Başkanlık MHP'ye büyük zarar verecek
 Oğan Perşembe günü akşamı konuk olduğu programda şu anda komisyonda görüşmeleri devam eden yeni anayasa paketine, El Bab’da yaşanan son gelişmelere ve başkanlık sisteminin MHP’ye ne getirip MHP’den ne götüreceğine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
 
Ülkücüleri Koruma Ve Yaşatma Derneği Vasfına Çevrilecektir
 
Başkanlık sisteminin MHP’ye çok büyük zarar vereceğini belirten Oğan, “MHP’nin kurumsal kimliği bu anayasa değişikliği meclisten geçtiği takdirde ortadan kalkacaktır veyahut da Milliyetçi Hareket Partisi, Ülkücüleri Koruma ve Yaşatma Derneği vasfına çevrilecektir. Bunun çok makul gerekçeleri vardır. En önemli gerekçesi ise şudur: Sistemin sonucu, yani Burhan Kuzu’nun daha önce anayasa kitaplarında, başkanlık sistemi kitaplarına yazdığı ve en son artık dayanamayıp bir TV programında itiraf ettiği gerekçe ortaya çıkacaktır. Bu nedir? Bu, Başkanlık sistemi iki partili bir düzeni getirmektedir. Bugün MHP mecliste milletvekili sayısı itibariyle maalesef 4. parti durumundadır. Dolayısıyla sistem iki partili bir yapıyı getirdiği için MHP bu anayasa değişikliği sonrasında fiilen ortadan kalkmış olacaktır. Peki, MHP’yi kuran ülkücü iradenin, Sayın Genel Başkanı ve parti yönetimini seçen delegelerden hangisinin onayı alındı da başkanlık sistemine destek kararı alındı. Bu kararı kendi başına Genel Başkan veremez. Mevcut Genel Merkez yöneticileri de veremez” dedi.
 
Sinan Oğan, başkanlık sisteminin MHP’nin parti politikalarına da ters olduğunun altını şu sözlerle çizdi: “Bizim seçim beyannamelerimizin tamamında, MHP’nin parti programlarının tamamında Başkanlığa karşı bir duruş var. Genel Merkez yönetimi gerek 7 Haziran’da gerek 1 Kasım’da sahada oy isterken, ‘Ey ülkücüler Milliyetçi Hareket Partisi’ne oy verin Başkanlık sistemini getireceğiz’ demediler. Tam tersini dediler: ‘Biz Başkanlık Sistemine karşıyız. Bu sebeple MHP’ye vereceğiniz her oy Türkiye’yi Başkanlık Sisteminden bir o kadar uzaklaştıracaktır.’ Ancak ülkücüler verdikleri bu oyun karşılığında şimdi şaşkın vaziyetteler. Çünkü MHP Genel Merkezi ülkücü-milliyetçi tabanın sesine kulak tıkayarak bugün Başkanlık Sistemine hangi gerekçeyle razı olduklarını bilmediğimiz bir sürecin içinde maalesef ki ülkücüleri bir bilinmeze doğru götürmektedirler.”
 
Oğan’dan Önemli Ekonomi Uyarısı
 
MHP Genel Başkan Adayı Oğan, başkanlık sisteminin Türkiye’nin sorunları için bir çözüm olmayacağını belirtti. Oğan ayrıca “AKP 14 yıldır iktidardaydı da şimdiye kadar ekonomik sorunları çözmek için neye ihtiyacı vardı. Hangi kanunu getirdi de geçiremedi? Terörü durdurmak için neye ihtiyacı vardı da yapamadı? Başkanlık sistemi gelince Suriye’de akan kan duracak mı? Dış politikada Orta Doğu’da selam vereceğimiz bir Allah’ın kulu kalmadı.  Halka doğrudan yansıyan birçok parametre var ama en hızlı halka yansıyan ekonomik parametre döviz kurudur. Başkanlık sistemi gelince döviz kuru düşecek mi? Türkiye’ye yatırım girmiyor kimse bunu konuşmuyor Türkiye ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıyadır. Çok sayıda kapanan şirket vardır döviz kurunu zoraki durduruyorlar birtakım sıcak para girişleri sağlandı ama Türk ekonomisi bu sıcak paranın devamı olmadığı sürece ayakta kalamaz. Referanduma kadar idare etmeye çalışıyorlar.  Hadi idare ettiniz ama Türkiye ekonomik krizle karşı karşıya. Başkanlık sistemi gelince bu kriz geçecek mi? Bir kişinin arzusunu yerine getirmenin dışında başkanlık sistemi bu ülkenin neyine çare olacak” ifadeleriyle ekonomi hakkında da iktidarın kulak vermesi gereken uyarılarda bulundu.
 
