A.Şener İYİ Partiye katılacak mı?

Abdüllatif Şener, Prof. Dr. Necmettin Erbakan liderliğindeki 54. Hükümet döneminde Maliye Bakanı; Erdoğan liderliğindeki ve 58. ve 59. Hükümet dönemlerinde Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı görevlerini yürüttü. 19. Dönem ve 20. Dönem Refah Partisi, 21. Dönem Fazilet Partisi, 22. Dönem AKP Sivas Milletvekili olarak görev yapmış olan Doç. Dr. Abdüllatif Şener, Türkiye Partisi’ni kapattıktan sonra siyasi hayatına mola verdi. 

İYİ Parti 1. Olağanüstü Kongresi’nde, davetlilere ayrılan tribünde en dikkat çeken isim AKP kurucularından ve Başbakan Yardımcılığı yaptıktan sonra partiyle yollarını ayıran Abdüllatif Şener olmuştu. Abdüllatif Şener, 14 Nisan 2018 tarihinde İYİ Parti Şişli İlçe Başkanlığı’nda konferans verdi. İYİ Parti'ye katılıp katılmayacağı merak edilen Şener'e İYİ Parti Şişli İlçe Başkanlığı’nda düzenlenen konferans sonrası sorularımızı yönelttik. Şener, gündeme ilişkin sorularımızı Haberiniz okuyucuları için yanıtladı. 


Doç. Dr. Abdüllatif Şener 

Son günlerde kamuoyunun en çok merak ettiği soruyla başlamak istiyorum. İYİ Parti’den teklif gelirse kabul etmeyi düşünüyor musunuz?

Bağımsız kalmayı düşünüyorum, İYİ Parti’ye de başarılar diliyorum.
 
İYİ Parti ‘köprüden önce son çıkış’ olarak görülüyor sizde böyle görüyor musunuz?

Ben şuna inanıyorum önümüzdeki seçimlerde 16 yıldır iktidar olan bir partinin bir muhalefet dönemi yaşamasının ülkeye fayda getireceğini düşünüyorum. Hem cumhurbaşkanlığı düzeyinde hem de parlamento düzeyinde bir iktidar değişikliğinin ortaya çıkmasının hem şuan iktidar olan partiye hem onların siyasi liderlerine hem de ülkeye fayda getireceğini öngörüyorum.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin veya Recep Tayyip Erdoğan’ın kötülüğünü istediğim için değil onlar içinde faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Siyaset bir rekabettir, yarıştır. Bu yarışta kim yüksek performans gösterirse, başarılı çalışma yaparsa, seçmenle empati kurmayı becerirse o parti daha fazla milletvekili çıkaracaktır, seçimlerde daha iddialı olacaktır ve adaylarına kazanma şansı verecektir. Bu unsurları kim gerçekleştirirse tünelden önce son çıkışı yakalamış olur.

İYİ Parti’nin oy oranı sizce ne olacak?

Piyasada çok anket çalışmaları yapılıyor. Bu anketlerin önemli kısmının masa başında yapıldığını düşünüyorum. Sahada seçmenle yüz yüze gelmeden, ilişki kurmadan anket çalışmaları yayınlanıyor. Bazı şirketler ise bu şekilde yapmıyor. Kamuoyunun eğilimini ortaya çıkaracak özellikte olmayan anketler yapıyorlar ve bunları yayınlıyorlar. Kısacası piyasadaki anketlerin hiç birine güvenmiyorum.

Yeni kurulmuş İYİ Parti’nin enerjik kadrolarla yoluna devam etme isteğini görüyorum. Bu yolda başarılı olmasını temenni ediyorum fakat şuan İYİ Parti’nin oy oranının ne olacağı ile ilgili hiçbir fikrim yok.
 
Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

İktidar her dibe vurduğunda bir şeyleri satıyor. Şeker fabrikalarının çok önemli fonksiyonları var. Şeker fabrikaları sadece şeker üretmezler, aynı zamanda hem tarımın hem de hayvancılığın gelişmesine de katkı sağlarlar. Pancarın katma değeri yüksektir. Pancar üreticileri diğer ürün üreticilerine göre daha fazla gelir elde edebilirler.

Aynı zamanda şeker fabrikalarının atığı olan küspe hayvan yemi olarak kullanılır. Hayvancılığın gelişmesine katkı sağlar. Maalesef dünyada nişasta bazlı şeker (NBŞ) yaygınlaştırılmaya çalışılıyor. ABD ve özellikle Cargill firması NBŞ’nin Türkiye’deki pazar alanında da genişletilmesi için çaba harcıyor.

25 şeker fabrikasının 14’ünün satılmasına karar verildi. 4’ü de satıldı. Fabrikalar satılırken şeker üretiminin yapılması amaçlanmıyor, direkt kapatılması amaçlanıyor. Çünkü fabrikaların birçoğu şehir merkezinde veya şehir merkezine çok yakın. Bu sebeple gayrimenkulleri, arazileri, çok kıymetli. Daha önceki özelleştirilmelerden de biliyoruz üretimi durduruyorlar ve gayrimenkullerin arazilerini değerlendirmek suretiyle para kazanmaya çalışıyorlar. Ve arkasından da imar rantları sağlanmaya çalışılıyor.
Muhtemelen şeker fabrikası alıcıları imar rantları konusunda söz almış olabilirler zira geçmişte de gördük bu tür olayları.

Türkiye’de pancara dayalı şeker fabrikalarını özelleştirilmesiyle, Amerikan nişasta bazlı şekerin Türkiye’de işgaline zemin hazırlayan bir sürece giriyoruz. Bunu aslında Başbakan Binali Yıldırım itiraf etmiştir. Bir konuşmasında şöyle demiştir: ‘Şeker fabrikaları 5 yıl kapanmayacak’ Bu 5 yıl sonra fabrikaların kapanacağı anlamına geliyor. ‘Fabrikalar asla kapanmayacak bu ülkede sürekli şeker fabrikalarımız olacak’ gibi net bir açıklamada bulunmadı.

Şeker fabrikalarının kapanması demek, pancar üretiminin ortadan kalkması demektir. Köylünün, ziraatın, çiftçinin zarara uğraması demektir. Hayvancılığın zarar görmesi demektir. Zaten tarım kötüye doğru gidiyor iktidar daha da kötüye çekecektir demektir. Diğer taraftan da bir katma değer yaratan, istihdam sağlayan, kâr eden bu kuruluşların yerine NBŞ’lerin alması ile birlikte istihdam düşecektir, işsizlik artacaktır ve milli gelir azalacaktır. Kısacası ülke ekonomisine konulan dinamittir.

Ayrıca NBŞ’nin sağlığa son derece zararlı olduğu herkes tarafından ifade ediliyor. Halkın sağlığını bozan bir tatlandırıcı biçimi toplumun sağlığını tehdit ediyor.


Doç Dr. Abdüllatif Şener / Haberiniz.com.tr Haber Müdürü Tuğba Birgül (Röportaj)

Türkiye’nin durumunu kısaca özetleyecek olursanız neler söylemek istersiniz?

Önümüzdeki 1,5 yıllık süreçte 3 seçim var. Muhalefet çok ciddi hata yapmadığı sürece iktidar bu 3 seçimi de kaybedecektir bundan kimsenin şüphesi olmasın. AKP seçim yasalarını değiştirerek bu eceli geciktiremez.

Son olarak bu süreçte bütün muhalefet partilerine başarılar diliyorum.   

Özel Röportaj: Tuğba Birgül / Haberiniz.com.tr

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.