AKP'yi koalisyon korkusu sardı

.NTV canlı yayınına katılan Başbakan Yardımcısı Akdoğan, Erdoğan'ın yaptığı "rehavet" açıklamasını değerlendirdi. Akdoğan'a, çözüm süreci ve HDP'nin barajı geçmesinin sürece etkisi de soruldu. Ahmed Arpat'ın sorularını yanıtlayan Akdoğan, Erdoğan'ın bir televizyon kanalında yaptığı "Parti teşkilatlarında rehavet var, sürpriz sonuçlar olabilir" açıklamasını değerlendirdi. Rehavetin "nasıl olsa kazanıyoruz" düşüncesinden kaynaklandığını savunan Akdoğan, şunları kaydetti: "Rehavet şu; nasıl olsa kazanıyoruz... Yaylaya gidenler, köyüne gidenler çoğu dönmedi. Cumhurbaşkanlığı seçimlerini yüzde 58'le de alabilirdik. Katılımın düşmesi bizim aleyhimize oldu. Nasıl barajı geçip geçmeme konusunda HDP için 1-2 puan kritikse AK Parti için de hükümet olup olmama konusunda önemlidir. Kararsızların da bir takım eleştirileri var ama yine AK Partili. Güven ilişkileri sarsılmamış ama bir takım sıkıntıları var. Son hafta bu kararsızlar ve rehavete kapılanların toparlanmasıyla iyi bir oy alabiliriz diye düşünmeye başladım."

 Diğer seçimlerden farklı bir iklim olduğunu savunan Akdoğan, bunu muhalefet partisi teşkilatlarının meydana fazla inmemesine bağladı. Akdoğan, "Bu nedenle bir seçim havasına girilmiyor gibiydi. Ama bizim kendi kitlemizde o tansiyonun yükselmeye başladığını gördük. Bunların arasında gizli bir işbirliği ve paslaşma var. Meydana çıkmaları durumunda birbirini etkileme durumu olduğu için teşkilat yapılarını arazide yarışa sokmadılar. Gelinen noktada bizim kitlemizin meseleye ısındığını görüyoruz son haftalarda" diye konuştu.

AK Parti'nin seçimlerde güçlü bir şekilde iktidarını koruyacağını belirten Akdoğan, "koalisyon" ihtimaline de değindi. "AK Parti güçlü bir şekilde iktidar olamazsa koalisyon kurmayı beceremezler" diyen Başbakan Yardımcısı, şöyle devam etti: "Ya AK Parti tek başına iktidar olur ya da hiçbir koalisyon falan kuramaz. 8 Haziran sabahını herkes düşünsün. Nasıl bir Türkiye'ye uyanmak istiyorlar? Milletimizin son günlerdeki teveccühüne baktığımda AK Parti'nin güçlü bir şekilde iktidar olacağına inanıyorum. Bunların hiçbiri bir araya gelebilecek partiler değil. Bunları AK Parti karşıtlığı bir araya getiriyor. Bunlar çıkıp hiçbir zaman aleni şekilde yan yana duramazlar. Bunun konuşulması bile Türkiye'ye zarar verir diye düşünüyorum. İnsanlar Türkiye'yi izliyor, yatırımcılar, gözlemciler. Herkes istikrarın devam etmesini istiyor. Türkiye'yi gözlemleyen insanlar varken, negatif opsiyonları konuşmanın bile zararlı olacağına inanıyorum. Bunu çok dillendirmemek gerekir. Biz gücümüzü koruduğumuz sürece güven ve istikrar sürecektir. AK Parti kaybetsin de bir bilinmeze doğru gidelim diye düşünüyorlar. Biz buna izin vermeyeceğiz."

