Abdüllatif Şener öyle bir dua etti ki...
Eski bakanlardan Abdüllatif Şener, "Eğer bu bir tuzaksa, bir komplo ise böyle bir komployu kim yaptıysa Allah onlardan razı olsun." dedi. 

AK Parti'den ayrıldıktan sonra kurduğu Türkiye Partisi'ne kepenk kapattıran Abdüllatif Şener, eski dava arkadaşlarını yerde yere vurdu.

Abdüllatif Şener, Gaziantep’te Düşünce Grubu’nun düzenlemiş olduğu 'Türkiye’nin siyasi gündemi' konulu konferansa katıldı. 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonları ile ilgili açıklamalarda bulunan Şener, çok büyük yolsuzluklar yapıldığına dikkat çekti, Devlet Denetleme Kurulu’nun 2002-2007 rakamlarına bakılması gerektiğini, orada da çok büyük yolsuzlukların kayıt altında olduğunu ifade etti.

BAŞBAKAN YOLSUZLUĞUN KARMAŞIK LABİRENTLERİ İÇERİSİNDE YÜRÜMEYİ ALIŞKANLIK HALİNE GETİRMİŞ

Başbakan’ın hep yolsuzluğun karmaşık labirentleri içerisinde yürümeyi alışkanlık haline getirdiğini savunan Şener, şunları dile getirdi: “Bu olaya baktığınız zaman yargıyı değiştirmeye kalkıyor, emniyeti değiştirmeye kalkıyor, iletişimi değiştirmeye çalışıyor, istihbaratı değiştirmeye çalışıyor, kendisine bulaşmasın, çocuğuna bulaşmasın diye. İşin içine ne kadar gömüldüğünü bundan daha iyi anlatacak ne olabilir? Bu yapı öyle bir yapıdır ki Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan tüm yolsuzlukları toplasanız bu dönemde olan yolsuzluğun bir bavul açıldığı zaman içinden bir kürdan düşer ya öyle bir şeydir.” 

BU OPERASYONLARIN CEMAATE AİT OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM

17 Aralık tarihinde başlatılan operasyonların cemaatle ilgisinin olmadığına dikkat çeken Şener, görevden alınan polis ve savcıların yüzde 95’inin de cemaat mensubu olmadığını dile getirdi. Abdüllatif Şener, “Bu operasyonun doğrudan doğruya cemaate ait bir operasyon olduğunu ben düşünmüyorum. Şimdi o kadar çok emniyet şube müdürünü görevden aldılar ki savcıları görevden aldılar. Bu görevden aldıkları emniyet mensupları, savcıların yüzde 95’i cemaat mensubu değildir. Birinci operasyonda savcının talimatı ile işlem yapan İstanbul’daki 5 emniyet şube müdürünü, iktidar bunlar cemaat mensubu diye görevden aldı. Halbuki bu 5 emniyet şube müdürü ne zaman atanmıştı biliyor musunuz? 7 Şubat’ta MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a cemaat komplo düzenliyor diye bu 5 şube müdürünü göreve getirdiler.” diye konuştu. 

Yaşananları Başbakan’ın kamuoyuna kurduğu bir tuzak olarak özetleyen Şener, Başbakan tarafından cemaatin hedef tahtasına alındığını vurguladı. Şener, “Yolsuzluk, hırsızlık, soygun ve rüşvetin kamuoyu algısında yerleşmesini önlemek için bir günah grubuna ihtiyacı vardı. Kamuoyu bu hırsızlığı niye algılamadı biliyor musunuz? Bir özel grup, hükümete komplo kurulduğunu yerleştirdiği için. Bunu söylerken de herkes tuzağa düşüyor.” ifadelerini kullandı.

EĞER BU OPERASYONLAR TUZAK, KOMPLO İSE BU KOMPLOYU KİM YAPTIYSA ALLAH ONLARDAN RAZI OLSUN

Şener, “Benim cemaatle hiçbir bağlantım yok. Eğer bu bir tuzaksa, bir komplo ise böyle bir komployu kim yaptıysa Allah onlardan razı olsun. Bu ülkenin ne kadar soyulduklarını gösterdikleri için. Genel başkan hırsızlık yaptığı zaman bütün kadrolar hırsızlığı savunuyor. Putperestlik bu zaten. Her gün camiye giden, her Ramazan orucunu tutan, bu yetmiyor nafile oruç tutan ve nafile namaz kılanlar bu ülkede hırsızlığı nasıl savunuyorlar?” dedi.

ÖRTÜLÜ ÖDENEĞİ BU KADAR HOYRATÇA KULLANAN BİR BAŞBAKAN GELMEMİŞTİR

Görev aldığı zamanlar örtülü ödenekten yılda 900 trilyon para harcandığını dile getiren Şener, şu anda örtülü ödenekten yılda 2 katrilyon para harcandığını vurguladı. Şener, şunları kaydetti: “Böyle bir harcama türü dünyanın neresinde var? Vaktiyle Tansu Çiller 15 bin dolardan dolayı kıyametler koptu. Örtülü ödeneği bu kadar hoyratça kullanan hiçbir başbakan gelmemiştir. Türkiye’de denetlenemeyen bir siyasi iktidar ülkenin başının belasıdır. Bir siyasi iktidar denetlenemiyorsa orada felaket vardır.” 

BAŞBAKAN VE BAKANLAR MİLLİ GELİRİN YÜZDE 25’İNİ HARCIYOR

Başbakan ve bakanların milli gelirin yüzde 25’ini harcadığını ileri süren Abdüllatif Şener, “İta amiri sıfatıyla milli gelirin yüzde 25’inin nereye harcanacağını Başbakan ve bakanlar belirliyor. Yani bu ne demektir? Herkesin ortalama yıllık gelirinin yüzde 25’ini başbakan ve bakanlar harcıyor demektir.” ifadelerini kullandı. 

Müslüman olduğunu iddia eden kişilerin Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk hadisesini gerçekleştirdiğini dele getiren Şener, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan soygun, şu sızanlar kadar değil. Ama ilk günden itibaren gece gündüz soygun peşinde oldukları da bir gerçek. Dindar insanlar bunu savunuyorsa bunun anlamı, mevcut siyasi iktidar bu ülkedeki samimi insanların Müslümancı düşünme, duygulanma, muhakeme etme geleneklerini tahrip etmiş, yok etmiş demektir.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.