AGAM:Başbakan Gezi\'de yanlış yönlendirildi

Ak Parti Kütahya Milletvekili Prof. Dr. İdris Bal’ın başkanlığını yaptığı Avrasya Global Araştırmalar Merkezi (AGAM) Gezi eylemlerine ilişkin ilginç sonuçları olan bir rapor hazırladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yanlış yönlendirildiği vurgulanan rapordaki tespitler şöyle:

* Demokrasiler, seçimlerden ibaret değildir. Hiçbir parti veya yönetici ‘bana görev verdiniz seçime kadar bana karışmayın’ deme lüksüne sahip değildir.

‘Diyaloğa geçilmedi’
* Taksim olayları çevreci bir duyarlılıkla ve az sayıda insanın katılımıyla başlamıştır. Fakat, bu insanlara müdahalenin şekli ve yeterince diyaloğa geçilememesi neticesinde fırsat bekleyen belirli odakların sahneye çıkmasıyla olayların muhtevası değişmiş,  daha ziyade öncelikle Sayın Başbakan’a, ikinci derecede ise hükümete yönelik genel bir tepki haline dönüşmüştür.
*  Taksim’de saygıdeğer bir duyarlılıkla ve barışçıl bir amaçla başlayan protesto, ülkenin dört bir tarafına şiddet kullanan yakıp yıkan bir isyan şeklinde yayılmıştır.  

Topbaş’a eleştiri
*Projeyle ilgili anketler yapılmamış, yerel halkla süreç götürülememiştir. Bu ciddi bir sıkıntı olduğunu göstermektedir.
* Sayın Başbakan, projenin sahibi, planlayıcısı ve yürütücüsü gibi yansıtılmıştır. Ne Beyoğlu Belediye Başkanı ne de İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı projeyle ilgili taraf görülmüştür. Taraf olarak sadece Sayın Başbakan ve hükümet görülmüştür. Dolayısıyla Sayın Başbakan, Ak Parti, hükümet, devlet yıpratılmaya çalışılmıştır.

‘Arabulucu olabilirdi’
* Sayın Başbakan krizin tarafı olarak değil, kriz çözücü olarak devreye girer, gerekirse yerel yöneticilere telkinlerde bulunur, halkla yöneticiler arasında arabulucu ve kriz çözücü rolü oynayabilirdi. Hatta Sayın Başbakan, belediye başkanlarını hatalı buluyorsa eleştirebilir ve hatta partinin yerelde farklı isimlerle, adaylarla yoluna devam edebileceğini ima edilebilirdi.
* Oysa Sayın Başbakan yanlış yönlendirilmiş, kamuoyuna yansıtıldığı kadarıyla krizin damardan tarafı haline getirilmiştir. Bu, stratejik bir hata olmuş, pusuda bekleyen, kaostan nemalanan illegal yapılanmalara fırsat verilmiştir.

‘Bir Arap Baharı değil’
* Taksim olaylarıyla ilgili siyasetimizin ve siyasetçimizin duruşuna baktığımız zaman hem olumlu, hem de olumsuz örneklerle karşılaşıyoruz. Rant kaygısı hem ulusumuza, hem de siyaset ve siyasetçi imajına zarar verir ve vermektedir.
* Batı’ya kızmak yerine belki kendimize kızmak en doğrusu olacaktır. Çünkü bu bizim kendimizi Amerika’daki Avrupa’daki Ermeni lobisi kadar, Rum lobisi kadar hatta ve hatta PKK lobisi kadar bu insanlara anlatamadığımızın göstergesidir.
* Türkiye’deki olayların Arap baharının bir yansıması şeklinde yorumlanmaya çalışılması ne bilimseldir, ne de adildir. İlla bir benzetme yapılacaksa olaylar Londra’daki, New York’taki olaylara benzetilebilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.