Bekaroğlu'ndan AKP'ye; Hani adil düzen kuracaktık!
Türkiye’nin önemli akademisyenlerinden ve insan hakları savunucularından biri olan Mehmet Bekaroğlu, siyasi adresinde radikal bir değişikliğe gitti ve uzun yıllar mücadele ettiği ‘Milli Görüş’ hareketinden CHP’ye geçiş yaptı.

Eylül ayı başında üye olduğu yeni partisinde önce Parti Meclisi’ne (PM) seçildi, ardından da genel başkan yardımcılığı görevine getirilerek CHP’nin yeni vitrin isimlerinden biri oldu. Önceki yıllarda Ertuğrul Günay’la birlikte ‘Müslüman sol’ kimliğe sahip olan bir siyasi parti üzerinde çalışan, daha sonra da Numan Kurtulmuş’un kurduğu HAS Parti’de siyaset yapan Bekaroğlu, her iki ismin de AKP’ye katılmasıyla adeta yarı yolda bırakılmıştı. Bekaroğlu, kendisini ‘dindar bir Müslüman siyasetçi’ olarak tanımlıyor. Siyasetteki temel amacını, ‘insanlara güven, özgürlük ve refah içinde yaşam imkanı sunmak’ olarak özetliyor.

Zaman'ın haberine göre, Bekaroğlu’nun yeni partisi CHP, Türkiye’nin güncel meseleleri ve hükümet politikalarıyla ilgili görüşleri şöyle:

BUGÜNE KADAR NE SÖYLEDİYSEM, CHP’DE AYNISINI SÖYLEYECEĞİM:
 
“Sayın Kılıçdaroğlu, CHP’nin başına geldiği günden beri partiyi bir sosyal demokrat parti yapmaya çalışıyor, kimlik siyasetinden çıkarmaya çalışıyor. Ben buna katkı sunacağım umuduyla  geldim. Ben bugüne kadar yaptığımın dışında bir şey yaparsam, söylediğim dışında bir şey söylersem lütfen herkes beni uyarsın.”

DEVLET DİNDAR NESİL YETİŞTİRMEZ, ÖZGÜR ORTAM SUNAR:
 
“Devletin dindar nesil yetiştirme gibi bir görevi yok. Devlet, özgür insanlar yetişmesinin şartlarını sağlar. İnsanları dindar yetiştirecek olan diğer insanlardır; vakıflardır, cemaatlerdir, derneklerdir… Devlet bu konuda tarafsız olur. Bu konularda AK Partililer ile hiç anlaşamadım.”

CHP, DEĞİŞTİĞİNİ GÖSTERMELİ:
 
“Türkiye kimlik siyasetine kilitlendi ve gereksiz yere geriliyor. Bunun için de temel sorunlarını çözemiyor. Bir grup, şu an iktidarda bulunan insanlar, uzun yıllar mağdur edildi, haksızlığa uğratıldı, dışlandı. İktidara geldi, şimdi kendisi mağdur ediyor, adaletsizlik yapıyor ve dışlıyor. Rövanşist bir hava ile geldiler ve bu şekilde devam ediyorlar; adaleti sağlayamadılar. CHP’nin geçmişi ve bagajları var. CHP’nin yaşam tarzı önünde bir engel olmadığını insanlara göstermesi gerekiyor. Kimsenin yaşam tarzı, dini, imanı, mezhebi, bunlarla bir problemi olmayacağını, özgürlüklerin garantisi olacağını göstermesi gerekiyor.”

VATANDAŞIN ELİNE EKMEK KONUP, ‘KAÇ ÜYE GETİRDİN’ DENİYOR:
 
“Hükümetin 3 hedefi vardı; yoksullukları, yolsuzlukları ve yasakları bitirmek. Türkiye tam bir yoksullar ülkesi haline geldi, bağımlı bir toplum oluşturuldu. Aç insan kalmamıştır ama insanlar muhtaç edilmiştir. Eline yemek konuluyor, diğer taraftan ‘kaç üye getirdin’ deniyor. Bu yapı ne insancadır, ne Müslümancadır. Yolsuzluk rakamları ise ortada. Yasaklar konusunda da çok çifte standartlı gidiyorlar.”