Çözüm sürecine yönelik değerlendirmelerde bulunan Akdoğan, HDP'nin barajı geçememesinin süreci etkilemeyeceğini kaydetti. PKK'ya silah bıraktırma iradesinin HDP'de değil İmralı'da olduğunu söyleyen Başbakan yardımcısı şöyle konuştu: "Öcalan'ın silah bırakma için kongre toplamaya yönelik çağrısı önemli bir açıklamaydı. Öcalan bu çağrıyı 4 Şubat'ta yaptı. Neden 28 Şubat'a kadar beklediler. Neden 3 hafta sonra yaptılar? İşlerine gelmediği için açıklayamadılar. Kandil ayak diredi, HDP vesaire... Kobani olaylarından bu yana bir makas değişikliği ve negatif bir yaklaşım var. HDP'yi bir şekilde barajı geçirtebilirsek, AK Parti'yi nasıl engelleyebilir hesapları var. Bu oyunu kuran çevreler çözüm sürecine de karşı olan çevreler. 8 Haziran'da çözüm sürecini kim yapabilir. AK Parti olmazsa yaparım diyen başka bir parti yok. Çözüm sürecini Meclis'te yapalım diyorlar. Komisyon kurduk üye vermediler. CHP ulusalcı bir çizgidir ve bu süreci desteklemez. Bunu yaparsa AK Parti yapar. HDP barajı geçse de geçmese de AK Parti süreci başarıya ulaştıracaktır. AK Parti'nin iktidarına mal olacak bir tablo ortaya çıkarsa çözüm süreci kalmaz. HDP barajı geçti çözüm süreci geçmiş olsun, ruhuna fatiha dersiniz. Bir proje olarak Selahattin Demirtaş'ı parlatan yapının çözüm sürecinin dostu olduğunu düşünmüyorum. Çözüm sürecini nasıl akamete uğratabiliriz lobisinin bir oyunu olduğunu düşünüyorum. Bu sadece Erdoğan değil, İmralı karşıtı, çözüm süreci karşıtı bir hamledir. Çözüm süreci için AK Parti'nin gücü önemlidir. HDP'nin bir misyonu var. Bu rolü başka aktörlerde oynayabilir. PKK'ya silah bıraktırma iradesine sahip olan İmralı'dır. HDP'nin böyle bir iradesi yok." Akdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan diğer başlıklar şu şekilde: "13 yıl iktidarda olan partinin sokağa çıkması zordur. Ama bizde tam tersi var. Muhalefet sokağa çıkamıyor. Bu da diğer partilerin kampanyalarının reklam filmi haline dönüşmesine neden oldu. Reklam ve PR çalışmalarının oy artışındaki etkisi yüzde1-2'yi geçmez. Cumhurbaşkanı halkla sürekli birlikte olacağını vaadetmişti. Seçimden sonra da bu buluşmaların devam ettiğini herkes görecek. Cumhurbaşkanını hedefe koyan ve bunun üzerinden seçim programı yürüten bir muhalefet var. Selahattin Demirtaş'ın kampanyası 'Tayyip Erdoğan'ı başkan seçtirmeyeceğiz' şeklinde oldu. Erdoğan'ın kendisini savunmasında bir gariplik görmüyorum. Muhalefet partileri birçok ilde aday dahi çıkaramadı. AK Parti herkesten daha çok çalışıyor. Bunun Türkiye için kazanım olduğunu düşünüyorum. Kandil'den 2 günde bir birisi konuşuyor. Tehdit ediyorlar.Kkampanyasını kendisi yapamayan örgütlere yaptıran partiler var. Sandıkları korumak milletin emanetine sahip çıkmak demektir. Bir çok Avrupa ülkesinden saha şeffaf bir şekilde seçimler yapılıyor ve kısa bir süre içerisinde sonuçlar açıklanıyor. Asıl HDP'nin aldığı oylara şaibe karışıyor. Kandil'e vatandaşı tehdit etme diyemediler. Seçim günüyle ilgili devlet her türlü önlemi alıyor. Vatandaşın hür bir şekilde iradesini ortaya koyması için gereken tedbirler alınıyor. HDP'nin bir takım tehditleri var. Bu konuda vatandaşlarımız buna aldırış etmesinler. kamu düzeni için devlet gereken her türlü tedbir alınacaktır. Bu tehditlerin yapılması demokrasi açısından sorgulanması gerekir. Daha önceden böyle tehditlerde bulunan bir parti olmadı."


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.