BBP'den AYM'ye

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, yüzde 10'luk seçim barajı ile siyasi partilerin hazineden yardım almaları için gerekli olan yüzde 3'lük barajın kaldırılması için Anayasa Mahkemesine (AYM) başvurdu.

Başvuruyu yaptıktan sonra AYM önünde basın mensuplarına açıklama yapan Destici, Türkiye'de adaletsiz ve antidemokratik bir seçim sistemi ve siyasi partiler yasasının bulunduğunu savundu.

Siyasi partilere yapılan hazine yardımının ve yüzde 10'luk seçim barajının dünyanın hiçbir yerinde olmadığını ifade eden Destici, BBP'nin bununla ilgili mağduriyetler yaşadığını kaydetti.

Hükümetin yüzde 10'luk barajla ilgili düzenleme yapması için beklediklerini ancak bu olmayınca bugün AYM'ye başvuruda bulunduklarını belirten Destici, seçim kanunundaki değişikliğin, seçimde uygulanabilmesi için bir yıl önceden yapılması gerektiğini  anımsattı.

AYM'ye yüzde 10'luk seçim barajı ile siyasi partilerin hazineden yardım almaları için gerekli olan yüzde 3'lük barajın kaldırılması için başvuru yaptığını bildiren Destici, yüzde 3'lük barajın demokratik ülkelere göre çok yüksek olduğunu, 2011 seçimlerine göre değerlendirildiğinde yine aynı partilerin hazineden yardım alacağını ifade etti.

Haksız, antidemokratik sistemin değişmesini istediklerini vurgulayan Destici, hazine yardımının, alınan oya göre hakça verilmesini istedi.

"Nasıl bir rahatlık?"

"Türkiye'nin Musul Başkonsolosluğu'na düzenlenen baskına" ilişkin bir soru üzerine Destici, şu cevabı verdi:

"Bu olay adeta göz göre göre geldi. Türkiye'yi yönetenler, hükümet edenler, burnumuzun dibindeki hadiseyi okuyamadılar. Siz 2 gün önce IŞİD oraya yürümeye başlıyor ve siz bunu biliyorsunuz ki Musul'da sadece bizim konsolosluğumuz var. Nasıl bir rahatlık, güven ki burada bir tedbir alınmadı. Dün yapılan Cumhurbaşkanımızın başkanlığındaki zirvenin bir gün önce yapılması gerekiyordu. Bir gün önce yapılsaydı bence şu anda belki de konsolosluğumuz işgal edilmemiş ya da tahliye edilmiş olurdu. Şimdi bir olma beraber olma ve elimizden gelen her türlü gayreti koymak zorundayız.

Nasıl oluyor da içeride bayrağınız indiriliyor, dışarıda konsolosluğunuz basılıyor, esir alınıyor? Yani Türkiye Cumhuriyeti devleti bu kadar aciz mi? Bu devletin hiç mi caydırıcı gücü yok? Ya da kalmadı mı bu kadar caydırıcı yüzü? Nasıl oluyor da bir terör örgütü burnumuzun dibinde bizim, hemen bir nefeslik... Benim oraya jetlerim 5-10 dakikada ulaşır. Oradaki komutana, başkonsolosa denmesi gereken şuydu: 'Kardeşim direnin, biz geliyoruz', IŞİD'e 'Eğer sen benim konsolosluğuma saldırırsan ben senin bütün unsurlarını yok ederim, hava harekatı başlatırım herkese ve her şeye rağmen' denseydi, bakalım IŞİD'in unsurları bizim konsolosluğumuza girip orayı işgal edebiliyorlar mıydı?"

"Adalet Nöbeti"ne ziyaret

Türkiye sessiz kaldıkça IŞİD'in cesaretleneceğini ve oradaki Türkmenleri yok etmeye, çıkarmaya çalışacağını savunan Destici, bu eylemi gerçekleştiren tetör örgütünü lanetlediğini, kınadığını söyledi.

Türkiye'nin, Suriye politikasının bedelini ödediğini ileri süren Destici, "Siyasi olarak Esed şu anda rahat. Tüm bunlar Esed'i rahatlatıyor. Öyle bir politika izledi ki Türk hükümeti, Esed'i güçlendirdi ve güçlendirmeye devam ediyor. Siyasi, ekonomik insani ve İslami olarak da en ağır bedeli biz ödedik ve ödemeye devam ediyoruz. İyi düşünülmesi ve ona göre bir karar verilmesi gerekir" dedi.

Destici, daha sonra, "Balyoz davası" avukatlarından Şule Nazlıoğlu Erol'un Anayasa Mahkemesine yaptıkları bireysel başvurudan sonuç çıkmaması üzerine Anayasa Mahkemesi önünde başlattığı "Adalet Nöbeti"ne ziyarette bulundu.

Burada bekleyenlerle bir süre sohbet eden Destici, "Adalet herkese lazım olabilir. Yanlışlığı kim yaptıysa onun karşısında olmalıyız. Biz adaletin herkes için tecelli etmesini istiyoruz" diye konuştu.

Kaynak: AA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.