Başbakan Davutoğlu: Meclis'e bir seviye getirmek lazım

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Adli Yıl Açılış Resepsiyonu'nda yaptığı açıklamada, "Meclis'e bir seviye getirmek lazım. Eleştiri olur, eleştiriye cevap olur. Meclis zaten müzakere yeridir. Doğrusu biz de dinlemek isteriz muhalefetin söylediklerini. Katkıları olur onları eleştirilerini almak isteriz. Zenginlik katar. Ama kasıt eğer burada şu anda nasıl bir engelleme yaparım ya da nasıl bir şekilde oradaki ortamı etkilerim oldu mu işin esası Meclis'in ruhu kayboluyor." dedi.


Başbakan Davutoğlu, Yargıtay tarafından TBMM'de verilen Adli Yıl Açılış Resepsiyonu'na katıldı. Davutoğlu, resepsiyona Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile birlikte geldi. Davutoğlu, resepsiyonda bir süre Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, Bekir Bozdağ, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Yargıtay Başkanı Ali Alkan ile ayaküstü sohbet etti. Davutoğlu ve Özel burada 30 Ağustos Zafer Bayramı'nda Türk Yıldızları'nın yaptığı gösteriye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, Türk Yıldızları'nın son 2-3 yılda 12'den fazla ülkede gösteri yaptığını belirtirken, Davutoğlu da bu konuda görüştüğü başka ülkelerin dışişleri bakanlarının da hayranlıklarını dile getirdiklerini söyledi. Davutoğlu, yanında duran Cemil Çiçek için de "Türk siyasetinin yürüyen hafızası" ifadelerini kullandı.

MUHALEFETİN SÖYLEDİKLERİNİ DİNLEMEK İSTERİZ

Ardından bir ara gazetecilerin yanına gelen Davutoğlu, burada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İlk olarak bugün hükümet programını okuduğu Meclis oturumu hakkında konuşan Davutoğlu, "Seviyeli bir oturum oldu. Bir tek Numan beyle ilgili... Meclis'e bir seviye getirmek lazım. Eleştiri olur, eleştiriye cevap olur. Meclis zaten müzakere yeridir. Meclis'in zaten doğuş şartları da müzakere içindir. Müzakereye seviye gelirse onun şahsiyetini hele hiç değil ama söylenen sözü hedef alırsa Türk siyasetine seviye gelir katkı gelir. Doğrusu biz de dinlemek isteriz muhalefetin söylediklerini. Katkıları olur onları eleştirilerini almak isteriz. Zenginlik katar. Ama kasıt eğer burada şu anda nasıl bir engelleme yaparım ya da nasıl bir şekilde oradaki ortamı etkilerim oldu mu işin esası Meclis'in ruhu kayboluyor." ifadelerini kullandı.

Sunum esnasında sükunet içinde olunmasından memnun olduğunu belirten Davutoğlu, "İnşallah hep böyle devam eder. Sükunetten kastımız eleştiri olmasın değil." diye konuştu.

POLEMİK DOZUNU DÜŞÜRMEK LAZIM

"Salı grup toplantılarında tansiyon daha düşük olacak diyebilir miyiz?" şeklinde bir soru yöneltilen Davutoğlu, şöyle devam etti: "Onu göreceğiz. Mesela; Cumhurbaşkanlığı yemin törenin o tansiyon yükselmesinin müsebbibi AK Parti grubu ya da Cumhurbaşkanımız kesinlikle değil. Bugün de söylediğim gibi, sehven dahi olsa bizim grubumuzda herhangi bir şekilde Meclis'in o seviyeli havasına ve toplum kültürüne aykırı bir şey olmamalı. Şu da olmaması lazım: Engelleme, boykot veya bir şekilde yasama sürecini... Nihayet bu yasama faaliyetleri sonuca eriştiğinde bütün toplum için yapılıyor. Yasama faaliyetinin durması yavaşlaması demek aslında reformun durması demek. Hayat değişirken hayat akarken eğer yasama faaliyeti o hayat akışına intibak edemezse bir müddet sonra toplumsal gelişmenin ve dünyadaki gelişmenin gerisinde kalmaya başlarız. Çünkü artık eskiden bir kanun yapılırdı... 20 yıl 30 yıl bizim böyle kanunlarımız var. Dışişleri teşkilat yasasını değiştirdiğimizde onlarca yıl geçmişti. Şimdi ise o kadar hızlı değişiyor ki kullanılan araçlar, o araçlarla birlikte gelen yeni problemler. Birçok şeyin yeniden ele alınması gerekiyor. Yasama faaliyeti yavaşladı mı sonuçta hayatın akışına intibak edemez hale gelir. O yasa herkese lazım. Biz hangi muhalefet partisinden gelirse gelsin yasamaya pozitif katkı yapan her şeye her zaman açık olacağız. Yeter ki o dediğim gibi doğrudan işin kendisi ile ilgili olsun. Yoksa bu mücadele o siyasi polemik bitmez. Polemik dozunu düşürmek lazım."

