Arınç: Montaj başkanlık sistemi olmaz!
 BBC Türkçe'ye konuşan Arınç, Türkiye'de başkanlık sisteminin altyapısı olmadan kurulamayacağını söyledi.

Bu sistemin tartışılması için AKP'nin genel seçimde 367 ya da en azından 330 milletvekili çıkarması gerektiğini belirten Arınç, Erdoğan'ın başkanlık sistemi ile ilgili sözlerine atıfta bulunarak "Yani birileri diyorsa ki 'Meksika'da var, Arjantin'de var, Paraguay'da var, Bolivya'da var, orada var, burada var. Biz bunların hepsinden kendimize göre bir şeyler alalım. Ona göre bir başkanlık sistemi getirelim.' Bu, çok doğru olmaz" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 24 Şubat'ta yaptığı konuşmada, "Bizim genlerimizde aslında başkanlık sistemi vardır" demişti.

Erdoğan, Meksika'da yasama organı başkanının, devlet başkanı olduğunu da vurgulamıştı.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç BBC Türkçe'ye verdiği mülakatta, Erdoğan'ın iki hafta önce çözüm süreci kapsamında oluşturulmasına sıcak bakmadığını söylediği izleme heyetine de değindi.

Bülent Arınç, heyetin üyelerini isimlendirme aşamasında olduklarını, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun bu konuda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı bilgilendirdiğini söyledi.

Arınç'ın Ankara'da BBC Türkçe'nin sorularına verdiği yanıtlardan öne çıkanlar şöyle:

'BAŞKANLIK SİSTEMİNE DEĞİL, CUMHURBAŞKANINA KARŞILAR'

BBC Türkçe: Seçim süreci 7 Nisan'dan sonra artık iyice hızlanacak. Tartışmaların merkezinde de başkanlık sistemi, başkanlığın tarifinin de olacağı anlaşılıyor. Sayın Cumhurbaşkanı da bunun tartışmanın bir parçası olmasını istiyor. Siz, "Alaturka-alafranga başkanlık" ayrımı yaptınız. Nasıl bir başkanlık öngörüyorsunuz, sizin anladığınız başkanlık, nasıl bir başkanlık?

Arınç: Şunu söyleyeyim, alaturka-alafranga konusu benim kamuya açık bir toplantıda sarf ettiğim bir söz değildir. Kapalı bir toplantıda sohbet ederken bazı cümleler kullandım, bunları da ayrıca bir açıklamayla duyurdum ama size tekrar ifade edebilirim. Bir defa Türkiye'de başkanlık sistemine kategorik olarak karşı çıkanların pek çoğu başkanlık sisteminin kendi yapısından dolayı değil, Recep Tayyip Erdoğan'ın Başkan olma ihtimalinden dolayı karşı çıkıyorlar. Yani bunu temelde yasal, samimi demokratik bir karşı çıkışı olarak göremezsiniz. Kişiye bağlı karşı çıkma, taraf olma veya taraf olmama var. Benim şahsen düşüncem, bu bir yönetim sistemidir. Bir hükümet modelidir. Bunu kategorik olarak reddetmek doğru değildir. Önemli olan bir ülke nasıl daha iyi yönetilebilir. Eğer başkanlık sistemiyse başımın üstünde taşırım. Yarı başkanlıksa onu da başımın üstünde taşırım. Bunun tartışılması lazım. Bunun görüşülmesi lazım ve bu bugünden yarına olabilecek şey değil. Bunun temellerinin Anayasa'da görülmesi lazım. 1982 Anayasası buna göre bir sistem getirmiyor. Biz ancak yeni bir anayasa yaparak veya Anayasa'da yürütme, yargı ve yasamayı başkanlık sistemine göre uyarlayabilecek bir değişiklik yaparak bu sisteme geçebiliriz. Yani birileri "Aaa, ne kadar güzel. Tamam hadi bakalım bir çay içelim başkanlık sistemine geçelim" diyecek. Böyle bir şey yok dünyada.

Altyapısı olmadan, birbiriyle akort olmadan, birbiriyle check-balance sistemini kurmadan bir başkanlık sistemi olmaz. Yani birileri diyorsa ki "Meksika'da var, Arjantin'de var, Paraguay'da var, Bolivya'da var, orada var, burada var. Biz bunların hepsinden kendimize göre bir şeyler alalım. Ona göre bir başkanlık sistemi getirelim." Bu, çok doğru olmaz.

Saat gibi çalışacak bir sistem kurmamız lazım. Bunun için de bizim yeni anayasaya ihtiyacımız var. Daha yeni anayasa yokken elimizde bugünden başkanlık sistemini tartışmaya başlarsak, bu tartışma safhasında kalır. Bunu ne zaman yapabiliriz? Gücümüz olduğu zaman. Gücümüz ne zaman olacak? En azından 367’yi bulduğumuz zaman. Çünkü diğer partilerin başkanlık sevdası diye bir şeyi yok. Yaparsak bunu biz yapacağız.

