AKP’nin canını yakmadığı İslam ülkesi kalmadı
Türkiye’nin özellikle Ortadoğu ve Avrasya coğrafyasında yalnızlaşması uzun süredir tartışılıyor. Nitekim halen Cumhurbaşkanlığı Sözcülüğü görevini yürüten İbrahim Kalın, bu durumu Erdoğan’ın başbakan olduğu dönemde dış politika danışmanlığını yaparken ‘değerli yalnızlık’ olarak nitelendirmişti. Türkiye’nin yalnızlaşmasında birçok faktör etken... Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkelerini bir tarafa iten AKP Hükümeti, İslam coğrafyasında Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) çerçevesinde Batı’nın politikalarını hayata geçirilmesine ön ayak oldu. Bu bağlamda 2003 yılında Irak’ın işgaline hava sahasını açarak ve Amerikan askerlerinin tüm ihtiyaçlarını karşılayarak destek verdi. 1991 müdahalesi dahil işgaller sonucu Irak’ta 1.5 milyon insan yaşamını yitirdi, 1 milyon kadın dul kaldı. Bunu takiben BOP’un uzantısı Arap Baharı sürecinde başlangıçta karşı çıkılmasına karşın Türkiye’yi Libya’nın işgalinde ‘merkez üs ülke’ yaptı. Mısır’da Müslüman Kardeşler’e koşulsuz destek sağlayarak Batı’nın oyununa geldi. Suriye’de yine Batı’nın yönlendirmesi ve kışkırtmasıyla Kardeş Esad’ı düşman ilan etti. Sonuçta 200 binden fazla Müslüman öldü, 7 milyon Suriyeli evini terk etti, perişan şartlarda yaşıyor, dünyanın en kadim ve güzel ülkelerinden Suriye harabeye döndü. AKP, Afganistan’da ABD’nin safında yer alarak, işgal karşıtı Afgan hareketlerinin tepkisini çekiyor. Geçen hafta bu nedenle Taliban bir askerimizi şehit etti. 

Dört bir tarafta dökülüyoruz

AKP, Yemen’de iç dengeleri okuyamayarak, taraf tuttu ve Türkiye Büyükelçiliği’ni boşaltmak zorunda kaldı. Keza dünyanın en kalabalık ikinci Müslüman ülkesi olan Pakistan’da ‘kardeş ülke Türkiye’ imajı yerlerde sürünüyor. Nijerya’da bazı gruplara silah sevkiyatına destek olunarak bu ülke yönetimi tarafından dikkatle izlenen bir ülke haline geldik. Laik yönetimin iktidara geldiği Tunus, Ankara ile ilişkilerinde temkinli davranıyor. Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, Türkmenistan hariç AKP’nin Kırım ve Ukrayna konusunda Batı yanlısı ve Rusya karşıtı politikaları nedeniyle Ankara’ya mesafeli duruyor. Bu çerçevede Orta Asya’nın en kalabalık ülkesi Özbekistan ile diplomatik bağlar önemli ölçüde kopmuş durumda. Dahası geçen yıl Türkiye, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne seçilemedi zira canını yaktığı İslam ülkeleri Ankara’ya destek vermedi. Oysa 2008’de Türkiye Güvenlik Konseyi’ne seçilmişti. 

Yanlış politika ihracatı da vuruyor

Türkiye’nin şu anda Mısır, Yemen ve Suriye’de büyükelçisi bulunmuyor. Mısır yönetimi, Türk tırlarının Sudan, Eritre, Etiyopya gibi Afrika ülkeleriyle Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar gibi Körfez ülkelerine taşınmasını kapsayan çok önemli bir anlaşmayı askıya aldı. Bu durum Türkiye’nin Ortadoğu ihracatını baltalamaya yönelik ciddi bir adım olarak öne çıkıyor. Ortadoğu ülkelerine ihracat yapan Türk şirketleri için sadece iki alternatif kaldı: İsrail’in Hayfa Limanı ile Ürdün’ün Akabe Limanı. Kısaca İsrail’e mecbur olduk.

Libya, Türkiye’yi düşman ilan etti

Libya, AKP iktidarı iç işlerine müdahale ettiği gerekçesiyle Türk şirketlerinin kamu ihalelerine sokulmayacağını açıkladı. Oysa Libya, Türk müteahhitlerin yurtdışında iş aldıkları ilk ülkeydi. Libya, 1970’lerden bu yana Türk müteahhitlik firmalarına, Türk işçilerine iş imkânı sağlayan bir ülke idi. Müteahhitlik geliri ve işçi geliri olarak Libya’dan önemli ölçüde Türkiye’ye kaynak aktı. Öyle ki 1980’li yıllara gelindiğinde takriben resmî çalışma müsaadeli 200 bin Türk işçisi ile 264 Türk şirketi Libya’da faal haldeydi. İnşaat sektörü; inşaat malzemeleri sanayi yanında THY’yi, bankaları, sigorta şirketlerini, nakliye şirketlerini ülkeye getirdi. Bunların yanı sıra beyaz eşya, mobilya, tekstil vesaire ihracatçılarının faal olmasını da sağladı. Bu ülkeden sadece müteahhitlik hizmetleri yoluyla 30 milyar doları aşkın gelirimiz oldu.

Fay hattı Müslüman Kardeşler

 Türkiye’nin Ortadoğu ülkeleriyle arasını açan en önemli nedenlerden birisini, Mısır’da seçimle başa geldikten sonra askeri darbeyle görevden alınan Müslüman Kardeşler hareketi oluşturuyor. Mısır’da ve Suriye’de söz konusu yapıyı destekleyen Ankara’nın adımları Müslüman Kardeşler’in etkili olduğu Ürdün tarafından da dikkatle izleniyor. Suudi Arabistan ve BAE ise Müslüman Kardeşleri terör örgütü olarak kabul ediyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.