AKP 2014\'te de satacak!

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2013 yılında 4 milyar TL özelleştirme gelirinin gerçekleşmesinin planlandığını belirterek, “Şu ana kadar yapılan özelleştirme gerçekleşmesi ise 8.3 milyar TL. Gelecek seneki özelleştirme gelir hedefimiz ise 6 milyar 854 milyon TL” dedi. Bakan köprü ve otoyolların da satışa çıkarılacağını belirtti.
 
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve ilgili kamu kuruluşlarının üst düzey yöneticilerinin katılımıyla Başbakanlık Yeni Bina’da “2014-2016 Orta Vadeli Programı” (OVP) açıkladıktan sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Şimşek, tasarruf oranlarıyla ilgili bir soru üzerine, 2012 yılında yüzde 12.6’ya kadar düşen tasarruf oranlarının 2016 yılına ulaşıldığında yüzde 16’ya çıkartmayı hedeflediklerini söyledi. Kalkınma Planı'nda bu oranın 2018 yılında yüzde 19’lara çıkarılmasının hedeflendiğini belirten Şimşek, “Bu yıl bir gerileme söz konusu. Bu yıl Kalkınma Planımızın biraz da olsa gerisinde kalmış olacağız. Diğer yıllarda bunu da telefi etmeyi öngörüyoruz. Orta Vadeli Program'ın bütün kurgusu zaten daha fazla tasarrufları arttırmaya yönelik. Cari açığı düzeltme ve büyümenin kaynaklarını farklılaştırma üzerine kurgulanmış durumda” dedi.
 
"GELECEK YIL DAHA NİTELİKLİ BİR BÜYÜME BEKLİYORUZ"
 
Büyümenin kaynaklarıyla ilgili bir sorunun oluştuğunu dile getiren Şimşek, şöyle konuştu:
“2013 yılı içinde büyümenin kaynaklarına baktığımızda yüzde 3.6’lık büyümenin yüzde 3.3’ü toplam tüketimimizden kaynaklanıyor. Yüzde 1.9’u toplam yatırımlarımızdan kaynaklanıyor. Toplam yurtiçi talebin etkisi yüzde 5.2. Dış dengemizin ise net mal ve hizmet ihracatının katkısı ise eksi yüzde 1.6. Dolayısıyla bu sene maalesef dış denge açısından aşağıya çeken bir etki söz konusu. Bunu 2014’te değiştirmeyi öngörüyoruz. 2014 yılının yüzde 4 öngördüğümüz büyüme hedefinin yüzde 2.5’inin toplam tüketimden kaynaklanacağını yüzde 0.8’inin kamu ve özel sektör yatırımlarımızdan geleceğini öngörüyoruz. Toplam yurtiçi talebin etkisinin yüzde 3.2 olacağı, dış dengemizin ise pozitif 0.8 oranda katkı vermesini bekliyoruz. Dolayısıyla gelecek yıl daha nitelikli bir büyüme beklediğimizi, dış dengemizi düzelten iç ve dış talep arasında daha dengeli bir büyüme oluşturmasını öngörüyoruz.”
 
"2014 YILI ÖZELLEŞTİRME GELİRİ HEDEFİ 6 MİLYAR 854 MİLYON TL"
 
Gazetecilerin özelleştirme gelirlerine ilişkin bir sorusu üzeri Şimşek, 2013 yılında öngörülen özelleştirme gelirinin 4 milyar TL olduğunu anımsatarak, “Şu ana kadar yapılan özelleştirme gerçekleşmesi ise 8.3 milyar TL. Muhtemelen yıl sonu da böyle kapanacak. Yani özelleştirmeden biz 8.3 milyar TL’lik bir geliri bütçeye aktardık. Gelecek sene hedefimiz 6 milyar 854 milyon TL. Tam rakam veriyorum. Şu an itibariyle özelleştirmesi tamamlanıp da kesinleşip, yani ihaleyi kazanan şirkete devredip taksiti veya geliri kesinleşmiş olan 5 milyar TL gelirimiz var. İlave performans beklentimiz burada 1.8-1.9 milyar TL. Onun için muhtemelen biz yine bu sene olduğu gibi öngörümüzden belki bir miktar daha bir güçlü performans ortaya koyarız” diye konuştu.
 
