AKP-FETÖ ortaklığı Siyam İkizliğidir

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, Bursa İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Toplantıda İl Başkanı Şadi Özdemir, Milletvekili Erkan Aydın, İl Yöneticileri ve çok sayıda partilinin hazır bulundu. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren İl Başkanı Şadi Özdemir, 4 Aralık Madenciler Günü’ne değinerek; “4 Aralık Madenciler Günü vesilesiyle madenlerde çalışan, adeta cinayet şeklinde hayatlarını kaybeden işçi kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Bu iş cinayetlerinin ortadan kalkması için hükümeti tedbir almaya davet ediyorum” dedi. Yerel gündeme ilişkin bir konudan söz etmek istediğini belirten Özdemir, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın statla ilgili yaptığı açıklamaya atıfta bulunarak; “Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş bir açıklama yaptı. Yaptığı açıklamaya göre Antalya Stadı 1,5 yılda tamamlanmış ve 150 milyon TL’ye mal olmuş. Konya Stadı yine bir buçuk yılda tamamlanmış ve 135 milyon TL’ye mal olmuş. İkisini topladığınızda 285 milyon yapıyor. Birer tane daha aynı statlardan yapsak 570 milyon yapıyor. Büyükşehir Belediye Başkanımızın Bursa Stadıyla ilgili şöyle; Şu ana kadar 500 milyon para harcanmış, 70-80 milyon daha harcamak gerekiyor diyor. Bunu Büyükşehir Belediye Başkanı söylüyor. Kendisinden önceki Belediye Başkanının 4 stat parasıyla bir stat yaptırdığını ama yine de stadı tamamlayamadığını bir şekilde itiraf etmiş oluyor. Buradan soruyoruz; bu üç stat parası nerelere, kimlere gitti? Bu kentin parasını diğer ihalelerde de böyle çarçur ettiniz mi? Adalet ve Kalkınma Partisi’nin İl Başkanını her gün bize ağır dille hakaret eden Başbakan Yardımcısına ve Belediye Başkanına sormak istiyorum bununla ilgili ne yapıyorsunuz? 4 stat parasına 1 stat yaptırıp bu 3 stat parasını kimlerle paylaştınız” diyerek konuşmasını tamamladı. 

ÇÜRÜYEN HER ŞEY DÜŞER
İl Başkanı Şadi Özdemir’in ardından söz alan CHP İzmir Milletvekili, Gazeteci Tuncay Özkan Cumhuriyet Halk Partisi’nin Bursa İl Başkanlığı’nda olmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. Türkiye’nin yönetemeyen bir iktidarın elinde olduğuna dikkat çeken Özkan sözlerini şöyle sürdürdü: “İktidar sahipleri her ağızlarını açtıklarında küfür, hakaret ve çürük kokusu ortaya yayılmaktadır. Çürüyen her şey düşer. Bu iktidarda yolsuzluk ve hırsızlıklarla çürümüş, düşmektedir. Düşerken kendi pisliklerine bizi de bulaştırmaya çalışıyorlar. Bu bize asla bulaşmaz. Toplumun milli, manevi duygularını sömürerek, onların arkasına saklanarak hırsızlıkları, yolsuzlukları kapatamazlar. Terbiyesizleşerek, zırvalayarak gerçeğin üstünü örtemezler. Türkiye’de Rıza Zarrab ve mafyasının yargılanmasını kendileri engellediler. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin soruşturma komisyonunda bunlarla ilgili suçlamaları kendileri ortadan kaldırdılar. Oy verdiler, akladılar şimdi karşılarına çıkan tablo karşısında şaşkınlık yaşıyorlar. Yaşadıkları şaşkınlık onları kurtaramaya yetmeyecektir. Cumhuriyet Halk Partisi’ne, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı’na uzanacak her iftirayı, her eli iade ederiz, kırarız. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nın eline kelepçe takmak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kapısına kilit vurmak diye konuşanları geldikleri yere göndeririz. Onlara Mustafa Kemal’in sözüyle yanıt vereceğim; şaşarım onların aklı perişanına. Dünyayı onlara dar ederiz. Kendilerine gelsinler. Türkiye’nin demokratik kuralları içerisinde, hukuk devleti içerisinde mücadele etmeye devam etsinler. Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik bu tür saldırıları iade etmesini, dünyayı onların başına yıkmasını biliriz. Bu gök kubbe iyilerin yüzü suyu hürmetine ayakta duruyor. Eğer iyiliği yok etmeye çalışırlarsa unutmasınlar bu gök kubbenin altında kalırlar.”

