AKP,Ülkü Ocakları'nın Yardım Tırlarını Engellemiş!

Ülkü Ocakları'nın yaptığı basın açıklaması,AKP'nin Türkmeneli için toplanan yardımların ulaştırılmasında katkı sağlamak bir yana,bizzat hükümet ve bağlı kurumlar tarafından zorluk çıkarıldığını gözler önüne serdi.

İşte Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz'un AKP Hükümeti'nin Türkmen düşmanlığını afişe eden basın açıklaması:

İhanet sürecini aşama aşama ülkemize işleyen, yıkımdan sorumlu Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, bugün (1 Ağustos 2014 ) AFAD başkanlığında yaptığı basın toplantısında Ülkü Ocakları’nın Türkmeneli’ne düzenlediği yardım kampanyasıyla ilgili olarak gerçek dışı açıklamalarda bulunmuştur.

Kamuoyunun bildiği üzere; Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Bey’in “Sen de doyur, sen de giydir” temasıyla, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Merkezi tarafından 25 Haziran 2014 günü başlatılan “ Türkmeneli’ne Türk’ün Elini Uzat” kampanyası kapsamında toplanan 20 TIR kapasitesindeki gıda ve tekstil malzemelerinin olduğu insani yardım konvoyu 9 Temmuz günü Habur Sınır Kapısı’na, 11 Temmuz Cuma sabahı ise şahsımın nezaretinde ve yalnızca Ülkü Ocakları’nın kendi imkanları ile Kerkük’e ulaştırılmıştır.

Ülkü Ocakları olarak yardım kampanyamızı başlatmadan evvel, toplayacağımız bu yardımların Türkmeneli’ne ulaştırılması noktasında önce Ankara Valiliğine, İçişleri Bakanlığı’na ve Dışişleri Bakanlığı’na başvuruda bulunduk; ilgili kurumlar tarafından Kızılay ve AFAD Genel Müdürlükleri’ne yönlendirildik. Kızılay ve AFAD’a gerek şahsım, gerekse Ülkü Ocakları Genel Sekreteri ve ilgili yöneticilerimle ziyaretlerde bulunduk. AFAD Başkanı ve Acil Durum Müdahale Daire Başkanı ile yardım kampanyamızla ilgili olarak görüş alışverişinde bulunduk. Bu görüşmelerimizin sonucunda; yardım TIR’larının nakliyesinin Habur Sınır Kapısı’na kadar tarafımızdan; sınır ötesi bölgelerde ise AFAD tarafından karşılanabileceğini ifade ederek bu durumu, Başbakanlıkla görüşerek, netleştirip bize geri dönüş yapacaklarını söylediler. Aradan 1 Hafta geçmesine rağmen tarafımıza hiç bir dönüş olmadı. Bizde bundan dolayı şoför ve araçları yurt dışına çıkabilecek pasaport ve hazırlıkları olmaksızın tutarak Habur Sınır Kapısı’na kadar anlaşma yaptık.

Yardım konvoyumuz 7 Temmuz 2014 günü yola çıktı. 9 Temmuz’da Habur Sınır Kapısı’na ulaştı. TIR’lar sınır kapısına ulaşmadan bir gün evvel AFAD yetkilisi, Ülkü Ocakları Genel Sekreterini arayarak “Kurum içerisinde bir kriz meydana geldi, biz yardımcı olamayacağız, siz kendi imkânlarınızla götürün” şeklinde beyanda bulunmuştur. Ardından da Habur Sınır Kapısı’nda bulunan AFAD yetkilileri de, “Nakliye hususunda yardımcı olamayacaklarını” söylemişlerdir.

Daha öncesinde bize Başbakanlık ile görüşüp dönüş yapacaklarını söyleyen AFAD son gün irtibata geçerek açıkça görüldüğü gibi Başbakanlık talimatıyla bize yardımcı olmamıştır. Bu durumda Başbakanlığın düşüncesinin: “Bunlar Devlet güvencesi olmadan Yardımları Türkmeneli’ne götürmeye cesaret edemezler, yardımları bırakıp dönerler ya da cesaret etseler bile Kerkük’e kadar sağ salim gidemezler ” olduğu aşikardır.
Bunun üzerine yardım konvoyunun Ülkü Ocakları’nın imkânlarıyla bölgeye ulaştırılmasına karar verilmiştir. Çünkü Ülkü Ocakları; Türk milletinin soydaşlarına ulaştırmak için kendisine teslim ettiği yardım malzemelerini kutsal bir emanet olarak telakki etmiştir. Bizler bu yola abdestlerimizi alıp, gönül kefenlerimizi giyerek çıktık. Irak’ta bulunan savaş ve kaos ortamını bilerek gerekirse bu yolda can vermeyi kendimize şeref adlettik. Ülkü Ocakları’nın bu kararlı tutumunu ve yardım malzemelerini her ne pahasına olursa ulaştıracağını gören AFAD yetkilileri TIR’larımızın geçişine mani olamayıp İnsani Yardım Prosedürü uygulayarak mecburiyetten sınırı geçirmişlerdir.