'EN AZ 330 MİLLETVEKİLİ OLMADAN BAŞKANLIK SİSTEMİ TARTIŞILAMAZ'

BBC Türkçe: Dolayısıyla "367'ye ulaşamazsak başkanlık sistemini tartışamayız" diyorsunuz.

Arınç: Mümkün değil. 367 veya asgari 330’u bulmadıktan sonra artık başkanlık sistemini kimse tartışamaz. Matematik olarak konuşuyorum. Anayasa'da en az 330'la kabul edilirse vatandaşa gitmek zorundayız. 367 ile kabul edilirse o zaman Meclis'te kabul edilmiş sayılır. Ama bizim düşüncemiz şu: Bir Anayasa yapıyorsak buna halkın da katkısını almamız lazım. Dolayısıyla 367 ile de kabul etsek yine de referanduma gitmeliyiz diye düşünüyoruz ama 329'da kalırsak Anayasa'dan bahsedemeyiz. Reddedilmiş sayılır. Yani bugünden her gün başkanlık sistemi demek suretiyle biz başkanlık sistemini getiremeyiz. Alafranga, alaturkadan kastım da şudur:

Bu sistem hangi ülkede başarı ile yönetiliyorsa, yürütülüyorsa, sistem çalışıyorsa, bizim onu örnek almamız lazım.

BBC Türkçe: Sizin kafanızda var mı Türkiye için uygun olduğunu düşündüğünüz bir örnek?

Arınç: Şüphesiz. Başkanlık sistemi düşünüyorsanız, tam başkanlık sistemini, o zaman Amerika'ya bakacağız. Yok Fransa usulü, "Senatosuyla Meclisiyle bizim için daha uygun. Orada bir başbakan, bir hükümet sistemi var" derseniz, ona bakacağız. Ama üçüncü dünya ülkelerinden, dördüncü dünya ülkelerinden başkanlık sistemini alıp da bir şekilde monte edecek halimiz yok. Montaj usulü başkanlık sistemi olmaz.

Ya hangi ülkelerde varsa aslını alacağız veya biz iyi gördüğümüz bir başkanlık modelini Anayasa'ya koyacağız. Ona da Sayın Başbakanımız, "Ben kendi elimle başkanlık sisteminin nasıl olması gerektiğini seçim beyannamesine koyacağım" diyor. Onun yazdığı kabulümüzdür. Çünkü o, başkanlık sistemini Türkiye şartlarında nasıl olması gerektiğini örneklerinden almak suretiyle yazacaktır. Biz de onu savunacağız ama savunduğumuz şeyi gerçekleştirmemiz için en az 367 milletvekiline ihtiyacımız var.

BBC Türkçe: Sayın Cumhurbaşkanı 400 milletvekili istiyor.

Arınç: İnşallah, ne güzel, ama hangi partiye istediği belli değil. Belki CHP için düşünüyordur.

'CUMHURBAŞKANININ 400 MİLLETVEKİLİ İSTEMESİNİ YORUMLAMAM'

BBC Türkçe: Yine de 1982 Anayasası'na göre bir Cumhurbaşkanının hangi parti olursa olsun milletvekili istemesi hukuki olarak doğru mu?

Arınç: Şüphesiz, bu hukukla ilgili bir mesele değil. Hepiniz biliyorsunuz ki her gittiği toplantıda bunu söylüyor. Eleştirenler eleştirecektir. "Ben bunu şu veya bu parti için istemiyorum" diyor, "İsmini zikretmiyorum" diyor. Türkiye demokratik bir ülke. İsteyen kabul edecek bunu, istemeyen de eleştirecek. Doğruluğunu veya yanlışlığını yorumlayacak bir noktada değilim.

'BÜYÜ BOZULDU SÖZÜ İDDİALI'

BBC Türkçe: Adalet ve Kalkınma Partisi'nde geçen hafta yaşanan tartışma ve gerilimin ardından "Büyü bozuldu" görüşü dile getirildi. Büyü bozuldu mu gerçekten?

Arınç: Büyü bozuldu sözü iddialıdır. Yani eleştiri her zaman yapılabilir. Eleştiriden kimse muaf değildir, yeter ki haklı olsun. Sayın Cumhurbaşkanımızın tabii o heyetle ilgili olumsuz sözlerini duyunca hükümet adına buna bir cevap verilmesi gerekir ki zihinlerde herhangi bir tereddüt oluşmasın. Ben söyledim. Başka arkadaşlarımız söyledi.

Bununla büyü bozulmaz. Yani Melih Gökçek'le Bülent Arınç arasında kavga olmuş olsa bile büyü bozulmaz. Çünkü biz kötü işleri içinde saklayan, susan, görmezden gelen insanlar değiliz. Ama birisi bir yanlışlık yaptıysa ben ona bir şekilde cevap veririm. Ha bu cevap fazla olur, ağır olur, orantısız olur, üslubu yanlış olur, çirkin olur, onun bütün sorumluluğu bendedir. Ama söz ağızdan çıkar.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.