CHP, MİT YASASINI NEDEN ANAYASA MAHKEMESİ'NE GÖTÜRDÜ?

SANSÜRSÜZ HABER, düzenlemeyi Mahkemeye ileten isim, CHP Afyon milletvekili ve Meclis İçişleri Komisyonu üyesi Ahmet Toptaş ile anamuhalefetin itiraz gerekçelerini konuştu. Ortadoğu'da son dönemde yaşananları hatırlatan ve "güçlü bir istihbarat örgütüne çok ihtiyacımız olduğunu biliyoruz" diyen Toptaş, "ama denetimsiz bir El- Muhaberat örgütü de istemiyoruz" değerlendirmesi yaptı. 

İŞTE CHP'NİN ANAYASA MAHKEMESİ'NE  İLETTİĞİ GEREKÇELER...

Ahmet Toptaş, başvuru dilekçesindeki gerekçeleri şöyle sıraladı...

"Enerji kaynaklarının merkezi ve dağıtım yeri Ortadoğu. Enerji savaşlarının en yoğun olduğu bölge. Dolayısıyla her türlü istihbarat örgütünün cirit attığı, yeniden harita çizmeye çalıştığı her türlü terör örgütünün üslendiği bir bölge. Yoğun çatışma yaşanan, Müslümanların yine Müslümanlara kırdırıldığı  bir bölgede yaşıyoruz.  

ahmet-toptas--001.jpg

"GÜÇLÜ BİR İSTİHBARAT ÖRGÜTÜNE İHTİYAÇ VAR AMA..."

Böyle bir ortamda Türk Milli İstihbarat Teşkilatı'nın çok güçlü, çok donanımlı, yetki ve kabiliyetlerini en üst seviyede geliştirildiği, milli bir istihbarat örgütüne çok ihtiyacımızın olduğunun farkındayız; ama her türlü yetkiyi ve gücü denetimsiz olarak kullanabilecek bir 
El-Muhaberat örgütü de istemiyoruz. 

"AK- MİT DEVLETİ İSTEMİYORUZ!"

Kuzey Kore'de,  Çin'de, Sudan'da, Mısır'da, Suriye'de örgütlenmiş bir istihbarat örgütü, hem Türkiye'deki demokrasi açısından, insan hakları açısından hem de ülkemizin çıkarları açısından kabul edemeyeceğimiz bir istihbarat anlayışıdır. Yani, ülkemizin her türlü yetkiyi kullanan ama hiçbir sorumluluğu olmayan bir istihbarat örgütünün zulüm ve baskısına açık bir AK- MİT  devletine dönüşmesini istemiyoruz. Bu yasayla, yeniden yapılandırılan teşkilat; ülkemizin güvenlik ihtiyacından çok, sayın Erdoğan'ın otoriter yönetim anlayışı ihtiyacına yanıt verecek bir istihbarat örgütüdür. Bu anlayış kabul edilemez. Edilmemelidir! 

"İKTİDARA MUHALEFET EDEN HERKES, TEHDİT ALTINDA!"

İktidara muhalefet eden herkes, bu yapıyla MİT'in her türlü eylem ve işlemine karşı savunmasızdır. Başbakan'ın, Gezi Parkı'na sahip çıkan milyonlarca genci, gençlerin polis saldırısından kaçıp sığındığı yaralarının sarıldığı otel sahibini, caminin imamını, Gezi Parkı eylemlerine destek veren iş adamlarını, sanatçıları, sendikacıları, gazetecileri ve TV yayıncılarını, vatan haini/ darbeci ilan ettiği süreci unutmamalıyız.  Bu yasa ile bu ve benzeri muhalif milyonlarca kişi MİT'in her türlü eylem ve işleminin hedefi haline gelmiştir. 