NEREDE O ESKİ ARKADAŞLAR!:
 
“Erdoğan başbakanken fiili başkanlık yaşıyorduk. Şimdi o yetmiyor, ‘başkan baba’ olmak istiyor. Saraylar yapılıyor. Ben bunları anlamıyorum, çok üzülüyorum. Çankaya yetmiyor, yeni saraya taşınacak. Sarayda oturacaklar. Bu Müslümanlara üzülüyorum. Bu kadar büyüklenmeler beni rahatsız ediyor, onlar adına üzülüyorum. Biz ‘adil düzen’ diyorduk, ‘adalet’ diyorduk. Biz iktidara gelecektik, diğerleri gibi yapmayacaktık, eşit davranacaktık. Nerde bunlar?”

AK PARTİ GÜÇ ZEHİRLENMESİ YAŞIYOR:
 
“Şimdi ‘yeni Türkiye’ deniyor. Ortada yeni Türkiye diye bir şey yok. 12 Eylül rejimini tahkim ediyorlar. Eski Türkiye’nin bütün alışkanlıkları devam ediyor. Bütün kurum ve kuruluşları duruyor. Eski vesayetçiler, eski söz sahipleri yok, yeni söz sahipleri var. Sistem aynı, sahipleri değişti. Sandıksız demokrasi olmaz ama demokrasi sandıktan ibaret değildir. Hukuk olması gerekir. Herkesin eşit olduğu bir hukuk lazım. Hukukun olmadığı sistem demokrasi olmaz. Erdoğan hukuk falan istemiyor. ‘Hukuk biziz’ diyor. Böyle bir hukuk ve demokrasi olmaz. Yaşanılan şey tek kelimeyle güç zehirlenmesidir, iktidar zehirlenmesidir. Sadece Erdoğan için de değil, birçok insan için. Bir imtihan süreci ve bu arkadaşlar güç zehirlenmesi yaşıyorlar. Çok kötü sınav veriyorlar.”

Eskiden irtica bahane edilirdi şimdi paralel devlet

Mehmet Bekaroğlu, iktidarın ‘paralel devlet’ iddialarının da inandırıcı olmadığını anlattı: “Yakın tarihte büyük haksızlıklar oldu. Ergenekon ve Balyoz davaları önemliydi ama sulandırıldı. Şimdi de ‘paralel yapı’ denerek yapılan haksızlıklara şiddetle karşı çıkıyorum. Cemaati önemsiyorum, tüm cemaatleri önemsiyorum. Cemaatin alanı eğitimdir, okuldur, yurttur, hayırdır, dini anlatmaktır. Ortada ‘paralel devlet’ iddiası varsa, bu iddialar adil şekilde herkesin güveneceği açık yargılamayla ortaya çıkarılmalıdır. Bütün cemaati, bütün insanları zan altında bırakacak bir şekilde olmaz. Geçmişte PKK ve irtica bahane edilir, hep özgürlüğü kısıtlayan yasalar çıkarılırdı. Şimdi de ‘paralel devlet’ iddiasıyla aynısı yapılıyor. AK Parti eski Türkiye’nin alışkınlıklarını devam ettiriyor ve buna da ‘yeni Türkiye’ diyor. Bu eski Türkiye’dir. Bunlar ‘biz seçildik, haklıyız, millete dayatırız’ diyor. Hayır kardeşim, seçildiysen ülkeyi hukuk çerçevesinde yöneteceksin. Herkes hukuka uymak zorundayız. Sayın Erdoğan, bütün Türkiye’yi peşine takmış, yokuştan aşağı freni patlamış bir kamyon gibi gidiyor. Allah korusun bir yere toslayacağız; sadece Erdoğan değil hepimiz gideceğiz. Halkın bunu durdurması gerekir. Yoksa Türkiye ciddi bir kutuplaşmaya, iç çatışmaya doğru gider.”

Zaman
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.