Yardım konvoyunun ulaştırılmasında Başbakan Yardımcısının iddia ettiği gibi AFAD tarafından hiçbir kolaylık sağlanmamıştır. AFAD bize vermiş olduğu sözden son anda dönmüş ve yardımların ortada kalmasını istemiştir. Ülkü Ocakları’nın düzenlediği yardım kampanyasının istihbaratını alan Peşmerge, 1 gün Halil İbrahim Sınır Kapısı’nda olmak üzere 2 gün boyunca TIR’larımızı bekletmiştir. Bu esnada görüştüğümüz sınır görevlileri ve diğer resmi yetkililerin hiçbir yardımını göremedik. Başbakan Yardımcısının iddia ettiği gibi geçişlerde hiçbir kolaylık sağlanmamış, tam aksine her kontrol noktasında keyfi uygulamalar vuku bulmuştur.
Siyasi hesaplara ve her türlü engellemeye rağmen, Allah’ın izniyle yardımlarımızı ve Büyük Türk Milletinin duası ile 11 Temmuz Cuma Sabahı soydaşlarımıza ulaştırılmıştır.

Ülkü Ocakları’nın Türkmeneli Yardım Kampanyası’nda topladığı yardımların bir kolisi bile AFAD’a teslim edilmeyerek, kendi imkanlarımızla Türkmeneli’ne ulaştırmıştır. Yardımlar, Ülkü Ocakları Genel Başkanı olarak benim de bizzat katılımımla, tarafımızdan hiçbir mezhep, etnik köken ayırt etmeksizin, ihtiyaç sahibi herkese ulaştırılmıştır. Beşir Atalay’ın “Yardımların Hepsi AFAD tarafından yerine ulaştırılmış, kimlere ulaştırdığının listeleri burada da mevcuttur” ifadeleri gerçeği yansıtmamaktadır. Bu durumda AFAD ellerinde olmayan bu dağıtım listelerini açıklamakla mükelleftirler.

Yol boyunca çektiğimiz zorlukları, Irak’ta Cihan Haber Ajansı stüdyolarında bağlandığımız canlı yayında ve yaptığımız basın açıklamalarında belirttik. Bu noktada Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı olarak Türkmeneli yardımlarımızın ulaştırılması süresince, türlü zorluklar çıkarak engellemelerde bulunan, Irak Sınırları içersinde ise Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hiç bir yetkilisini yanımızda göremediğimiz süreçte, AFAD’a teşekkür etmemiz söz konusu değildir. Başbakan Yardımcısının “Ülkü Ocakları Başkanı AFAD yetkililerine teşekkür etti” sözü tamamıyla asılsızdır ve yalandır.

Ülkemizin başına bir bela gibi konan “Açılım” ve “Çözüm Süreci” fitnesinin mimarlarından olan Beşir Atalay’ın yaptığı açıklamalarda yalan yanlış bilgiler vermesi Liderimiz Devlet Bahçeli Bey’i ve Ülkü Ocakları’nı hedef alarak konuşması Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde kurgulanan siyasi bir provokasyondur.

Hükümetin Aylardır Türkmeneli’ndeki katliamı görmezden geldiğini Dünya-Alem bilirken, bu gün ne olmuştur ki haysiyetsizce Türkmeneli’ne onlarca yardım yaptıklarından bahsediyorlar.

Kerkük’te bulunduğum sürede bizzat şahit olduğum durum şudur: Türkmen kardeşlerimiz BaşErdoğan’ın Barzani ile yaptığı işbirliğine büyük tepki duyuyorlar. Türkmen kardeşlerimiz Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden bırakın yardımı istemeyi ve destek görmeyi, “IŞİD ve karşımızdaki düşmanlara, Recep Tayyip Erdoğan ve AKP hükümeti hiç değilse mermi vermesin, yeter” diyecek duruma gelmişlerdir. Bütün bunlar olurken, Barzani denen “peşmerge başının” ayağına kırmızı halı seren zihniyetin yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi Kerkük’teki soydaşlarımızın zor durumlarını istismar etmeye başladıkları ortadadır.

Sayın Atalay’ın haysiyetli bir davranış yaparak bu ifadeleriyle ilgili tezkiplerini bir an önce kamuoyuyla paylaşması gerektiğini belirtiriz.
Bütün bunlar Türkiye Cumhuriyeti gibi binlerce yıllık geleneğe sahip bir devletin kendi tarihi coğrafyasında, kendi soydaşlarına yönelik yapılan bir yardım kampanyasında, AKP iktidarı tarafından ne denli acziyete düşürüldüğünün kanıtıdır.

Büyük Türk Milletinin Bilgilerine Sunarım

Olcay Kılavuz
Ülkü Ocakları Genel Başkanı
1 Ağustos 2014
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Cengiz Mazak 2 yıl önce

TÜRKÜM diyemeyenden ,TÜRK'e baş olursa.Sonuçlarıda Ülkü Ocakları Genel başkanımızın anlattıklarının yaşanmasına neden olur...Türk dünyasının en büyük bağımsız devleti adeta bağımlı ,müstemleke devlet konumuna düşürülmüştür...Bağlandıkları yerden izinsiz hiç bir şey yapamıyorlar...AKP'KK.nın bu Millî kimlikten yoksun duruş ve tavrını kınıyorum...Allah (cc) Yüce Türk Milletinin Yar ve Yardımcısı Olsun İnşaallah..