığında susabilirler, ama onlara diyorum ki bayrağınıza şerefinize saldırıldı, en azından bunun için susmayın diyorum.

ASLA AFFETMEYECEĞİM

Susanı tarih affetmeyecek. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Nefes aldığım sürece unutmayacak ve affetmeyeceğim. Çünkü bir çoklarıyla bunu çok yaşadım, çok iyi tanıyorum bunları. Artık çok iyi öğrendim. Ama ben bunların bu kadar yalancı, bu kadar müfteri olacaklarına inanmıyordum. Ama yaşayınca bunları öğrendik. 2010 bize çok şey öğrettik. Ondan sonraki süreçte işte her şeyi açık açık görmeye başladık. Bunu şahsım için değil, neferi olmaktan gurur duyduğum davam için unutmayacağım, affetmeyeceğim.

YİNE TUZLUKLAR ÇIKMAYA BAŞLADI

Adayımız kim olursa olsun, kim cumhurbaşkanı seçilirse seçilsin. Davamızın seyrinde en küçük bir sapma olmayacaktır. Gerek cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde, partimiz içinde fitne çıkartmak isteyenler mutlaka olacaktır. Allah’a şükür biz bunlara karşı şerbetliyiz. Nice girişimler gördük. Hepsini boşa çıkardık. Partimizden ayrılıp parti kuranlar olmadı mı? Şimdi neredeler? İsimlerini sayın desem hatırlamazsınız. İşte şimdi bu dönemde de yine tuzluklar çıktı. Şimdi bu tuzlukların markasını da unutacaksınız. Niye? Çünkü ihanet edenleri hiçbir zaman tarih tutup da böyle anıtlaştırmaz, onları gömer. Hep söylüyoruz Menderes’i idam edenler, kararını verenler konuşuluyor mu? Ancak tarihçiler bunu konuşur. Ama halk Menderes’i unutmuyor, Hasan Polatkan’ı unutmuyor. Ama o kararı verenleri unutmuyor. Bizim çok sağlam çatımız var.

ADAYLARINI MERAKLA BEKLİYORUZ

Birileri çıkmış çatı aday diyor. 30 Mart’ta milletin estirdiği rüzgar bunların çatılarını uçurdu. Şimdi yeni çatı kurmaya çalışıyorlar. CHP genel müdürü ne diyor? Adayımız MHP’nin desteğini alacak diyor, Kürtlerin desteğini alacak diyor, sosyalistlerin desteğini alacak diyor. E haliyle, hem ulusalcı, hem milliyetçi, hem sosyalist, hem kucaklayıcı, hem faşist olacak. Gerek bozkurt işareti, gerektiğinde zafer işareti yapacak. Aslında Pensilvanya’daki hocaları bu tanıma uyuyor ama onun da üniversite mezuniyeti yok sıkıntı burada. Biz de bunların adaylarını merakla bekliyoruz.

Ödünç oyla, taşıma suyla çatı kurulmaz. 10 Ağustos’ta millet bir kez daha onlara öğretecek.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.