3 milyon Avrupalı-Türk için CHP de atağa kalkıyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi yurt dışında yaşayan Türklerin oylarının CHP’nin adayına gitmesi için parti yönetimi harekete geçti. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Türklerin yoğun olarak yaşadığı Avrupa ülkelerine giderek kapalı salon toplantılarına katılacak.

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı verilerine göre, yurtdışında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sayısı 6 milyon civarında.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaklaşık 3 milyon seçmen sandık başına gidecek. Yüksek Seçim Kurulu verilerine göre Avrupa’da 2 milyon 449 bin 137 kayıtlı seçmen bulunuyor.  Almanya, bir milyon 386 bin seçmen ile ilk sırada geliyor. Fransa’da 293 bin, Hollanda’da 238 bin,  Belçika’da 126 bin, Avusturya’da 104 bin Türk seçmen var. CHP, Ağustos seçimi öncesi Kemal Kılıçdaroğlu ile yurt dışındaki Türk seçmeni biraraya getirmek için çalışma başlattı. Kılıçdaroğlu başta Almanya olmak üzere (3 bölge) Avusturya, İngiltere, Belçika ve Fransa’da kapalı salon toplantıları düzenleyecek.

İlk belirlenen program ise İngiltere olacak. Kemal Kılıçdaroğlu 15 Mayıs’ta İngiltere’ye giderek, Oxford Üniversitesi’nin kendisine yaptığı davete katılacak.

İLK HEDEF İNGİLTERE

Üç gün sürecek İngiltere programında CHP Genel Başkanı 17 Mayıs’ta ise Londra’da kapalı salon toplantısında Türklere hitap edecek. Demokratik kitle örgütleri ziyareti de gerçekleştirecek. Kılıçdaroğlu İşçi Partisi yetkilileri ile de biraraya gelecek. Kemal Kılıçdaroğlu daha sonra başta Köln olmak üzere Almanya’da Türklerin yoğun olduğu üç yerde toplantılara katılacak.

Buradaki Türklere Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi sosyal demokrat bir adaya veya CHP’nin adayına destek verin çağrısında bulunacak.

“Meclis’e göndermemiz gerekirdi”

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu ifadeye çağırarak ülke gündemine oturan Savcı Mehmet Demir, “Herhangi bir partiye üyeliğim söz konusu değil. İfadeye çağırmanın hukuksuz bir yanı yok. Sehven olmasa bizim müzekkere hazırlayıp Meclis’e göndermemiz gerekirdi” dedi.

Ülke Haber’e konuşan Demir, “Sonuçta bu bir siyasi dava değil hakaret davası... AK Partili, CHP’li ya da başka bir partili olmanın yapılan işimize etkisi olmaz, olamaz. Savcı olarak herhangi bir partiye üyeliğim söz konusu olamaz. Partili de değilim” dedi. Demir, yaptığı işlemin siyasi olmadığını ve sehven gerçekleştiğini belirterek “Herhangi bir siyasi etki ya da baskı söz konusu değil. Bu durumun partililik ile ilişkilendirmesi anlamsız. Sonuçta bu bir siyasi dava değil hakaret davası...  Ortada bir hakaret davası var.

Netice olarak ifade için bir talep çıkartabilirsiniz. İfadeye çağrılanın dokunulmazlığı varsa ifade vermeye gelmez. Bu kadar basit. Ama netice itibariyle bu olayda gözümüzden kaçan husus kişinin dokunulmazlığının olması... Bu yüzden sehven aksi takdirde kasten olurdu”
ifadesini kullandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.