Başbağlar Katliamı Anma Töreni,

Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde yaşanan terör saldırısında hayatını kaybeden 33 vatandaş, düzenlenen törenle anıldı.

 

Köy meydanında düzenlenen anma törenine Vali Abdurrahman Akdemir, Belediye Başkanı Cemalettin Başsoy, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, AK Parti Erzincan Milletvekili Sebahatttin Karakelle, Malatya Milletvekili Cemal Akın, CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, CHP Erzincan Milletvekili Muharrem Işık, Erzincan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlyas Çapoğlu'nun yanı sıra siyasi parti temsilcileri, bürokratlar ve birçok vatandaş katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının arkasından program, Başbağlar Köyü Muhtarı Ali Akarpınar'ın konuşmasıyla başladı. Akarpınar, Başbağlar katliamının Türkiye'de en büyük faili meçhul katliam olduğunu belirterek, "Bizler sabırla terörize olmadan, yıkmadan, devlet malına zarar vermeden, hukukun üstünlüğü ilkesi içinde hakkımızı aramaya devam edeceğiz. Mazlumların kanı yerde kalmasın, birilerinin bizi yok saymalarına, ötekileştirmelerine rağmen aldırmadan Türkiye'de faili meçhul kalmış tüm davaların yeniden görülerek, faillerin adalet önünde hesap vermesini istiyoruz" diye konuştu.

"21 YIL ÖNCE MASUM İNSANLARI KATLEDEN HEM KATİLLERİ HEM DE ONLARIN ARKASINDAKİ GÜCÜ HEPİMİZİN BULMASI GEREKİYOR"
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise, 21 yıl önce 33 masum yurttaşın hayatını kaybettiği köyde acıyı paylaşarak yüreklerdeki kanayan yarayı bir nebze olsun sarmak için arkadaşlarıyla beraber burada olduklarını beyan etti. Ağbaba, "Başbağlar 21 yıldır acısını kalbine gömerek bu büyük katliama rağmen hoşgörü ve kardeşlikten vazgeçmeyerek, barıştan taviz vermeyerek, tüm Türkiye'ye ciddi bir mesaj veriyor. Yalnızca Türkiye'ye değil, her gün kardeşin kardeşi boğazladığı sokaklarda kedilerin dolaştırıldığı, karnında bebeği ile masum kadınların katledildiği bir dönemde Orta Doğu'ya ve dünyaya da ciddi mesajlar veriyor. Tabi ki barışı, kardeşliği, dostluğu savunacağız, hoşgörüyü savunacağız. Ancak 21 yıl önce bir gece yarısı masum çaresiz insanları katleden insanların da kim olduğu ortaya çıkarılması gerekiyor ve hep beraber bu acıya karşı bu insanların yanında bulunmakta olan herkesin bu katillerin bulunması için çaba göstermesi gerekiyor. 21 yıl önce masum insanları katleden hem katilleri hem de onların arkasındaki gücü hepimizin bulması gerekiyor. Bulalım ki burada Başbağlar'da acımız biraz daha hafiflesin" dedi.


AK Parti Erzincan Milletvekili Sebahattin Karakelle de yaptığı konuşmada, "Ateş düştüğü yeri sadece yakmıyor, aslında bizim 77 milyon insanımızın da yüreğini yakıyor. İşte onun için biz buradayız. İspatı vücut için buradayız, Sivas'tayız, Başbağlar'dayız. Osmanlı'ya uç beyliği yapmış, bayrağı savunmuş Ezanı Muhammediye'nin susmamasını, kandillerdeki yağların tükenmemesi için evladını askere gönderirken o Sivaslı ana da, Başbağlarlı ana da evladının eline kına yakarken 'hadi yavrum, hadi Hüseyinim sen benim son yongamsın, seni gönderiyorum. Eğer bizim bayrak gönderden inecekse, eğer bizim caminin minarelerinden ezan susacaksa sana sütümü haram ediyorum' diyen anaların evlatlarıydı onlar" diye konuştu.
Törende son olarak konuşan Vali Abdurrahman Akdemir, "21 yıl önce burada masum insanlarımızın uğradığı hain saldırıyı gerçekleştiren kirli ellerin ne denli insanlıktan uzak olduklarını ve terörün mantığının olmadığını tüm dünyaya bir kez daha duyurmak için buradayız. Bu vesileyle Başbağlar şehitlerimizi ve bu vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi şükran, rahmet ve minnetle anıyorum. Bir kez daha gördük ki terörün sağı solu ve mantığı olmaz, nereden gelirse gelsin Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşlarına en temel hakkı olan hayata hakkına ve devletin güvenliğine saldırı düzenleyenler her zaman karşılarında devletimizi ve aziz milletimizi bulmuşlardır. Her dönem bir şekilde kirli eller tarafından kurulan tuzakları hep beraber bozmak bizlerin tarihi sorumluluğudur" dedi.
Akdemir'in konuşmasının arkasından 33 vatandaşın katledildiği alanda yapılan şehitlik ziyaret edildi ve dua okundu.

