Alevilerden Davudoğlu'na 12 maddelik liste

Hacı Bektaş Veli Kültürünü Yayma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı ve Alevi Dedesi Ali Ekber Yurt, Davutoğlu'nun cemevini ziyareti sırasında Başbakanlık yetkilileri tarafından bazı basın mensuplarının içeri alınmamasını hem de Davutoğlu'nun açıkladığı Alevi açılımını Cihan Haber Ajansı'na değerlendirdi.

Yurt, bu talepler arasında Boğaz Köprüsü'nün isminin Şah İsmail olması talebi de olduğunu söyledi. Yurt, "Eğer dedik, Anadolu'da birlikte yaşayacaksak, Alevi-Sünni kardeş olacaksa Yavuz Sultan Selim de Şah İsmail de Türk kültür tarihinin iki önemli şahsiyetidir' dedik. İstanbul'da yapılan bir köprüye Yavuz Sultan Selim ismi verilmişse neden İstanbul Boğaz Köprüsü'nün ismi de Şah İsmail Köprüsü olmasın. O zaman tam da kardeşlik köprüsü dedikleri o noktaya gelir." diye konuştu. Alevi dedesinin Başbakan'a sunduğu listede ayrıca cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması, özerk bir diyanet oluşturulması, zorunlu din derslerinin zorunlu olmaktan çıkarılması, Alevi köylerine cami yapılmaması, aşure gününün resmi tatil ilan edilmesi gibi talepler de bulunuyor.

Sarı Saltuk ocağına mensup olduğunu ve Hozatlı Ahmet Dede'nin oğlu olduğunu belirten Ali Ekber Yurt, ilk olarak Davutoğlu'nun cemevine ziyaretine ilişkin bilgi verdi. Önce Davutoğlu'na şecere odasını gezdirdiklerini ardından da cem salonuna aldıklarını belirten Ali Ekber Yurt, "Coşkuyla karşılandı, canlarımız ilgi gösterdiler. Ondan sonra kendilerine taleplerimizi ilettik." dedi.

'TALEPLERİMİZİN BİRÇOĞU YERİNDE DURUYOR'

Yurt şöyle konuştu: "10 yıldan beridir aslında biz bunu kendilerine de ilettik, 10 yıldan beridir bu taleplerimizi sürekli tekrar tekrar veriyoruz. 2009'da buraya gelen Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül'e de dosya sunduk, buraya gelen bakanlarımıza da. Taleplerimizin birçoğu yerinde duruyor. Aynı dosyayı Başbakanımıza da verdik, bazılarını çıkardık tabi çözülenler de var. Dinlediler bizi, zaten gerekli açıklamayı üniversitede yaptılar."

YAKINDA TOPLANTI OLACAK

Davutoğlu'nun Tunceli Üniversitesi'ndeki açıklamasını da değerlendiren Ali Ekber Yurt, "Orada açıkladıklarında Tunceli için bazı taleplerin karşılanması, Tunceli için bir şeyler verilmişti. Tunceli inancına özgü bir Dersim müzesi yapılması, oluşturulması yine Tunceli'deki bütün inanç yerlerine ulaşımın sağlanması için yolların yapılması, o kurumların restorasyonu gibi. Genel anlamda Alevilerin ve cemevlerinin sorunları ile ilgili anladığım kadarıyla yakında bir toplantı olacak, o toplantı neticesinde bu iş netleşecek gibi görünüyor." diye konuştu.

Alevi Dedesi Yurt, Alevilerin Dersim isminin iade edilmesi, cemevlerine yasal statü gibi somut taleplerinin karşılanması konusunda ise şu değerlendirmede bulundu: "Dersim isminin iadesi ile ilgili de yine istişare edeceklerini, anladığım kadarıyla kurullarda görüşüleceğini, eğer uygun görülürse verileceğini... Zaten Munzur Üniversitesi müjdesi geldi. Bizim en somut taleplerimizden biri cemevlerinin yasal statüsü. Onu da dediğim gibi, yakın zamanda toplantı olacak."

'NEDEN ALEVİ BAKAN YOK?'

Davutoğlu'na sundukları talep listesinde eşit yurttaşlık konusu da olduğunu söyleyen Yurt, "Eşit yurttaşlık noktasındaki ülkedeki haksızlıktan bahsettik. Hatta bizzat sunduğum dosyada ve konuşmamda şunu belirtmiştim. Neden bir Alevi bakan yok, niçin bir Alevi müsteşar, niçin bir Alevi kaymakam yok? Bu liyakatsa eğer bu konudaki alımlarda göz önüne alınan liyakat ise Alevilerde hiç mi bu liyakata uygun insan yok? Aleviler de Cumhuriyet tarihi içinde en fazla okuma yazma oranına sahip insanlar. Çağdaş uygar medeni insanlar. Bunu da üniversitede cevabını verdiler. 'Bundan sonraki süreçte takipçisi olacağım' dediler. Bunu da bekliyoruz tabi." dedi.

