Bahçeli;Başbakan nefsinin kurbanı oldu

MUĞLA'nın Seydikemer İlçesi'ne gelen Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yargıyı siyasallaştırmaya çalışmakla suçladığı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın elindeki gücü milletin lehine değerlendireceği yerde nefsinin kurbanı olduğunu söyledi.

Partisinin seçim çalışmaları kapsamında Seydikemer'e gelen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ilçe girişinde partililer tarafından karşılandı. Konvoy eşliğinde ilçeye giren Bahçeli'yi, Seydikemer Belediyesi önünde kalabalık bir topluluk karşıladı. Ellerinde MHP bayraklarıyla alanı dolduran kalabalığa seslenen MHP Lideri Bahçeli, 30 Mart seçimlerinde sandık başına gidip oy kullanmalarını istedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "11 yıllık iktidar döneminde yokluk, yolsuzluk, yabancılaşma ve yozlaşma başını almış gitmiştir. Böyle bir durum içerisinde toplumda birlik ve dirlik bozulmuş, Türkiye'yi bölmek isteyen PKK yandaşları cesaretlendirilmiş, siyasallaştırılmış ve Türkiye'nin başına bela edilmiştir" dedi.

Bahçeli, Seydikemer ilçesinde belediye ziyaretinin ardından Cumhuriyet Meydanı'nda halka hitap etti. 30 Mart'ta yapılacak yerel seçimlerin ardından 28 Ağustos'ta da Türkiye'de ilk kez cumhurbaşkanının halk tarafından seçileceği bir oylama yapılacağını hatırlatan Bahçeli, "30 Mart'taki seçimler, geçmiş dönemlerde yapılan seçimlerden çok daha fazla önem arz ediyor. Bu bakımdan bu seçimlere zannediyorum bütün siyasi partilerimiz özen göstermekte ve çalışmalarını hızlandırmaktadır. Çünkü bu seçimler aynı zamanda Türk milletinin yakın tarihte geleceğini belirleyecektir" diye konuştu.
Milletin yüksek bir katılımla sandığa gitmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, seçimlerin MHP için de büyük bir yarış olacağına işaret etti. Bahçeli, AK Parti'nin 11 yıldır iktidarda olduğunu, partinin millete ne vaat edilmişse tümünü yapabilecek güce de sahip olduğunu kaydetti.

Konuşmasında iktidar partisine yüklenen Devlet Bahçeli, Ak Parti hükümetinin yargıyı siyasallaştırmaya çalıştığını söyledi. Kuvvetler ayrılığı ilkesine vurgu yapan Bahçeli, şöyle konuştu:

"Yargı bağımsız ve tarafsız olmalıdır. Yasamadaki çoğunluğu ve yürütmedeki iktidar gücüyle bunlar, yargıya da hakim olmak istiyor. Ayağı yerden kesilen, 'ne oldum' diye şaşırmış Başbakan, 'madem yasama ve yürütmede ben varım, yargı da benim kontrolümde olsun' diyerek, yargıyı siyasallaştıracak birçok çalışmanın içine girmiştir. Yargıyı kontrol altına alarak kendi yandaşlarıyla doldurma ve istediğini yaptırma hevesi, Başbakanı başka yöne yönlendirmiştir. Başbakan, gücünü milletin lehine değerlendireceği yerde nefsinin kurbanı olmuş, kim kendisine karşıysa ona hasımlık yapan bir anlayışla, otoriter bir rejim yani diktatorya olmaya heveslenmiş ve onu adım adım gerçekleştirmek durumunda kaldığını herkese hissettirmiştir."
Bahçeli, "11 yıllık iktidar döneminde yokluk, yolsuzluk, yabancılaşma ve yozlaşma başını almış gitmiştir. Böyle bir durum içinde toplumda birlik ve dirlik bozulmuş, Türkiye'yi bölmek isteyen PKK yandaşları cesaretlendirilmiş, siyasallaştırılmış ve Türkiye'nin başına bela edilmiştir" dedi.