ARTIK PİSLİK ORTALIĞA YAYILDI
Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu’nun, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik açıklamalarına da değinen Özkan, açıklamalara tepki göstererek; “Bursa’dan sesleniyorum. Bakan olmuşsun adam demeye dilim varmıyor ama terbiyeli ol bari. Buralara gelip hakaretler, küfürler dile getirmek yakışık almıyor. Bulunduğun makamın Türkiye Cumhuriyeti’nin bakanlık koltuğu olduğunu bil, ona göre davran. Eğer davranmazsan Bursa halkı sana yakında seçim geldiğinde bunun bedelini soracaktır” dedi. “Rıza Zarrab’ı biz getirmedik” diyen Tuncay Özkan konuşmasına şöyle devam etti: “Rüşveti getir, işi götür diyen biz değiliz. 8 milyar dolar rüşvet alan biz değiliz, adı geçenler Cumhuriyet Halk Partili değiller. Adı geçenler AK Parti’nin yönetim kadrosundaki bakanlar, bürokratlar ve AK Partililer. Bundan siz niye hırsızı savunmuyorsunuz diye soruyorlarsa biz hırsızın her zaman karşısında olduk, tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunduk savunmaya da devam edeceğiz. Sorun bir milli dava sorunu değildir. Sorun bir hırsızın yargılanma sorunudur. Hırsızın suç ortakları bizden diye saklamaya çalışanlara sesleniyorum; mızrak çuvala sığmıyor. Artık pislik ortalığa yayıldı. Bunları yargılayacaksanız. Türkiye’deki uzantıları bankanın genel müdürü burada, diğer ortaklar rüşveti aldığı iddia edilen kişiler burada. Bunları yargılayın sizi tutan bir şey mi var. Gelin TBMM’de Zarrab dosyasını araştırmak üzere bir soruşturma komisyonu kuralım yeniden. Destek verin, oylarınızla kapatmayın gerçeğin ortaya çıkmasını sağlayın, hep beraber bu pisliği temizleyelim. Ama kime kadar, nereye kadar uzanırsa oraya kadar gidip temizleyelim.”

BİZ ONLARIN CÜZDANLARINA, CEPLERİNE SIĞMAYIZ
FETÖ ile mücadele de hükümete her türlü desteği sunduklarını söyleyen Özkan, Rıza Zarrab olayında hükümetin görmezden geldiği durumlara dikkat çekerek; “Zarrab’ta siyasi sorumluları bakanları saklayacaksınız, aklayacaksınız, çaldıklarını görmezden geleceksiniz. Bankanın bürokratlarını saklayacaksınız, onların çaldıklarını rüşvet olarak aldıklarını görmezden geleceksiniz. Peki, biz kimi sorgulayacağız, yargılayacağız? Geriye ne kalıyor? Halk Bankası Türkiye’nin. Halk Bankası’nın Zarrab ve hırsız ortakları eliyle batırılmasına asla izin vermeyeceğiz, bu böyle bilinsin. O hırsızlardan günü geldiğinde mutlaka hesap soracağız. Bu ülkenin kör kuruşunu onların kursaklarında bırakmayacağız. Alacağız, hazineye kazandıracağız. Sakın bundan kaçabileceklerini, bu masayı küfürle, kavgayla dağıtıp, tantana çıkartıp bir yerlere saklanabileceklerini düşünmesinler iki elimiz yakalarında olacak” şeklinde konuştu. İktidarın, Cumhuriyet Halk Partisi ile hukuki zeminde, demokratik koşullarda mücadele etmelerine hiçbir itirazları olmadığını vurgulayan Özkan; “Ülkeyi çürüttüler, hukuku yok ettiler, adaleti katlettiler. Küfürle bu işin altından kalkamazlar. Bursa’dan küfür et, Ankara’dan küfür et, İstanbul’dan küfür et böylece yıldır, tehdit et. CHP genel Başkanı’na dair bir sürü zırvayı tekrarlayıp dur, CHP’nin kapısına kilit vuracağız de ve bundan hiçbir şey olmadan devam edebileceğini zannet. Şaşarım aklına. Tekrar ediyorum Cumhuriyet Halk Partisi onlardan büyüktür. Kimse Türkiye’yi cebine koyup Cumhuriyet Halk Partisi’ni de yanına koyup bir yere gideceğini düşünmesin. Biz onların cüzdanlarına ceplerine sığmayız, Türk halkının tokadı çok yakında enselerine inecektir. Bundan kaçmaları, kurtulmaları mümkün değildir” açıklamasında bulundu. 

