Anadilde eğitim ülkeyi bölmez, güçlendirir

Çözüm sürecini bölgedeki halkın bayram havası ruhu ile karşıladığını kaydeden Kurt, şunları söyledi:

"Yıllarca hak etmediğimiz acıları yaşadık. Türk'ü ile, Kürt'ü ile dindarı Alevisi ile yaşadık. Ama özellikle bölge insanı en ağır bedelini ödedi. Dolayısıyla bu sürece en fazla susamış bu bölgedir. Diyarbakır'ı düşünün, 60 bin esnaf var. 8- 9 ay içerisinde bir gün kepenk kapatma olmadı. Bırakın kaybolan canlardan bahsetmiyorum, bir kepenk kapatma bile olmadığı bir yerde esnaf dükkanını açtı, çalıştırdı, işçiler evlerine ekmek götürdü. Bütün bunlar mutluluğu besleyen, huzuru besleyen şeylerdir. İnsanlar bir lokma mutluluk bir bardak huzur istiyorlar. Böyle bir toplumdan bahsediyoruz. Bütün bunları onurları ile beraber eşit vatandaş olarak istiyorlar. Bölge insanının talepleri hak taleplerdir, insani ve İslami taleplerdir."

'40 MİLYONLUK HALK, KENDİNİ YÖNETME HAKKINDAN YOKSUN'

Abdurrahman Kurt, bütün bu acılardan intikam, kan ve husumet üretmek yerine, bunu insanlık adına bir değere dönüştürmeyi becerebilmenin de toplumsal barışının bir göstergesi olacağını söyledi. Kurt, şöyle dedi:

"Çözüm süreci içerisinde ifade ettiğimiz en önemli şey şu. Paketler açıklanacak, çözümler gelecek doğru ama, travma toplumu olarak sadece Kürt'leri ifade etmiyorum ülkenin Batısında bu toplumda yaşayan herkesin travması var. Dindarların, Alevilerin, sol gruplardan gelen insanların fobileri var. Dolayısıyla heyet çalışmalarımızda, ülkenin batısında Kürt'lerin gasp edilmiş haklarının iadesi ile ilgili acaba ülkemiz bölünür mü kaygısı ortaya çıkıyor. Dolayısyla bu fobi onlar için üretilmiş, tetiklenmiş ve beslenmiş bir fobi. Heyet çalışmamızda bir anlamda bu kaygıların, o travmatik durumların onarılması durumu ortaya çıktı. Ama, bir anlamda da dünyada hiçbir yerde kalmamış, sayısı 30 küsür milyonu hatta diasporası ile saydığımızda 40 milyonu bulan bir halkın kendini yönetme, yönetime ortak olma yeteneğinden yoksun olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız."

'ANA DİLDE EĞİTİM ÜLKEYİ BÖLMEZ, GÜÇLENDİRİR'

Kurt, Akil İnsanlar Heyetlerinin hazırladığı raporda ana dilde eğitimin temel hak olduğunun belirtildiğini ifade ederek şöyle konuştu:

"Ana dilde eğitim, ülkeyi bölmek yerine daha da güçlendirebiliceğini ifade edebiliriz. Geriye gittiğimiz zaman radyolarda sadece yarım saat Kürtçe yayın bu ülkeyi böler denen bir yerden geliyoruz. Kürt vardır demenin bile bu ülkeyi böleceği denilen bir yerden geliyoruz. Her şey aşıldıkça bir şeyin bölmediği gün be gün ortaya çıktı. Ama, bu fobileri de saygı ile karşılayıp onarmak için çaba sarf etmektedir doğru olan."

'BÖYLE BİR TOPLUMU HAK MAHRUMİYETİ İLE YÖNETEMEZSİNİZ'

Kurt, demokratikleşme paketi açıklandıktan sonra sürecin iyi gideceğini düşündüğünü, Türkiye'de sistemin bir devrim ile değil bir evrim ile dönüştürüldüğünü göz önüne almak gerektiğini de söyledi. Kurt sözlerini şöyle sürdürdü:

"Örneğin önümüzdeki dönemde ana dilde eğitimi anayasal güvence altına almak yerine, önce anayasal yasağı ortadan kaldırmak, yani ana dilde eğitim yapmanın önündeki yasağı kaldırmak bunlar bu evrim sürecinin parçaları olabilir. Bunlar bana göre zorunlu bir şekilde olacaktır. Çünkü, siz dünyanın hiçbir yerinde böyle bir toplumu, bu şekilde bir hak mahrumiyeti ile idare edemezsiniz. Buna eşit vatandaşlık kavramı ile yaklaşamazsınız. Bunun için sabır gerekiyor, onarmak gerekiyor, onara onara gitmek gerekiyor."

 

Kaynak: DHA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.