AKP\'nin türbanlı gösteri korkusu

Bakanlar Kurulu'nda dershanecilerin kitlesel eylem yapacakları istihbaratı görüşüldü. Bakanlar "Cemaat ile yaşanan tansiyonu düşürelim" görüşünü dile getirdi. Toplantıda Başbakan Tayyip Erdoğan'ın yardımcılarıyla birlikte 2004'ten 2011'e Bakanlar Kurulu Sekretaryası'ndan, Başbakanlık'tan ve Başbakanlık Müsteşarlığı'ndan giden tüm yazılı talimatları 2.5 saat boyunca bizzat incelediği öğrenildi.

AKP ile cemaat arasındaki kavgada, hükümetin dershanelerde erteleme formülü bulmasıyla yumuşamaya gidilmesinde, "Gezi eylemleri" benzeri bir kitlesel eylem istihbaratının da etkili olduğu ortaya çıktı. Dershanelerle ilgili erteleme formülünün bulunduğu Bakanlar Kurulu toplantısında Gezi benzeri kitlesel eylem istihbaratı konuşulurken, polisin Gezi parkı direnişi sırasındaki saldırılarına sessiz kalan bakanlar, böylesi bir eylemde yer alacak türbanlı öğrenci ve ailelerine "su sıkılarak" müdahale edilmesinden duydukları kaygıları dile getirdi, bazı bakanlar tansiyonun düşürülmesini önerdi.

Edinilen bilgilere göre pazartesi günü yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında sürecin ertelenerek yumuşatılması konusunda iki önemli konu gündeme geldi. Öncelikle dershanelerin kapatılmasını öngören taslağın kabul edilerek Meclis'e aynı şekilde gönderilmesi durumunda Ankara'da kitlesel protesto ve yürüyüş eylemleri yapılacağı istihbaratı görüşüldü. Toplantıda Gezi benzeri böylesi kitlesel bir eylem olması durumunda polisin türbanlı öğrenci ve ailelerine yönelik başta su sıkma olmak üzere olası bir müdahalesinin yaratacağı sıkıntılar dile getirildi.

Sosyal medya korkuttu

Cemaat ile yaşanan gerginliğin ardından Gezi olayları sırasında olduğu gibi hükümet sosyal medyayı da yakın takibe aldı. Cemaatin özellikle Twitter'da hızla örgütlenmesi ve Gezi'den çok daha fazla tweet atılması dikkat çekti. Dershanelere yönelik atılan tüm tweet'ler Başbakanlık'ta incelendi. Tweet'lerde hakaret, küfür olmamasına karşın hükümete karşı sert eleştiriler dikkat çekti. Cemaat destekçilerinin, 'BenDedimOlacakOlmaz' ve 'HakArayışıFitneDeğildir' etiketiyle gösterdiği tepki dünya çapında gündeme otururken, AKP destekçilerinin başlattığı 'OyunuVerOyunuBoz' etiketi beklenen desteği görmedi. Sosyal medyada yapılan incelemelerde AKP seçmeninin de dershanelerin kapatılmasına karşı olduğu tespit edildi.

'Cemaatin elinde daha ne var' incelemesi

Toplantıda, 2004 MGK kararı ve fişlemelerin ardından belge taraması da yapıldı. Başbakan Erdoğan'ın yardımcılarıyla birlikte 2004'ten 2011'e Bakanlar Kurulu Sekretaryası'ndan, Başbakanlık'tan ve Başbakanlık Müsteşarlığı'ndan giden tüm yazılı talimatları 2.5 saat boyunca bizzat incelediği öğrenildi. Bakanlar Kurulu'nda birçok bakan da "Cemaat ile yükselen tansiyonu düşürelim. Bizim çocuklarımız da o dershanelere gitti" görüşünü dile getirdi. Dershanelerin kapatılmaması için kurulda en net desteği ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in verdiği öğrenildi. Bakanlar Kurulu'nda 'sürecin zamana yayılması' fikri benimsendi. Bakanlar Kurulu'nda ayrıca ek süre tanınmaması halinde binden fazla küçük dershanenin iflas edeceği ve bunun ekonomik yansımalarının da olacağı ele alındı. Bunun üzerine geçiş için 2 yıllık sürenin verilmesi kabul edildi.

Açıklamayı birlikte belirlediler

Başbakanlık'tan gönderilen yazışmaların yanı sıra Erdoğan, kurul toplantısı sonunda Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç'ın yapacağı açıklamayı da bizzat okudu. Arınç, "Eylül 2015'te son noktaya gelinmesini arzu ediyoruz" diyerek sürecin ucunu açık bıraktı. Erdoğan ve Arınç arasındaki kırgınlık ilk olarak dershane taslağı ile su yüzüne çıkmıştı.

Çocuklarını da yollamış

Erdoğan'ın çocuklarının da cemaatin dershanelerine gittikleri ortaya çıktı. Erdoğan'ın türbanlı ve imam hatipli olmaları nedeniyle yurtdışında okuttuğunu söylediği çocukları Burak, Bilal, Esra ve Sümeyye'nin de Türkiye'deki üniversite sınavına hazırlanırken, cemaate yakın dershanelere gittikleri belirtildi. Dershane taslağı ile yapılan çalıştay sırasında Özel Kayı Eksen Dershanesi'nden Mustafa Yeşiltaş, "14 yıldır dershanecilik yapıyorum. O zaman iktidarda değildiniz. Çalışabilecek çok yerimiz yoktu. Dershaneler vardı. Hepiniz çocuklarınızı bir yere gelebilmesi için dershanelere yolladınız. Sayın Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan Bahariye şubemizin öğrencisiydi. Kendisi 'ilgi gösterin' diyordu. Şimdi iktidarsınız devir değişti. Devrim önce kendi çocuklarını yer diye bir laf vardır. Zulmettiniz, insanları üzdünüz. Bu kırgınlığı nasıl düzelteceksiniz? Tayyip Bey'e selam olsun, onun çocuklarına verdiğimiz emekler de helal olsun."

Avcı'nın korumaları alarmda

Dershanelerin kapatılmasına ilişkin tartışmanın en alevli olduğu günlerde Ankara'da iki canlı bomba saldırısı ihbarı oldu. Eylemciler, telefonla kendilerini ihbar ettikten kısa bir süre sonra hedeflediklerini söyledikleri yerlerde boy göstermiş ve yakalanmışlardı. Olaylardan ilki Milli Eğitim Bakanlığı'nın komşusu olduğu Başbakanlık Merkez Bina'da, ikincisi ise AKP Genel Merkezi'nde yaşandı. İlk olayda, Milli Eğitim Bakanı Eskişehir'e hareket etmek üzereydi. Bakanlık korumaları, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın olayın yaşanmasından kısa bir süre önce Bakanlıklar bölgesinden ayrıldığını ifade etti. Konu Bakan Avcı ile birlikte olan bürokratlara iletildi. İkinci olay ise Bakan Avcı, AKP milletvekillerine dershane taslağı ile ilgili AKP Genel Merkezi'nde bilgi verirken yaşandı. Bakanlık korumaları yine alarma geçti. "Bir saldırı olabilir mi?" kuşkusunun hâlâ sürdüğü ifade edildi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.