ŞAH İSMAİL KÖPRÜSÜ

Yurt, diğer talepleri hakkında şöyle konuştu: "Bakın ben Sayın Cumhurbaşkanımıza 2009'da geldiğinde dosya sunmuştum. Ben o dosyayı arşivlemiştim. Bugün o dosyayı arşivden çıkardım. Bakalım ne isteyeceğiz. Veya cumhurbaşkanından ne istedik, o zaman ne gerçekleşti ne gerçekleşmedi. Gerçekleşen birkaç şey gördüm. Biri Madımak oteli ile ilgili bazı adımlar atıldı. İki, zorunlu din derslerinde Aleviliğe de yer verilmesiydi. Üç; Türkiye'de en çok buna maruz kalan Aleviler olduğu için önermiştik. Toplumda insanların dili, dini, ırkı, inancı noktasında hakaretlere maruz kalması noktasında yasal önlemler alınması noktasında. O üç talebi ben çıkardım. Çözülen, o gün sorun olarak gördüğümüz bugün de çözülen o 3 madde çıktı. Ama yerine yenileri de geldi. Mesela Yavuz Sultan Selim köprüsü, onu da önerdik. Eğer dedik Anadolu'da birlikte yaşayacaksak, Alevi Sünni kardeş olacaksa, Yavuz Sultan Selim de Şah İsmail de Türk kültür tarihinin iki önemli şahsiyetidir dedik. İstanbul'da yapılan bir köprüye Yavuz Sultan Selim ismi verilmişse neden İstanbul Boğaz Köprüsü'nün ismi de Şah İsmail Köprüsü olmasın. O zaman tam da kardeşlik köprüsü dedikleri o noktaya gelir. Bu 500 yıllık kırgınlık da giderilir. Hala daha günümüzde bu konuda taraf olunma, insanlarda böyle bir eğilim var. Hayır taraf olmamak lazım. Yavuz Selim de hata yaptıysa hatasıyla kabul edilmeli, Şah İsmail de hatalıysa hatasıyla kabul edilmeli. Ama Yavuz Sultan Selim birileri için önemliyse Şah İsmail de bizler için o kadar önemlidir. Madem öyle iki tarafın da gönlünü almaksa, kardeşliğe vurgu yapmaksa bence bu çok önemliydi. Onu en son olarak en açıklayıcı şekilde kendilerine ilettik."

'ŞİMDİ TOPLUM BİRAZ DAHA HAZIR'

Son olarak ilettikleri taleplerden ve Davutoğlu'nun vaatlerinden ne kadar umutlu oldukları sorulan Ali Ekber Yurt, şu cevabı verdi: "Umutlu olmak istiyorum. Ülkede bir demokratikleşme sorunu var. Toplumu buna hazırlamak gerekiyordu. Şimdi toplum sanki biraz daha hazır. Bunu açıkça görebiliriz. Bundan 10 yıl önce bebek katili şeklinde büyük ithamlara maruz kalan Abdullah Öcalan bugün sayınlarla, sekreterler veriliyor isminin başına sayın getirilmiş. Herhalde toplumun altyapısı buna hazır, biraz daha hızlı yürüyecek gibi. 5 yıl önce sadece konuşulması isteniyordu, 10 yıl önce konuşulması isteniyordu ki insanlar buna hazırlık olsun. Artık çok konuşuldu, şimdi icraat zamanı. Yapılması açısından şartlar toplumun altyapısı daha uygun."

12 MADDELİK TALEP

Ali Ekber Yurt, Başbakan Davutoğlu'na 'Tunceli, Elazığ, Malatya Alevilerinin Alevilerin Sorunları ve Çözüm Önerileri ile ilgili Raporu' başlığı ile sundukları 12 maddelik talep listesi hakkında bilgi verdi. Buna göre Davutoğlu'na sunulan dosyada talepler şu başlıklarla sıralandı:

1- Eşit Yurttaşlık Hakkı ve Alevileri Ötekileştirme Anlayışına Son Verilmesi: Aleviler, Türkiye Cumhuriyetini oluşturan tüm yurttaşların yasalar önünde eşit olması gerektiği bilinciyle hareket ederek, ayrımcı, ötekileştirici nefret söylemi içeren her türlü anlayışa karşıdır. Türkiye Cumhuriyetini oluşturan tüm bireyler eşit yurttaşlık hakkından yararlanmalıdır. Ancak günümüz Türkiyesinde bir Alevi bakanın olmaması, bir Alevi müsteşarın bir bir Alevi valinin bir Alevi genel müdürün atanmaması Aleviler olarak bizlerin ötekileştirildiğini resmeden en dikkat çekici örnektir.