"TİCARİ  SIRLAR, BÜYÜK PATRONUN! ELİNİN ALTINDA"

Bu yasayla bankaların, bankalardaki hesap sahiplerinin, iş adamlarının, şirketlerin, tüzel kişiliği olmayan her türlü birlikteliğin ekonomik varlıkları, hesap hareketleri, yatırım faaliyetleri; büyük patronun masasında, elinin altında olacaktır. O zaman ihaleler, bankacılık sırları, ticari sırlar, şirketlerin mali yapıları, faaliyet ve yatırım projeleri her türlü baskı, tehdit, provokasyon tehlikesine karşı korunaksız  kalacaktır.   

Ayrıca, basın - yayın organlarının kullandıkları her türlü araç gereç dahil bütün arşivleri ve haber kaynakları MİT'in gözetim ve denetimine verilmiş olmaktadır. 

"YOLSUZLUK OPERASYONLARI KARARTILACAK"

Bu yasayla her türlü soruşturma ve kovuşturma belgelerini MİT'in erişebilirliğine açık bırakmak, olası yolsuzluk soruşturmaları ile ilgili bilgi ve belgeleri Başbakan'ın eline vererek, bunların karartılmasının yolu açmak anlamına gelir.  

MUHALİFLERİN 'KATLEDİLMESİNİN' YOLU AÇILIYOR!

Her türlü suçu işleme sorumsuzluğuna kavuşturulan MİT'in, özellikle muhalefeti yok etme konusunda yapacaklarını kestirmek mümkün değildir. Provokasyondan, kumpastan, muhalifleri yok etmeye, hatta katletmeye! kadar işleyebileceği suçlar ve bunların soruşturulması Başbakan'ın iradesine bırakılmıştır. 

MİT'E ÇALIŞANLAR YARGILANAMAYACAK

Artık bu yasa ile MİT elemanlarının, hatta MİT'in kullandığı, MİT yararına çalışan kişilerin, işlediği suçlardan dolayı yargılanması mümkün olmayabilecektir.  Bir MİT  elemanının işlediği suçu haber alan kolluk ya da adli makamlar, suçu işleyeninin MİT elemanı olduğunu öğrendikleri anda, soruşturmayı sürdüremeyeceklerdir. 

ANCAK DİKTATÖRLÜKLERDE OLUR...

Böyle bir dokunulmazlık ve sorumsuzluk; Başbakan, Cumhurbaşkanı, Bakanlar ve Milletvekilleri dahil, hiçbir demokratik ülkede, hiç kimseye verilmemiştir. Bu tür örgütlenmeler, ancak diktatörlükle yönetilen ülkelerde diktatörlerin emrinde olan, onun taleplerini yerine getiren örgütlerdir. Yani en özel örneği ile El-Muhaberattır. 

TÜRKİYE, OLAĞANÜSTÜ HAL YÖNETİMİNE GİRDİ!

MİT'e, hiçbir yargısal denetim öngörülmemiştir. Parlamento denetiminden de muaftır bu örgüt. Dolayısı ile bu yasa kabul edildiği günden itibaren Türkiye, bütünüyle bir olağanüstü hal dönemi içine girmiştir. Bu yasa Anayasa'nın, yargı  yetkisini düzenleyen 9. maddesine, Kanun önünde eşitlik ilkesini düzenleyen 10. maddesine, Özel Hayatın Gizliliğini düzenleyen 20. maddesine, Haberleşme Özgürlüğünü düzenleyen 22. maddesine, Basın Hürriyetini düzenleyen 28. maddesine, Mülkiyet Hakkını düzenleyen  35. maddesine, Hak Arama Hürriyetini düzenleyen 36. maddesine, Tabii Hakim Güvencesini düzenleyen  37. maddesine,  Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunmasını düzenleyen 40. maddesine ve Mahkemelerin Bağımsızlığını düzenleyen 138. maddesine aykırıdır.  Bu düşüncelerle 6532 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'da değişiklik yapan düzenlemenin  iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurduk.

Burcu Oral Evren | SANSURSUZHABER.COM

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.