BDP’li Demirtaş: Kürtler için “ayrılmak” ve “bağımsızlık” bir seçenektir

 Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır’da yaptığı konuşmada Kürtler için ilk kez ‘ayrılmak’ ve ‘bağımsızlık’tan bahsetti. Demirtaş, “ Türk’ün kendisini yönetme hakkı var, devlet kademelerinde devleti bir erk olarak yönetme hakkı var. Kürt’ün de olacak. Eşitlik budur aynı zamanda. Bunun modelini tartışalım. Ayrılmak bir seçenektir. Bağımsızlık bir seçenektir. Bir halk olarak bir ulus olarak Kürt halkı kendi geleceğini tayin ederken bu şıkkı, bu seçeneği kullanma hakkı da var.” dedi.

Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) tarafından düzenlenen Tigris Diyaloglar ve Çözüm Süreci Takip Projesi toplantısı yapıldı. Diyarbakır’ın Sur ilçesi Green Park Otel’de yapılan toplantıya BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Mithat Sancar, Hüseyin Yayman, Deniz Zeyrek ve Abdulkadir Selvi konuşmacı olarak katıldı. Toplantının açılış konuşmasını DİTAM Başkanı Mehmet Kaya yaptı. Daha sonra kürsüye davet edilen BDP Eş Genel Başkanı, çözüm süreci ve gündemle ilgili uzun bir konuşma yaptı. Demirtaş, çözüm sürecinde kamuoyunda yaşanan tartışmaların olumlu olduğunu belirterek, tartışmalarda Kürt sorunun olup olmadığı konusunun geride kaldığını kaydetti. Demirtaş, “Geldiğimiz nokta Kürt sorunun Kürdistan gerçeğinin inkarının şu veya bu gerekçeyle aşıldı. Artık bu halkın yüzyıldır inkar edilmek istenen yok edilmek istenen bu halkın oluşmuş olan siyasi iradesinin yeni Ortadoğu’da yeni dünyada nasıl yer alacağı hangi statüyle. Diğer uluslararası camiayla nasıl bir hukukla var olacağı tartışmasına girdik.”diye konuştu. 

İmralı’da gerçekleşen görüşmelerin kaydedildiğini ve tutanak haline getirildiğini belirten Demirtaş şöyle devam etti: “ Son bir yıldır sürecin geldiği aşama itibarıyla elde edilen kazanım hepimiz açısından konuşmaya başlanmış olunmasıdır. Yüzyıldır konuşulması ve muhataplarıyla tartışılması bir tabu haline dönüştürülmüş bir Kürt sorunu sorunun muhataplarıyla konuşuluyor olması çok önemlidir. Önemli bir kazınımdır. Bu eşik aşılmıştır. Bir işi bitirmenin yarısı başlamış olmasıdır. Bu kazanımı siyaseten aklı olan vicdanı olan ahlakı olan herkesin kazanım olarak görmesi gerekir. çünkü bunun alternatifi savaştır.” 

NEVRUZ BİLDİRİSİ MUTABAKAT METNİYDİ 
Barış yolunu kaybetmemek için hava fırtınalı da olsa ayrılmamaya çalıştıklarını dile getiren Demirtaş, 21 Mart Nevruz Bayramı’nda okunan mesaja değindi. Demirtaş, “ Abdullah Öcalan felaketi gördüğü için Nevruz bildirisini ortaya koydu. Ortak mütabakatı yakalama adına kaleme aldı Nevruz bildirisini. Benim katıldığım son toplantı da ifade edilen, gelinen nokta kaybedilen bir nokta değil. Her şeyden önce ölümü durdurduk. Bir yıl içerisinde birbirimizi tanımaya çalıştırdık güven oluşturmaya diyalog kurmaya çalıştık diyor. Birbirimizi tanıdık” ifadelerini kullandı. 

KÜRTLER İÇİN AYRILMAK BİR SEÇENEKTİR 


Ortadoğu’nun değişikliğe uğradığı bir dönemde artık bu meseleyi kararlı bir masada çözebileceklerine dair inancının tam olduğunu anlatan Demirtaş şunları söyledi: “Hiçbirimizin gideceği ne başka toprak vardır, ne yer vardır. Birlikte yaşamanın hukukunu oluşturacağız. Kürt halkının kendi geleceğini tayin etme hakkı var. Ama bir halk kendini yönetime katamazsa bir statü olarak varlığını sürdüremezse ortada eşitlikten bahsedemezsiniz. Kürt halkı bu hakkını nereden alıyor meşruiyeti bile tartışmaya gerek yok, anavatanı bu topraklarda yaşıyor. Türk’ün kendisini yönetme hakkı var. Devlet kademelerinde devleti bir erk olarak yönetme hakkı var. Kürdün de olacak. Eşitlik budur aynı zamanda. Bunun modelini tartışalım. Ayrılmak bir seçenektir. Bağımsızlık bir seçenektir. Bir halk olarak bir ulus olarak Kürt halkı kendi geleceğini tayin ederken bu şıkkı bu şeçeneği kullanma hakkı da var. Federasyon bir seçenektir. Kürt halkı kendi geleceğini federasyondan yana kullanabilir. Özerk yönetim modeli ber seçenektir. Yada eyalet bir seçenektir. Bizim BDP olarak sayın Öcalan’ın PKK lideri olarak ortaya koyduğu birlikte yaşabileceğimiz birbirimize düşman olmadan eşitliği özgürlüğü sağlayacak bir modeldir özerklik. Çünkü ötesi evet Kürt’ün hakkıdır ama Kürt’e geleceğini tayin hakkını ille de bu yönde kullanacağı hiçbirinin ipotek koyma hakkı yoktur. Özerklik modelini konuşmak tartışmak istiyoruz. Demokratik özerklik projemizi parlamentoda tanıttık. O dönem başbakan dahil olmak üzere biz Türkiye’nin topraklarında kimseye ameliyat yaptırmayız denildi. Geldiğimiz noktada Kürtlere artış şu denilemeze Güney Kürdistan’da bir federe devlet Türkiye tarafından bu kadar aleni şekilde tanınıp meşrilaştırılmışken Suriye Kürdistan’ında defaktoda olsa bir statü bir yönetim oluşmuşken Türkiye’deki Kürtlerle müzakere yapılırken ya da yürütülürken tekçi ulus merkeziyetçi devletle yetinin diyemezsiniz. Başka bir şey desinler ama bunu demesinler. Eyalet desinler, yerinden yönetim desinler ama onu demesinler. Bu herkese haksızlık olur. Bunun değişmesi yazım. Kürt’ü tanımışsan bu devlet modelini tanımıyorum demelisin.” 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.