BİR TÖREN DE FATİH CAMİİ'NDE

Başbağlar katliamının 21'inci yıl dönümünde, hayatını kaybeden 33 vatandaş için İstanbul Fatih Camii'nde de program düzenlendi. Başbağlar Köyü Güzelleştirme ve Kalkındırma Derneği tarafından öğle namazının arkasından hayatını kaybeden vatandaşlar için Mevlid-i Şerif okutuldu, dualar edildi.
Cami avlusunda toplanan grup, daha sonra basın açıklaması yaptı. Grup adına basın açıklaması yapan Başbağlar Köyü Güzelleştirme ve Kalkındırma Derneği Başkanı Mehmet Ali Dikkaya, "1993 tarihinde yapılan Başbağlar katliamı sadece katliam değildir. Bir köy, bir tarih, sosyal tesisler, evler, hayvanlar ve geleceğimiz hep birlikte yakıldı. Tamamen yok edilmek istendi. Biri çocuk, biri kadın 3 erkek yakılarak toplam 33 kişi katledildi" dedi.
Yıllardır sordukları sorulara yanıt alamadıklarını belirten Dikkaya, "Bizim 21 yıldır cevabını bulamadığımız soruları ilgililere sormak istiyoruz. Artık bu soruların yanıtlarını da almak istiyoruz. Kamuoyu da bu soruların cevaplarını bekliyor" diye konuştu.


Başbağlar katliamıyla ilgili yetkililere farklı sorular yönlendiren Dikkaya, şunları beyan etti:
"Katliam öncesi bölgedeki hareketlilik istihbaratın dikkatini çekmedi mi? Çektiyse ilgililere bildirmedi mi? Bildirdiyse neden katliam önlenemedi? Katliamdan sonra neden yangına müdahale edilmedi? Cenazelere neden otopsi yapılmadı? Toplanan boş kovanlara neden balistik inceleme yapılmadı?"
Basın açıklamasının ardından grup, katliama ait fotoğraflardan oluşan bir pankart açtı.

 

Bağbağlar Katliamı Nedir?

Başbağlar Katliamı, 5 Temmuz 1993'de, Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar Köyü'nde PKK tarafından 33 sivilin öldürülüp köyün ateşe verildiği katliam. PKK lideri Abdullah Öcalan olaydan habersiz olduğunu ve olayın sorumlusunun Dr. Baran kod adlı bir PKK sorumlusu olduğunu ifade ederek, katliamı PKK'nın düzenlediğini kabul etmiştir.

Akşam üzeri 100'e yakın PKK mensubu köyü bastı. Ezanın okunduğu sırada camiye giren örgüt mensupları cemaati zorla dışarı çıkardı.[2][3][4] 1.5 saat örgüt propagandası yaptıktan sonra tüm erkekler kurşuna dizildi, burada 29 kişi öldü. Akabinde köy ateşe verildi ve 214 ev, köy okulu, köy camii, halkevi yakıldı. Yakılan evlerde saklanan 1'i kadın 4 kişi de yanarak can verdi.

Olaylarla ilgili olarak 20 kişi gözaltına alındı ve haklarında idam ile farklı sürelerde hapis cezası istemiyle dava açıldı. Sanıkların 18'i bu davalardan beraat etti, 2'si mahkûm edildi.


(www.novahaber.com - İHA)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.