KILIÇDAROĞLU SEÇİLİRSE CUMHURBAŞKANI GÖREV VERİR Mİ?

Ardından Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Bundan sonra muhatabımız Davutoğlu'dur" sözlerine ilişkin değerlendirmesi de sorulan Başbakan Davutoğlu, "İşte bu zaten bu cevap vermeye çalıştım. Doğru bir yaklaşım değil. Yani hepimizin devlet temsili anlamında muhatabı Cumhurbaşkanımızdır. O muhatabı kendince yok saymaya çalışmak Türk devlet ahlakına da geleneğine de uymaz demokrasi kültürüne de uymaz. Yani şunu diyebiliyorsa Kılıçdaroğlu; aslında cumhurbaşkanlığı bizi adayımızın hakkıydı da bir yanlışlık yapıldı diyorsa bunu hep beraber tartışalım. Bunu demeye kimsenin gücü yetmez. Ortada olan vakıa var. Demokratik yollarla Türkiye'de ilk defa bir Cumhurbaşkanı seçimi yapılmış. Kim olursa olsun onlar açısından karşı siyasetten biri de olsa onu incelikle yaşamak lazım. O bakımdan ben sayın Bahçeli'nin bugün hem hükümet programına katılması hem cumhurbaşkanımızın yemin törenine katılmasını çok olumlu bir tavır olarak değerlendiriyorum. Böyle böyle biz teamülü oluştururuz. Herkes bütün bu şeyleri doğru bir zeminde değerlendirir. O bakımdan ben doğrusu çok şanssız bir açıklama olarak değerlendiriyorum. Söyledim de. 95 ülke ve uluslararası örgüt temsilcisi gelmiş, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı sayın Cumhurbaşkanımıza o itibar ve onuru göstermiş. Ana muhalefet liderinin bunu tartışmasının ne dünyada karşılığı vardır ne halk nezdinde karşılığı vardır. Konya'da yüzde 75 aldı sayın cumhurbaşkanımız. Konya'da diyebilir mi sayın Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı benim muhatabım değil. Ya da yüzde 80'in üzerinde oy aldığı Bayburt'ta hatta yüzde 30 oy aldığı bir yerde dahi. Diyemez çünkü nihayet o halk seçti onu. Cumhurbaşkanımıza saygı halkın tercihine saygıdır Bu kişisel bir mesele değil. Dolaylı bir şey de var orada. Bir itiraf mı diyeyim, bir kabullenme mi? Diyelim yarın 2015 seçimlerine giriyoruz, biz ihtimal vermiyoruz tabi bizim açımızdan. İnşallah görünür gelecekte AK Parti iktidarları var ama onların buna en azından kendilerinin seçim kazanma ihtimalini göz önüne almaları lazım ki seçim kazandın ertesi gün görevi kim verecek ona? Varsayımsal olarak konuşuyorum. Kim verecek? Sayın Cumhurbaşkanımız görev vermeden o göreve başlayabilir mi, başbakan olabilir mi? Olamaz. Türkiye'de bir hukuk devleti var. Bu şu demektir. Sayın Cumhurbaşkanımız döneminde iktidar ümitleri yok. Yani Böyle bir şeyi kazanma ihtimali görmüyor ki bu kadar şey konuşabiliyor. Yani o anlama gelir." şeklinde konuştu.

YARGIYA KARŞI TUTUMUMUZ VE TAVRIMIZ AÇIKTIR

Ardından Yargıtay'ın Adli Yıl Açılış Resepsiyonu'na katılmasının bir teamül veya tutum değişikliği anlamına mı geldiği sorulan Davutoğlu, ilk önce cevaplamak istemediğini belirtti, ardından ise "Tutumumuz ve tavrımız açıktır. Onları ayrıca tartışırız. Yargıya duyduğumuz hürmeti gösterir." demekle yetindi.

Davutoğlu açıklamalarını yaptıktan sonra bir süre daha resepsiyonda kaldı. Daha sonra Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da resepsiyona geldi. Feyzioğlu ve Davutoğlu, tokalaştı ancak konuşmadı. Davutoğlu ardından resepsiyona katılan bazı kadınlarla fotoğraf çektirdi ve ayrıldı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.