- 17 Aralık süreci

Bahçeli, konuşmasında 17 Aralık sürecine de değindi. Gelişmelerin millet tarafından yakından takip edildiğini ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu:

"Başbakan yolsuzluk ve rüşvetin bu şekilde patlamasıyla hemen yolsuzluk ve rüşvetin üzerine gitmesi gerekirken büyük bir telaşa kapılmış, büyük bir panik içinde (Bana komplo kuruyorlar, ben ne yapıyorsam önümü kesmeye çalışıyorlar. Bunlar iç ve dış odaklı güçlerdir. Türkiye'de de iş birlikçileri vardır, paralel bir devlet oluşmuştur, bize karşı bir darbe yapmak istiyorlar) diyerek ortalığı karıştırmaya, televizyon gücüyle de yolsuzluk ve rüşveti halka başka türlü anlatarak üstünü örtmeye çalışmıştır."

'HALK BANKASI GENEL MÜDÜRÜ NASIL TAHLİYE OLUR'

Bahçeli, konuşmasında 17 Aralık sürecine de değindi. Gelişmelerin millet tarafından yakından takip edildiğini ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu:

"Başbakan yolsuzluk ve rüşvetin bu şekilde patlamasıyla hemen yolsuzluk ve rüşvetin üzerine gitmesi gerekirken büyük bir telaşa kapılmış, büyük bir panik içinde (Bana komplo kuruyorlar, ben ne yapıyorsam önümü kesmeye çalışıyorlar. Bunlar iç ve dış odaklı güçlerdir. Türkiye'de de iş birlikçileri vardır, paralel bir devlet oluşmuştur, bize karşı bir darbe yapmak istiyorlar) diyerek ortalığı karıştırmaya, televizyon gücüyle de yolsuzluk ve rüşveti halka başka türlü anlatarak üstünü örtmeye çalışmıştır."

Konuşmasının devamında 17 Aralık operasyonu kapsamında tutuklanan ve dün serbest bırakılan eski Halk Bank Genel Müdürü Süleyman Aslan ile ilgili olarak da Devlet Bahçeli, tahliyeyi eleştirdi. MHP Genel Başkanı Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"17 Aralık'ta bir savcıyla kolluk kuvvetlerinin Fatih Belediyesi'nden başlayan ve 4 bakanın oğluna kadar uzanan rüşvet soruşturması su yüzüne çıkmış ve 41 kişi tutuklanmıştır. Başbakan, panik içinde 'bana komplo kuruyorlar, paralel devlet kuruyorlar, bana darbe yapıyorlar' diyerek, ortalığı karıştırmıştır. Savcı kıymıştır, polis teşkilatını darmadağın etmiştir. Büyük bir gürültü kopartılarak, Halk Bankası Genel Müdürü dün tahliye olmuş ortalıkta serbestçe dolaşıyor."

Eski Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan'ın dün tahliye edilmesine de değinen Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yurt dışına çıkma yasağı falan konmamış. Ortalıkta serbestçe dolaşacak. Kim bu zat? Ayakkabı kutusunu hatırlıyorsunuz. Bu kutunun içini 4,5 milyon dolarla dolduran şahıs. Bu adam tahliye olabilir mi? Siz bu adamı tahliye ediyorsunuz. Bu adamı tahliye etmek demek neyi saklamak istediklerinin açıkça örneği değil midir? Öbür taraftan da hala tahliyeler sürdürülmek istenmektedir. Dört bakanın oğlu evlerinde kasalarla para sayma makineleriyle büyük bir şekilde soygunun içine katılmış, rüşvete katılmış. Böyle bir ortamda da soygun ve rüşveti örtme, iktidarı masum hale getirme çabası içine girmişlerdir. Soygunun üstünü örtmeye, iktidarı masum hale getirmeye çalışıyorlar "
İktidarın ömrünü artık tamamladığını iddia eden Bahçeli, önceki seçimlerde AK Parti'ye oy verenleri de MHP'ye çağırdı.

Bahçeli, "Bu çılgınlığa bir son verin. Medya, Yargıtay, yasama, yürütmeyle kendisini Roma'yı yakan Neron gibi gören, Türkiye'yi yakmaya heveslenen bu zavallı şahsiyeti tepe taklak aşağıya almak lazım. Onun için 30 Mart 2014 sizler açısından tarihi bir fırsattır. 'Milli iradenin 51'iyle geldim' diye böbürlenen Recep Tayyip Erdoğan'a millet olarak 'haydi 51 ile güle güle' deyin" dedi.

AA / DHA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.