BDP\'li Kışanak;Türkiye İsrail olursa Kürtlerde Filistin olur

Kışanak, 2014 yılı seçimlerinin hükümetin gündemine almadığını belirterek, "Konuşmaktan kaçındığı çözüm olanağını halkın gücü ile açığa çıkartmak istiyoruz" diye konuştu.

İmralı Adası’nda Abdullah Öcalan ile görüşmeye gidemeyen BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın PKK yöneticilerinin konuşmasından yola çıkarak, PKK’lılar için ’Makul ve olumlu’ tespitini değerlendirirken, "Hükümetin bu noktaya gelmesi değerlidir. PKK’lıların gerçekten makul siyasetçi oldukları tespitlerine katılıyoruz. Çözüm adına umut vericidir" dedi. BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak ise, Suriye sınırında yapılmak istenen duvara ilişkin, "Türkiye İsrail olmak istiyorsa, Kürtler de Filistin olmasını bilir" diye konuştu.

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Yardımcısı Gültan Kışanak, Diyarbakır’da basın toplantısı yaptı. Demirtaş, herkesin kurban bayramını kutlarken seçim çalışmalarına başladıklarını, aday başvurularını 25 Ekim’de kadar kabul edeceklerini söyledi. Demirtaş, BDP Grup Başkan Vekilleri İdris Balüken ve Pervin Buldan’ın İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüşme yapmaya gittiklerini belirterek, şöyle dedi:

BAŞBAKAN KAPRİSLİ

"Hükümetin yarattığı çocukça davranışlar nedeniyle, ciddiyetsizlikler nedeniyle 2-3 gündür İmralıya gidemediler. Biz Sayın Öcalan’ı esas aldık, hükümeti değil. 15 günde bir bu görüşmelerin olması gerekiyordu. Kişilerin tartışılmasını doğru bulmayız. Hükümetin davranışları da bu sürece denk düşmüyor. Ortadoğu’nun en büyük sorunuyla uğraşıyoruz ama Başbakan da kaprisli, kompleksli bir tutumla yaklaşıyor."

"HÜKÜMET YILLAR SONRA BUNU ANLAMASI SEVİNDİRİCİ"

Hükümete hoş görünmek için bir tutum içerisinde olmadıklarını ve olmayacaklarını ifade eden BDP Genel Başkanı Demirtaş, Başbakan Yardımcısı Beşir Atatay’ın konuşmalarından yola çıkarak, hükümetin Abdullah Öcalan’ın olgun bir siyasetçi olduğu konusundaki düşüncelerini değerli bulduklarını söyledi. Demirtaş, "Hükümetin bu noktaya gelmesi değerlidir. PKK’lıların gerçekten makul siyasetçi oldukları tespitlerine katılıyoruz. Hükümetin yıllar sonra bunu anlamış olması sevindiricidir, çözüm adına umut vericidir. Hükümetin şimdi bu makul olgun siyasetçilerle müzakere yürütmelerini bekliyoruz" diye konuştu.

"BDP İLE BUGÜNE KADAR HİÇ BİR MÜZAKERE YAPILMADI"

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan BDP Genel Başkanı Demirtaş, İmralı Adası’na gitmemesinin BDP veya Öcalan’dan kaynaklı olmadığını savunurken şöyle devam etti: "Beşir beyin (Atalay) çözüm süreçlerinde kendi çerçevesinde bir uğraş, çaba içerisinde olduğunu biliyoruz. Şunu da açık yüreklilikle ifade edeyim; bugüne kadar hükümet ile BDP arasında görüşmeler yapıldı. Ama bunların hiçbir müzakere olarak yürütülmedi. Görüşmelerin müzakere tarzında yürütülmesini istedik. Ama, bunlar sadece sohbet toplantısı olarak değerlendirdi. Biz çocuk oyunu oynamıyoruz. BDP heyeti 5 toplantıda pakete ortaklaşmak, birlikte çalışmak istemiştir. Mümkünse diğer partilerle çalışma teklifi sunmuştur. Ama kendileri paylaşmayı, tek bir maddede bile ortaklaşmayı paylaşmayı kabul etmemiştir. Beşir bey çıksın açıklasın. Kimse yalan konuşmasın, dürüst olsunlar. Bugün Kürt siyasetçileri ortaya çıkıp konuşuyormuş, bu da onların yarattığı ortam sayesinde imiş. Genelkurmay’a, Kenan Evrenlere sorsunlar bakalım. Sadece AKP hükümeti döneminde 1 milyon yıl milletvekilerimiz hakkında ceza istenmiştir. 5 milletvekilimiz içerde. 10 bin siyasetçimizi tutukladınız. Ne lütfundan bahsediyorsunuz? 130 kişiyi gösterilerde silahla öldürdünüz. Neyin imkanından söz ediyorsunuz? Hükümet, bizimle ilgili çarpıtma, yalan yanlış bilgiler vermekten vazgeçmelidir. Beşir bey de, hükümet de artık şunu iyi anlamalı; biz de bir siyasi partiyiz. Bizim siyasetimiz halkın doğrultusunda şekillenmiştir. Seçim yaklaşıyor. BDP ile mücadeleyi öne alacaklar."