AKP İLE FETÖ’NÜN ORTAKLIĞI SİYAM İKİZLİĞİDİR
Fethullah Gülen mücadele de FETÖ’nün siyasi ayağının ortaya çıkarılmadığını belirten Tuncay Özkan, FETÖ’nün siyasi ayağının ortaya çıkarılmadan gerçek bir mücadeleden söz etmenin imkansız olduğunu ifade etti. “Biz dün de bağırıyorduk ’Fethullah’ın itleri yıldırmaz bizleri’ diye bugün de bağırıyoruz” diyen Özkan sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz bu işin siyasi ayağının ortaya çıkartılmasını ve darbenin siyasi sorumlularının birincil öncelikle halkın önünde, adaletin önüne konulmasını bekliyoruz. Bu konuda her türlü yardımı yapacağız. Fethullahçıları askeri kadrolara kim yerleştirmiştir? Türkiye’yi parsel parsel Fethullahçılara satanlar kimlerdir? AKP ile FETÖ’nün ortaklığı siyam ikizliğidir. Hiç kimse bu ülkenin yurtsever Cumhuriyet Halk Partisi tabanından hiç kimse Türk insanında bu ilişkiyi görmezden gelmesini beklememelidir. Biz bu işin takipçisiyiz. Fethullah’ın siyasi kadrosunu onlar ortaya çıkartmazsa biz günü geldiğinde ortaya çıkartıp hesap soracağız. Rıza Zarrab’a altın madalya biz takmadık. Madalyayı takanlar bakanlık koltuğunda hala oturuyorlar. Rıza Zarrab’ın yurt dışına elini kolunu sallayarak gitmesine biz izin vermedik. İzin verenler koltuklarında oturuyorlar. Rıza Zarrab’ın Halk Bankası üzerinden 8 milyar doları rüşvet olarak dağıtmasına biz göz yummadık. Hırsızlığa göz yumanlar koltuklarında oturuyorlar. Biz Türk halkıyla beraber davayı izliyoruz. Türkiye’de açılan davaları takipsizliklerle sonuçlandırırken, TBMM’deki soruşturma komisyonunu elleriyle kaldırdıkları parmak oylarıyla aklarken bu günleri düşünmeleri gerektiğini onlara söylemiştik. Ama o gün de gözlerini kapatmışlardı bu günde gözlerini kapatmışlar, sadece bir kişinin iki dudağını arasına bakıyorlar. Türkiye onlarla beraber bu uçurumdan aşağı gitmeyecek. Türkiye’nin yurtsever birikimi, cumhuriyet Halk Partisi iktidara gelecek Türkiye’yi layık olduğu yere koyacak.” 

TÜRKİYE’NİN DÜŞMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ
Tuncay Özkan toplantıya katılan bir gazetecinin; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı belgelere sahte diyerek yargıya gitmelerini söylemesi ile ilgili yargıdan nasıl bir karar çıkacağına ilişkin sorusunu; “Belgeler orijinal, gerçek ve bu konuda hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kadar net. Belge dediğimiz şey onların peçete üzerine yazdıkları ‘saati aldım’ diye altına imza attıkları şey değil. Halk Bankası’nın para dekontları. Bu dekontlar sadece Halk Bankası’nda yok, giden bankada da var. Ait olduğu ülkede var. Tantanacılık diye bir dolandırıcılık türü var, bir adamın etrafında gürültü patırtı o sırada cüzdanı çekiyorlar. Türkiye bu numarayı yemez. Biz Türkiye’yi tantanacılığa kaptırmayız. Biz çürümeyi deşifre ediyoruz. Bataklığı gösteriyoruz. Burada bir bataklık var, Türkiye’de çürüme var biz bu çürümeyi tedavi edeceğiz diyoruz. Çürümenin tedavisi önce teşhir etmekle başlar. Çürümeseler bu duruma düşmezlerdi. Çürümeseler yanıt vermek yerine küfretmeyi tercih etmezlerdi. Çürüdüler, düşüyorlar. Onları kimse kurtaramaz ama biz onlarla birlikte Türkiye’nin düşmesine izin vermeyeceğiz. Türkiye’yi, Türk halkını layık olduğu yere getirip biz koyacağız. Belgeler orijinaldir, gerçektir. Nereden biliyorsunuz derseniz; Para gitmedi geldi diyorlar. Olmayan bir şeyin gelmesi de söz konusu olmayacağına göre. Zarrab olayında Halk Bankası Genel Müdürü’nün evinden ayakkabı kutuları çıkınca, orada para sayma makineleri vardı. Onları polis koydu dediler. Ama sonra parayı Aslan’a iade ettiler. Bu senin paran hem de faiziyle birlikte, al bunu harca dediler. Peki, o para orada değilse niye kamuya değil de Halk Bankası Genel Müdürüne verdiler. Cebinizde paranız yoksa bunu bir yere göndermediyseniz oradan gelen paranın kabulünü nasıl yapıyorsunuz bu size ait değilse? Aklımızla alay edemezler, uzmanlığımızla, bilgimizle dalga geçemezler, Türk halkını bu tür saçmalıklarla kandırmazlar. Bunun hesabını verecekler” şeklinde yanıtladı. 

GERÇEK PATRONLARI KONUŞSUN
Man Adası belgelerinde ismi geçen şirketin, belgelerin sahte olduğuna ilişkin açıklamasıyla ilgili olarak sorulan bir soru üzerine Tuncay Özkan; “Ada yok, şirket yok, bu isimler yok, para gitmedi geldi diyorlardı. Şimdi ben de soruyorum; hangisi doğru? Biz o paranın o şirket üzerinden gittiğini biliyoruz. Bu belgeleri doğrulayan belge Paradise Papers diye dünyaya saçılan belgelerin içinde de yer alıyor. Şirketin bu belgelerle ilgili kayıtları vardır. O arkadaş herhalde orada birisinin yediemini olarak oturuyor. Gelenden gidenden haberi yok. Bizim belgeleri incelesin şirketine giren ve çıkan para ile ilgili bilgi sahibi olsun. Başkalarının yerine konuşmasın kendisi sussun bu hukuki bir süreç, kendisi sussun gerçek patronları konuşsun” açıklamasında bulundu. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.