AKP'de direnen Belediye Başkanı yok

Kaya, "Bazı belediye başkanlarımız kendi performanslarının düşüklüğünü kendileri de kabul ediyor" ifadesini kullandı.

Habertürk'ten Kübra Par'a konuşan Kaya'nın açıklamaları şöyle:

Önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Düzce Belediye Başkanı Mehmet Keleş’in istifa haberi geldi. Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ankara, Bursa, Balıkesir gibi birkaç şehrin belediye başkanının daha istifa etmesini istediği söylendi. Peki neler oluyor? Bu istifa tartışmalarının arkasında ne yatıyor?AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erol Kaya’ya sordum... 

- AK Partili belediyelerle ilgili istifalar gündemde. Neler oluyor? Neden böyle bir sürece girdiniz?

Dünyada ‘hâkim partiler’ diye bir kavram var. Mesela, Japonya’da Liberal Demokrat Parti 56 yıldır kesintisiz iktidarda. Bu partilerin bu kadar uzun dönem iktidarda kalmalarının arkasında iki şey var. Birincisi, ekmeği ve pastayı büyütmüşler. Yani toplumlarını ve vatandaşlarını zengin etmişler. İkincisi de sürekli olarak kendilerini değişime tabi tutmuşlar. AK Parti’nin iktidara geldiği tarih olan 2002’den bu yana baktığımızda Türkiye’nin üç katı büyüdüğünü görüyoruz. AK Parti, dilini sürekli yenileyerek toplumsal değişim talebine sürekli olarak cevap veriyor. Şimdi de 2019’a giderken toplumun bir değişim talebi var ve AK Parti de bu talebe cevap veriyor.


- “Toplumun değişim talebi var” derken neyi kastediyorsunuz? Sizden memnun değiller mi? 2019 seçimlerine doğru bir panik mi var? Seçimi kaybetmekten mi korkuyorsunuz?

Türkiye’de 1397 belediye var ve bunun 884’ü AK Partili. Bu 884 belediye başkanı, seçildiklerinin ertesi günü, “Biz seçildik, kendimize göre bir vizyonumuz ve bir tarzımız var. Bunu bu şehirde uygulayacağız” deme hakkına ve lüksüne sahip değil. Bu 884 arkadaşımızın her yıl devraldıkları şehri nereye taşıdıklarını takip ediyoruz. Kurumsal performanslarına bakıyoruz. Çünkü göreve gelirken dile getirdikleri vaatler artık AK Parti’nindir. Belediyenin mali bütçesini, personel harcamalarını, yatırım harcamalarını yıllar itibariyle takip ediyoruz. Bir anketle belediye başkanına sorulabilecek bütün soruların hepsini soruyoruz ve sonucunu kendisinin imzasıyla alıyoruz. Vatandaşların hangi hizmetlerden memnun olup olmadığını belirliyoruz. Sonunda belediye başkanımızı karşımıza alıp “Tablon buraya gidiyor. Şunlara dikkat et, şunları öncele, şunlara yoğunlaş” diye ikaz ediyoruz.

- Peki, bu sene ne oldu da seçime bu kadar zaman kala çok sayıda belediye başkanından istifa talebinde bulunuyorsunuz? Referandumda büyükşehirlerde “Hayır” oyu çıkmasının bununla ilişkisi var mı?

Tek bir şeye bağlamak çok doğru değil. 2019 seçimleri bizim için farklı. Türk siyasi tarihinde hükümet sistemi değişti, Cumhurbaşkanlığı seçimi olacak. 2002’den bugüne trendlere baktığımızda, AK Parti’nin yerel seçimlerdeki oylarının merkezi yönetimlerdeki oylarının altında olduğunu görüyoruz. Oysa 2019’da Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce belediye seçimi olacak ve biz yüzde 50+1 almak zorundayız. AK Parti, uzun zamandır iktidarda ve uzun bir zaman daha iktidarda kalmak istiyor. Dolayısıyla, bu istifa tartışmalarının arkasında toplumun değişim talebi var. Toplumun olduğu gibi AK Parti’nin de değişim talebi var.

"Erken yerel seçim kesinlikle yok"

- Erken yerel seçim ihtimali var mı?

