BBP:‘Paralel yapı’ iddiası ile bölünme süreci gizleniyor
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ithamlarına tepki gösteren Mehmet Efe, "'Paralel yapı' iddialarıyla iktidarı yıpratma ihtimali olan tüm politikaların üstü örtülüyor. Fethullah Gülen Hocaefendi'nin iadesi için uçak hızıyla hareket edenlerin, binlerce insanın katili olan tek bir PKK şefi için ciddi bir adım atmadı." şeklinde konuştu.

    Tayyip Erdoğan ve parti yetkililerinin sürekli, '17 Aralık ve 25 Aralık' diyerek milleti sistemli bir şekilde uyuttuğunu ifade eden Efe, "Sanıldığı gibi bu 'Paralel Yapı' sadece rüşvet iddialarını ortadan kaldırmak için kullanılmıyor. İktidarı yıpratma ihtimali olan tüm politikaları bu yolla üstü örtülmüş oluyor. Bu sayede Türkiye'yi bölünmeye götüren açılım sürecini kimse konuşmuyor, iflas eden Suriye politikası hiç gündeme gelmiyor, 'Paralel Yapı' bütün bunların üzerini örtmeye yarayan bir kilim gibi kullanılıyor." diye konuştu.

    'PKK'NIN ÇOCUK KAÇIRMASI 'PARALEL YAPI' GÜRÜLTÜLERİ ARASINDA BOĞULUP GİDİYOR'

    Diyarbakır'da çocuğu dağa çıkarılan yaşlı bir anne ve babanın kaç gündür, çocukları için eylem yaptığını belirten Efe, "Diyarbakır'ın göbeğinde terör örgütüne meydan okuyor. 2 askerimiz kaçırılıyor. Havuz medyasında çıt yok. Ülkemizin gündemine bir türlü giremiyor. Kimse 'Bu bir barış süreci ise bu çocuklar niye dağa kaçırılıyor? Bu örgüt daha hala niye militan yetiştirmeye devam ediyor?' diye sormuyor. Acılı anne ve babanın feryatları 'Paralel Yapı' gürültüleri arasında boğulup gidiyor. Başbakan bunu neden duymuyor." diye konuştu.

    'HOCAEFENDİ İADE EDİLMEZSE 'ABD'NİN ADAMI' DİYECEKLER'

   Fethullah Gülen'in ABD'den iadesinin talep edileceği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma başlattığı haberleri yayılmaya başladığını vurgulayan Efe, "Bunun anlamı açık, Cumhurbaşkanı seçimine kadar Başbakan'ın elinde başka malzeme kalmadığı için 'Paralel Yapı' iddialarını konuşmaya devam edecektir. Başbakan ve iktidar partisi yetkilileri bu hamle ile bir taşla bir çok kuş vurmaya ve milleti oyalamaya devam edecektir. Hocaefendi iade edilirse ne ala, edilmezse kamuoyuna, 'biz demedik mi, bu adam ABD'nin adamı onun için iade etmediler' diye önceki iddiaları pekiştirilmiş olacaklar. Başbakan ve iktidar partisi yetkililerinin tercihi ise ikinci şık olduğunu görülüyor. Çünkü tutuklanarak cezaevine gönderilmiş bir Hocaefendi onların işine çok yaramaz. Propagandanın kullanımına daha uygun olan iade edilmemesi böylece her türlü iddianın muhatabı haline getirilmesidir. Çok büyük ihtimalle de öyle olacaktır." ifadelerini kullandı.

    'MUSTAFA KARASU, DURAN KALKAN GİBİ TERÖRİSTLER İÇİN NİÇİN TEK BİR ADIM ATILMADI?'

    Ülkelerarası iade prosedürünün belli şartlarının olduğunu devletlerin bu tip iadeleri biraz ülke onuru ile irtibatlandırarak kıskanç davrandığını hatırlatan Efe, "Üstelik bir kişi hakkında kırmızı bülten çıkarılabilmesi için hakkında bir ceza davasının açılması, isnat edilen suçun şüphelinin bulunduğu ülke kanunlarına göre de suç olması, hakkında tutuklama kararının bulunması veya ifadeden imtina etmesi gerekiyor. Bir zanlı bulunduğu ülkede 'ben ifade vereceğim' dediği takdirde iadesi çok zordur. Ancak burada bir hususun altının çizilmesi gerekiyor, Hocaefendi için uçak hızıyla hareket edenler, binlerce insanımızın katili olan tek bir PKK şefi için ciddi bir adım atmadılar. Bu işler bu kadar kolaysa, Oslo'da masanın karşı tarafında olan, Mustafa Karasu, Duran Kalkan gibi teröristler için, niçin tek bir adım atılmadı. Cem Uzan, Paris'te gününü gün ediyor, niçin ülkeye getirilerek hiç ettiği paraların hesabı sorulmadı. Turan Çömez Londra'da doktorluk yapıyor, niçin iadesi sağlanamadı?" diye tepki gösterdi.

    'BUGÜNE KADAR BAŞBAKAN NE DEDİYSE TERSİ ÇIKTI'

    'Paralel Yapı' ve Hocaefendi üzerinden bölünme sürecnini gizlendiğini söyleyen Efe şunları kaydetti: "Başbakan ve iktidar partisi yetkililerinin pohpohlayarak sokağa döktüğü Suriye'deki Müslümanların dramı dikkatlerden kaçırılıyor. Daha hala PKK ile yürütülen görüşmelerin barış amaçlı olduğunu sananlar var. Ortada barış süreci yok. Öyle olsa eskisinden daha yoğun bir militan yetiştirme kampanyası yapar mıydı PKK? Güneydoğu'da gittikçe Türkiye'den uzaklaştırılan özerk bir bölge oluşturuluyor. Hükümet buna zemin hazırlıyor. PKK ve onun siyasi temsilcilerinin söylemleri ortada 'Bundan sonraki süreç Demokratik Özerklik' diyorlar, Başbakan ve iktidar partisi yetkililerinden tek bir cevap yok. Bugüne kadar Başbakan ve iktidar partisi yetkilileri ne dediyse tersi, PKK ve onun siyasi temsilcileri ne dediyse aynısı çıktı. Taviz yoksa Oslo görüşmeleri milletten niye gizleniyor? Süreç şeffaf işliyorsa, Oslo tutanaklarının da yayınlanması gerekmez mi? Başbakan 'Paralel' iddiaları ile kendi gündemini oluşturup muhalefeti de peşine takıyor. BBP olarak Başbakan'ı ve iktidar partisi yetkililerini buradan uyarıyoruz milletin gerçek gündemiyle meşgul olun."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.