Abdüllatif Şenerden bomba açıklamalar

Gülen grubuna yönelik alınan kararla ilgili konuşan Şener, "Bu belge üzerinde tek bir kelime bile konuşulmamıştır" iddiasında bulundu. Şener, "Yıllardır ve şu anda Bakanlar Kurulu'nda çıkan kararların en az yüzde 80'ni hakkında hiç bir bakan tek bir kelime söylememiştir" dedi. Şener, "Sadece Gülen grubu konuşuluyor ama Milli Görüş de tasfiye edilmiştir" ididasında da bulundu.

Şener dönemde bir baskının söz konusu olmadığını zaten hükümetin sayı olarak çoğunlukta olduğunu belirtti..

Şener Açıklamaları şöyle:

Öncelikle MGK’nın yapısına bir bakmak lazım. MGK’da 13 üye var. Bu 13 üyeden 7’si Başbakan ve bakanlardan oluşur. 6’sı Cumhurbaşkanı ve askeri üyelerden oluşur. Dolayısıyla MGK’da zaten hükümet çoğunluktadır. Herhangi bir karar oylandığında vakit eğer hükümet istemiyorsa bu kararın geçmesini red sonucunun çıkmaı gayet basittir. Yani ordan bir kararçıkabilmesi için una hükümetin rıza göstermesi gerekiyor.

2004 yılında haöa 28 şubatın devamı niteliğindeydi bunlara katılıyor musunuz? O dönem hala baskın hissedildiği bir dönem miydi ya da hükmet ne kadar kendini zayıf hissetse bile, siz de dahil olmak üzere daha farklı bir pozisyon alsaydınız ne olurdu?



Yani ilk günden beri yani 2002 seçimlerinden sonraki ilk toplantılardan itibaren hükümetin zayıf hissettiği bir dönemi ben hatırlamıyorum. Yani 3 te iki bir meclis çoğunluğu ile gelmişsiniz, tek başınıza anayasayı değiştirme gücüne sahipsiniz, hükümeti tek başınıza kuruyorsunuz, bütün kurumlar sizin iradenize göre atanan müsteşarlarla, genel müdürlerle değişime uğruyor. MGK da çoğunluktasınız. Böyle bir ortamda, hükümetin kendini bir zayıf hissettiği gibi bir durumu ben hatırlamıyorum. İlk günden itibaren kendimizi güçlü hissediyorduk ve yaptığımız işi kendi bireysel sorumluluğumuz içerisinde değerlendiriyor idik.

Şimdi tabi MGK'da olup bitenleri konuşmak suç sayılıyor veya kararları açıklamak suç sayılıyor. Biliyorsunuz bugüne kadar da bu Taraf Gazetesi’nde çıkan kararın gerçek mi gerçek değil mi, gerçek olmayan bir metin mi olduğu konusunda kesin bir açıklaa hiç yapılamamıştı. İlk defa bu kararın kesin bir MGK kararı olduğu 2004 yılına ait bu belgenin MGK'dan geçtiği, bugün hükümet, MGK ve MİT'in Taraf hakkındaki suç duyurusuyla kesinleşmiş oldu.

-Niye böyle düşünyorsunuz?

Çünkü eğer Taraf gazetesinin yayınladığ metin MGK metni değilse bunu yayınlamak suç değil, demek ki MİT, MGK ve Başbakanlık suç işlemiştir diye dava açıyorsa, suç duyuyrusunda bulunuyorsa bunun anlamı şudur, bu yayınlanan belge gerçekten MGK da karara bağlanmış bir belgedir demek istiyor demek istiyor, bunu kim demek istiyor?

Demek istiyor değil, diyor. Başta başbakanlık olmak üzere MGK ile doğrudan ilişkisi olan kurumlar söylüyor. E şimdi burada o zaman şöyle bakmak lazım durumu bir değerlendirmek lazım, acaba bunu böylesine kesinleştiren başbakanlık, MİT ve MGK suç mu işlemiştir? Eğer bunların deşifre edilmesi ne anlama geldiği söyleniyorsa, suç oluyorsa.

-Dolayısılyla herkes Taraf Gazetesi bu belgeleri yayınladı diye suçlu addediliyor derken, siz diyorsunuz ki bunun doğru olduğunu kabul edip, dava açan hükümette aynı şekilde suçludur.

Evet kesinleştirilmiş oldu, yani bu belge MGK belgesidir noktasına geldi.

-Peki yargılanacaksa o zaman sizin de imzanız var, sizin de yargılanmanız gerekir.

Ben niye yargılanacağım?

-İmzanız yok mu?

Sorun imzası olanda olmayanda değil, sorun bu gizli belgeyi niye kamu oyuna duyurdunuz sorunu.

-Hükümet açısından diyorsunuz, kabul ettiniz yani?

Evet. Hükümet açısından da bu sorun var, Taraf açısından da bu sorun var. Şimdi tabi yani baskıdan bahsettiniz hükümet üzerinden bir baskı hissediyordu, hisstemiyor muydu diye sordunuz. Bir baskı söz konusu değil, herkes ne yaptğını bilerek bazı davranışlar göstermiştir. Tabi MGK'da alınan kararlar, orada yapılanlar, söylenenler suçtur ama, hiç olmayan birşeyi söylediğiniz zaman öyle zannediyorum ki suç olmaz.

-Hiç olmayan şey ne?

Hiç olmayan şey şu, bu belge üzerinde tek bir kelime bile konuşulmamıştır.

-MGK'da bu belgenin içeriğine dair hiçbir şey konuşulmadı, tartışması bile olmadı mı?

Açık birşey söyledim. Şimdi biliyorsunuz kurulların çalışma yöntemleri birbirlerine benzer. Bakanlar kurulunda alınana kararlar ile mgk da kararların oluşum süreçleri birbirine çok benzer. Şimdi bakanlar kuruluna gelin,  bir takım sunumlar yapılır, birifingler verilir, tartışmalar olur, bir karara bağarsınız bir, ikincisi bir sunum olmaz birifing olmaz, sadece tartışmalar sonunda bir karara bağlanabilir. Bazen de hiçbir tartışma olmadığı halde, hiçbir sunum olmadığı halde hatta o konuda kimse hiçbir bakan tek bir kelime söylemediği halde masalar arasında dolaşır evraklar, imzalanır ve bakanlar kurulu kararı diye çıkar. Daha açık birşey söyleyeyim, yıllardır ve şuanda bakanlar kurulundan, bakanlar kurulundan çıkan kararların en az yüzde sekseni, yüzde doksanı diyeceğim de fazla ileri gitmeyeyim, en az yüzde sekseni hakkında hiçbir bakan tek bir kelime bile söylememiştir.

Başbakan ne yapmak istiyor?

Başbakan sadece ben olayım benim dışımda kimse olmasın diyor belkide...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Tahsin Seğmen 3 yıl önce

Yukarda yazılanlar doğruysa,yüzde yüz doğrudur, Demokrasi falan kocaman bir yalan. Kendi kendimizi kandırmayalım ozaman, sadece belli dönemlerde çeşitli hanedanlar yönetiyor ülkeyi, yanlarınada bakan diye suç ortagı atamışlar.

Benim evimde demokrasinin tüm organları tıkır tıkır işliyor, Ben de eşim de oğlumda herkes kendi düşüncesini de söyler görevinide özgürce yapar. Vay beee ne günlere kalmışız. Boşuna oy kullanıyoruz, Partiler kuruluyor bunların hepsi bir oyun. Allah birgün bunlardan bunun hesabını sorar, ben hakkımı helal etmiyorum...