Öne Çıkanlar başbakan binali yıldırım göklerde tekbirler KONGRE Hüseyin Mert Saral

400 milletvekili’ hedefi için HDP-MHP çatışması istiyorlar

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Saray'ın ve hükümetin '400 milletvekili' planı konusunda dehşet verici iddialarda bulundu. “400 milletvekili isteyen bir iktidar bunu nasıl almayı hedefliyor?" diye soran Demirtaş, cevabını kendisi verdi: "Yüzde 75 oy alamayacağına göre, bir tek seçenek var. HDP ve MHP'nin baraj altında kalması. Bunun dışında 400 milletvekili çıkarmaları imkânsızdır. Türkiye siyaset gerçeğiyle alakası yok. Peki HDP ve MHP nasıl baraj altında kalacak? Birbiriyle çatıştırılarak…”

Şu anda bu senaryo üzerinde çalışıldığını kaydeden Demirtaş, öldürülen ülkücü üniversite öğrencisi Fırat Çakıroğlu'nun öldürülmesi olayına dikkat çekiyor: "Bunu provoke etmeye çalışan kesimler var. O nedenle çok çok dikkatli olunması lazım. Geçenlerde öldürülen üniversiteli genç Fırat Çakıroğlu olayı çok vahim bir olaydır. Bu olayda kesinlikle karanlık şeyler var. Bunların hepsi bir yerlerden planlanan ince hesaplarla yapılan şeylerdir. Herkes lütfen dikkatli olmalı. Ege Üniversitesi'nde karanlık şeyler var." Önceki gece CNN Türk'teki Tarafsız Bölge programına konuk olan Demirtaş'ın açıklamaları özetle şöyle:

‘AK EL’, ‘HDP BARAJI GEÇMESİN’ DİYE HALKI TEHDİT EDİYOR

Türkiye'nin batısında başka senaryolar, doğusunda başka senaryolar üzerinde çalışan bazı kişileri duyduk. Bazı ziyaretler gerçekleştirilmiş. Bazı kurumlara, kişilere ziyaretler yapılmış, tehditler edilmiş. Batman'da, Diyarbakır'da HDP barajı geçerse biz iktidar olamazsak başınıza gelecekleri düşünün diye bazı çevrelere açıkça tehdit yapan isimler var elimizde. İnkâr edenler olursa isimleri ile birlikte biz açıklayabiliriz. Gerekli tedbirleri bizler almaya çalışıyoruz. Bizden dönük başka partilere şiddet, saldırı olmayacak. Nerden gelirse bilinsin ki bu başka tezgâhların planlamasıdır. Karanlık el değil, ak el, pırıl pırıl görünüyor ortada. Böyle hiç saklamaya gerek yok. Hükümet bu konuda 400 milletvekilini hesaplıyorsa başka türlü de elde edemeyeceğini herkes biliyor.

BİZİMLE YAKINLAŞMAYA ÇALIŞAN MÜTEDEYYİN ÇEVRELERE BASKI VAR

Bu söylediklerim çok dedikoduya dayalı şeylerden bahsetmiyorum. '400 milletvekili elde edeceğiz' diye toplumu birbirine düşürmeyin. Bizimle yakınlaşmaya çalışan mütedeyyin çevreler el altından tehdit ediliyor. Bir yandan üstü kapalı tırnak içerisinde rüşvet teklif ediliyor, öbür yandan bunu yapmazsanız başınıza başka şeyler gelirse karışmayız deniliyor. 'Bize siyaset yaptırmıyorlar, tehdit ediyorlar' diyenler şimdi bizi tehdit ediyor.

FIRAT ÇAKIROĞLU'NUN AİLESİNE BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUM

Bir insanın siyasi kimliğiyle canı arasında orantı kuramazsınız. Anne-babasına sabır diliyorum. Evlat acısı çok zor bir acıdır. Kendileri de kışkırtıcı açıklamalar yapmadı dikkat ederseniz. Oyunun farkına varıp açıklamalar yaptılar. Herkes bu tip oyunlardan uzak dursun. Bunlar bizi destekleyen gençlerimizin tasvip edeceği şeyler değil.

HDP BARAJI AŞARSA, DEMOKRATİK SİYASET GÜÇLENECEK

PKK'ya silah bıraktıracak asıl güç AKP değil, biziz. HDP barajı aşar Parlamento'ya daha güçlü girerse ben inanıyorum ki demokratik siyaset daha güçlü olacak. PKK o zaman belki silah bırakma konusunda daha da cesaretlenecek.

Bizim elimizdeki araştırmalar, barajı aşmaya çok yakın olduğumuzu gösteriyor. Ama çok rahat bir şekilde barajı aştık, barajı üstündeyiz diyecek değilim. Çizdiğimiz vizyon bize verilecek oyların çok çok üstünde umudu veriyor. Biz de oyları değil, umutları büyütmek istiyoruz.