2- Cemevlerinin Yasal Statüye Kavuşturulması İstemi: Cemevleri Alevi inancının ibadet mekânlarıdır. Bugün Alevilerin tümü cemevlerini ibadethaneleri olarak kabul etmektedirler. Bu bağlamda cemevlerinin inançsal statüsü tanınmalı, diğer ibadethanelerin yararlandıkları tüm haklardan faydalandırılmalıdır.

3- Sivil Demokratik Bir Anayasa İstemi: Aleviler 1980 darbesiyle topluma dayatılan cunta anayasanın toplumun özgürlükçü gelişimi önünde engel teşkil eden mevcut anayasa yerine toplumun her kesiminin katıldığı ve temsil edildiği yeni bir anayasanın oluşturulmasını talep etmektedirler.

4- Özerk Bir Diyanet Oluşturulması: Diyanet işleri kurumu anayasal kurum olmaktan çıkartılmalı, özerk din işleri kurumu haline getirilmelidir. İnanç gruplarının eşit temsiliyeti sağlanmalıdır. İnanç gruplarının belirleyeceği temsilciler tarafından oluşturulan birimler kendi inanç mensuplarına hizmet vermelidirler ve bunun sağlanması için her inanç grubu inanç bütçesinden pay almalıdır.

5- Zorunlu Din Derslerinin Zorunlu Olmaktan Çıkarılması: Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri zorunlu olmaktan çıkartılıp seçmeli hale gelmeli, öğrenci velisinin öğrenci üzerindeki vesayeti doğrultusunda çocuğa istediği din ve inanç üzerinde eğitim verilmesi sağlanmalıdır. Bu anlamda okullarda gerekli altyapı oluşturulmalıdır

6- Alevi Türbe ve Dergahlarının Alevilere Devredilmesi: Hacı Bektaşi Veli Dergâhı başta olmak üzere tüm Alevi- Bektaşi Dergâh ve türbeleri bu inanç mensuplarına devredilmelidir.

7- Alevi Okullarının Açılması ve Alevi Akademilerinin Kurulması: Alevi İslam inancının ortaöğretimde başlayarak öğretilmesi ve yükseköğretimde bu inanca yönelik inanç önderlerini yetiştiren akademik birimler kurulmalıdır.

8- Alevi Köylerine Cami Yapılmaması: 1980 askeri darbesinin ardından hız verilen, Alevi köylerine cami yaptırma ve İmam atamaları durdurulmalı, atananlarda geri çağrılmalıdır. Bu mekânlar da köy tüzel kişiliğine devredilmeli köy halkının ihtiyacına yönelik kullandırılmalıdır.

9- Asimilasyon Politikalarına Son Verilmesi: Milli tarih ve İslam tarihi mezhepler üstü bir anlayışla doğru ve tarafsız olarak yeniden yazılmalı ve başka inançları yok sayma düşüncelerinden vazgeçilmelidir. Alevilerin sorunları kendi muhatapları ile çözülmeye çalışılmalıdır.

10- Aleviler İçin Kutsal Sayılan Mekânlara Saygı Gösterilmelidir: Yapılacak olan baraj, taş ocağı, yol vb. gibi kamu hizmetlerinde bu yerlerin zarar görmemesi için gerekli hassasiyet gösterilmelidir.

11- Aşure Gününün Resmi Tatil Edilmesi: Aşure günü sadece Aleviler için değil tüm insanlık için önemli ve kutsal günlerdendir. İnsanların o günün maneviyatını daha iyi yaşamaları ve günün inaçsal rütüellerini yerine getirebilmeleri için bu gün tatil edilmelidir.

12- 500 Yıldan Beri Devam Eden Kırgınlığın Giderilmesi: Gerek Yavuz Sultan Selim gerekse Şah İsmail Hatayi Türk ve İslam tarihinin iki önemli iki büyük şahsiyetidirler. Geçmişte yaşanılan olumsuzluklara artık taraf olunmaktan kaçınılmalı ve bu olaylardan ders çıkarılmalıdır. Eğer İstanbul Boğazına yapılan bir köprüye Yavuz Sultan Selim ismi verilecekse İstanbul Boğaz Köprüsünün ismide Şah İsmail Hatayi Köprüsü olarak değiştirilmeli ve iki kardeşlik ve barış köprüsü ile bu anlamsız kırgınlık giderilmelidir."

Cihan

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.