“ÖNÜMÜZDEKİ AYLARDA KÖPRÜ VE OTOYOLLARIN HALKA ARZIYLA İLGİLİ BİR ÇALIŞMAMIZ OLABİLİR”
 
Şimşek, önümüzdeki aylarda ilk olarak Gerice Limanı için ihaleye çıkılacağını söyleyerek, “Milli Piyango için ihaleye çıkacağız. Gelecek sene veya yasal alt yapısı tamamlanınca otoyol ve köprülerin hakla arzına ilişkin bir çalışmamız olabilir. Tabi ki elektrik dağıtımı bitirdik. Bir devir kapandı. Şimdi elektrik üretimi anlamında hala elimizde, yani özelleştirmeye devredilmiş 16 bin küsur megawatt’lık bir kapasite var. Onu da tabi ki hem daha termik santrallerimiz daha etkin daha verimli işlesin diye, özel sektör yatırım yapsın diye tabi ki bunları devrini yapacağız” dedi.
 
"TANIMLANMIŞ, HAZIRLANMIŞ BİR BÜTÇE TEDBİRİMİZ YOK AMA GEREKİRSE ALIRIZ"
 
Bütçe tedbirleriyle ilgili bir soru üzerine Bakan Şimşek, şunları söyledi:
“Biz yılsonu gerçekleşmelerine, küresel gelişmelere bakacağız. Yani her zaman söyledim ekonomi bir canlı organizmadır. Tabi ki Türkiye’deki hem de dışarıdaki konjektürel bütün bu gelişmeler bizim için önemli. Biz geçmişte de önümüzdeki dönemde de eğer gerekiyorsa tabi ki tedbir almışızdır. Bizim için bütçe disiplini çok önemli. Ama bugün itibariyle tamamlanmış üzerinde çalıştığımız husus yok. Olsaydı sizinle paylaşırdık. Ama bu gerekirse tedbir almayacağız anlamına gelmiyor. Gerekirse alırız. Yani seçim yılıdır, diye tedbir almamazlık etmeyiz. Ama şu an itibariyle 2013 yılı performansımız ortada. Hakikatken iyi bir performans. Biz bir kerelik olan BOTAŞ ve özelleştirme kaynaklı önemli gelir kalemlerini harcamadık. Önemli ölçüde tasarruf ettik. Bu da bütçe performansına yansıdı. Gelecek seneki performansı belirleyecek tabi ki bu sene sonu gerçekleşmeler. Ekonomideki görünüm. Dünyadaki gelişmeler dolayısıyla o çerçevede biz tedbir hususunu değerlendireceğiz. Ama bugün itibariyle tamamlanmış bir çalışmamız söz konusu değil.”
 
MAKRO İHTİYATİ TEDBİRLER
 
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da bir gazetecinin “makro ihtiyatlı tedbirlerin banka karlılıklarına olan etkisi”yle ilgili sorusunu şöyle yanıtladı:
 