Ülkenin Kaderi Bu Durumda Ülkücülerin Elindedir
 
“Başkanlık Sistemi eşittir iki partili sistem o da eşittir federal sistem. Bu kadar net! Bunu Burhan Kuzu da son TV programında söyledi.  Dünyanın neresine giderseniz gidin Başkanlık Sistemi eşittir Federasyon Sistemidir” sözlerini vurgulayan Oğan gelecek dönemdeki MHP’nin karşılaşabileceği bir olasılığı da izleyicilerle paylaştı: “Sayın Recep Tayyip Erdoğan, birçok defa beni şunlar, bunlar kandırdı demiştir. Sıradaki ‘beni kandırdı’ diyeceği kişi Sayın Devlet Bahçeli’dir.  Başkanlık Sistemi geçer geçmez şunu diyecektir: 2019 seçimlerinde, AKP’ye oy veren Kürt nüfusu -ki hiç az değil- ve HDP seçmeninin oyunu almak için AKP şöyle bir sistem kurmuştur: Meclisten ve referandumdan MHP’nin ve ülkücülerin desteğiyle geçmek, Başkanlık için HDP ve kürt seçmenin desteğini almak. Diyecekler ki, “Devlet Bahçeli beni kandırdı! Ey kürt kardeşlerim, ey HDP’li kardeşlerim -çünkü bir sene önce kardeşlerdi HDP’lilerle- Bahçeli beni kandırdı. Bu sistemin özünde federasyon vardır. Gelin şu federasyonu konuşalım. Nitekim Sayın Recep Tayyip Erdoğan geçmiş konuşmalarında federasyondan korkulmaması gerektiğini defaatle söylemiştir. O sebeple MHP bir süre sonra eğer OHAL şartları uygulandı, milletvekillerinin hür iradelerine kelepçe vuruldu ve Başkanlık Sistemi Meclisten geçti diyelim -ben Meclisten geçmeyeceği kanaatindeyim- ülkenin kaderi bu durumda ülkücülerin elindedir.” Oğan şu sözleri de dile getirdi: “Ülkücüler gerek 1 Kasım seçimlerimde gerekse 7 Haziran seçimlerinde Başkanlığa karşı çıkılacak diye oy vermişlerdir. Bugün tabanda ülkücüler oylarına sahip çıkıyor.  Ülkücülerin oyu ile seçilen milletvekillerine buradan istirhamımdır: Türk milletinin, ülkücülerin vicdanının sesini dinlesinler. Kendi vicdanlarının sesini dinlesinler. Ülkücü vicdanlı insandır, elini vicdanına koyduğu takdirde doğruyu bulacaktır. Doğru da her zaman tektir.  Ve ben ülkücü tabana da verdikleri oylara sahip çıkmalarını istiyorum: “Seçtiğiniz milletvekillerini arayınız. Eğer Başkanlığa destek vermek istiyorsanız bunu da söyleyiniz, ama ben biliyorum ülkücüler Başkanlığa destek vermiyor bunu da lütfen seçtiğiniz vekillerinizle paylaşınız. Çünkü yarın yeniden size gelip oy istediklerinde siz bugün onları arayıp bunları söyledikleriniz zaman onlarda sizin sesinizi dinlemezse yarın sizden oy isteyemezler. Ben inanıyorum ki ülkücü taban, ülkücü camia bu seçimlerde gereğini yapacaktır. Bu ülkenin kaderi ülkücülerin elindedir ve ülkücüler de sahipsiz değildir. Sonuna kadar tabanımızın, ülkücülerin yanında olacağız, onlara sahip çıkacağız ve Başkanlığa dur diyeceğiz.”
 
Sosyal Medyadan Destek Mesajları Yağdı
 
Program sırasında Sinan Oğan’a sosyal medyadan destek mesajları yağdı. Ülkücülerin söylemek istediklerini de ifade eden Oğan şöyle konuştu: “Çoğu sayıda vatandaşımızın mesajı var diyorlar ki, biz 14 senedir AKP ile cebelleşiyoruz. Adeta siyaset sahasında ölüm kalım savaşı veriyoruz. AKP ile çok sayıda davalarımız var. Madem AKP ile beraber olacaktınız bizi niye düşman ettiniz. Hukuk AKP’nin kontrolü altındayken bu kadar davamız ve belki bir sürü tazminat ödeyeceğiz. Biz aşağıda AKP ile cebelleşirken siz yukarıda AKP ile nasıl kucaklaşırsınız. Bize dediniz ki başkan sistemi bölücü sistemdir, bölücü başı istiyor dediniz buna karşı çıktık. Siz dediniz ki, bu AKP ülkeyi bölüyor, bu ülkenin başına gelmiş en büyük beladır. Biz de size inandık, AKP ile mücadele ettik. Şimdi siz bütün bu meseleleri bir tarafa bıraktınız. Tabanda 14 yıldır bir tane ülkücü işe giremedi, ekmek yiyemiyor. Bütün ihaleleri yandaşlar alıyor. Bütün işlere AKP’liler sokuluyor, ülkücüleri 14 senedir dışladınız. Şimdi ne oldu da destek verdiniz. Bunu karşılığında ülkücülere ne aldınız?” diye vatandaşlarımız soruyor ve bizden dile getirmemizi istiyor. Ben de buradan ülkücü camianın bu talebini ifade etmek isterim.”
 
