Atalay: Gezi Parkı\'nın en aktifi \'ulusalcılar\'

Gezi Parkı eylemlerini statükosunu korumak isteyenlerin bir birleşmesi olarak niteleyen Atalay, eylemlerdeki en aktif kesimin 'ulusalcılar' olduğunu savundu.

Ulusal Basın Kulübü'nde gerçekleşen organizasyonun ana konuşmacısı olan Atalay, Gezi Park'ı tartışması tartışmasıyla başlayan olayların uluslararası basında yer alma biçiminin rahatsız edici olduğunu ve sistematik bir yıpratmaya dönüştüğünü ifade etti.

Eylemlerin başlangıcında yapılan bazı yanlışlar olduğunu ve bunlar hakkında gerekli soruşturmalar yapıldığını vurgulayan Atalay, "Biz Gezi Parkı'nı çok iyi analiz ediyoruz. Önce onu ifade edeyim. Son iki haftada meydana gelen olayları. Buradaki batının profilini, gerekçelerini, sebeplerini çok iyi analiz ediyoruz. Burada tabi alacağımız dersler var; tedbirler var. O konuda çok dikkatliyiz" şeklinde konuştu.

Gezi Parkı eylemlerinin Arap Baharı ayaklanmalarına benzetilmesinin rahatsızlık verici olduğunu belirten Atalay, "Özellikle bu gelişmeleri Arap Baharı'nın bir zinciri gibi algılama ve takdim etme oldu. Dış basında veya değerlendirme ve analizlerde. Bunu bir rahatsızlık olarak görüyoruz. Türkiye Arap Baharı'nın bir zinciri değil." ifadelerini kullandı. Atalay, Türkiye'nin demokratikleşmesiyle, sistemiyle ve diğer Arap Baharı'ndaki gelişmelere örnek model oluşuyla farklı bir konumda olduğunu vurguladı.

"YENİ ANAYASA YAPILMADAN DEMOKRASİ DERİNLEŞEMEZ"

AK Parti iktidarında ifade özgürlüğü dahil çeşitli alanlarda atılan adımlardan ve reformlardan bahseden Atalay, "Halen özellikle yeni anayasa yapılması yönünde çalışmamız ve çabamız var. Yeni anayasa yapılmadan Türkiye demokrasisinin gerçek manada derinleşmesinin de mümkün olmadığını biliyoruz." dedi.

Eylemlerde masum taleplerin olduğunu ancak bunun yanında statikosunu korumak isteyen kesimlerin de yer aldığına dikkat çeken Atalay, "Burada bir ulusalcı kesim var. Bunlar bizim çözüm sürecine de, yani Kürt Sorunu ve törürü bitirme yönündeki çözüm sürecine de çok ciddi karşı koymuş, akil insanlar mekanizmasına karşı koymuş, akil insanları gittikleri yerlerde protesto eden kesimler var. Onlar burada en aktifidir." dedi. Atalay, Türkiye'de başından beri statikoyu korumak isteyenlerin muhalefeti olduğunu ve o kesimin birleştiğini söyledi.

"ÇÖZÜM SÜRECİ GÜVENE DAYALI DÜRÜST BİR MEKANİZMA"

Başbakan Yardımcısı Atalay, konuşmasında Kürt sorunu ile ilgili yaşanan çözüm sürecine de değindi. Bu konuda çok önemli bir adım atıldığına dikkat çeken Atalay, İngiltere ve İspanya'da olduğu gibi Türkiye'nin de bir çözüm sürecinden geçtiğini kaydetti.

Hükümet olarak Kürt sorunu konusunda attıkları adımlardan bahseden Atalay, "10 yılda ciddi bir yol temizliği yaptık. Yani Terörün zemin olarak kullandığı bahaneyi. Kalkınmaya da çok önem verdik. Özellikle Doğu ve Güney doğu bölgemizde ekonomik kalkınmaya, yatırımlara çok önem verdik. Ağırlık verdik." dedi.

Son 6 ayda Türkiye'de terör olayı yaşanmadığına da dikkat çeken Atalay, "Herkes kendi sözlerinde duruyor. Güvene dayalı dürüst bir mekanizma bu. Biz o dürüstlüğü, güveni sarsmamak için hükümet olarak çok gayret ediyoruz." ifadelerini kullandı. Atalay, "Çözüm sürecinde yazılı bir mutabakat yok. Verilmiş bir söz yok. Sadece şu var. Kararımız şu. Şiddet bitecek terör bitecek sonra siyaset kurumu bir araya gelecek. Varsa sorunlar halen kalan sorunlar onları çözecek." dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.