“Bu konuda BDDK bir çalışma yapıyor. Genelde bu tedbirler bankalarımızın bilançosuna olan etkisini en az seviyede oluşturacak tedbirler oluyor. Ama şunu da unutmamalıyız ki, şu an itibariyle bizim bankacılık sektörümüzde toplam mevduattan daha fazla kredi kullandırılmış durumda. 27 Eylül 2013 rakamları var şu anda önümde. Mevduata bakıyoruz. Mevduat 901 milyar TL, kullandırılan krediler 985 milyar TL. Bankalarımız dışarıdan da borçlanıyor. Mevduatın tamamını kredi olarak vermiş durumdalar. Bir de dışarıdan borçlanıp onu da kredi olarak veriyorlar. Bunlara dikkat etmemiz gerekiyor. Bu çok anormal bir durum değil ama bunun artış hızına dikkat etmemiz gerekiyor. Öte yandan tasarruf oranlarımızın artmasıyla ilgili bu alanlar çok önemli alanlar. Özellikle vatandaşımız kazanıyor, harcıyorsa sorun yok. Dikkat ederseniz kendi kazanan ve kazandığı kadar harcayan vatandaşımızla alakalı hiçbir tedbir yok burada. Burada ne var. Eğer borçlanıp harcıyorsa borçlanmanın üzerinde biraz daha dikkatli olalım istiyoruz. Onun üzerinde sınırlayıcı bazı tedbirler olsun istiyoruz. Bu ilerisi içinde çok daha sağlıklı bir unsur.”
 
"KADINLARIN İŞGÜCÜNE KATILIM ORANI OLDUKÇA ARTTI"
 
Babacan, kadınların işgücüne katılım oranının son yıllarda oldukça arttığını vurgulayarak, “Yeni iş gücüne katılanların yüzde 46-47-49 gibi oranını kadınların oluşturduğunu görüyoruz; fakat Türkiye’de esnek çalışma modelleri yeterince gelişmiş değil. Oysa Avrupa’ya, ABD’ye baktığımızda yüzde 20-30-40’ının esnek çalışma modelleriyle çalıştığı görülüyor” dedi.
 
Babacan, kadınların hem işgücü piyasasına katılması hem de ailelerinden kopmaması için esnek çalışma modellerinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, çalışmaların tamamlandığını önümüzdeki günlerde açıklanacağını kaydetti.
 
AMERİKAN MERKEZ BANKASI
 
Amerikan Merkez Bankası'nın yeni bir para politikası duruşu olduğunu dile getiren Babacan, şunları ekledi:
“Burada hiçbir adım atmamasına rağmen ileride atacağı adımlarla ilgili verdiği sinyallerin sonucunda oluşan piyasa hareketi görüyoruz. Fakat 22 Mayıs’tan bu yana baktığımızda sermaye çıkışı Türkiye dahil pek çok gelişmekte olan ülkede çok çok sınırda. Girmiş olan sermayesi ona göre ya da o ülkelerin GSYH’ye oranla baktığımızda çıkış çok çok sınırda. Bizde de çok sınır. Orada ağırlıklı olarak bizim bir özelliğimiz var. Yeniden fiyatlandırma dönemini yaşıyoruz. Yine portföy yöneticileri açısından varlıkların tekrar değerlendirilmesi söz konusu. Öte yandan filli duruma baktığımızda sermaye çıkışlarının son derece sınırlı olduğunu görüyoruz. Ama hisse senedi fiyatları düşmüştür. 22 Mayıs öncesine göre faizler arttığı için bono tahvil fiyatları düşmüştür. Ne olmuştur para birimleri özellikle gelişmekte olan ülkelerin para birimleri bir miktar değer kaybetmiştir. Dolayısıyla yeniden fiyatlandırma süreci olarak görmekle bu süreci fayda görüyoruz. Öte yandan hem yapısal tedbirlerimiz orta uzun vadede sonuç verecek. Kısa ve orta vadede sonuç verecek makro ihtiyatlı tedbirlerimiz ama mali politikasında sıkı duruşumuz sağlam bir bankacılık sektörümüzün olması bütün bunlar Türkiye’nin önemli artıları. Ayrıca OVP çalışmalarına Merkez Bankası katılmış ve katkı vermiştir.”
 