Asla yok. Çünkü Anayasa’mız “Yerel seçimler 5 yılda bir yapılır” diyor. Dolayısıyla, Anayasa değişmediği müddetçe erken yerel seçim tartışılamaz. Nokta. Ama bence bu yasa değişmeli. Çünkü seçimler kışın yapılıyor. Kış ortasında seçim yapmak, bu ülkenin coğrafi koşullarına uygun değil. Ayrıca belediye başkanının bütçesi ocak ayında başlayıp 31 Aralık’ta bitiyor. Ben, seçimlerin yapılacağı mart ayında hepsini kullanırım, ne kadar mermi varsa sıkarım. Çünkü seçime gidiyorum. Yeni gelen arkadaş için 9 aylık bütçe kayıp hale gelir. Dolayısıyla seçimler sonbaharda olmalıdır.

- Peki, AK Parti’nin önümüzdeki günlerde böyle bir Anayasa değişikliği talebi olacak mı?

Bunu dillendirdik fakat hiçbir muhalefet partisi sıcak bakmadı.

"Sorunumuz kentleşme değil, kentlileşme" 

- Yerel yönetimler üzerine 7 kitabınız var. Dünyaya kıyasla Türkiye’de belediyeciliğin problemleri neler?

Türkiye’deki en büyük sorunumuz kentleşme değil, kentlileşme. Kentleşme noktasında Avrupa’ya Allah’ın izniyle nal toplattırırız. Muhteşem bir dinamizme sahibiz. Ama kentli davranışları, kentli refleksi ortaya koyma, kentli bir açıdan şehre bakma noktasında Avrupa’nın çok gerisindeyiz. Bugünkü Türk belediyeciliğinin en büyük sorunu, şehirleri mekânsal olarak dizayn etmek değil, şehirdeki yaşamı kentli hale dönüştürebilmektedir. Bunun hiçbir belediyemizin gündeminde olduğunu da söyleyemem.

- Ya belediyelerin partilerin ve belediye başkanlarının kasasına para aktaran siyasi rant alanlarına dönüştüğü iddiası?

Böyle bir genelleme yapmak yanlış olur. Türkiye’deki 1397 belediye başkanının hepsinin imarla ilgili böyle tasarruflarda bulunduğunu söyleyemeyiz.

- Bir belediye başkanının rant için kendi cebine bir şeyler aktarmadığını AK Parti nasıl kontrol ediyor?

Böyle bir iddia sahibi olan insan varsa zaten gidip savcılığa suç duyurusunda bulunur. Mesela İstanbul-Ataşehir çok tartışıldı. Buradan yola çıkarak bütün bir partinin belediye başkanlarına atıfta bulunmak haksızlık olur. Yanlışlar mutlaka vardır. Bunlarla ilgili vatandaşlarımdan beklentim, bakanlığa veya savcılığa suç duyurusunda bulunmalarıdır.

"Yeni başkanlar başarılı olursa 2019'da devam ederler"

- İstifa eden başkanların yerine gelen başkanların farkı ne olacak?

AK Parti, kendi koyduğu çıtanın üstüne çıkmak istiyor. 2014’te yüzde 42 bandındaydık, şimdi 50+1’in üstüne çıkmak zorundayız. Bunu da başarabileceğimize inanıyorum. Birlik ve beraberlik içinde seçmene gidebilirsek ve bunu daha güçlü hale getirebilirsek başarırız. Yeni gelen arkadaşlarımız; İstanbul’da Mevlüt Bey, Düzce’de Dursun Bey, inanıyorum ki AK Parti’nin seçim vaatlerine sahip çıkacaklardır. Kamuoyunun beklentilerine cevap vermek zorundalar. Bunu başarılı bir şekilde yaparlarsa 2019’da devam ederler. Yapamazlarsa 2019’da AK Parti yeni bir değerlendirme yapmak zorunda kalacak.

"Bazı başkanlarımız, performansının düşklüğünü kendisi de kabul ediyor"

- Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Parti bir kişiyi göreve koyuyorsa, o kişiyi geri çekme hakkı da vardır” dedi. Yıllarca “Seçimle gelen seçimle gider” diyen AK Parti’nin şimdi seçimle gelen belediye başkanlarına görevden el çektirmesi bir çelişki değil mi?

Bazı belediye başkanlarımız kendi performanslarının düşüklüğünü kendileri de kabul ediyor.

- Ama direnen belediye başkanlarının da olduğu söyleniyor.

Böyle bir şey olmadığını lütfen bilin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.