ABD, Suriye’de Türkiye’ye Kazık Attı!
 
Türkiye’nin en önemli stratejistlerinden biri olan Oğan ayrıca dış politika konusunda da kritik değerlendirmelerde bulundu. İşte Oğan’ın dış politika hakkında can alıcı tespitleri…
 
Öyle gözüküyor ki, Türkiye’nin dost ve müttefik bildiği ama bizim dost ve müttefik olmadığını çoktandır gördüğümüz ABD, Suriye’de  Türkiye’ye çok büyük bir kazık atmıştır. Bugün deniyor ki, Suriye’de Türkiye IŞİD’le savaşıyor. Doğru. Koalisyon güçleri de Türk topraklarından Türk üslerin havalanarak gidip onları bombalaması lazım; ama gitmiyor. O zaman koalisyon güçlerinin uçaklarının Türkiye’deki üslerde ne işi var? Derhal, ya bizimlesiniz ya değilsiniz demek lazım. PYD hatırlarsanız alelacele bir açıklama yaptı ve dedi ki; “Rakka Operasyonu’nu başlatıyoruz” Aradan kaç ay geçti, Rakka Operasyonu yok. Her gün açıklama geliyordu; PYD aşağıda giriyor yukarıdan giriyor, El Bab’a bugün girdi yarın girecek diye. Bunların hepsi yalanmış. Bunların hepsi El Bab’a sokup IŞİD’le Türkiye’yi savaştırıp herkesin çekilip tribünlerden seyretmesi içinmiş. Bugün Musul Operasyonu da Rakka Operasyonu da diğer yerlerdeki operasyonlarda tamamen durdurulmuş durumda. Ne kadar IŞİD canisi, teröristi varsa El Bab’a yığılmıştır. Son barış anlaşmasıyla Halep’teki IŞİD’liler de El Bab’a yeniden geçmiştir. Bugün onu da söyleyeyim; El Bab’da ÖSO filan da yoktur, tamamen Mehmetçiğimiz IŞİD’le bütün olumsuzluklara rağmen başarılı bir ölüm kalım mücadelesi vermektedir. Dünyanın hiçbir yerinde hava harekatıyla yerle bir edilmeden bu tür yerle bir edilmeden bu tür terör operasyonları yapılmaz. Türkiye, yeri geliyor üç hafta Suriye’de hava operasyonu yapamıyor. Neden? Rusların S 400’leri Türk savaş uçakları Türk sınırları içerisindeyken dahi kilitleniyor. Peki böyle bir operasyonu başlatmadan önce Türkiye bunların hesabını yapabilecek kapasiteye, donanıma sahip değil midir? Suriye’de El Bab’a girmeden önce Türkiye’nin yeterli istihbaratı yok muydu yeterli analizlerini yapamadılar mı?  Biz IŞİD’le neden orada savaşırken ABD’si, PYD’si elini sallayarak oraları alsın? Bunların hesabını Türkiye yapmalıydı.
 
Onlar Sahilde Uzanıp Güneşlenecekler, Mehmetçiğim Şehit Olacak. Olmaz Öyle Bir Şey!
 
Türkiye, Suriye’de tarihinin en büyük aldatmacasıyla karşı karşıyadır. Aldatanlar kim? ABD, PYD, Türkiye’nin o bölgede destek verdiği cihatçı gruplar ve ÖSO. Hepsi çekildi bir kenarda durdu.  Halep’ten 100 bin sivil tahliye edildi bunların içinde ciddi sayıda eli silah tutan insan da vardı. Bunlar nerede? Türkiye, bunları besliyor. Bunlar neden gidip savaşmıyor? Türkiye içerisinde 4 milyon Suriye vatandaşı var en azından 1 milyonu rahatlıkla cephede savaşabilecek kapasiteye sahip insanlardır. Onlar sahilde uzanıp güneşlenecekler, yan gelip yatacaklar benim Mehmetçiğim  gidecek orada şehit olacak. Olmaz öyle bir şey! Bunun hesabını bu iktidar verecek! Türkiye için tehdit nerede varsa, Sibirya ya da Antartika’da olsa bile gidilir ancak bunun hesabının doğru yapılması lazım. 5 senedir biz Türkiye’de bu Suriyelileri besliyoruz. Bu sürede istenseydi o 4 milyonun içinden 100 bin kişilik öyle bir ordu yetiştirilirdi ki… Neden yapmadılar?

haber3hilal.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.