Babacan mevduatta ve kredide vadenin uzamasıyla ilgili epey tedbir alındığını belirtti. Babacan, bireysel emeklilik sistemiyle ilgili bir soru üzerine, “Bireysel emekliliğe gelince bireysel emeklilikle ilgili gelişmeler bizim tahminimizin daha ileri aşamada, biz aslında bütçemize o yüzde 25 devlet katkısıyla alakalı bir miktar koymuştuk. 1 milyar küsur bir paydır. Fakat bu sene 1.5 milyarın daha üzerinde bir vergi katkısı gerekiyor” dedi.
 
VARLIK BARIŞI
 
Varlık Barışı’nın gelirlere etkisi sorulması üzerine Babacan, “Varlık Barışı konusunda ilk üç ayda çok ciddi bir başvuru oldu. Biz süreyi bir üç ay daha uzattık. Ekim sonu itibariyle bu dönemde sona erecek. Bugüne kadar yapılan başvuruları ve bu çerçevede gelen gelir oldukça sınırlı. Varlık Barışı vesilesiyle Türkiye’ye getirilen kaynağın yüzde 2’lik bir vergiye tabi olduğunu biliyorsunuz. Dolayısıyla 2014 öngörülerimizde varlık barışından şu kadar vergi gelecek diye bütçeyi etkileyecek bir öngörümüz yok” dedi.
 
"BÜYÜME ORANLARINDAKİ FARKIN VERGİ GELİRLERİNE YANSIMASI NORMAL"
 
 
2013 yılı ile 2014 yılı arasında büyüme anlamında bir fark olduğunu belirten Bakan Şimşek, şöyle konuştu:
“Bunun vergi gelirlerine yansıması doğaldır. Mesela gelecek sene bir miktar net ihracat kaynaklı, ihracat olunca biz vergi iadesi yapıyoruz. Bir gelir elde etmiyoruz. Onu dikkate alalım. Bu sene bir defalık gelirler vardı. BOTAŞ, TEDAŞ üzerinden bir takım vergi borçları vardı. Tabi o vergi borçlarını biz özelleştirme gelirlerine ilave olarak bu vergiler ödendi. 2012’de ciddi tedbirler aldık bu tedbirlerin tam bir yıl etkisi söz konusu. 2012’de yüzde 2.2’lik büyüme var, bu sene yüzde 3.6’lık bir büyüme öngörümüz var. Geçen sene ki büyüme tamamen net ihracat, bu sene ki büyüme tamamen iç talebe dayalı bir büyüme. Gelecek sene büyüme kompozisyonu biraz değişiyor.”
Bakan Yılmaz, kamu yatırımların merkezi yönetim bütçesi kapsamında 37 milyar TL bir kamu yatırımı öngördüklerini belirterek, “Ulaştırma, eğitim, sağlık, sulama tarım yatırımları başta olmak üzere, yine üniversitelerde sağladığımız ödeneklerle bu mertebede bir yatırım öngörüyoruz. Toplam kamu yatırımların ise mali idareler dahil, diğer bütçe giderleri dahil 77 milyar TL olmasını öngörüyoruz” dedi.
 
PETROL FİYATLARININ ARTMASI CARİ AÇIK KONUSUNDA BİZİ OLUMSUZ ETKİLİYOR
 
Bir gazetecinin Orta Vadeli Program’da varsayılan petrol fiyatlarını sorması üzerine Babacan, “Bizim programda varsaydığımız petrol fiyatları vadeli işlemlerden geliyor. Petrol tarafından gelecek artı ya da eksi etkilenmelerde olabilir. Petrol fiyatlarının artması bizi cari açık konusunda bizi olumsuz etkiliyor, düştüğünde de olumlu etkiliyor. Enflasyon ile ilgili yüzde 5.3’lük tahmini bizim Merkez Bankası’nın yaptığı tahmin çalışmasından alınmıştır. Bu tahmin çalışmasını yapan Kalkınma Bakanlığımız ve Hazine Müsteşarlığı var. Bu iki kuruluşumuzun tahminleri buna çok uzak değil. Biz 5.3’lük yazarken gönül rahatlığı ile yazdık” yanıtını verdi. (SBK)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.