Başbakan Erdoğan’ın anketlerde BDP’nin yükseldiğini gördükçe tansiyonunun da yükseldiğini, bu duruma öfkelendiği için partileri ile savaştığını, mücadele ettiğini ileri süren Demirtaş, "BDP’nin içiyle oynama, BDP’nin silahların tekrar devreye girmesini istediği yönünde manipolasyonlar yapacaklardır. Bundan vazgeçmeleri kendileri için de hayırlı olur. Verdiğimiz mücadele yokmuş, kendileri büyük bir lütufta bulunuyormuş gibi yapıyorlar. BDP sürece karşıymış gibi bir hava yaratanlar, iki yüzlülüğü bıraksınlar. Başbakan 45 dakika konuştu, tek bir yerde Kürt sözcüğü, süreç sözcüğünü duydunuz mu? Oy kaybetmekten korkan, siyasi korkaktır" dedi.

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, İmralı adasında bugün kritik bir görüşme yapılacağını, öncelikle Abdullah Öcalan’ın görüşlerini görmeleri gerektiğini ifade ederek, "Muhtemelen bir heyetimiz önümüzdeki günlerde KCK yöneticileriyle bir araya gelip değerlendirme yapacaktır. Öbür türlüsü savaştır, kandır, öbür türlüsünü arzulamıyoruz. Sayın Öcalan, Kandil bu çaba içerisinde. Hükümet samimi yaklaşırsa süreç ilerleyebilir. Ama hepimizi kaygılandıran bir durumun olduğu da gerçektir"dedi.

Ocak ayından bu yana heyetlerinin İmralı’ya ve Kandil’e giderek görüşmeler yaptığını söyleyen Demirtaş, şöyle dedi: "Hükümetin bizzat bakanı ’Çekilme ve ateşkes olursa, biz Abdullah Öcalan’ın dış dünya ile irtibatını kuracağız’ dedi. Zaten olması gereken bu; bunun olmaması aslında kanun dışıdır söyleminde bulundular. Niye yapılmadı açıklasınlar. Halen heyetlerimize müdahale ediliyor. Az önce ifade ettiğim şey yasa dışı bir şey midir? Söz verdiğiniz insana, niye o sözü yerine getirmiyorsunuz? Müzakereyi yürüten baş aktörün dışarı ile bağının olması, demokratikleşmeyi hızlandıracaktır. Silahı bırakanlar dağdan ineceklerdi? Bu pakette niye bu yok? Biz hükümetten demokratik özerklik sözünü almadık. Ama basit sürecin ilerleyebilmesi açısından olması gerekenlerdir bunlar. Bunlar ne gayrı meşrudur, ne gayri ahlakidir. Görüşmenin normal devam etmesi için atılması gereken pratik adımlardı."

"KÜRTLER FİLİSTİNLİ OLMAYI DA BİLİR"

BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak ise,  Türkiye’nin Suriye’de Kürtlere yönelik izlediği politikayı eleştirirken çetelere silah, malzeme gittiğini, oradaki Kürtlerin kendi buğdaylarını Türkiye’ye getirip satamadığını anlatırken, "Bunun adı ambargo, ablukadır. Bu ablukayı uygulayan da Türkiye’dir. Esad’in diktatör olduğunu söyleyen Türkiye, Kürtleri Esad’a muhtaç hale getirmeye çalışıyor. Bu ambargo ve abluka asla kabul edilemez. İnsanların sosyal ve ekonomik yaşamlarını devam ettirme imkanları ortadan kaldırılmıştır, bir ambargo söz konusudur. Bu da yetmiyor Nusaybin’de şimdi duvar örülüyor. Eğer Türkiye İsrail rolüne soyunuyorsa, Kürtler de Filistin olmayı bilirler" dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.