HÜKÜMET, HİÇBİR ŞEKİLDE MÜZAKEREYE YANAŞMIYOR; KRİZİN SEBEBİ BU

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, çözüm süreci konusunda Abdullah Öcalan'ın hükümete sunduğu 10 maddelik taslağı da ilk kez açıkladı. Buna göre söz konusu 10 madde şunlar: 1- Demokratik siyasetin tanımı ve içeriğini tartışmalıyız. 2- Demokratik çözümün ulusal ve yerel boyutlarda yapılması gerekenler nelerdir. 3- Özgür vatandaşlığın yasal ve demokratik güvenceleri. 4- Demokratik siyasetin devlet ve toplumla ilişkisi ve bunun kurumsallaşmasına dönük başlıklar. 5- Çözüm sürecinin sosyo-ekonomik boyutları. 6- Çözüm sürecinin yol açacağı yeni güvenlik yapısı. 7- Kadın kültür ekolojik sorunların yasal çözümleri ve güvenceleri. 8- Kimlik kavramı, tanımı ve tanınmasına dönük çoğulcu demokratik ve eşit mekanizmaların geliştirilmesi. 9- Demokratik Cumhuriyet, ortak vatan ve milletin demokratik ölçülerle tanımlanması, çoğulcu demokratik sistem içerisinde yasal ve anayasal güvencelere kavuşturulması. 10- Bütün bu demokratik hamle ve dönüşümleri içselleştirmeyi hedefleyen yeni bir anayasa.

Hükümetin hiçbir şekilde bu maddeler üzerinde müzakereye yanaşmadığını savunan Demirtaş, çözüm sürecindeki krizin asıl sebebinin bu olduğunu vurguladı. Ardından "Çözüm sürecinde son 1 ay içerisinde neler yaşandı, şimdi sizlere açık yüreklilikle anlatmak istiyorum." diyerek şunları kaydetti: "Çözüm sürecinin şeffaflaşması gerektiğini biz hep destekledik. Son cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında diyalog aşaması bitmiş olacaktı. Bu diyalog aşaması dediğimiz, tarafların birbirini tanıma, güven oluşturma, birbirinin fikrinin niyetlerini ölçme konusundaki görüşme trafiğiydi. Bu aşamanın bitimiyle karşılıklı müzakere aşamasına geçilecekti. Bu çözüm sürecinde muhatap olan, taraf olan, katkı sunmak isteyen herkes kendi çözüm projesini hazırlayacak. Bir gözlemci heyet huzurunda taraflar birbirine bu projelerini sunacaktı. Buradan da ortak bir hareketle çözüm sürecinin nihai yol haritası çıkarılacaktı. Bu da kamuoyuyla açıkça paylaşılacaktı. İzleme heyeti de bütün bu tartışmalara tanıklık edecek, dışarıda da olası provokasyonlara karşı 'üçüncü göz' diye tabir ettiğimiz izleme heyeti uyarıcı olacaktı. Süreci zora sokan ve ihlal edenleri, tarafları uyaracaktı. Bu konuda anlaşmıştık ve uzun süredir gerçekleşmesi gereken bir durumdu. Ancak maalesef bu konuda İmralı'da ciddi mesafe kat edilemedi. Nihayetinde 1 ay önceki bir görüşmede orada yapılan tartışmalar neticesinde hükümetle gelinen aşamanın tespiti ve kamuoyuna duyurulması konusunda bir ortak açıklama yapılabileceği ve kamuoyunu bilgilendirme noktasında ortak bir deklarasyonla kamuoyuna bilgi sunulabileceği konuşuldu. Doğrusu bunu İmralı'ya giden heyetimiz ve hükümet uygun gördü. Heyetimiz tarafından taslak metin hazırlandı, kamuoyuyla paylaşmak üzere. Tam olarak gelinen aşama nedir, durum nedir bütün bunlar paylaşılacaktı. Bu hazırlanan taslak metin hükümet tarafından aslında tümüyle kabul görmedi. Hükümet bu taslak metni kendi beklentileri doğrultusunda değiştirerek bu metni açıklayalım noktasına getirdi. Hükümet şunu öne çıkarıyordu taslak metinde: Martta PKK bir kongre toplasın. Öcalan PKK'ya silah bırakma çağrısı yapsın. Biz de şunu belirttik, “En nihayetinde müzakere sürecinin sonucu budur. Ancak siz bu şekilde yaparsanız iradeyi yanıltmış olursunuz ve sonuç alamazsınız.” Çünkü bu şekilde yapılacak çağrı gerçekleşmezse kamuoyu hayal kırıklığına uğrar. Doğru olan şey şu anda gelinen aşamayı tariflemek ve müzakerelerin başlaması gerektiği. Ve 10 temel ilkede uzlaşma sağlanırsa bu çağrının yapılabileceğine dair mesajdır bu. Burada tartışılan da budur.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.